ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
30 sonuç · “müstakim”
01Müstakîm Damadı Kara Mehmed Efendi
Kara Mehmed Efendi (ö. 1724), Konya doğumlu Osmanlı âlimi; Bosna ve Sofya kadısıdır.
Müstakimzâde Süleyman Sa‘deddin Efendi
Müstakimzâde Süleyman Sa'deddin (Receb 1131/Mayıs-Haziran 1719, İstanbul – 10 Şevval 1202/14 Temmuz 1788); Nakşibendî-Müceddidî halifesi, hattat ve 130'u aşan eserin müellifi . Tuhfe-i Hattâtîn , Devhatü'l-meşâyih ve tarikat tâclarına dair Risâle-i Tâciyye onundur.
Seyyid Halil Efendi
Seyyid Halil Efendi (ö. 1773), Muhammed Emin Tokadî'nin halifelerinden; şeyhinin ve Müstakimzâde'nin kabirleri yakınında medfun Nakşibendî şeyhidir.
Şeyh Muhammed b. Hâlil Eşrefî
Halîl Efendi-zâde’dir. Hac niyyetiyle ve pederini ziyâret maksadıyla cânib-i hacca revân ve ba’de’l-hac avdetinde Şâm-ı şerîfde âzim-i dâr-ı cinân oldu. Müstakîm-zâde şu târîhi söylemiştir: Kıldı çün şâm-ı behişti cesedi cây-ı mezârı Radıya'llâhu anh okuna târîh-i vefât (= )رضي ﷲ عنه اوقنه تاريخ وفات1201/(1787) Pederinin târî
Şeyh Müstaḳîm Mehmed Efendi
Müstaḳîm Mehmed Efendi (ö. 1709), Ümmî Sinanzâde Hasan Efendi'den yetişen; Aksaray'daki Şeyh Alâeddin Zâviyesi'nde irşad eden Halvetî şeyhi ve şairdir.
müstakim
Çuüuu) [Ar.] Sözlük anlamı “Doğru, doğruluktan m şaşmayan.” olan bu söz, hadis biliminde “sahih hadis” karşılığmda bir terim. Bu söz, ayrıca, “ceyyid, mahfûz, nehîl, sabit, m sâlih” (bk. bu maddeler) terimleriyle eşanlamlı olarak kullanılmıştır. m
Pîrî Paşa (Soğukkuyu) Camii Kabristanı, Zeyrek
İstanbul · Türkiye · 1698'de İstanbul'a gelince yerleştiği medresenin bulunduğu semt ve 12 Eylül 1745'te vefatında defnedildiği kabristan. Mezar taşındaki tarih beyti müridi Müstakimzâde'ye, hattı Kâtibzâde Mehmed Refî'ye aittir.
Pîrî Paşa (Soğukkuyu) Camii hazîresi
Zeyrek, İstanbul · Türkiye · 10 Şevval 1202'de (14 Temmuz 1788) vefat edip şeyhi Mehmed Emin Tokadî'nin kabri yanına defnedildiği hazîre. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Müstakimzâde Süleyman Sa‘deddin Efendi : Müstakimzâde Süleyman Sa‘deddin (1719–1788), Mehmed Emin Tokadî'nin müridi; hat, biyografi, tasavvuf ve lügat alanlarında elliyi aşkın eser yazan Osmanlı âlimidir.
Peşte
Budapeşte · Macaristan · Atâî ve Evliya Çelebi onun Tuna kenarındaki Peşte şehrinden olduğunu bildirir; Müstakimzâde de Peşteli olduğunu söyler. Kâtib Çelebi Bosnalı der, Ayvansarâyî ise Makedonya'daki Horpeşte'yi (Hrupişte) gösterir. Kaynak, Bosna–Peşte yazım benzerliği ile XVI-XVII. yüzyıllarda Peşte'nin müslüman nüfusunun çoğunu Boşnaklar'ın teşkil etmesine dayanarak Peşte'de doğmakla birlikte aslen Bosnalı olmasının mümkün olduğunu söyler.
Galata Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · 1670'li yılların başlarında şeyhi Gavsî Dede'ye intisap ettiği, ömrünün son otuz yıla yakın kısmını geçirip eserlerinin hemen hepsini kaleme aldığı ve hâmûşânına defnedildiği mevlevîhâne. Kabrinin yanına sonradan Esrar Dede gömülmüş, iki kabir 1912'de bir ihata duvarıyla çevrilmiştir.
Şeyhler Makberesi (kabri)
İstanbul, Topkapı · Türkiye · Topkapı'dan Maltepe'ye giden yolun sol tarafındaki mezarlıkta, Şeyhler Makberesi diye tanınan sofada medfundur. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresinde yetişen; reisülküttaplık yapan, Mesnevî şerhi ve tasavvufî eserleriyle tanınan Bayramî-Melâmî müelliftir.
Kutluhan
Ankara · Türkiye · Sefîne-i Evliyâ'nın Hüsâmeddin-i Ankaravî'nin doğum yeri olarak kaydettiği, Ankara'ya yakın mahal. Metinde başka bir tarif verilmediği için konumu kesinleştirilememiştir. İlişkili kişi dosyası Hüsâmeddin-i Ankaravî : Hüsâmeddin-i Ankaravî, Ankara yakınındaki Kutluhan’da doğan; zâhirî ilimlerden sonra Ahmed-i Sârbân’ın terbiyesinde yetişen, Hamza Bâlî ve Hasan Kabâdûz’u yetiştiren Bayramî-Melâmî şeyhidir.
Kocamustafapaşa (evi)
İstanbul · Türkiye · Son yıllarını Sünbül Efendi Dergâhı yakınındaki bu evde ilim, ibadet ve çiçek yetiştirmekle geçirdi. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresinde yetişen; reisülküttaplık yapan, Mesnevî şerhi ve tasavvufî eserleriyle tanınan Bayramî-Melâmî müelliftir.
İstanbul
İstanbul · Türkiye · XVII. yüzyılın ikinci çeyreğinin başlarında doğduğu şehir; Dîvân-ı Hümâyun kâtipliği ve Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın hazine kâtipliği burada geçmiştir. İlişkili kişi dosyası Fasîh Ahmed Dede : İstanbullu Fasîh Ahmed Dede, Divân-ı Hümâyun ve Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın hazine kâtipliğinden ayrılarak Galata Mevlevîhânesi şeyhi Gavsî Dede’ye intisap etti. Dîvân, Farsça Dîvânçe ve mensur-manzum eserler bıraktı.
Atikalipaşa
Fatih, İstanbul · Türkiye · Receb 1131'de (Mayıs-Haziran 1719) doğduğu semt. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Müstakimzâde Süleyman Sa‘deddin Efendi : Müstakimzâde Süleyman Sa‘deddin (1719–1788), Mehmed Emin Tokadî'nin müridi; hat, biyografi, tasavvuf ve lügat alanlarında elliyi aşkın eser yazan Osmanlı âlimidir.
Üsküdar (Mehmed Nasûhî)
İstanbul · Türkiye · Vasiyeti üzerine naaşını yıkayan, Şâbaniyye'nin Nasûhiyye kolunun pîri Mehmed Nasûhî Üsküdârî'nin dergâhının bulunduğu semt. İlişkili kişi dosyası Fasîh Ahmed Dede : İstanbullu Fasîh Ahmed Dede, Divân-ı Hümâyun ve Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın hazine kâtipliğinden ayrılarak Galata Mevlevîhânesi şeyhi Gavsî Dede’ye intisap etti. Dîvân, Farsça Dîvânçe ve mensur-manzum eserler bıraktı.
Peştamalcılar Hanı (Kırkçeşme)
İstanbul · Türkiye · Bayramî-Melâmî esnafının faaliyet gösterdiği han; ilk tarikat telkinini burada, bir “kalbe bakıcı”dan aldı. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresinde yetişen; reisülküttaplık yapan, Mesnevî şerhi ve tasavvufî eserleriyle tanınan Bayramî-Melâmî müelliftir.
Sadrazam Seyyid Hasan Paşa Medresesi
Beyazıt, İstanbul · Türkiye · Babası Mehmed Emin Efendi'nin müderrislik yaptığı medrese; ilk derslerini babasından almıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Müstakimzâde Süleyman Sa‘deddin Efendi : Müstakimzâde Süleyman Sa‘deddin (1719–1788), Mehmed Emin Tokadî'nin müridi; hat, biyografi, tasavvuf ve lügat alanlarında elliyi aşkın eser yazan Osmanlı âlimidir.
Sayfalar 2–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 9–16
Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu
Sayfalar 48–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · bütün bu alâmetler ölen o kimse için rahmet-i ilâhiyyenin nüzulüne işarettir. Haberde vârid olmuştur ki, Allahu teâlâ bir mü'minin ruhunu kabzetmek murad buyurduğunda, Melek-ül-mev
Sayfalar 57–64
Muzaffer Ozak Külliyatı · Rabbi... Tâbi'in, tabe-i tâbi'in, eimme-i müctehidiyn, ule ma-i din-i mübiyn, şehitler, gaziler, Pirân-ı-izâm ve evliya-i kiraının feyizleriyle bizleri şadân-ü handan eyle yâ Rabbi
Sayfalar 62–68
Muzaffer Ozak Külliyatı · -- Yat, öyle ise yat... Senin gerçekten uyumağa hakkın var. Yaptıgın ibadet ne güzel ve Hak katında ne ulvi bir iba- Gettir. Ibn-i Mes'ud radıyallahu anh buyurmuşlardır ki: — Dünya
Sayfalar 78–83
Muzaffer Ozak Külliyatı · âleminde işlediğiniz suçların hepsine tövbe ve nedamet ediniz, kabahat sınırını aşmasa bile o suçları bir daha işlemeyeceginize ve o çirkin ve kötü davranışları büsbütün terkedeceg
Sayfalar 96–103
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 96 _ yaklaştığında mübarek bir zatın kendisine havzı nebiyden bir kâse doldurup uzattığında «Kimsiniz?» diye sorar. O zatı muhterem de «Ben ol kişiyim ki, Resûlü-Ekreme büyüklerd
Sayfalar 106–111
Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle bir âlem açılır ki, bu âlemi seyr-ü temaşa ederken ölüm acısını duymazlar. Zira, âşıklara ölüm bâbında vuslât-ı cemal, hayatlarında ise makam-ı kemal vardır. Bunun için, mü'mi
Sayfalar 125–133
Muzaffer Ozak Külliyatı · -erara000-o006-00.00 s000 Ve âlâ melâ'iketik-el mukarrebiyn Ve âlâ ibâdillah-is sâlihiyn Min ehl-is semâvat-i ve ehl-il-ardıyne Küllemâ zekerek-ez-zâkirûn Ve gafele an zikrik-el ga
Sayfalar 144–151
Muzaffer Ozak Külliyatı · Innallâhe ve mel'iketehû yusallûne alen-Nebiy - Yâ eyyühelleziyne âmenû sallû aleyhi ve sellimû lesliymâ... (Allahu teâlâ ve melekleri, Nebiyullah'a salât ederler. Ey iyman edenler