Ara
Menü

Sayfalar 616–622

1.808 kelime

Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 616–622

barınan has kulların meyanında şarab-ı tahuru Habib-i edibinin, sâk-i Kevser Hz. Imam-ı Ali ve Haseneyn-il-ahseneyn efendilerimizin mübarek ellerinden içen, aşkullah ile can ve tenden geçen, bu dünya hayatında cennet hulleleri biçen, iyman ile küfrü hakkıyle seçen kullarından eyle yâ Rabbi!. Hz.

Imam-ı Hüseyin'in temiz ve mâ'sum kanı muhterem annesi ve annemiz Hz. Fatıma't-üz-Zehra'nın kanlı gözyaşları ve o günden bu yana Kerbelâ şehidleri için ağlayanların aşkları hürmetine biz âciz ve günahkâr kullarını mağfiret buyur yâ Rabbi!.. Rahiym'sin, kerim'sin, Erham-er-Râhimiyn'sin, affı seversin, lûtfu seversin, aman yâ Lâtif!.. Affını ve lûtfunu üzerlerimizden eksik eyleme, biliyoruz suçluyuz, günahkârız ve bu suç ve günahlarımızı üzülerek, ezilerek hatırlıyor ve huzur-u ilâhiyyende itiraf ediyoruz. Fakat, doğduğumuz gün sağ kulağımıza ezan-ı Muhammedi ve sol kulağımıza kamet okundu, dört yaşımızda iken bizlere kelime-i tevhid (Lâ ilâhe illâllah Muhammedün Resûlullah) ve kelime-i şehadet (Eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve resûlühu)

kelime-i tayyibe-i münciyyeleri öğretildi. Alemi ervahta elestü bi rabbiküm hitabina Kalu belâ dedik. O gün bugündür, seni aslâ inkâr etmedik, varlığına, birliğine, kudret ve azametine inandık, tevhidine boyandık, her nefes ve her ân seni andık, aşkullah ile yandık, insan olarak gaflete dalsak bile çabucak uyandık, bizleri şeytan gibi bâb-ı rahmetinden koğmazsın, günah ve isyan deryasında boğmazsın, bizler senin kullarınız, ancak sana kulluk ve ibadet ederiz ve ancak senden yardım ve inayet bekleriz. Resûl-ü emcedin haber verdi, analarımız ve babalarımız, daha sonra da hocalarımız bize öğrettiler. Allah diyen mahzun olmaz, Allah diyen mahrum kalmaz, Allah diyen mahcup olmaz, Allah diyen aslâ mahkûm olmaz... Allah.. Allah... Illâllah feryadiyle dergâh-ı bârigâh-ı ülûhiyyetine dehalet ediyoruz, bizleri mahzun mu edeceksin?

Mahrum mu bırakacaksın? Mahcup mu edeceksin? Mahkûm mu kılacaksın? Hâşâ!.. Bütün bunlar şân-ı ülûhiyyetine aslâ ve kat'a yakışmaz. Habib-i edibini şefi edindik, bizleri sevgili peygamberimize bağışla yâ Rabbi!..

Kur'an-ı azim-ül-bürhanında kadr-ü kıymetini açıkça bildirdiğin ve belirttiğin mübarek Muharrem ayındayız. Ceddi a'lâmız Hz. Adem aleyhisselâmın tövbesini bugün kabul buyurduğunu muhbir-i sadık efendimiz haber verdi. Bizler de onun evlâtları ve torunlarıyız. Alemlere rahmet olmak üzere gönderdiğini bildirdiğin Muhammed'inin ümmetiyiz. Bizlere de, adlinle değil, affınla ve lûtfunla muamele eyle yâ Rabbi!.. Mâbud-u hakikimiz, maksud-u aslimiz ve matlûb-u ebedi ve ezelimiz ancak ve yalnız sensin, dilersen affedersin, dilersen kuluna azap edersin... Affetsen de, azap etsen de bizler yine senin kullarınız... Rahmet ve merhametinden ümidimizi kesmeyiz, kapından ayrılmayız, senden gayrı ilticagâh aramayız. Bizler, âciz ve zelil kullar iken, kapımıza geleni elimizden geldiği ve gücümüzün yettiği kadar boş çevirmemeğe gayret ederiz.

Sen ki, âlemlerin Rabbi, Rezzâkı ve Hâlikısın, seni inkâr eden münkirleri, sana ortak koşan müşrikleri, dalâlet yollarına sapan kâfirleri dahi aç ve susuz bırakmaz, Rahmaniyyetin ile tecelli buyurarak hepsini yaşatır, doyurur ve beslersin... Münafıkların bile isteklerini yerine getirirsin. O münkirleri, müşrikleri ve münafıkları bir ânda yok edivermek kudret ve kuvvetine malik iken, hiçbirisini mahrum etmezsin. Hâşâ sümme hâşâ, seni tevhid edeni, sana ve Resûlüne iyman ve itaat eyleyeni mi mahrum ve mahzun edeceksin? Şerikin yok, nazirin yok, müşâvirin yok, müsteşarın yok, ister yakar veya yıkar istersen abâd edersin... Bir (KÜN = OL!) emriyle bütün kâ'inat ve mümkinatı, bütün mevcudat ve mahlükatı halk ve icad eden sensin. Affedicisin, affetmeği de seversin, tövbelerimizi kabul edersin. Her ne kadar günahlarımızla yüzlerimiz kara, isyan ve nisyân ile içimiz dışımız yara olsa da, bütün dertlerimize devâ olan rahmet-i ilâhiyyeni, mâ'siyyet illetine yegâne şifa olan mağfiret-i sübhaniyyeni dilenmeğe geldik, settâr-el-uyûb olan Zât-ı Kibriyâyı ahadiyyetinden ayıplarımızı örtmeni, gaffâr-ezzünûb olan Makam-ı ülûhiyyetinden güahlarımızı bağışlamanı diliyoruz, bir daha o günahları işlemeyecegimize, o ayıplar bataklığına düşmeyeceğimize söz veriyoruz, biz âciz kullarını da affınla güldür, kulluk makamının

kıymet ve itibarının yüceliğini bizlere bildir yâ Rabbi!.. Ilâhi, bugün Nuh aleyhisselâmın ve ona iyman ve itaat ederek tâbi olanların merhamet-i ilâhiyyen sayesinde Tufan'dan kurtuldukları gündür, onlara garkolmaktan necat bahşettiğin gibi, Nuh'un gemisi misali olan dininle küfür deryalarında, mâ'siyyet ummanlarında boğulup gitmekten bizleri de koru ve kurtar, iyman selâmeti, ibadet saadeti, kulluk muhabbetiyle dolalım, sana lâyık kul ve Habib-i edibine lâyık ümmet olalım, rizayı ilâhiyyene varan sırat-ı müstakiym'de daim ve kaim bulunalım, ahkâm-i Kur' 'aniyyene, şeri'at-i garra-i Ahmediyyene ve sünnet-i seniyye-i Muhammediyene sıkı sıkı sarılalım, yüzaklığı ile huzuruna varalım ya Rabbi!.. Bugün, on peygamberine on kerametle ikram ve inayet buyurduğun gündür, Hz.

Adem ile Hz. Davud aleyhimüsselâmın tövbelerini lûtfen ve tenezzülen kabul buyurduğun gibi, bir âciz ve günahkâr kullarının tövbelerimizi de merhameten kabul buyur yâ Rabbi!..

Bugün, Idris aleyhisselâmı semaya ref ve cennetine idhal buyurduğun gibi, biz âciz ve günahkâr kullarını da dünya hırs ve menfaatlerinden, maddenin esaretinden, beşeri zillet ve mezelletlerden arındırarak, dünya hayatında cennet mahiyetinde olan ahlâk-ı Kur'aniyye, ahlâk-ı Muhammediyye ve ahlâk-ı islâmiyye ile ahlâklanan âşıklar ve sadıklar arasında isimleri anılan, başlarına iyman ve edeb tâcı konulan, daha bu âlemde iken cennete alınan, ârif-i-billâh ve vâsıl-ı-ilâllah olarak tanı.

nan kullarından eyle yâ Rabbi!.. Bugün, Musa aleyhisselâmı hitab-ı izzetinle taltif buyurduğun gibi, bizlerin kalplerimize de ilhamlarını ilka ederek her birerlerimizi kendi Tur'larında zât-ı Kibriyân ile sohbette bulunanlardan, cemal-i bâ-kemalini müşahede edercesine ibadet ve tâ'at edebilmek ihsanı bahşolunanlardan ve bu zevk-i mâ'nevi ile mest-ü hayran kalanlardan eyle yâ Rabbi!.. Halilullah olan Hz. Ibrahim aleyhisselâma, Nemrud'un nârını nur edivermek şeref ve imtiyazını bahşettiğin gibi, bizleri de nefs-i emmârelerimizin meş'um ateşinden halâs buyurarak göz açıp kapayıncaya kadar dahi olsa, hiçbirimizi nefislerimizle başbaşa bırakma yâ Rabbi!..

Olanca şiddetiyle kötülük emreden nefislerimizin tesallû-

tundan ve şeytanın şerrinden bizleri koruyup kurtararak, cümlemizin de nefislerimizin nârını nura, hevâ ve heveslerimizi ibadet ve t'atinle şu'ura, kalplerimizi rizayı ilâhiyyenle sürura tebdil ve tahvil eyle yâ Rabbi!.. Bugün, Ibrahim aleyhisselâmı Halil'liğe yücelttiğin gibi, bizlerin de isimlerimizi âşıklar. sadıklar, âbidler, zâhidler zümresine ilhak eyle yâ Rabbi!..

Bugün, Eyyüb aleyhisselâmı bütün elemlerinden, mihnet, meşakkat ve musibetlerden kurtardığın gibi, bizleri de dünya ve âhiret korkularından, madde ve menfaat kaygularından, hırs ve taman duygularından azade kılarak ebedi saadet ve selâmete ulaştır, sevdiğin kullarınla buluştur yâ Rabbi!.. Bugün.

Hz. Yunus aleyhisselâmı balığın karnından kurtardığın gibi bizleri de dünyamızı zindan eden şerlerden ve endişelerden.

din ve millet düşmanlarının esaretinden, cehil ve dalâlet zulmetinden, küfür ve isyan nekbetinden koru ve kurtar yâ Rabbi!.. Bugün, Hz. Süleyman aleyhisselâma mülkünü iade ettiğin gibi, bizlerin de vücudumuz ülkesine ruh-u sultanimizi hükümrân, dünya ve âhirette kâmuran olmamızı nasip ve müyesser eyle yâ Rabbi!.. Bugün, Resûlullah'ın sevgili torunu, Esedullah'ın oğlu Hz. Imam-ı Hüseyin radıyallahu anh'ı en yüce şehidlik rütbe ve mertebesine eriştirdiğin gibi, sırası ve yeri gelince bizleri de Kur'an ve islâm uguruna seve seve can vermeğe hazır, her nefeste şehitlik makamına muntazır kulların olarak sabırda, cesaret ve şeca'atte, fedakârlık ve feragatte mümtaz, hamiyyet-i diniyye ve vataniyyede serefrâz sa'id kulların safında bulundur yâ Rabbi!.. Asr-ı saadetten başlayarak Bedir'de, Uhud'de, Azâb'da (Hendek) Hudeybiye'de, Hayber'de, Mu'te'de, Huneyn'de, Tâ'if'te, Tebük'te, Kerbelâ'da. Ehl-i salibe karşı yapılan bütün savaşlarda, Filistin'de, Kafkas'larda, Çanakkale'de ve en son kurtuluş harbinde ve Kıbrıs barış harekâtında din ve devlet, vatan ve millet uğurunda ve Allah yolunda canlarını feda eden bütün aziz şehitlerimizin şefaatlerine bizleri na'il eyle yâ Rabbi!.. On dört asırdanberi ı'lâyı kelimetullah uğurunda canlarını feda eden aziz ve kahraman şehitlerimizin döktükleri mübarek kanlar hürmetine, bizleri kötü itikatlardan, çirkin itiyatlardan, korkunç ihtilâflardan, iğ-

renç tevratlardan, yalanlardan, dolanlardan, bölünmelerden hıtz-u emin kılarak, dini ve milli birlik ve beraberlik içinde, tam bir âhenk ve anlaşmaya, sevişip kucaklaşmaya ulaştır yâ Rabbi!.. Müslüman Türk milletinin üzerine bir kâbus gibi çöken ayrılıkları, gayrılıkları, nifak ve şikakı, düşmanlığa varan anlaşmazlıkları def'u ref eyleyerek, içte ve dışta mezbuhane gayret ve faaliyetlerle aziz yurdumuzu parçalamağa, kahraman ulusumuzu hasım kamplara ayırınağa çalışanları KAHHAR ism-i celilin hürmetine kahr-u perişan eyle ya Rabbi... Zâlimlere fırsat verme, ha'inleri başımıza musallât eyleme, her karış toprağı mübarek şehid kanları ile sulanmış, her adımı şan- ]ı ecdadımızın alın terlerine bulanmış bulunan ve islâmın son kal'ası olan cennet vatanımızı düşman çizmeleri altında titretme, müslüman Türk milletini o zâlimlerin ve ha'inlerin ayakları altında inletme, aziz yurdumun dört bucağından günde beş vakit ezan-ı Muhammedi sesleri eksilmesin, rengini şehit kanlarından alan ay-yıldızlı bayrağımın dalgalandığı yerlerde düşman bayrakları yükselmesin yâ Rabbi!..

Ruhumun senden ilâhi, şudur ancak emeli;

Değınesin mâ'bedimin göğsüne nâ-mahrem eli, Bu ezanlar ki, şehadetleri dinin temeli, Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli...

Ilâhi!.. Ey bütün kâ'inat, mevcudat ve mümkinatı kabza-i kudretinde bulunduran ululardan ulu, yücelerden yüce Allahı!.. Biz âciz ve günahkâr kullarını irade-i ilâhiyyene muvafık ve Habib-i edibinin muradına mutabık kâmil bir iymana, Hak ile bâtılı fark ve temyiz edebilecek şâmil bir irfana, yararla zararı ayırd edebilecek iykan ve iz'ana nail ederek zâhirlerimizi Kur'an'ın ve islâmın nurları ile nurlandır, bâtınlarımızı hakayık-ı Kur'aniyye ve Hakikat-i Muhammediyye ile şu'urlandır yâ Rabbi!.. Son sözlerimiz, kelime-i tevhid ve Kur'an-ı mecid olsun, ruhlarımız zikrullah ile huzur ve sükûn bulsun, kalplerimize aşkullah, muhabbetullah ve muhabbet-i Resûlullah dolsun, telâkki edecegimiz son emrin: (Ey emin

ve mutma'in olan kulum!.. Rabbin senden, sen de Rabbinden razı olduğun halde bana dön!.. Gir salih kullarımın arasına, gir onlarla birlikte cennetime!..) olsun yâ Rabbi!.. Celâlinden cemaline sığınan, adlınden affına mazhar olan, fazl-ü kereminle cennete idhal olunan, Firdevs-i â'lâda ve civar-ı Mustafa'da yerleşmeğe hak kazanan ve müşahede-i cemal ile haz alan kutlu ve mutlu kullarından bizleri de ayırma yâ Rabbi!..

Ey yegâne mağlûp olmayan Galib!.. Devletimizi adl-ü iyman ile ilâ yevm-il kıyam pâyidar; kara, hava ve deniz ordularımızı VE YANSUREKÂLLÂHU NASREN AZÎZA sırrına mazhariyetle nâmdar, din ve devlet düşmanlarını her zaman ve her yerde târümar eyle yâ Rabbi!.. Din ve devlet ve bilhassa şu garip millet için hulüs-u kalp ile hizmet edenleri hayırlı her işlerinde ve teşebbüslerinde muvaffak ve aziz eyle yâ Rabbi!.. Helâlinden kazanan ve helâl kazancını helâl yollara ve hayır işlerine sarfeden tüccarlarımızı Hz. Ebu-Bekir-is-Sıddıyk'ın, adalet ve hakkaniyetten ayrılmayan ve (EL-ADLÜ ESAS-ÜL-MÜLK - Adalet, mülkün temelidir) vecizesini levha yapıp başucuna asmaktan ziyade idare ve adalet görevlerinde tatbik edenleri Hz. Ömer-ül-Faruk'un; ilme, Kur'ana, islâma, din ve iymana ve özellikle bütün mü'minlere hizmet ve yardım edenleri Hz. Osman-ı Zinnûreyn'in, tlimle hilmi, cesaretle şefkat ve merhameti, emaret ile feragati, silâh ile kalemi, şecaat ile tevazu'u, Üstün zekâ ile sâfiyet ve samimiyyeti, yiğitlikle cömertliği nefsinde cem'edenleri de Hz. Ali kerremallahu vechehu ve rıdvanullahi tealâ aleyhim ema'ıyn efendilerimizin sancakları altında cem'u haşrederek yüce şahsiyyetlerine özendikleri zevat-ı zevil-ihtirama, bahşeyle yâ Rabbi!.. Mazlûmlan Hz. İmam-ı Hasan-il-Müctebâ'ya ve şehidleri Hz. İmam-ı Hüseyn-i şehid-i mazlûm-u Kerbelâ'ya vâsıl ve muradlarını hasıl eyle yâ Rabbi!..

Ilâhi!.. Senin korkunla ağlayan göz için, aşkınla yanan öz için, Hak ile söylenen söz için, yüz suhuf, Tevrat, Incil, Zebur ve Kur'an hakkıyçün, bir ân bile olsun seni unutmayan ve anan sadık ve âşık kulların hakkıyçün, Uveys-ül-Karani ve bü-

tün pirler, âşıklar, sadıklar, muhlisler, âbidler, zâhidler hakkıyçün, Kutb-ül-aktâb mezheb-i Nu'man hakkıyçün, hüsn-ü vech-i Yusuf-u Ken'an hakkıyçün bu tazarrû ve niyazlarımızı kabule karin eyle yâ Rabbi!.. Fakir-i hakir Muzaffer Aşki kulunu, dua ile yâd eyleyenleri iki cihanda aziz eyle yâ Rabbi!..

Olümümden sonra ruhumu bir Fatiha-i şerife ile şâd edenleri, Habib-i edibine bahşeyleyerek, onlara da ölümlerinden sonra Fatiha-i celileler ithaf edecek hayırlı varisler nasibeyle ya Rabbi!.. Habib-i edibine, onun âl ve evlâdına, ezvâcina, ashabina ve ahbabına ve bilhassa rüşd sahibi halifeleri olan Hz.

Ebu-Bekir, Ömer, Osman ve Ali rıdvanullahi aleyhim ecma'ıyn efendilerimize ilâ yevm-il haşri vel-karar salât-ü selâm eyle yâ Rabbi!.. Cümlemize tevfikini refik ve Habib-i edibini şefik eyle (Âmin) Bi-hürmeti Seyyid-il-mürseliyn ve bi-izzeti Tâ-Hâ ve Yâ-Sin ve âl-i Yâ-Sin. Sübhane Rabbike Rabbil-izzeti ammâ yasifûn ve selâmün alel-mürseliyn vel-hamdü lillâhi Rabbilâlemiyn (EL-FÂTİHA)

El-Hac

MUZAFFER OZAK

Sayfalar 616–622 · Envârü’l-Kulûb III — tarikat.org