HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
İstanbul'daki ilk hayatı
İstanbul'da Yahudi bir aile çevresinde yetişti. Müslüman âlimlerden ders aldı ve daha sonra İslâmiyet'i kabul etti. Atâyî bu dönüşümü rüya anlatısıyla açıklar; inanç değişiminin tarihî kaydı ile rüya motifi ayrı katmanlarda sunulur.
Divan-ı Hümâyun ve ilmiye kaydı
İnanç değişikliğinin ardından Divan-ı Hümâyun'a başvurdu. Kendisine vazife tahsis edildi, âlim kıyafeti verildi ve ilmiye zümresine dahil edildi.
Medrese, mescit ve vakıflar
İstanbul'da bir medrese ve bir mescit inşa ettirdi; bunların devamı için çok sayıda vakıf kurdu. Yapıların kesin kanonik kimliği yalnız bu metinden çözülemediği için mevcut İstanbul mekânlarıyla gevşek ad benzerliği üzerinden birleştirilmedi.
İlmî kişiliği ve eseri
Aklî ilimlerde ve çeşitli fenlerde yetkin olduğu kaydedilir. Diğer dinlerin delillerini eleştiren bir risale yazdı ve bu çalışmada önceki kutsal kitaplardan nakiller kullandı. Eserin katalog kimliği ayrıca doğrulanmadan başlık türetilmedi.
Vefatı
970/1562-63 dolaylarında vefat etti. Kesin vefat günü ve defin yeri kaynakta belirtilmez.
Kabri ve ailesinin gömüldüğü hazîre
Mescide ayrılan madde, onun vefat yılını ve kabrini birlikte verir: 970/1562'de vefat eden Hoca Sinan, Edirnekapı dışındaki Emîr Buhârî Camii karşısına defnedilmiştir. Kendi kabri böylece kurduğu yapılardan uzakta, şehrin öbür ucundadır.
Ailesi ise kurduğu külliyenin çevresinde kalmıştır. Medresenin dershanesinin kuzeybatısındaki dar uzun hazîrede, Hadîkatü'l-Cevâmi'ye göre oğlu Süleyman Efendi ile eşi gömülüydü; mescidin arka sokağındaki hazîrede de oğlunun ve akrabalarının mezarlarının bulunduğu kaydedilir. Zamanla tahrip olan bu mezarlardan medrese hazîresinde yalnız 1234/1818 tarihli bir kabir kalmıştır.