ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
45 sonuç · “dînî”
01İstanbul-Balkan İzzeddînî Hattı
Yeşil Tulumba Âsitânesi'nden Mûsâ Muslihiddin aracılığıyla Yakova, Prizren ve Berat'a uzanan Rifâî-İzzeddînî irşad hattı.
İzzeddîniyye
İzzeddîniyye, Rifâiyye içinde tarihî silsile ve kurucu nispetiyle belirginleşen koldur.
Ayderûsiyye
Hadramut ve Aden'deki Ayderûsî irşadını Medyenî silsileyle ilişkilendiren nispet.
Çerkeşiyye
Çerkeşî Mustafa Efendi'nin şeriat-tarikat bütünlüğü vurgusuyla Batı Karadeniz, Orta Anadolu, İstanbul ve Balkanlarda yayılan kol.
Desûkıyye (Burhâniyye)
Burhâneddin İbrâhim ed-Desûkî'ye nispet edilen; Mısır ve Sudan'da yayılan, Burhâniyye/Burhâmiyye adıyla da bilinen tasavvuf yolu.
Enveriyye
Osman Şems Efendi'nin Kādirî-Üveysî ve melâmet neşveli ev sohbeti, şiir ve ilâhi çevresi.
Hadîdiyye İstanbul Hattı
Muhammed Hadîdî'nin Üsküdar'daki erken Rifâî faaliyetiyle ilişkilendirilen İstanbul aktarım hattı.
İrşâdiyye
İrşâdiyye, Ahmed Tâlib-i İrşâdî'nin zühd, seyahat, şiir ve irşad çizgisi çevresinde XIX. yüzyılda Batı Anadolu ve Gelibolu sahasında belirginleşen Halvetiyye–Ahmediyye–Uşşâkıyye şubesidir.
Karadestârî Hattı
Üsküdar'dan Unkapanı Âsitânesi'ne ve oradan Yakova-Prizren hattına uzanan İzzeddînî Rifâî silsilesi.
Kuşadaviyye
Kuşadalı İbrâhim Efendi'nin tekke merkezli biçimleri azaltıp sohbet, ilim, tefekkür ve iç eğitime ağırlık verdiği Şâbânî-Çerkeşî hattı.
Kübreviyye
Necmeddîn-i Kübrâ'nın Hârizm'deki irşad halkasında şekillenen; zikir, mücâhede, müşâhede ve renk-nur tecrübesini sistemli biçimde yorumlayan, halifeleriyle geniş bir coğrafyaya yayılan tasavvuf yolu.
Mürîdiyye
Ahmedü Bamba'nın Senegal'de Kādirî evrâd mirasından hareketle kurduğu; 1893'te müstakil adını açıkladığı ve Tûbâ merkezinde kurumlaşan yol.
A‘rec Şeyhî Çelebi
A‘rec Şeyhî Çelebi (ö. 971/1563-64), Celâlzâde Sâlih Efendi’nin yanında yetişen; Nişancı Mehmed Paşa hanesiyle akrabalık kuran ve Bursa Mollâ Yegân Medresesi’nde ders veren Tosyalı Osmanlı âlimidir.
Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî
Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî (ö. 1150/1737-38), Bosnalı Mustafa Efendi’nin oğlu; Kasımpaşa Uşşâkî Âsitânesi’nin şeyhi ve türbedarı, Ahmed Hüsâmî Efendi’nin kayınpederidir.
Abdullah-ı İlâhî
Abdullah-ı İlâhî (Molla İlâhî, Simavî; ö. 896/1491), Ubeydullah Ahrâr'a intisap edip Nakşibendiyye'yi Anadolu ve Rumeli'de yayan mutasavvıf; Şeyh Bedreddin'in Vâridât 'ının ilk şârihidir.
Abdurrahman en-Niyâzî
Abdurrahman en-Niyâzî (ö. 1311/1894), Kādiriyye'nin Mısır'da teşekkül eden Niyâziyye koluna adını veren pîr ve İskenderiye'deki bir Kādirî tekkenin şeyhidir. Tarihî yeri, Osmanlı derviş dolaşımı ile Mısır'ın resmî tekke idaresinin kesişiminde belirginleşir.
Abdülahad Nûrî Sivâsî
Abdülahad Nûrî Sivâsî (1594/95-1651), Abdülmecid Sivâsî’nin ilmî ve tasavvufî terbiyesinde yetişen; Midilli’den İstanbul’a uzanan irşadı, Mehmed Ağa Tekkesi, selâtin camilerindeki vaazları, Kadızâdelilere karşı kaleme aldığı risaleleri ve Dîvân-ı İlâhiyyât’ıyla Sivâsiyye’nin Nûriyye koluna adını veren mutasavvıf, vâiz ve şairdir.
Abdülfettah Çelebi
Abdülfettah Çelebi (ö. 977/1569), Şeyh Nasreddin’in oğlu ve Ebüssuûd Efendi’nin yeğenidir. Amcasından mülâzemet almış; Hacı Hasan ve Pîrî Paşa medreselerinde ders vererek hâric derecesine yükselmiştir.
Abdülfettah Efendi Tennûrî
Abdülfettah Efendi Tennûrî (ö. 984/1577), Zeynelibâd Efendi’nin küçük kardeşidir. İstanbul, Dimetoka, Kastamonu ve Ankara medreselerindeki görevlerinden sonra Şam müftülüğüne yükselmiştir.
Abdülkerîmzâde İffetî Mustafa Efendi
Abdülkerîmzâde İffetî Mustafa Efendi (ö. 1726), Refdî Mehmed Efendi’nin oğlu; İstanbul medreselerinde ders veren, İffetî mahlasıyla Dîvân tertip eden ve Durmuşzâde Ahmed Efendi’den ta‘lik öğrenen Osmanlı âlimidir.
Abdüllatîf en-Nakşibendî
Abdüllatîf en-Nakşibendî (ö. 1563-64), Emîr Buhârî’nin halifesi Hâce Mahmud Efendi’nin müridi, damadı ve Fâtih’teki hânkāhın halefidir; İstanbul’daki erken Ahrârî-Nakşibendî mirasını tekke, sohbet ve kitap hizmetiyle sürdürmüştür.
Abdülmün‘im b. Abdünnebî Ali el-Kādirî
Abdülmün‘im b. Abdünnebî Ali el-Kādirî el-Mâlikî (ö. 1986), Muhammed Habîbullah eş-Şinkītî’den aldığı Kādirî irşadını Mısır’da Şer‘iyye adıyla düzenleyen; evrâd ve zikir meclisi esaslarını eserlerinde kayda geçiren sûfîdir.
Abdürrahîm el-Mahbûb
Abdürrahîm el-Mahbûb, Muhammed b. Ali es-Senûsî’nin yakın çevresinde yetişen; Bingazi Zâviyesi’ni yöneten, Osmanlı merkeziyle temas kuran, Muhammed el-Mehdî’yi Hicaz’dan Câğbûb’a götüren ve eğitimine katılan Senûsî şeyhidir.
Abdüsselâm eş-Şeybânî es-Sa‘dî
Abdüsselâm eş-Şeybânî es-Sa‘dî (ö. 1165/1752), Şam'dan İstanbul'a gelerek Koska'daki Sa‘dî Âsitânesi'nin postnişini olan; Ayasofya'daki Sa‘dî görünürlüğünde rol oynayan ve oğlu Gālib Behcetüddin ile süren Abdüsselâmiyye/Selâmiyye koluna adını veren şeyhtir.
dînî
Dinle ilgili olan, dine özgü.
Nehrî
Şemdinli (Hakkâri) · Türkiye · Amcası Seyyid Abdullah’ın vefatından sonra Berdesur’dan gelip irşada başladığı kasaba. Kaynak burada kırk iki sene ilim talebesine ve Hak yolcularına ders, feyiz ve sohbet verdiğini kaydeder; halk arasında Seyyid-i Büzürk (Büyük Efendi) diye anılmıştır. Nehrî’nin kendi konumu ayrıca doğrulanmadığı için harita işareti ilçe merkezi ölçeğindedir.
Şemdinli
Hakkâri · Türkiye · Kaynak, Seyyid Abdullah'ın Şemdinli civarında dünyaya geldiğini, doğum tarihinin ise bilinmediğini kaydeder. Küçük yaşta ilim tahsiline burada yöneldi. Koordinat ilçe merkezi düzeyindedir; kaynak köy adı vermez (mevcut biyografideki Humâro nahiyesi kaydı bu kaynağa dayanmaz).
Süleymaniye Medresesi
Süleymaniye · Irak · İlk tahsilinin ardından Irak'ın Süleymaniye beldesine giderek buradaki medresede okudu; aklî ve naklî ilimleri burada tamamladı. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî ile arkadaşlığı da bu medrese yıllarında başladı ve ikisi burada bir mürşid arayışına girdiler. Koordinat şehir düzeyindedir; medresenin tam konumu kaynakta belirtilmemiştir.
Nehrî Kabristanı
Şemdinli (Hakkâri) · Türkiye · Kabri Nehrî’dedir; kaynak ziyaret edildiğini ve ziyaretçilerin buradan istifade ettiğini kaydeder. Vasiyeti gereği kabri kabristanın en üst tarafına yapılmış, girişte bulunan amcası Seyyid Abdullah’ın kabri ziyaret güzergâhının üzerinde kalmıştır. Kesin parsel bilinmediğinden koordinat verilmemiştir.
Nehrî
Şemdinli, Hakkâri · Türkiye · Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî tarafından Şemdinli'ye gönderilince Nehrî kasabasına yerleşti. Burada medrese, tekke ve zâviyeler yaptırarak ders ve irşadı bir arada yürüttü; Türkiye, İran ve Irak'ın çeşitli yerlerinden gelenleri yetiştirdi. Kaynak, bölgedeki aşiretler üzerindeki tesirini özellikle vurgular. Kasabanın konumu kaynakta tarif edilmediği için koordinat verilmemiştir.
Bağdat
Bağdat · Irak · Tefsir, hadis ve fıkıh tahsili için gittiği ilim merkezlerinden biri. Amcası Seyyid Abdullah’ın ikinci ziyaretinde Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî ile ilk defa burada karşılaşmıştır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Tâhâ Hakkârî Nehrî : Seyyid Tâhâ Hakkârî Nehrî (ö. 1853), ilk terbiyesini amcası Seyyid Abdullah Şemdînî'den alan, Mevlânâ Hâlid'in yanında sülûkünü tamamlayıp Nehrî merkezli geniş bir irşad ağı kuran Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
Abdülkādir-i Geylânî Kabri
Bağdat · Irak · Mevlânâ Hâlid’in emriyle istihare için gittiği yer; kaynak, ceddi Abdülkādir-i Geylânî’nin ona Mevlânâ Hâlid’e teslim olmasını söylediğini nakleder. Bu mânevî izin, intisabının başlangıcı sayılır. Yapının konumu kaynakta tarif edilmediğinden koordinat verilmemiştir.
Nehrî Kabristanı
Şemdinli, Hakkâri · Türkiye · Nehrî'de vefat eden Seyyid Abdullah, kaynağa göre Nehrî kabristanının girişine defnedildi; kabrinin üzerinde sade bir türbe bulunduğu ve ziyaret edildiği kaydedilir. Kabristanın konumu kaynakta tarif edilmediği için koordinat verilmemiştir.
Süleymaniye
Süleymaniye · Irak · Kaynakta hem tahsil için gittiği ilim merkezleri arasında sayılır hem de amcası Seyyid Abdullah’ın Mevlânâ Hâlid’i ziyaret ettiği şehir olarak geçer. İlişkili kişi dosyası Seyyid Tâhâ Hakkârî Nehrî : Seyyid Tâhâ Hakkârî Nehrî (ö. 1853), ilk terbiyesini amcası Seyyid Abdullah Şemdînî'den alan, Mevlânâ Hâlid'in yanında sülûkünü tamamlayıp Nehrî merkezli geniş bir irşad ağı kuran Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
Kerkük
Kerkük · Irak · Zâhirî ilimleri, devrin fen ve edebiyat bilgilerini tahsil için gittiği ilim merkezleri arasında sayılır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Tâhâ Hakkârî Nehrî : Seyyid Tâhâ Hakkârî Nehrî (ö. 1853), ilk terbiyesini amcası Seyyid Abdullah Şemdînî'den alan, Mevlânâ Hâlid'in yanında sülûkünü tamamlayıp Nehrî merkezli geniş bir irşad ağı kuran Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
Erbil
Erbil · Irak · Zâhirî ilimleri tahsil için gittiği ilim merkezleri arasında sayılır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Tâhâ Hakkârî Nehrî : Seyyid Tâhâ Hakkârî Nehrî (ö. 1853), ilk terbiyesini amcası Seyyid Abdullah Şemdînî'den alan, Mevlânâ Hâlid'in yanında sülûkünü tamamlayıp Nehrî merkezli geniş bir irşad ağı kuran Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
Berdesur
Mevlânâ Hâlid’den hilâfet-i mutlaka aldıktan sonra gönderildiği yer. Amcası Seyyid Abdullah’ın bulunduğu Nehrî’ye çok yakın olduğu belirtilir; amcasının vefatından sonra Nehrî’ye geçmiştir. Yerin bugünkü karşılığı kaynakta verilmediğinden ülke, şehir ve koordinat alanları boş bırakılmıştır.
Nakşibendî-Hâlidî Nehrî Kolu
Nehrî'den Türkiye, İran ve Irak'a uzanan aktarım ağı. Mehmet Saki Çakır'ın doktora tezinden hazırlanmış özgün editoryal dosya.
Rifâiyye'nin İstanbul ve Balkan Yolculuğu
Üsküdar'dan Unkapanı, Yakova ve Prizren'e. Risâleden hazırlanmış özgün ve ihtiyatlı editoryal inceleme.
İstanbul'dan Balkanlar'a Rifâî-İzzeddînî Silsilesi
İstanbul Rifâî âsitânelerini, postnişin zincirlerini, zâkirbaşı-musiki çevresini ve Balkan dergâhlarını kişi–mekân ilişkileriyle izleyen ayrıntılı ağ dosyası.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ
Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş
RİBATTAKİLERİN SUFFA ASHABINA BENZEMESİ
Avârifü’l-Maârif · 14. bölüm · Allahu Teâlâ, bir âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Habibim, senin, tâ ilk günden takva üzere kurulmuş mecsidde durup namaz kılman daha uygundur. Orada, temizlenmeyi seven erkekl
Sayfalar 123–127
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 123 -— şilerin ruhlarını alıp onları sizlerden ayırmak ve onların ölümlerinin acılarını size tattırmakla, meyvalarızı, mahsullerinizi elinizden almakla, yahud nefsinizin meyvası