HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Ahmed-i Sârbân’a intisabı
İlk yıllarında debbağlıkla uğraştı. Daha sonra mesleğini bırakarak Ahmed-i Sârbân’ın sohbetine devam etti ve ondan icâzet ile hilâfet aldı.
Vize’de irşadı
Vize’de tarikat neşri ve irşadla meşgul oldu. Okuma yazması sınırlı olduğu hâlde tasavvufî bilgilerde derinleştiği ve ilâhî cezbe hâlleriyle tanındığı aktarılır. Şeyh Gazanfer Dede ile Hâşimî Seyyid Osman Efendi’nin ondan faydalandığı kaydedilir.
Vefat tarihindeki ihtilaf
Sefîne metni aynı kısa kayıt içinde hem 970/1562–63 hem de 974/1566–67 tarihini verir. Cümle sınırı ikinci tarihin başka bir kişiye ait olup olmadığını kesinleştirmeye elverişli değildir. Bu sebeple tarihlerden biri seçilmemiş, ana ölüm yılı alanı boş bırakılmış ve iki rivayet burada açıkça korunmuştur. Vize’de defnedildiği konusunda kayıt açıktır.
Vize'deki halkası ve yetiştirdikleri
970 (1563) yılında vefat eden Alâeddin Efendi, Bayramî Melâmîleri'nin kutbu Sârbân Ahmed'in mensuplarındandır ve Vize'de bir halka kurmuştur. 919'da (1513) Sivas'ta doğan Hâşimî Emîr Osman, Sahn-ı Semân Medresesi'nde okurken tasavvufa meylederek tahsilini bırakmış, gördüğü bir rüya üzerine Vize'ye gitmiş ve rüyasında Hz. Ali suretinde gördüğü Vizeli Alâeddin Efendi ile karşılaşarak ona intisap etmiştir; seyrü sülûkünü onun yanında sürdürmüş, ayrıca Gazanfer Efendi'nin kızıyla yine Vizeli Alâeddin tarafından evlendirilmiştir.
Kasımpaşa'da bir zâviye açan Hâşimî Emîr Osman'ın hem Alâeddin Efendi'nin hem de onun yetiştirdiği Gazanfer Dede'nin yanında yetiştiği belirtilir.