ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
17 sonuç · “ihsân”
01Hz. Muhammed Mustafa
Hz. Muhammed, İslâm’ın son peygamberi, Kur’an’ın ilk muhatabı ve Müslüman hayatının temel örneğidir. Tasavvufî yollar onu tarih içinde kurulmuş bir tarikatın mensubu olarak değil; tevhid, kulluk, ihsan, merhamet ve güzel ahlâkın müşterek nebevî kaynağı olarak kabul eder.
Şeyh Vahdî Rifâî Efendi
İstanbulludur. Hâfızdır. Birâderi Ferdî Efendi ile maan 1293/(1875) senesinde pederlerinden hilâfet almışlardır. Şeyh İhsân, Şeyh Muhammed Hilmi, Şeyh Muhammed Hoca Selîm, Tarsûs Müftüsü Şeyh Ali, Konyalı Şeyh Süleymân ve muhaddisînden Halebli Salâcı-zâde Şeyh Muhammed Salâhî Efendiler dahi Fazlî Efendi’nin hulefâsındandır. Bunlar içinde, Ali ve Süleym
Şihâbüddîn Ahmed Zerrûk el-Fâsî
Şihâbüddîn Ahmed Zerrûk el-Fâsî (1442–1493/94), fıkıh, akaid ve tasavvufu İslâm–iman–ihsan bütünlüğü içinde ele alan; Kavâidü’t-tasavvuf ve Hikem şerhleriyle etkili olan Zerrûkıyye pîridir.
ihsân
Genel olarak iyi ve güzel davranışlarda bulunmak, Allah’a ihlâs ile kulluk yapmak. Kur’ân-ı Kerîm’de bu terim, “İyilik yapmak ve iyi davranışlarda bulunmak.” anlamında; “Güzel işler yapmak.” anlamında; “Bir işi, bir görevi hakkıyla yerine getirmek.” anlamında geçmektedir.
stihsân
Müctehidin herhangi bir konuda, kendi kanaatince o konunun benzerlerinde verdiği hükümden vazgeçmesini gerektiren “nas”, “icmâ”, “zaruret”, “kıyas”, “örf” gibi delillere yayanarak üzerinde durduğu ilk hükmü bırakıp başka bir hükme varması anlamında terim.
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
TASAVVUFUN MÂHİYETİ
Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa
MELÂMETİLİK VE MELÂMETÎLER
Avârifü’l-Maârif · 8. bölüm · Bazıları melâmetiyi şöyle tarif etmişlerdir: “Melâmetî, iyiliğini açıklamayan, kötülüğünü de gizlemeyen kimsedir.” Bunu şöyle izâh edebiliriz: Melâmetî; damarlarına varana kadar, b
MÜRŞİDLİK RÜTBESİ VE MÜRŞİDLERİN HİZMETİ
Avârifü’l-Maârif · 10. bölüm · Rasûlullah (sav) Efendimiz bir hadislerinde buyurmuştur ki: “Muhammed’in nefsini elinde bulunduran Allah’a yemin olsun; eğer isterseniz bu hususta yemin de edebilirim. Hiç şüphesiz
RIBAT VE TEKKELERDEKİ SÛFİLERİN ÖZELLİKLERİ
Avârifü’l-Maârif · 15. bölüm · Bil ki; rıbat ve tekkelerin (mânevi bir eğitim müessesesi olarak) te’sisi, hidayet üzerindeki İslâm ümmetinin bir süsü (iftihar tablosudur). Rıbat ve tekkelerde yaşayan sûfilerin,
SÛFİLERÎN SEFER VE İKÂMET ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 16. bölüm · Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edi
SEMÂ HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞÜ
Avârifü’l-Maârif · 22. bölüm · Allahu Teâlâ buyurmuştur ki "Sözü dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! Onlar Allah’ın hidâyete ulaştırdığı kimselerdir. Ve onlar, gerçek akıl sahipleridir.” (Zümer (39),
SEMÂ ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 25. bölüm · Bu bölüm, semâ’ın edeblerini, sema yaparken düşen hırkayı parçalamanın hükmünü, bu hususta büyüklerin işâretlerini, bu konuda tavsiye edilen ve sakındırılan durumları içine almakta
HALVETTE ZUHÛR EDEN MA’NEVÎ FETİHLER
Avârifü’l-Maârif · 27. bölüm · Bir grup insan, halvet ve çilehâneye girmenin usulünde hatâ ettiler. Kelime ve mânaları değiştirip bozdular; içlerine şeytan girdi ve kendilerine gurur kapısı açıldı. Çünkü onlar,
SÛFİLERİN AHLÂK ANLAYIŞI
Avârifü’l-Maârif · 29. bölüm · Sûfiler, Rasûlullah (a.s) Efendimize uyma konusunda insanların en ileride bulunanları ve O’nun sünnetini ihyaya en fazla lâyık olanlarıdır. Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) ahlâkı ile ahl
Sayfalar 85–93
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kıssas-ı Ali Radiyallahu anh: HİKÂYE Ibni Mülcem namındaki nâmerd, beyt-i Huda olan damadı Paygamberi bir sabah huzuru Hakta iken zehirli kılıç ile vurdu. O beyti Huda melcei fukar
Sayfalar 159–167
Muzaffer Ozak Külliyatı · ben: «Yâ Resûlallah, kıyâmet ne vakit kopacaktır?» diye suâl etti. Efendimiz bu zâta cevap vermeden namaza kalktı. Namaz dan sonra bize dönerek: «O soruyu soran kimdir?» dedi. Arâb