ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
15 sonuç · “mümkin”
01Zahir-i mümkinat
yal) 1, Mümkün varılıkların dış yüzü. 2. tas. Hakk'ın, mümkünlerin a'yân ve sıfatlarının suretinde tecelli etmesi. Buna izafi vücut, zahir-i vücut ve ilâhî vücut ismi de verilir (KI; cr). Zahit i, s. ar. (زا هد) ¢. Zühhat Dünyaya rağbet etmeyen, dünyadan yüzçeviren, el etek çeken. Kendini bütünüyle ahirete ve Hakk’a veren, mala, mülke, makama ve şöhrete değer vermeyen, dünyayla ahiret arasında tercih yapmak gerektiği zaman ağırlığını daima ahiretten yana koyan. Züht, “dünya sevgisine gönülde yer vermemek,” anlamına geldiğinden, zengin olduğu halde zahit, fakir olduğu halde hırslı (râgib) olan kişiler vardır. 2. Ham sofu, ham ruhlu, pişmemiş, olgunlaşmamış, dinin özünden habersiz şekilci ve zahirci kişi. Arif ve âşık olmayan kimse. Zâhid-i bi-hüş ne bilsin zevkini aşk ehlinin Bir aceb meyhânedir, muhabbet kim içen huşyâr olur wee Severim zâhidi kim güşe-i mihrabı sever Ham-ı ebrüna rakibim olup olmaz mâil Fuzüli Aşık-ı hak-bin sürer didâr zevkin dâimâ Zâhid-i hod-bin oturmuş gussa-ı ferdâ çeker Halili Arif ol zâhid-i husk olma sakın Himmet et, tâ olasın ehl-i yakin Rüzedârım diyerek suratın ekşitmişsin Zâhida söyle bu turşu ne, bu perhiz nedir Feyzi Zebur Zakir — Zakir başı i, ar. (ذاكر_ذاكر باشى) +. Zikreden. 2. tas. Zikir meclisinde zikir ayinini idare eden, musiki usülüne göre ilahiler okuyup zikredenleri coşturan kimse. Bkz. Zikir. Ham sofu, ham ruhlu, pişmemiş, olgunlaşmamış, dinin özünden habersiz şekilci ve zahirci kişi. Arif ve âşık olmayan kimse. Zâhid-i bi-hüş ne bilsin zevkini aşk ehlinin Bir aceb meyhânedir, muhabbet kim içen huşyâr olur wee Severim zâhidi kim güşe-i mihrabı sever Ham-ı ebrüna rakibim olup olmaz mâil Fuzüli Aşık-ı hak-bin sürer didâr zevkin dâimâ Zâhid-i hod-bin oturmuş gussa-ı ferdâ çeker Halili Arif ol zâhid-i husk olma sakın Himmet et, tâ olasın ehl-i yakin Rüzedârım diyerek suratın ekşitmişsin Zâhida söyle bu turşu ne, bu perhiz nedir Feyzi Zebur Zakir — Zakir başı i, ar. (ذاكر_ذاكر باشى) +. Zikreden. 2. tas. Zikir meclisinde zikir ayinini idare eden, musiki usülüne göre ilahiler okuyup zikredenleri coşturan kimse. Bkz. Zikir.
vücûd-ı mümkin
vücûd-ı mümkin a. tas. Hz. Muhammed’in varlığı.
mümkin
Varhğı da yokluğu da zatmm gereği olmayan anlamında kelâm terimi.
Mümkinât
Varlığı da yokluğu da kendi zatının gereği olmayan bütün yaratılmışlar. Tekili mümkin dir. Kelâm ve tasavvuf düşüncesinde mümkin varlıklar var olmak için bir sebebe ve nihayetinde varlığı zorunlu olan Allah’a muhtaçtır. Bu kavram, vâcibü’l-vücûd ile mümkin varlık arasındaki ontolojik ayrımı açıklar.
Sayfalar 88–95
Muzaffer Ozak Külliyatı · şeylemiştir. Binaenaleyh, islâm dininin bu iki yüce şahsiyetine hürmet ve riayet etmek, ümmet-i Muhammed'den olan her kişi için vâciptir. HATENEYN, yani, Hz. Osman-ı Zin-nûreyn ve
Sayfalar 96–102
Muzaffer Ozak Külliyatı · peygamberler o güneşten nur alan ay ve yıldızlar gibidirler. Nebiyyi ins-ü can aleyhi ve âlihi salâvatullah-ir-Rahman, ruh mesâbesinde ve bütün diger peygamberler vücuttaki diger u
Sayfalar 103–109
Muzaffer Ozak Külliyatı · Muhammediyye ile nurlandırırsa, cemal-i Muhammediyyeyi ve makam-ı Ahmediyyeyi müşahede eyler ve bunun neticesi olarak da aşkı günden güne artarak mir'atı hak yolunda pervane gibi k
Sayfalar 102–108
Muzaffer Ozak Külliyatı · zi tartıp ölçün bakalım, sizler gerçekten Allahu tealâ'ya lâyık kullar olabildiniz mi? Allahu tealâ, sizlere (KULUM) ve Resû-lü müctebâ (UMMETIM) diyor mu? Allahu tealâ, bir kimsey
Sayfalar 145–151
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kısaca özetlemeğe çalıştığımız bu âlem-i ervahtan sonra, dört anâsır ile Hz. Adem aleyhisselâmın vücud-u şeriflerini yaratarak bütün cesetlere onu miftah eylemiştir. Netekim, bütün
Sayfalar 149–155
Muzaffer Ozak Külliyatı · yet buyurmasaydın, kendiliğimizden Hak yolunu bulamazdık, bizleri huzurundan mahrum eyleme... Sana ve rizayı ilâhiyyene varan o dosdoğru yolda bizleri sâbit-kadem eyle... Sen, bizl
Sayfalar 190–197
Muzaffer Ozak Külliyatı · Sia. 605} EKOJ5 Sesas Kul in küntüm tuhibbûnallâhe fettebi'ûniy yuhbibkümullahü zünübeküm vallahu gafurün Rahiym..yagfir lekum Al-i-Imran: 31 (Ey Habib-i edibim!.. Yahudi ve hristi
Sayfalar 482–489
Muzaffer Ozak Külliyatı · dimizi yatırdılar ve Kureyş kâfirlerinin üzerine bir avuç toprak atarak, hepsini bakar kör haline getirdiler. Aleyhissalâtü vesselâm efendimiz de, hiç birisi tarafından görülmeksiz
Sayfalar 493–499
Muzaffer Ozak Külliyatı · — «Ey sebeb-i hılkat-i kâ'inat olan Resûller Resûlü!.. Ey Habibim ve kalb-i selimim Ahmed!.. Resûl-ü emcedim yâ Muhammed!.. Âlemlerin Rabbi olan ve seni âlemlere rahmet olmak üzere
Sayfalar 565–571
Muzaffer Ozak Külliyatı · dir. Has kullarının intikamlarını, zâlimlerden pek acı bir şekilde alır. Hikmeti, merhameti, lûtuf ve keremi gereği olarak imhal eder, mühlet verir ama aslâ ihmal etmez. Dilediğini
Sayfalar 616–622
Muzaffer Ozak Külliyatı · barınan has kulların meyanında şarab-ı tahuru Habib-i edibinin, sâk-i Kevser Hz. Imam-ı Ali ve Haseneyn-il-ahseneyn efendilerimizin mübarek ellerinden içen, aşkullah ile can ve ten