Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

35 sonuç · toplam 35 · “Zahm” · 1/2

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Zahm

Farsça, yara, bere demektir. Kudüm çalınan iki karış uzunluğundaki çubuklara, zahme denir. Erenlerin aleyhinde konuşan kişi, eğer bir kaza belaya uğrarsa, “erenlerin zahmine uğradı” veya “zahm yedi” denir.

↗
02
Şahsiyet · Ad / başlık eşleşmesi

Şeyh Hâfız Ahmed Efendi

Hâfız Ahmed Efendi, Pîr Mustafa Efendi'nin oğlu; on yıl âsitânede post hizmetinde bulunduktan sonra Hicaz yolculuğunda vefat eden Halvetî şeyhidir.

↗
03
Mekân · Ad / başlık eşleşmesi

el-Hafız Ahmed Arif Himmeti Dede Efendi el-Mevlevi Türbesi

İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH ES-SEYYİD EL-HAFIZ AHMED ARİF HİMMETİ DEDE EFENDİ EL-MEVLEVİ” adıyla, MEVLEVİYYE çevresinde, ÜSKÜDAR/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi DOĞANCILAR CD.NO:82/3, ÜSKÜ…

↗
04
Mekân · Ad / başlık eşleşmesi

Hafız Ahmed Kamil Efendi el-Cerrahi Türbesi

İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH HAFIZ AHMED KAMİL EFENDİ EL-CERRAHİ” adıyla, CERRAHİYYE çevresinde, EYÜPSULTAN/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi ZÜLALİ ÇEŞMESİ YOLU CİVARINDA MEDFUN İMİŞ. İrtiha…

↗
05
Eser kaydı · Bağlam eşleşmesi

Sergüzeştnâme-i Fakır be-Azîmet-i Tokat

Bursalı İsmâil Belîğ · 1114'te (1702) nâiblik için davet edildiği Tokat'a giderken çektiği zahmetleri, memuriyet çilesini ve azledilişini anlattığı 149 beyitlik mesnevisidir.

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Don

Giysi, kıyafet, tas. Bürünmek, donanmak. Menkıbelerde bazı erenlere atfedilen, kendini başka bir varlığın görünüşüyle gösterme kerameti; örn. güvercin donuna girmek. Dost i. ves. fars, وست) 3) Yar, sevgili, arkadaş, ahbap, muhabbet ve sevgi…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mihnet

Dert, sıkıntı, imtihan. Başa gelen ve can sıkan bela. tas. İster ihtiyari, ister gayr-i ihtiyari olsun, maşuk yüzünden âşığın çektiği zahmet ve. elem (115). Sensiz olmam ayrı mihnetten beladan bir zaman El aman hicran belâ vu mihnetinden el…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sadr

Göğüs, sine. tas. Ruh (sr). Kalbin mertebelerinden biri. Safa—Safvet i. ar. صفوة) — lie) 1. Temizlik, duruluk, anhk, zevk, keyf. 2. tas. Hiçbir şey süfiyi kederlendirmez (bulandırmaz); her şey onunla safa bulur, durulur (KR 127, SL 296). Sa…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ma'nevî Hastalık

Kalbe gelen yanlış îtikâd (inanç); insanın doğruyu, gerçeği görmesine mâni olan perde; îtikâdî bozukluk ve düşünce. Dünyâya ve haramlara düşkün olma; kibir ve riyâ gibi kalb hastalığı. Allahü teâlânın var ve bir olduğu, Muhammed aleyhisselâ…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tâzim

2.2.4. Tâzim Tâzim ( ميظعتلا) kavramı, Herevî’nin, eserinin “Vadiler” bölümünde ele aldığı bir makamdır.995 Sözlükte “yüceltmek, ululamak ve büyük addetmek” anlamlarını ifade etmektedir.996 Tasavvufta ise tâzim, Allah’ın yüceliği karşısında…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kelime-İ Temcîd

"Lâ havle velâ kuvvete illâ billah" sözü.ÊMânâsı; "Güç ve kuvvet ancak Allahü teâlâdandır" demektir. Îmâm-ı Rabbânî hazretleri, din ve dünyâ zararlarından kurtulmak için, her gün beş yüz kerre Kelime-i temcîd okurdu. (Senâullah-ı Pâni Pûtî)…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ahkâf Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin kırk altıncı sûresi. Ahkâf sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil olmuştur (inmiştir). Otuz beş âyettir. Yirmi birinci âyet-i kerîmede geçen Ahkâf kelimesi sûreye isim olmuştur. Ahkâf, uzun ve yüksek kum yığınları demektir. Sûre…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Eyyûb Aleyhisselâm

Kur'ân-ı kerîmde adı geçen peygamberlerden. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Nûh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahy ettiğimiz ve İbrâhim'e, İsmâil'e, İshâk'a ve Yâkûb'a, evlâdlarına, Îsâ'ya, Eyyûb'a, Yûnus'a, Hârûn'a ve S…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Belâdet

İyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayıramama; ahmaklık. (Bkz. Ahmak)

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ebced Hesâbı

Her harfi bir rakamı gösteren arabî harflerle yazılı sekiz kelimeden meydana gelen bir hesab sistemi. Hâdiselerin zamânının tesbiti ve hatırda daha kolay kalması için rakamları harf olan târih düşürme sanatı. Ebced hesâbında, harflerin sayı…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

âl-İ İmrân Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin üçüncü sûresi. Âl-i İmrân sûresi, Medîne-i münevverede nâzil olmuştur (inmiştir). İki yüz âyet-i kerîmedir. Otuz üçüncü âyet-i kerîmede geçen Âl-i İmrân kelimesi sûreye isim olmuştur.Sûrede, Allahü teâlânın birliği, yüce sı…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bahtiyâr

Tâlihli, mes'ûd, mutlu. Bahtiyâr kişi, her zaman bulunduğu hâlden memnun, dâimâ nasîbine râzı ve şükredici olup, kimseye ihtiyâcını arzetmez. (Ahmed Rıfat) Ey mes'ûd ve bahtiyâr kardeşim! Amel ve ibâdet, niyet ile dürüst ve doğru olur. Kâfi…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tâbi

Uyan. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Ey sevgili peygamberim! Onlara de ki: Eğer Allahü teâlâyı seviyorsanız ve Allahü teâlânın da, sizi sevmesini istiyorsanız, bana tâbi olunuz! Allahü teâlâ bana tâbi olanları sever. (Âl…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mü'min (el-Mü'min)

1. Allahü teâlânın Esmâ-ül-hüsnâsından (ism-i şerîflerinden). Her türlü emân ve emniyet (güven) veren. Âyet-i kerîmede meâlen buyruldu ki: O, öyle bir Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. O, mâlik ve sâhiptir, münezzehtir, se…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hulûl Etmek

Girmek, yer etmek; bir cismin başka bir cisme girmesi, iki şeyin birleşmesi. Allahü teâlânın kula girmesi sûretiyle onun ilâhlaştığını kabûl edenlerin bozuk ve yanlış görüşü. Allahü teâlâ üzerinden, gece-gündüz ve zaman geçmesi düşünülemez.…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hakk-Ul-Yakîn

Bir şeyin hakîkatine kavuşma, mâhiyetine erişme, bulma, tatma. Allahü teâlânın beğendiği ahlâk ile ahlâklanıp, kalb gözünün açılması ve mânevî perdelerin kaldırılması neticesinde elde edilen kesin ilim, bilgi. Evliyânın çoğu, ancak öldükten…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sû'-İ Hâl

Kötü hal. Birini tezlîl için zahmetle etme iştigâl, Arkadaş kazanmaya, mâni sû'i hâl. (Diyarbakırlı Sâid Paşa) (Bir kimseyi aşağılamak için zahmet çekerek meşgûl olma. Çünkü, arkadaş kazanmaya kötü hâl mâni olur.)

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sünnî

Peygamber efendimizin ve Eshâbının inandığı gibi inanan ve Ehl-i sünnet âlimlerine tâbi olan müslüman. Ehl-i sünnet vel-cemâat îtikâdında olan kimse. (Bkz. Ehl-i Sünnet vel-Cemâat) Sünnî olanlar, amelde dört mezhebe ayrılmışlardır. Bu dört…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İctihâd

İnsan gücünün yettiği kadar zahmet çekerek, çalışma. Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş olan işlerin hükümlerini açıkça bildirilenlere benzeterek meydana çıkarma. (Bkz. Müctehid) Resûlullah sallallahü aleyhi ve sell…

↗