ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
60 sonuç · “ene”
01Buzguşiyye / Necîbiyye
Necîbüddin Ali Buzguş’un Şiraz merkezli irşadıyla gelişen, oğlu Abdurrahman ve sonraki halkalarla devam eden kol.
Bayrâmî Melâmîliği
Bıçakçı Ömer Dede'den sonra Osmanlı coğrafyasında gelişen; kutup merkezli silsile, tevhid yorumu ve zaman zaman siyasî baskılarla şekillenen ikinci devre.
Bektaşiyye
Hacı Bektâş-ı Velî'nin tarihî ve menkıbevî hafızası çevresinde Anadolu abdalları, Rumeli gazi-dervişleri ve XVI. yüzyılda Balım Sultan'ın düzenlediği erkânla teşekkül eden; Babagân ve Çelebiler otorite hatları bulunan tasavvuf geleneği.
Çiştiyye
Horasan'daki Çişt nispetini Muînüddin Hasan Çiştî'nin Ecmîr'de kurumsallaştırdığı; sohbet, semâ, hizmet, misafirperverlik ve hankah ağıyla Güney Asya'nın en etkili tasavvuf yollarından biri.
Hikemiyye
Yemen'de gelişen erken Kādirî şube.
Îseviyye (Kādiriyye)
Şeyh Îsâ hakkında gelenek içi anlatıya dayanan erken Kādirî nispet.
İdrîsiyye / Ahmediyye
Ahmed b. İdrîs’in Şâzelî-Nâsırî temeller üzerinde Kur’an, sünnet, salavat ve nebevî örnekliği merkeze alarak teşkilatlandırdığı; Senûsiyye, Mîrganiyye ve Reşîdiyye’ye kaynaklık eden irşad yolu.
İmâdiyye
İmâdüddin el-Ekber'e nispet edilen erken Rifâî kolu.
Kassâriyye Melâmîliği
9-10. yüzyıl Nişâbur çevresinde belirginleşen; ihlâs, ameli gizleme, nefsi itham ve çalışıp kazanma ilkelerini öne çıkaran Melâmetî çevre.
Kübreviyye
Necmeddîn-i Kübrâ'nın Hârizm'deki irşad halkasında şekillenen; zikir, mücâhede, müşâhede ve renk-nur tecrübesini sistemli biçimde yorumlayan, halifeleriyle geniş bir coğrafyaya yayılan tasavvuf yolu.
Medyeniyye (Şuaybiyye)
Ebû Medyen Şuayb el-Ensârî'nin Endülüs, Fas, Bicâye ve Tilimsân arasında gelişen irşadına nispet edilen; Mağrib'in sonraki tasavvuf yollarını derinden etkileyen erken tarikat.
Mevleviyye
Mevlânâ'nın ilim, sohbet, şiir ve semâ çevresinden doğan; Hüsâmeddin Çelebi, Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi eliyle Konya merkezli teşkilata dönüşen; matbah, hizmet, Mesnevî, mûsikî ve mukabele geleneğini birleştiren tasavvuf yolu.
Abdal Mûsâ
Abdal Mûsâ; menkıbeleri Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla ilgili rivayetlere karışan ve Bektaşî an'anesinde önemli bir yeri olan Anadolu abdallarından biri . Kaynak, gerçek şahsiyetinin “çok müphem” olduğunu belirtir.
Abdurrahman Ali Nûreddin
Abdurrahman Ali Nûreddin, Ahmed el-Bedevî’nin ilk halifesi Abdül‘âl b. Fakih’ten sonra Tanta’daki merkez postunu üstlenen; Bedeviyye’nin kurucu kuşaktan sonraki hizmet ve irşad sürekliliğini temsil eden üçüncü postnişindir.
Abdurrahman Câmî
Abdurrahman-ı Câmî / Molla Câmî (23 Şâban 817 / 7 Kasım 1414, Harcird – 18 Muharrem 898 / 9 Kasım 1492, Herat); Fars şiirinin son büyük üstadı sayılan Nakşibendî şair ve âlim. Nefehâtü'l-üns müellifi; İbnü'l-Arabî'nin vahdet-i vücûdunu Nakşibendiyye ile kaynaştırmıştır .
Abdülkerîm el-Kuşeyrî
Abdülkerîm el-Kuşeyrî (986-1072), Nîşâbur’da fıkıh, hadis, Eş‘arî kelâmı, tefsir ve tasavvufu birleştiren; er-Risâle ve Letâifü’l-işârât ile Sünnî tasavvuf dilinin başlıca kaynaklarını kuran âlim ve mürşiddir.
Abdülkerîmzâde İffetî Mustafa Efendi
Abdülkerîmzâde İffetî Mustafa Efendi (ö. 1726), Refdî Mehmed Efendi’nin oğlu; İstanbul medreselerinde ders veren, İffetî mahlasıyla Dîvân tertip eden ve Durmuşzâde Ahmed Efendi’den ta‘lik öğrenen Osmanlı âlimidir.
Abdülmün‘im b. Abdünnebî Ali el-Kādirî
Abdülmün‘im b. Abdünnebî Ali el-Kādirî el-Mâlikî (ö. 1986), Muhammed Habîbullah eş-Şinkītî’den aldığı Kādirî irşadını Mısır’da Şer‘iyye adıyla düzenleyen; evrâd ve zikir meclisi esaslarını eserlerinde kayda geçiren sûfîdir.
Ahmed Celâleddîn Dede (Baykara)
Ahmed Celâleddîn Dede (1853–1946), Gelibolu'da doğup Kahire Mevlevîhânesi'nde yetişen; Üsküdar ve Galata postlarında Mesnevî, mûsiki ve şiir geleneğini sürdüren son dönem Mevlevîliğinin başlıca temsilcilerindendir.
Ahmed-i Bîcân
Ahmed-i Bîcân (ö. 870/1466’dan sonra), Gelibolu’da Hacı Bayrâm-ı Velî’nin irşad çevresinde yetişen; Envârü’l-âşıkīn başta olmak üzere Türkçe dinî, tasavvufî ve ansiklopedik eserleriyle Anadolu ve Balkan halk kültürünü etkileyen müelliftir.
Ahmed-i Zarîfî
Ahmed-i Zarîfî (ö. 30 Aralık 1912), babası Şumnulu Hacı Mehmed Sâlih Efendi’den sonra Şehremini-Topkapı’daki Pazar Tekkesi’nin postuna geçen; Sinâniyye çevresinde vekâlet, irşad ve terbiye hizmetleri üstlenen Halvetî şeyhidir.
Ahmedü Bamba
Ahmedü Bamba (M'Backé – 19 Temmuz 1927, Tûbâ); Senegal'de en güçlü tarikat olan Mürîdiyye'nin kurucusu . Fransız sömürge yönetimince iki defa sürgüne gönderilmiş, iş birliğini sürekli reddetmiştir.
Akıncı Muslihiddin Efendi
Akıncı Muslihiddin Efendi (ö. 970/1562-63), Ustrumca’dan Vardar Yenicesi’ne yerleşen, Edirne Üç Şerefeli Medrese’de müderrislik yaptıktan sonra resmî görevden çekilip öğretim ve ibadetle yaşayan Osmanlı âlimidir.
Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn
Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn (38/659–94/712), Hz. Hüseyin’in oğlu; Kerbelâ’dan sağ çıkan, Medine’de hadis, fıkıh, ibadet ve gizli hizmet hayatıyla tanınan büyük tâbiî ve Ehl-i beyt büyüğüdür.
Hûş der dem
Her nefeste uyanık olmak; nefesin gafletle geçmemesine dikkat etmek. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.
Sefer der vatan
Kişinin kötü huylardan iyi huylara doğru iç yolculuğu. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.
Halvet der encümen
Toplum içinde bulunurken kalben Allah ile beraber olma şuurunu korumak. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.
Bâz geşt
Zikir sırasında niyeti yenileyerek Allah'ın rızasına yönelmek. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.
Nigâh dâşt
Kalbi dağıtan düşüncelere karşı iç dikkati muhafaza etmek. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.
Vukûf-ı zamânî
Geçen zamanı ve o andaki mânevî hâli gözetmek; vakti bilinçli değerlendirmek. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.
Vukûf-ı adedî
Zikrin sayısını dikkatle takip etmek; sayıyı amaç değil, dikkati toplama aracı görmek. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.
Vukûf-ı kalbî
Kalbin hâline ve yönelişine dikkat etmek; zikrin merkezini kalpte tutmak. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.
Tevhîd-i zât
tevhîd-i zât a. GJj ^ji) tas. Tasavvuf inancma göre, Allah’ın birliğini ifade eden terim. Bunun karşıhğı “Lâ mevcûde illallah” tır. tevhîdât ç. a. [Ar. tevhîd ç. b. ] Tevhitler, bk. tevhîd tevhîdhâne a. [< Ar. tevh + F. hâne] tas. Bağımsız mes leri olmayan tekkelerde ay yapmak, namaz kılmak ve zi ya da dua etmek için ayrılm bölümlere verilen ad ve bun için kullanılan terim. tevhîd ilmi a. AUah’m zatı ve sıf ları açısmdan birliği başta mak üzere inanç esaslarını neUikle Selef akîdesi çerçe sinde ele alan ve inceleyen bü dalı. te'vîl a. [Ar. ] Naslarda geç bir sözü bir delüe dayanarak lî anlammın dışında taşıd öteki anlamlardan birine yü leme. tevkî (I) a. [Ar. ] İslâm devl lerinde, hükümdarın karan, b nun yazıh belgeleri ve müh anlamında resmî yazışma te mi. tevkî (II) a. (^jA [Ar. ] İslâm h sanatında, “sülüs” (bk. bu ma de) yazı türünden geUştirüm ve geneUikle sultanların res yazışmalarmda kuUanılmış ol yazmın adı ve bu yazı için k lanılan terim. Bu yazı türü, h sanatmm altı yazı çeşidi arasında yer almaktad bk aklâm-ı sitte 659 Tevvâb ’tan tevkîl a. [Ar. ] ftk. Bir kimsey herhangi bir işte veya konuda kendisi adına vekü tayin etme. d’in
Miyâr-ı tarikat
Mürşid-mürid ilişkisi, günlük vird, zikir, halvet, rüya yorumu, kıyafet ve davranış adabını düzenleyen Şâbânî tarikatnâme geleneği.
Evrâd-ı Settâr
Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî'ye nispet edilen ve Şâbânî gelenekte bazı düzenlemelerle okunan günlük dua ve zikir tertibi.
Nehrî Kolu
Seyyid Tâhâ Hakkârî'nin Şemdinli-Nehrî merkezinde şekillendirdiği, Nakşibendî-Hâlidî geleneğe bağlı bölgesel şube.
Edirne
Edirne · Türkiye · Doğum yeridir; müderrislik hayatının ilk yedi durağı da bu şehirdeki medreselerdir. İlişkili kişi dosyası Kebecizâde Mehmed Emin Efendi : Kebecizâde Mehmed Emin Efendi (ö. 1728), Edirne medreselerinden Anabolu, Erzurum ve Gence kadılıklarına uzanan Osmanlı âlimidir.
Bâkī-Billâh Türbesi, Nebî Kerîm
Delhi · Hindistan · 2 Ekim 1603'te vefatında defnedildiği yer; Hz. Peygamber'in ayak bastığına inanıldığı için Kademgâh denen mevkiin yakınındadır. Çevresinde geniş bir mezarlık oluşmuştur; mahallede bugün Hindular oturmakla birlikte Delhi müslümanlarının önemli ziyaretgâhıdır. Konum yaklaşıktır.
Delhi
Delhi · Hindistan · Esir alındıktan sonra getirilip mülhidlikle suçlanarak idam edildiği başşehir (10 Eylül 1659). İlişkili kişi dosyası Dârâ Şükûh : Dârâ Şükûh, Miyân Mîr ve Molla Şah çevresindeki Kādirî ilgisi, sûfî tabakat eserleri ve dinî gelenekleri karşılaştıran çalışmalarıyla XVII. yüzyıl Hindistan düşüncesinde dikkat çeker.
Dînever
Kirmanşah · İran · Doğduğu, ilim tahsil ettiği ve 299/911-12'de vefat ettiği şehir. Ortaçağ'ın önemli bir Cibâl merkeziyken sonradan harabeye dönmüştür. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mimşâd Dîneverî : Mimşâd Dîneverî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin dînever hattı halkalarındandır. Kayıtları Dînever çevresiyle ilişkilendirilir. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Sofya
Sofya · Bulgaristan · 1137 Şevvalinde kendisine tevcih edilen ve vefatına kadar elinde kalan kadılık; selefi Babadağlı Ali Efendi’dir. İlişkili kişi dosyası Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi : Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi (ö. 1726), Mahmud Paşa Mahkemesi kâtipliğinden medrese ve Sofya kadılığına ilerleyen Osmanlı âlimidir.
Molla Çelebi Camii
İstanbul · Türkiye · Tekaüdünden sonra oturduğu Fındıklı kasabasında, bu caminin sahasına defnedildi. İlişkili kişi dosyası İshakzâde Şeyh Mehmed Efendi : İshakzâde Şeyh Mehmed Efendi (ö. 1729), âlim Kürd İshak Efendi'nin oğlu olup İstanbul medreselerinde görev yapan Osmanlı ilmiye mensubudur.
Limni adası — Kebîrîzâde'nin sürgün yeri
Limni · Yunanistan · 1118'den sonra edebe aykırı davrandığı gerekçesiyle buraya sürüldü; bir süre sonra adadan kendiliğinden ayrılıp Sakız'a geçti. İlişkili kişi dosyası Kebîrîzâde Abdurrahman Efendi : Kebîrîzâde Abdurrahman Efendi (ö. 1722), İstanbul ve Edirne medreselerinden Halep, Edirne ve Mekke kadılıklarına uzanan bir ilmiye kariyeri sürdüren Osmanlı âlimidir.
İsmâil Hakkı Camii ve Türbesi, Tuzpazarı
Bursa · Türkiye · 1135/1723'te Bursa'ya döndükten sonra kendi imkânlarıyla inşa ettirdiği cami; 9 Zilkade 1137'de (20 Temmuz 1725) vefat etmiş ve kabri caminin kıble tarafına yapılmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Bursalı İsmâil Hakkı : Bursalı İsmâil Hakkı (1653–1725), Atpazarî Osman Fazlı’nın halifesi; Üsküp, Ustrumca, Bursa, Tekirdağ, Şam ve Üsküdar’da irşad faaliyetinde bulunan; Rûhu’l-beyân başta olmak üzere yüzü aşkın eseriyle Celvetî irfanını tefsir, vaaz, şiir ve şerh geleneği içinde işleyen Osmanlı sûfî-müellifidir.
Emîr Sultan Türbesi ve Külliyesi
Bursa · Türkiye · Vefatında defnedildiği yer; rivayete göre kafileye rehberlik eden nurun söndüğü noktadır. Padişahların Bursa'ya geldiklerinde mutlaka ziyaret ettikleri türbe. İlişkili kişi dosyası Emîr Sultan : Emîr Sultan (ö. 833/1429 [?]), Buhara’dan Hicaz ve Irak üzerinden Anadolu’ya gelen, Bursa’ya yerleşen, Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Hatun’la evlenen; Kübrevî irşad hattı, külliyesi ve menâkıbnâme mirasıyla erken Osmanlı dinî-toplumsal hayatında kalıcı iz bırakan sûfîdir.
İsmâil Hakkı Bursevî Camii ve Türbesi
Bursa · Türkiye · Kendi imkânlarıyla Tuzpazarı'nda inşa ettirdiği cami; kabri caminin kıble tarafındadır. İlişkili kişi dosyası İsmâil Hakkı Bursevî : İsmâil Hakkı Bursevî (1063/1653–1137/1725), Atpazarî Osman Fazlı'nın yanında yetişen; Bursa, Üsküp, Şam, Tekirdağ ve Üsküdar arasında vaaz, irşad ve telif faaliyeti yürüten Celvetî şeyhi ve müfessirdir.
Kâsân
Fergana vadisi · Özbekistan · Fergānî'nin doğduğu, Mâverâünnehir'in Fergana vadisindeki şehir; Kâsânî nisbesi buradan gelir. Hayatı ve ailesi hakkında yeterli bilgi yoktur; Zehebî'nin “öldüğünde yetmiş yaşlarındaydı” kaydından hareketle 620 (1223) yılı civarında doğduğu söylenebilir. Tarihî şehrin bugünkü karşılığı kesinleştirilmediğinden koordinat verilmemiştir.
Miyatlı köyü (Çerkay)
Çerkay, Dağıstan · Rusya · Kuzey Kafkasya'da Koysu nehri kıyısındaki Çerkay kasabasına bağlı köy. Ömer Ziyâeddin burada, sekiz çocuklu bir ailenin yedincisi olarak dünyaya geldi; babası Avar Türkleri'nden Abdullah Dağıstânî'dir. Babasından Arapça ve çeşitli Kafkas dillerini öğrendi, ayrıca medreseye devam ederek dinî ilimleri tahsil etti. Sitedeki mevcut biyografide köyün adı “Mırtay” biçiminde kayıtlıdır; kaynak “Miyatlı” yazmaktadır.
Bahâeddin Nakşibend: Hayatı, Yolu ve Kaynakları
Bahâeddin Nakşibend'in hayatını, Hâcegân geleneği içindeki yerini ve öğretisinin ana kavramlarını üç farklı nitelikteki kaynağı birbirine karıştırmadan ele alan kaynaklı giriş.
Altın Silsile: Kırk Halka
Nakşibendî geleneğin kırk halkasını dönem adları, aktarım biçimleri ve farklı silsile tertiplerine dair ihtiyat notlarıyla birlikte okuyan ana dosya.
Nakşibendiyye'yi Okumak: Kaynaklar ve Yöntem
Risâle-i Kudsiyye, Faslü'l-hitâb ve modern Nakşibendiyye araştırmalarının aynı soruya farklı kanıt türleriyle nasıl cevap verdiğini açıklayan yöntem yazısı.
Vâhib Ümmî Dîvânı ve Elmalı İrfan Çevresi
Vâhib Ümmî'nin dîvânını, silsilesini ve Elmalı'da oluşan şiir-irfan halkasını birlikte okumak için giriş.
Tasavvuf Tarihinin Üç Dönemi
Tasavvuf tarihini zühd, tasavvuf ve tarikat dönemleri üzerinden okuyan; dönemlerin birbirinden kesin duvarlarla ayrılmadığını hatırlatan giriş metni.
Seyyid Muhammed Nûru'l-Arabî'nin Hayat Haritası
1813 Mahalletü'l-Kübrâ'dan 1887 Ustrumca'ya uzanan eğitim ve irşad yolculuğu üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Nûru'l-Arabî'nin Eserleri: 75 Başlıklı Bir Külliyat
Türkçe ve Arapça şerhler, risaleler, tefsirler ve takrirler üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Melâmîlikte Nokta Sembolü
Birlik, çokluk, yazı ve insan hakikati arasında kurulan yoğun mecaz üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Şâbâniyye'nin Kolları ve Yenilenme Hatları
Karabaşiyye, Nasûhiyye, Bekriyye, Çerkeşiyye, Kuşadaviyye ve Halîliyye üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbâniyye Adabı ve Miyâr Geleneği
Değişebilen şekiller ile kalıcı ahlâk amacını ayıran tarikatnâmeler üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbânî Seyr ü Sülûk Haritası
Tevbe ve kelime-i tevhid telkininden İslâm-iman-ihsan mertebelerine üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbânî Kıyafet ve Sembol Dünyası
Hırka, renk, sarık, tâc, risâle, asâ, post ve seccadenin tarihî dili üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.