ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
13 sonuç · “gayr-i müslim”
01gayr-i müslim
İs lâm dinine inanmayan bütün dinleri, mezhepleri, unsurları veya gurupları ifade eden bu terimin eş anlamhsı olarak Kur’ân-ı Kerîm ve hadisler de “kâfir ” ve “küfr” sö zünden türemiş pek çok ke lime veya söz grupları kulla nılmıştır. Buna göre İslâm inançta din, dil, ırk, renk, ül ke esasına göre bir ayırım yoktur. Tek ayırım İslâmiyete inanan ve inanmayan olarak yapılmıştır. Gayrimüslimler de Müslüman hukukçular ta rafından üçe ayrılmıştır: 1 “Ehl-i kitâb” olanlar. 2. “Ehlkitâb” olup olmadıklarında şüphe bulunanlar. 3. Öteki inanç a. sahipleri (putperestler, ateşe e tapanlar, Allah’ın varlığına a inanmayanlar, yani ateistler v ve öteki inanç grupları). Bunların İslâm dünyası içinde veya İslâm devletleriyle mü ) nasebetleri “İslâm hukuku” e (fıkıh) çerçevesinde düzenlenmiş ve uygulamaya koa. nulmuştur. mı
Sayfalar 31–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · «Liginanü Bidun ie selune şübelen je ejdalühu kavli lâ ilâhe illallah re ednahû imalati! con anit tariks rel hayau şübetün minel iyman. Lyman, yetmiş küsur şubedir. Bunun en efdali
Sayfalar 62–68
Muzaffer Ozak Külliyatı · -- Yat, öyle ise yat... Senin gerçekten uyumağa hakkın var. Yaptıgın ibadet ne güzel ve Hak katında ne ulvi bir iba- Gettir. Ibn-i Mes'ud radıyallahu anh buyurmuşlardır ki: — Dünya
Sayfalar 97–102
Muzaffer Ozak Külliyatı · da içmek, yemek yediği tabağa ve su içtiği kaba üfürmemek, her yudumun evvelinde besmele ve sonunda el-hamdü lillah demektir. Behlül-ü Dâna, kadı efendiyi sabırla ve sükûnetle dinl
Sayfalar 103–108
Muzaffer Ozak Külliyatı · lle çalınan ve gösterilen istidrâclar ise ruhânî ve kameridir. Nasıl ki, ay nurunu güneşten alıyorsa, gayr-i müslimlerden zuhur eyleyen olağanüstü haller de Hak velilerinden aldıkl
Sayfalar 173–179
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey mü'min ve muvahhid kardeşim!.. Ezan-ı Muhammediyye'yi duyduğun zaman bu duaları okursan mağfur olursun: Eşhedü en la ilâhe illallah vahdehu la şerike lehu Muhammeden abdühu ve R
Sayfalar 211–217
Muzaffer Ozak Külliyatı · mağa çalışalım. Anladıklarımızı da değerlendirıneğe alışalım. Birbirimizi aldatmayalım ve itirat edelim ki, düşmanlarımız bize nazaran çok ama pek çok çalışıyorlar. Bu çalışmaların
Sayfalar 248–254
Muzaffer Ozak Külliyatı · saç bırakırlardı. Zira, düşmanın âdetini bilirler ve şehitlik rütbesini ihraz ettikleri zaman, zâlimler kulak ve burunlarını keserlerken, kirli ellerini vücutlarına sürmemeleri içi
Sayfalar 218–223
Muzaffer Ozak Külliyatı · selemez, hak katına ulaşamaz ve boşuna çırpmarak helak olur giderler. Böylelerinin ölümden korkmaları tabiîdir. Aşagıda nakledeceğim kıssa, bu görüşümü isbatlamaktadır. Yeter ki, d
Sayfalar 262–269
Muzaffer Ozak Külliyatı · İRŞÂD adındaki üç ciltlik eserimizin ikinci cildinde yayınlanan bu şiiri de burada ve bu vesile ile tekrarlamakta fayda görüyorum: Altun ovalarda, gümüş dağlarda; Gezen sürülerden
Sayfalar 231–238
Muzaffer Ozak Külliyatı · Aralarında bahse girdiler. Herbiri, adını verdiği iyiliksevere gidecek ve ondan bir şey isteyecekti. Sonunda, tekrar bir araya gelerek hangisinin gerçekten iyiliksever ve ihsan sah
Sayfalar 239–244
Muzaffer Ozak Külliyatı · Meal-i münifi: Onlar, o kâmil akıl sahipleri ki, ayakta iken, otururken ve yanları üstünde yatarken, hep Allahu teâlâ'yı zikrederler. Ey âşık-ı sadık: Refah ve saadet günlerinde, d
Sayfalar 245–250
Muzaffer Ozak Külliyatı · liyâ'ullah: (Taş atanlar bizden, taş attıranlar bizden degildir.) buyurmuşlardır. Herhangi bir kabın içi gerçekten pis ise, üzerine (Bu kap temizdir.) diye asılan yaftaya kim inanı