ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
15 sonuç · “abede”
01İbrâhim el-Metbûlî
İbrâhim el-Metbûlî (ö. 880/1475), XV. yüzyıl Mısır'ında Bedeviyye çevresinden doğan Metbûliyye kolunun pîri; Ali el-Havvâs ve Abdülvehhâb eş-Şa‘rânî'ye uzanan aktarım hattının başlıca halkasıdır.
abede
İbadet edenler, kullar, tapınanlar.
abede-i esnâm
Ç. CLJ o^) bk. abede-i evsân Abese suresi a. Ç^j^ ^^l [< Ar. “sûretü’l-abese” ] Kur’ân-ı Kerîm’in sekseninci, iniş sırasına göre yirmi dördüncü suresi olup “Necm suresi” nden sonra ve “Kadir suresi” nden önce Mekke’de nazil olmuştur; kırk iki ayetten meydana gelmektedir. Hz. Peygamber, Kureyş’in ileri gelenlerini İslâma davet ederken Müslüman olmak isteyen bir âmâ ile ilgilenmemesi üzerine indirilen bu sure, insanm değerinden, Kur’ân-ı Kerîm’in fazüetinden, toprağm verdiği nimetlerden ve kıyamet gününden söz eder
Sayfalar 36–43
Muzaffer Ozak Külliyatı · yüz mü çevireyim? Hayır!.. Ne kadar kötü ve günahkâr bir kul olsam da, Rabbimle münasebetimi kesmem ve kulluğumu unutmam, der ve oradan uzaklaşır. Bir kaç yıl sonra, Şeyh Şibli haz
Sayfalar 37–43
Muzaffer Ozak Külliyatı · nur, herhangi bir kimseyi çağırır gibi Yâ Ahmed, Yâ Muhammed diye çağırırsanız bütün hayırlı amellerinizi iptal etmiş olursunuz. Siz, bunun farkına bile varamazsınız. Dikkat ediniz
Sayfalar 78–84
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bir nigehe talibem, baksa biraz yüzüme Ayağının tozunu çeksem sürme gozüme Mübarek kademini bassa bir kez yüzüme Türabım kapısında billâhi Muhammedin Nûr-u çeşmim Ahmedin. Aşki lay
Sayfalar 77–84
Muzaffer Ozak Külliyatı · Yunus Isa Uzeyir incil Lokman Zülkarneyn » Muhammed Mustafa aleyhissalâtü ves-selâm (Kur'an-1kerimde ismi geçmemekle beraber Şit aleyhisselâma da 50 suhuf nâzil olmuştur.) Lâm Bunl
Sayfalar 88–95
Muzaffer Ozak Külliyatı · -- Yâ Resûl.. Benim dostlarım da on sınıf kimsedir: Birincisi, zâlim hükümdar ve beylerdir, halkın üzerine âmir olanlardır. Ikinci dostlarım, kibirlilerdir. Üçüncüsü, zâlimlere uşa
Sayfalar 88–94
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve radıyallahu anh efendimize sevgi gösterisinde bulunanların mekr-ü hiyleleri, bugün sadakat ve samimiyete ve Imam-i müşârünileyhe gerçek muhabbete dönüşmüştür. Vaktiyle, Imam-ı H
Sayfalar 106–113
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Bu harfler, müteşâbihattandır.. Bunları öğrenmek sana lâzım değildir, buyurarak tefsir ve tafsil etmek istememişler. Hz. Huzeyfe't-ül-Yemani, bu zata sormuşlar: - Sen, bu harfler
Sayfalar 103–109
Muzaffer Ozak Külliyatı · Muhammediyye ile nurlandırırsa, cemal-i Muhammediyyeyi ve makam-ı Ahmediyyeyi müşahede eyler ve bunun neticesi olarak da aşkı günden güne artarak mir'atı hak yolunda pervane gibi k
Sayfalar 110–115
Muzaffer Ozak Külliyatı · dir. Dünya zorluğu mukabilinde, dünya ve âhiret kolaylığını ihsan buyurur. Hastalık karşılığı sıhhat ve âfiyyet veya günaha kefaret yahut derecâta nailiyyet kolaylığı verilir. Küfü
Sayfalar 97–102
Muzaffer Ozak Külliyatı · da içmek, yemek yediği tabağa ve su içtiği kaba üfürmemek, her yudumun evvelinde besmele ve sonunda el-hamdü lillah demektir. Behlül-ü Dâna, kadı efendiyi sabırla ve sükûnetle dinl
Sayfalar 125–132
Muzaffer Ozak Külliyatı · ler. Zira, onlar daha önce dünya hayatında güzel işler işlemişler, iyilik etmişlerdi.) Hasan-ül-Basri hazretlerinin Basra halkına irâd buyurdukları hitabeye devam edelim: — Ey Basr
Sayfalar 116–121
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Haydi, şimdi bana işledigin günahı söyle! buyurdu. O genç, gözyaşlarıyla konuşmağa başladı: — Yâ Resülallah! Ben, alçak ve igrenç bir insanım. Benim işlediğim günahı, hayvanlar b