Ara
Menü

Hâşimî Emir Osman Efendi

Hâşimî Emîr Osman Efendi (919/1513, Sivas – 11 Zilkade 1003 / 18 Temmuz 1595, İstanbul); Bayramî-Melâmî silsilesine bağlı şeyh ve şair. Saçlı Emîr diye tanınır; Melâmî çevresine yöneltilen suçlamalar üzerine bir Halvetî şeyhine intisap etmiştir.

Vefat
1595
Unvan
Kasımpaşa şeyhi, Bayramî irşad halkası

Adı ve lakapları

919'da (1513) Sivas'ta doğdu. Asıl adı Osman'dır.

Tarikat silsilesi hakkında kaleme aldığı “sevdiğim” redifli manzumesindeki “Nesl-i pâk-i Mustafâ vü Murtazâ'dır Hâşimî” mısraından da anlaşılacağı üzere Hz. Ali neslinden geldiği için “seyyid” ve “emîr” lakabıyla anılmış, yine bu sebeple şiirlerinde Hâşimî mahlasını kullanmıştır.

Acem seyyidleri gibi saçlarını uzattığından Saçlı Emîr olarak ve tekkesinin bulunduğu yer dolayısıyla Kasımpaşalı nisbesiyle de anılır.

Evliya Çelebi ondan “eş-Şeyh Osman yani Emîr Sultan” diye bahseder, tekkesini de Emîr Sultan Tekkesi olarak tanıtır. Peçevî'nin “Mevlânâ Muhammed b. Abdülevvel ki Saçlı Emîr denmekle meşhur idi” şeklinde verdiği künyesi başka kaynaklarda yer almamaktadır.

Tahsilden tasavvufa

Hâşimî öğrenim için genç yaşta Amasya'ya, oradan da İstanbul'a gitti.

Sahn-ı Semân Medresesi'nde okurken tasavvufa meylederek tahsilini bıraktı ve devrin birçok meşâyihine hizmette bulundu.

Bu sırada gördüğü bir rüya üzerine Vize'ye gitti. Burada, rüyasında Hz. Ali sûretinde gördüğü devrin Bayramî-Melâmî kutbu Sârbân Ahmed'in mensuplarından Vizeli Alâeddin Efendi ile karşılaşarak ona intisap etti.

Seyrüsülûkünü, Alâeddin Efendi'nin vefatından (970/1562-63) sonra yerine geçen Gazanfer Efendi'nin yanında sürdürdü. Onun emriyle Amasya'ya gidip irşad hizmetine başladı.

Kasımpaşa'daki zâviye

Gazanfer Efendi'nin vefatı üzerine İstanbul'a döndü (974/1566-67). Kasımpaşa ile Okmeydanı arasındaki Kulaksız semtinde günümüzde kendi adını taşıyan ve cami olarak kullanılan zâviyeye yerleşti.

Dedikodular ve Nûreddinzâde'ye intisabı

Oğlan Şeyh İsmâil Ma'şûkī ve Hamza Bâlî meşrebinde olduğu, onlar gibi şeriata aykırı hareketlerde bulunduğu dedikoduları etrafa yayılınca, istikamet sahibi oluşuyla halk ve devlet nezdinde itibar sahibi bulunan Halvetî şeyhlerinden Nûreddinzâde'ye intisap ederek yanında erbaîne girdi.

Hulvî'nin naklettiğine göre bu sırada gördüğü bir rüyayı Nûreddinzâde'ye anlatıp yorumunu sorunca, “Emîr, senin bize ihtiyacın yok. Var git, dervişânın ile meşgul ol. Bizim kisvemizi ve evrâdımızı terketme” cevabını aldı.

Bunun üzerine tekkesine dönüp hizmetine devam etti.

Vefatı ve ailesi

11 Zilkade 1003 (18 Temmuz 1595) tarihinde öldü ve Kasımpaşa'da Kulaksız'daki tekkesinin hazîresine defnedildi.

Vizeli Alâeddin tarafından Gazanfer Efendi'nin kızıyla evlendirilen Hâşimî Emîr Osman'ın vefatından sonra yerine oğlu Seyyid Câfer Efendi geçti. Hâşimî'nin Muhtârî ve Emîrî mahlaslarını kullanan şair iki oğlu daha olduğu bilinmektedir.

Melâmetten uzaklaşma

Sarı Abdullah Efendi Hâşimî'yi güzel yüzlü ve keramet sahibi bir velî, Nev'îzâde ise cezbeli, keramet ehli, herkesin hürmet gösterdiği bir şeyh olarak tanıtır.

Hâşimî Emîr Osman'ın bağlı olduğu kol Bayramî Melâmîleri'nin silsilesiyle birleşmekle birlikte tekke açıp âyin, evrâd ve ezkârla meşgul olması melâmet yolundan uzaklaştığını göstermektedir. Bunda, o dönemde Bayramî Melâmîleri aleyhinde yürütülen faaliyetlerin de etkili olduğu söylenebilir.

Hediyyetü'l-ihvân müellifi Mehmed Nazmi Efendi onu Bayramî Melâmîleri'nden ayrı bir kategoride değerlendirir ve “tarîk-i Bayramî” üzere âyin icra ettiğini bildirir.

COĞRAFÎ HAFIZA9 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi9 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Hırkanın altındaki ayva

Rüyasını hiç arz etmeyen Emîr Osman, şeyhinin rüyada kendisine verilen ayvayı hırkasının altından çıkarıp takdim etmiştir.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Nûreddinzâde’nin dervişlerinin her sabah rüyalarını şeyhlerine arz etmesi âdetti. Emîr Osman’ın hiçbir rüya arz etmemesi hayret uyandırırken, bir gece rüyasında Fahr-i âlem efendimizin mübarek elindeki yeşil bir mendilden üç yapraklı taze bir ayva çıkarıp Nûreddinzâde’ye verdiğini görmüştür.

Ertesi sabah şeyhi ona, “Yâ Emîr! Zira ta‘bîr için hiç müracaat etmiyorsun” deyince, Emîr Osman şeyhinin rüyada gördüğü üç yapraklı ayvayı hırkasının altından çıkarıp, “Efendim, işte fakîrinizin rüyâsı” diyerek takdim etmiştir.

Çerçeve. Menkıbe, rüyanın ta‘bîr edilmesi ile rüyanın maddeleşmesi arasındaki farkı vurgular: mürid, şeyhinin gördüğünü nesne hâlinde getirerek tabire ihtiyacı olmadığını göstermiş olur. Bu tür anlatılar Bayramî-Melâmî çevresinde “hâl”in söze tercih edilmesinin sembolüdür; tarihî bir vaka olarak değil, gelenek içi bir anlatı olarak okunmalıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Rüyada Hz. Ali sûretinde görülen şeyh

Vizeli Alâeddin ile karşılaşma.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Sahn-ı Semân Medresesi'nde okurken tasavvufa meylederek tahsilini bıraktı ve devrin birçok meşâyihine hizmette bulundu.

Bu sırada gördüğü bir rüya üzerine Vize'ye gitti. Burada, rüyasında Hz. Ali sûretinde gördüğü devrin Bayramî-Melâmî kutbu Sârbân Ahmed'in mensuplarından Vizeli Alâeddin Efendi ile karşılaşarak ona intisap etti.

Çerçeve. Rüyanın Hz. Ali sûretinde olması tesadüf değildir: kendisi Hz. Ali neslinden geldiği için “seyyid” ve “emîr” lakabıyla anılmakta, şiirlerinde de bu nesebe atıfta bulunmaktadır. Menkıbe, nesep iddiasını mânevî bir sahneye bağlar.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâşimî Emîr Osman Efendi”, c. 16.

Hayatından kayıtlar

İlk 5 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

“Senin bize ihtiyacın yok”

Nûreddinzâde'nin cevabı.

Metni gösterMetni daralt

Oğlan Şeyh İsmâil Ma'şûkī ve Hamza Bâlî meşrebinde olduğu, onlar gibi şeriata aykırı hareketlerde bulunduğu dedikoduları etrafa yayılınca, istikamet sahibi oluşuyla halk ve devlet nezdinde itibar sahibi bulunan Halvetî şeyhlerinden Nûreddinzâde'ye intisap ederek yanında erbaîne girdi.

Hulvî'nin naklettiğine göre bu sırada gördüğü bir rüyayı Nûreddinzâde'ye anlatıp yorumunu sorunca, “Emîr, senin bize ihtiyacın yok. Var git, dervişânın ile meşgul ol. Bizim kisvemizi ve evrâdımızı terketme” cevabını aldı.

Bunun üzerine tekkesine dönüp hizmetine devam etti.

Çerçeve. Cevap iki şey birden yapar: müridin ihtiyacı olmadığını söyler, ama kisve ve evrâdı bırakmamasını ister. Yani intisap, mânevî bir zaruret değil bir himayedir — Melâmî çevresine yöneltilen suçlamalara karşı görünür bir Halvetî kimliği. Ma'şûkī 1529'da, Hamza Bâlî 1561'de idam edilmişti; korku somuttur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hulvî, Lemezât-ı Hulviyye.
BİYOGRAFİK KAYIT

Tekke açan bir Melâmî

Yoldan uzaklaşmanın işareti.

Metni gösterMetni daralt

Hâşimî Emîr Osman'ın bağlı olduğu kol Bayramî Melâmîleri'nin silsilesiyle birleşmekle birlikte tekke açıp âyin, evrâd ve ezkârla meşgul olması melâmet yolundan uzaklaştığını göstermektedir.

Bunda, o dönemde Bayramî Melâmîleri aleyhinde yürütülen faaliyetlerin de etkili olduğu söylenebilir.

Hediyyetü'l-ihvân müellifi Mehmed Nazmi Efendi onu Bayramî Melâmîleri'nden ayrı bir kategoride değerlendirir ve “tarîk-i Bayramî” üzere âyin icra ettiğini bildirir.

Çerçeve. Bayramî Melâmîliğinin tanımı, tekkesizlik ve alâmetsizliktir; tekke açmak bu tanımın dışına çıkmaktır. Kaynak bunu bir kusur olarak değil, baskı altındaki bir hareketin hayatta kalma biçimi olarak açıklar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâşimî Emîr Osman Efendi”, c. 16.
BİYOGRAFİK KAYIT

Saçlı Emîr

Acem seyyidleri gibi uzatılan saç.

Metni gösterMetni daralt

Acem seyyidleri gibi saçlarını uzattığından Saçlı Emîr olarak ve tekkesinin bulunduğu yer dolayısıyla Kasımpaşalı nisbesiyle de anılır.

Çerçeve. Saç uzatmak, XVI. yüzyıl Osmanlı'sında İran-Safevî çevresini çağrıştıran görünür bir alâmettir; Kızılbaş şüphesinin en yoğun olduğu yıllarda bunu sürdürmesi kayda değerdir. Melâmî meşrebiyle ilgili dedikoduların etrafa yayılması ile bu görünüş arasında bağ kurmak mümkündür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâşimî Emîr Osman Efendi”, c. 16.
BİYOGRAFİK KAYIT

Şeyhinin şeyhinin kızıyla evlilik

Vizeli Alâeddin'in kurduğu bağ.

Metni gösterMetni daralt

Vizeli Alâeddin tarafından Gazanfer Efendi'nin kızıyla evlendirilen Hâşimî Emîr Osman'ın vefatından sonra yerine oğlu Seyyid Câfer Efendi geçti.

Hâşimî'nin Muhtârî ve Emîrî mahlaslarını kullanan şair iki oğlu daha olduğu bilinmektedir.

Çerçeve. Evliliği ilk şeyhi düzenlemiş, kızını veren ise onun halefi Gazanfer Efendi'dir; Hâşimî böylece seyrüsülûkünü tamamlayacağı şeyhin dâmadı olmuştur. Üç oğlundan ikisinin şair olması, evde bir edebî muhit bulunduğunu gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâşimî Emîr Osman Efendi”, c. 16.
BİYOGRAFİK KAYIT

Evliya Çelebi'nin karıştırdığı ad

“Emîr Sultan Tekkesi”.

Metni gösterMetni daralt

Evliya Çelebi ondan “eş-Şeyh Osman yani Emîr Sultan” diye bahseder, tekkesini de Emîr Sultan Tekkesi olarak tanıtır.

Peçevî'nin “Mevlânâ Muhammed b. Abdülevvel ki Saçlı Emîr denmekle meşhur idi” şeklinde verdiği künyesi başka kaynaklarda yer almamaktadır.

Çerçeve. İki ayrı karışıklık vardır: Evliya Çelebi'nin “Emîr Sultan” nitelemesi, Bursa'daki meşhur Emîr Sultan'la (ö. 833/1429) karışma riski taşır; Peçevî'nin verdiği künye ise hiçbir kaynakta doğrulanmaz. Kaynak ikisini de kaydedip ihtiyat payını koyar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Evliya Çelebi, Seyahatnâme, I, 418, 425.

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Divançe

Torunu tarafından basılan şiirleri.

Metni gösterMetni daralt

Üsküdar Hacı Selim Ağa (Hüdâî Efendi, nr. 297/7), İstanbul Üniversitesi (TY, nr. 256) kütüphaneleriyle İstanbul Belediyesi Atatürk Kitaplığı'nda (Osman Ergin, nr. 1300/2, 935) nüshaları bulunan eserdeki şiirlerden bir kısmı torunlarından ve tekkenin son şeyhi Mehmed Süreyyâ Bey tarafından Dîvânçe-i Hâşimî Emîr Osman Efendi adıyla yayımlanmıştır (İstanbul 1329).

Kitabın baş tarafında nâşirin, esas itibariyle Lemezât-ı Hulviyye'den faydalanarak kaleme aldığı Hâşimî'nin hayatıyla ilgili bir giriş kısmı yer almaktadır.

Divançe'nin son kısmında, Hâşimî Dergâhı'nda bir süre vekâletle görev yapan Mehmed Ledünnî Efendi'nin Emîr Osman Efendi ve silsilesi hakkında kırk altı beyitlik bir manzumesi, türbenin hâcet penceresinde yazılı üç beyitlik kitâbe, türbede levha olarak asılı bulunan Osman Rahmi Efendi'nin dört bendlik bir muhammesi, Mehmed Süreyyâ Bey'in “İstişfâ” başlıklı bir muhammesi ve Hz. Ali hakkındaki iki şiiri bulunmaktadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâşimî Emîr Osman Efendi”, c. 16.
ESER / METİN

Bestelenen şiirleri

Bir durak, bir ilâhi.

Metni gösterMetni daralt

Hâşimî Emîr Osman Efendi'nin, “Aşk-ı yâre dûş olaldan yârimi gördüm ayan” mısraı ile başlayan şiiri Ergun'a göre Kazasker Mustafa İzzet, Ezgi'ye göre Üsküdârî Zâkir Mahmud tarafından şehnaz makamında durak olarak bestelenmiştir.

“Sâfiyem sûfî ezelden Hakk'a mir'ât olmuşam” mısraıyla başlayan şiirin ise Feyzi Dede tarafından bûselik-aşiran makamında ilâhi olarak bestelendiği bilinmektedir.

Çerçeve. Durak, tekke mûsikisinin en ağır ve en zor formudur; bir şeyhin şiirinin durak olarak bestelenmesi, metnin tekke geleneğinde merkezî bir yer edindiğini gösterir. Bestekârın kim olduğu konusunda ise iki ayrı kayıt vardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâşimî Emîr Osman Efendi”, c. 16.
ESER / METİN

Tarîkatnâme ve tefsir risâlesi

Diğer eserleri.

Metni gösterMetni daralt

Tarîkatnâmetarikat silsilesi ve âdâbına dair manzum bir eserdir. Nüshaları Süleymaniye (Hasan Hüsnü Paşa, nr. 758/1), Mevlânâ Müzesi (nr. 130) ve İstanbul Belediyesi Atatürk Kitaplığı'ndadır (Osman Ergin, nr. 797, 1259/1).

Tefsîr-i Sûre-i İsrâİsrâ sûresinin tefsirine dair küçük bir risâle olup bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi'ndedir (Hasan Hüsnü Paşa, nr. 758/2).

Bursalı Mehmed Tâhir'in Hâşimî'nin ihvanına ve dostlarına gönderdiği mektuplarından oluştuğunu belirttiği Münşeât'a henüz rastlanmamıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâşimî Emîr Osman Efendi”, c. 16.
ESER / METİN

Hakkında yazanlar

Sarı Abdullah, Nev'îzâde, Hulvî.

Metni gösterMetni daralt

Sarı Abdullah Efendi Hâşimî'yi güzel yüzlü ve keramet sahibi bir velî, Nev'îzâde ise cezbeli, keramet ehli, herkesin hürmet gösterdiği bir şeyh olarak tanıtır.

Hediyyetü'l-ihvân müellifi Mehmed Nazmi Efendi onu Bayramî Melâmîleri'nden ayrı bir kategoride değerlendirir.

Çerçeve. Sarı Abdullah Efendi'nin şahitliği ayrıca değerlidir: kendisi de Bayramî Melâmî çevresine yakın bir müelliftir. Hulvî'nin Lemezât'ı ise Nûreddinzâde ile geçen konuşmanın kaynağıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâşimî Emîr Osman Efendi”, c. 16.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Halifeleri: Habeşîzâde Rahîmî Bey ve Seyyid Halil Ağa

Sefîne, Sünbüliyye bahsinde anılan Habeşîzâde Rahîmî Bey ile Seyyid Halil Ağa’yı onun halifelerinden sayar.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, tarîkat-ı Sünbüliyye bahsinde Seyyid Nûreddîn Efendi’nin tercüme-i hâlinde adları geçecek olan Habeşîzâde Rahîmî Bey ile Seyyid Halil Ağa’nın Hâşimî hazretlerinin kirâm halifelerinden olduğunu kaydeder.

Çerçeve. Kısa bir cümle, Melâmî çevrede yetişen bir şeyhin halifelerinin Sünbülî muhitiyle iç içe anıldığını gösterir. Bu tür çapraz atıflar, XVI-XVII. yüzyıl İstanbul’unda tarikat sınırlarının kişiler düzeyinde ne kadar geçişken olduğuna dair belgeli ipuçlarıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Türbesinde medfun evlât ve torunlar

Türbesinde oğlu Seyyid Ca‘fer, torunu Seyyid İbrâhim-i Tavîl ve Gazanfer Efendi medfundur.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, türbesinde medfun olanları vefat tarihleriyle sıralar: oğlu Seyyid Ca‘fer (ö. 1051/1641), torunu Seyyid İbrâhim-i Tavîl (ö. 1099/1688) ve Gazanfer Efendi (ö. 1102/1691).

Çerçeve. Kayıt, 1595’te vefat eden bir şeyhin türbesinin yaklaşık bir asır boyunca aile makberesi olarak kullanıldığını gösterir. Torun kuşağına kadar uzanan bu defin dizisi, Kulaksız’daki tekkenin sülâle eliyle sürdürüldüğünün en somut delilidir; adların “Seyyid” unvanıyla kayıtlı olması da ailenin nesep iddiasının yazıya geçmiş hâlidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Hüsâmeddîn-i Uşşâkî ile hem-sohbet rivayeti

Uşşâkî yolunun pîri Hüsâmeddîn ile sohbet ettiği rivayet edilir.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, Emîr Osman’ın tarîk-ı Uşşâkî’nin pîri Hüsâmeddîn ile de hem-sohbet olduklarının rivayet edildiğini (“mervîdir”) kaydeder.

Çerçeve. Bilgi, bir intisap değil bir sohbet ilişkisi olarak verilir ve Vassâf’ın kendisi de bunu rivayet kipiyle nakleder. Böyle kayıtlar, bir şeyhin resmî silsilesinin dışında kalan tanışıklıklarını gösterdiği için değerlidir; ancak silsile bağı gibi okunmamalı, kesinlik iddiası taşımadığı görülmelidir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Bayramî Melâmîliği ve baskı

Ma'şûkī ve Hamza Bâlî'nin gölgesi.

Metni gösterMetni daralt

Hâşimî'nin silsilesi, devrin Bayramî-Melâmî kutbu Sârbân Ahmed üzerinden yürür; şeyhi Vizeli Alâeddin Efendi onun mensuplarındandır.

Oğlan Şeyh İsmâil Ma'şûkī ve Hamza Bâlî meşrebinde olduğu, onlar gibi şeriata aykırı hareketlerde bulunduğu dedikoduları etrafa yayıldı.

Çerçeve. Adı geçen iki isim de idam edilmiş Melâmî kutuplarıdır; XVI. yüzyılda Bayramî Melâmîliği devletin sürekli takibi altındadır. Hâşimî'nin tekke açması ve Halvetî evrâdını benimsemesi bu ortamda okunmalıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâşimî Emîr Osman Efendi”, c. 16.
TARİHÎ KAYIT

Erbaîn

Kırk günlük halvet.

Metni gösterMetni daralt

Erbaîn, Halvetiyye'de kırk gün süren halvettir; sâlikin belirli bir ismi zikrederek nefsin bir mertebesini aşması esasına dayanır.

Halvetî şeyhlerinden Nûreddinzâde'ye intisap ederek yanında erbaîne girdi.

Çerçeve. Melâmîlikte halvet ve alâmet yoktur; bir Melâmî'nin erbaîne girmesi, iki yol arasındaki farkın ne kadar kesin olduğunu da gösterir. Nûreddinzâde'nin “senin bize ihtiyacın yok” cevabı da bunu îmâ eder.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâşimî Emîr Osman Efendi”, c. 16.
KAVRAM

“Nesl-i pâk-i Mustafâ vü Murtazâ”

Nesebini şiirle ilân etmek.

Metni gösterMetni daralt

Tarikat silsilesi hakkında kaleme aldığı “sevdiğim” redifli manzumesindeki “Nesl-i pâk-i Mustafâ vü Murtazâ'dır Hâşimî” mısraından da anlaşılacağı üzere Hz. Ali neslinden geldiği için “seyyid” ve “emîr” lakabıyla anılmıştır.

Hâşimî mahlası da bu nesebe, Hz. Peygamber'in mensup olduğu Hâşimoğulları'na işaret eder.

Çerçeve. Divançe'nin başında yer alan kendi tarikat silsilesi hakkındaki on üç beyitlik manzume de aynı iddiayı taşır; nesep, tarikat silsilesiyle birlikte manzum olarak kaydedilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâşimî Emîr Osman Efendi”, c. 16.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeHâşimî Emîr Osman Tekkesi, KulaksızKasımpaşa ile Okmeydanı arasındaki Kulaksız semtinde, bugün kendi adını taşıyan ve cami olarak kullanılan zâviye; 974/1566-67'den itibaren burada irşad etmiş, 11 Zilkade 1003'te (18 Temmuz 1595) vefatında hazîresine defnedilmiştir. Konum yaklaşıktır.Sivas · TürkiyeSivas919/1513'te doğduğu şehir; öğrenim için genç yaşta buradan Amasya'ya gitmiştir. İlişkili kişi dosyası Hâşimî Emîr Osman Efendi : Hâşimî Emîr Osman Efendi (ö. 1595), “Saçlı Emîr” lakaplı Sivaslı âlim; Vizeli Alâeddin ve Gazanfer Dede çevresinde yetişen, Kasımpaşa Saçlı Emîr Tekkesi’ni kuran Bayramî-Melâmî şeyh ve şairdir.Kırklareli · TürkiyeVizeGördüğü rüya üzerine gittiği ve Bayramî-Melâmî kutbu Sârbân Ahmed'in mensuplarından Vizeli Alâeddin Efendi'ye intisap ettiği kasaba. İlişkili kişi dosyası Hâşimî Emîr Osman Efendi : Hâşimî Emîr Osman Efendi (ö. 1595), “Saçlı Emîr” lakaplı Sivaslı âlim; Vizeli Alâeddin ve Gazanfer Dede çevresinde yetişen, Kasımpaşa Saçlı Emîr Tekkesi’ni kuran Bayramî-Melâmî şeyh ve şairdir.Amasya · TürkiyeAmasyaÖğrenim için ilk gittiği şehir; yıllar sonra Gazanfer Efendi'nin emriyle irşad hizmetine de burada başlamıştır. İlişkili kişi dosyası Hâşimî Emîr Osman Efendi : Hâşimî Emîr Osman Efendi (ö. 1595), “Saçlı Emîr” lakaplı Sivaslı âlim; Vizeli Alâeddin ve Gazanfer Dede çevresinde yetişen, Kasımpaşa Saçlı Emîr Tekkesi’ni kuran Bayramî-Melâmî şeyh ve şairdir.İstanbul · TürkiyeSahn-ı Semân MedresesiOkurken tasavvufa meylederek tahsilini bıraktığı medrese; Fâtih Külliyesi'ne bağlıdır. İlişkili kişi dosyası Hâşimî Emîr Osman Efendi : Hâşimî Emîr Osman Efendi (ö. 1595), “Saçlı Emîr” lakaplı Sivaslı âlim; Vizeli Alâeddin ve Gazanfer Dede çevresinde yetişen, Kasımpaşa Saçlı Emîr Tekkesi’ni kuran Bayramî-Melâmî şeyh ve şairdir.İstanbul · TürkiyeKüçükçekmece (Nûreddinzâde çevresi)Melâmî meşrebiyle ilgili dedikodular yayılınca intisap edip erbaîne girdiği Halvetî şeyhi Nûreddinzâde'nin bulunduğu muhit. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hâşimî Emîr Osman Efendi : Hâşimî Emîr Osman Efendi (ö. 1595), “Saçlı Emîr” lakaplı Sivaslı âlim; Vizeli Alâeddin ve Gazanfer Dede çevresinde yetişen, Kasımpaşa Saçlı Emîr Tekkesi’ni kuran Bayramî-Melâmî şeyh ve şairdir.İstanbul · TürkiyeOkmeydanıTekkesinin bulunduğu Kulaksız semtini sınırlayan mevki; Evliya Çelebi tekkeyi bu civarda tarif eder. İlişkili kişi dosyası Hâşimî Emîr Osman Efendi : Hâşimî Emîr Osman Efendi (ö. 1595), “Saçlı Emîr” lakaplı Sivaslı âlim; Vizeli Alâeddin ve Gazanfer Dede çevresinde yetişen, Kasımpaşa Saçlı Emîr Tekkesi’ni kuran Bayramî-Melâmî şeyh ve şairdir.İstanbul · TürkiyeNureddin-zade DergahıKaynakta geçen mekân Nureddin-zade Dergahı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Hâşimî Emir Osman Efendi.İstanbul · TürkiyeHâşimi Emir Osmân Efendi TürbesiZiyaretgâh kaydı Kaynakta “HZ. PİR EŞ-ŞEYH HAŞİMİ EMİR OSMAN (SAÇLI EMİR)” adıyla, MELAMİYYE çevresinde, BEYOĞLU/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi KADI MEHMET CD. NO:61 İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 11 ZİLKADE 1003 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  2. [2]Hulvî, Lemezât-ı Hulviyye
  3. [3]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâşimî Emîr Osman Efendi”, c. 16
  4. [4]Evliya Çelebi, Seyahatnâme, I, 418, 425
  5. [5]Abdülbaki Gölpınarlı, Melâmîlik ve Melâmîler, s. 69-70
  6. [6]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, c. II, s. 545; Meclis-i Meşâyih defteri nr. 1758, s. 103; Hâşimî Emîr Osman ve Kutbiyye Risâlesi üzerine akademik çalışma
  7. [7]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2
  8. [8]Hulvî, Lemezât-ı Hulviyye, s. 591; Yüksel Göztepe - Fatih Çınar, Sufiyye 14 (2023), s. 95-130
  9. [9]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, c. II, s. 1238-1243
  10. [10]Kişi kartı kaynak paketi — Hâşimî Emîr Osman Efendi
  11. [11]Kişi coğrafyası kaynağı — tarikat.org
  12. [12]Sefîne-i Evliyâ
  13. [13]Hatırat / İstanbul Ziyaretgâhları uygulaması, sürüm 1.0.5 — çıkarılmış veri kümesi
Ortak kaynak kataloğunu aç →