Ara
Menü
ذ

ihsân

Kaynaklardaki ortak açıklama

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır · Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları · Mahmud Esad Erkaya

Genel olarak iyi ve güzel davranışlarda bulunmak, Allah’a ihlâs ile kulluk yapmak. Kur’ân-ı Kerîm’de bu terim, “İyilik yapmak ve iyi davranışlarda bulunmak.” anlamında; “Güzel işler yapmak.” anlamında; “Bir işi, bir görevi hakkıyla yerine getirmek.” anlamında geçmektedir.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

1. İyilik etmek.

Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:

İhsân edenlere elbette rahmetim çok yakındır. (A'râf sûresi: 55)

İnsanlara, analarına - babalarına ihsân etmelerini söyledik. (Ahkâf sûresi: 15)

İhsânın karşılığı ancak ihsândır. (Rahmân sûresi: 60)

Ananıza-babanıza ihsân ederseniz, çocuklarınız da size ihsân eder. Din kardeşinin özrünü kabûl etmeyen, Kevser havzından içmeyecektir. (Hadîs-i şerîf-Berîka)

Resûl-i ekremin o kadar iyilikleri, o kadar ihsânları vardır ki, Rum imparatorları, İran şahları, o kadar ihsân yapamazlardı. Fakat kendisi sıkıntı ile yaşamağı severdi. (İmâm-ı Rabbânî)

İhsân her yerde övülmeye değer. Bilhassa akrabâya ve komşulara olunca daha iyidir. (İmâm-ı Rabbânî)

Hamd olsun, nîmetleri bol Allah'a,

Önce, varlık nîmeti verdi bana!

İhsânlarını saymaya güç yetmez,

Güç de, her üstünlük de lâyık O'na!

(M. Sıddîk bin Saîd)

2. Allahü teâlâyı görür gibi ibâdet etmek.

İhsân, Allahü teâlâya O'nu görür gibi ibâdet etmendir. Sen O'nu görmüyor isen de, O seni hep görmektedir. (Hadîs-i şerîf-Buhârî, Müslim)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

İffetli olmak, korumak anlamında Arapça bir kelime, ihsan; basîret nuru ile, hazret-i rububiyyetli müşahede ederek kulluğu gerçekleştirmektir.

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Bir şeyi iyi ve güzel etmek, güzel bilmek, mânâsına Arapça bir kelime. Tasavvufta terim olarak; her ne kadar görmese de, sanki Allah’ı görüyormuş gibi kulluk etmendir, anlamındadır. İhsan bir makamdır. Bu makamda kul, Hakk’ın isim ve sıfatlarının izlerini düşünme durumundadır, ibadet yaparken Allah’ı hemen önünde imiş gibi düşünür ve sürekli O’na bakış halindedir. Bunun en düşük derecesi, Allah’ın kendisine baktığını düşünmektir. Bu, murakabenin ilk derecesidir. Bunun tahakkuku için yedi şeye ihtiyaç vardır: Tevbe, Allah’a yönelme (inâbe), zühd, tevekkül, işleri Allah’a havale etmek (tefviz), rıza ve ihlâs. İhsan sebebiyle şükretmek, sûfiyyenin edeblerindendir. Bu da, onların Allah’a tam tevekkül etmelerinden, tevhidlerindeki saflıktan, Allah’tan başkasına asla bakmamaktan ve nimet vasıtasıyla nimet vereni görmekten kaynaklanan bir husustur, ihsandaki rü’yet yakinen olup, hakikaten değildir.

Sözlüğe dön