Ara
Menü
ذ

Mü'min (el-Mü'min)

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-8612
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>1. Allahü teâlânın Esmâ-ül-hüsnâsından (ism-i şerîflerinden). Her türlü emân ve emniyet (güven) veren.</p><p>Âyet-i kerîmede meâlen buyruldu ki:</p><p>O, öyle bir Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. O, mâlik ve sâhiptir, münezzehtir, selâmet verendir, mü'mindir, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allahü teâlâ puta tapanların ortak koştukları şeylerden münezzehtir, uzaktır. (Haşr sûresi: 23)</p><p>2.Îmân eden, Resûl-i ekremin bildirdiklerinin hepsini kalbi ile kabûl edip, dili ile söyleyen.</p><p>Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:</p><p>Ey mü'minler! Hepiniz, Allahü teâlâya tövbe ediniz ki, dünyâ ve âhiret saâdetine kavuşasınız. (Nûr sûresi: 31)</p><p>Mü'minin firâsetinden korkunuz. Zîrâ o, Allahü teâlânın nûru ile bakar. (Hadîs-i şerîf-Menâzil-üs-Sâirîn)</p><p>Mü'min o kimsedir ki, kendi için sevdiğini din kardeşi için de sever. (Hadîs-i şerîf-Risâle-i Münîre)</p><p>Mü'minler birbirini sevmekte, birbirine acımakta, birbirini korumakta bir vücûd gibidir. Vücûdun herhangi bir uzvu rahatsız olursa, diğer âzâları da bu yüzden humma ve uykusuzluğa tutulurlar. (Hadîs-i şerîf-Sahîh-i Müslim)</p><p>Mü'min olmak için, yalnız Kelime-i şehâdeti (Eşhedü en lâ...) söylemek yetişmez. Münâfıklar (inanmadığı hâlde müslüman görünenler) de bunu söylüyor.Kalbde îmân bulunduğuna alâmet, şerîatin (İslâmiyet'in) emirlerini seve seve yapmaktır. (İmâm-ı Rabbânî)</p><p>Kâmil (olgun) mü'minin dört alâmeti vardır:Dili zikreder (Allahü teâlâyı anar), sessizliğinde tefekkür eder (Allahü teâlânın büyüklüğünü düşünür), ibret nazarıyla bakar,</p><p>hayırlı işler yapar. (Ebû Bekr Verrâk)</p><p>Mü'minin istirahati âhirettedir. İki üç gün bu fânî dünyâda zahmet çeker. Bu, günahlarına keffâret olur. (Abdülhakîm-i Arvâsî)</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-9292
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>1. Allahü teâlânın Esmâ-ül-hüsnâsından (ism-i şerîflerinden). Her türlü emân ve emniyet (güven) veren.</p><p>Âyet-i kerîmede meâlen buyruldu ki:</p><p>O, öyle bir Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. O, mâlik ve sâhiptir, münezzehtir, selâmet verendir, mü'mindir, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allahü teâlâ puta tapanların ortak koştukları şeylerden münezzehtir, uzaktır. (Haşr sûresi: 23)</p><p>2.Îmân eden, Resûl-i ekremin bildirdiklerinin hepsini kalbi ile kabûl edip, dili ile söyleyen.</p><p>Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:</p><p>Ey mü'minler! Hepiniz, Allahü teâlâya tövbe ediniz ki, dünyâ ve âhiret saâdetine kavuşasınız. (Nûr sûresi: 31)</p><p>Mü'minin firâsetinden korkunuz. Zîrâ o, Allahü teâlânın nûru ile bakar. (Hadîs-i şerîf-Menâzil-üs-Sâirîn)</p><p>Mü'min o kimsedir ki, kendi için sevdiğini din kardeşi için de sever. (Hadîs-i şerîf-Risâle-i Münîre)</p><p>Mü'minler birbirini sevmekte, birbirine acımakta, birbirini korumakta bir vücûd gibidir. Vücûdun herhangi bir uzvu rahatsız olursa, diğer âzâları da bu yüzden humma ve uykusuzluğa tutulurlar. (Hadîs-i şerîf-Sahîh-i Müslim)</p><p>Mü'min olmak için, yalnız Kelime-i şehâdeti (Eşhedü en lâ...) söylemek yetişmez. Münâfıklar (inanmadığı hâlde müslüman görünenler) de bunu söylüyor.Kalbde îmân bulunduğuna alâmet, şerîatin (İslâmiyet'in) emirlerini seve seve yapmaktır. (İmâm-ı Rabbânî)</p><p>Kâmil (olgun) mü'minin dört alâmeti vardır:Dili zikreder (Allahü teâlâyı anar), sessizliğinde tefekkür eder (Allahü teâlânın büyüklüğünü düşünür), ibret nazarıyla bakar,</p><p>hayırlı işler yapar. (Ebû Bekr Verrâk)</p><p>Mü'minin istirahati âhirettedir. İki üç gün bu fânî dünyâda zahmet çeker. Bu, günahlarına keffâret olur. (Abdülhakîm-i Arvâsî)</p>

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

1. Allahü teâlânın Esmâ-ül-hüsnâsından (ism-i şerîflerinden). Her türlü emân ve emniyet (güven) veren.

Âyet-i kerîmede meâlen buyruldu ki:

O, öyle bir Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. O, mâlik ve sâhiptir, münezzehtir, selâmet verendir, mü'mindir, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allahü teâlâ puta tapanların ortak koştukları şeylerden münezzehtir, uzaktır. (Haşr sûresi: 23)

2.Îmân eden, Resûl-i ekremin bildirdiklerinin hepsini kalbi ile kabûl edip, dili ile söyleyen.

Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:

Ey mü'minler! Hepiniz, Allahü teâlâya tövbe ediniz ki, dünyâ ve âhiret saâdetine kavuşasınız. (Nûr sûresi: 31)

Mü'minin firâsetinden korkunuz. Zîrâ o, Allahü teâlânın nûru ile bakar. (Hadîs-i şerîf-Menâzil-üs-Sâirîn)

Mü'min o kimsedir ki, kendi için sevdiğini din kardeşi için de sever. (Hadîs-i şerîf-Risâle-i Münîre)

Mü'minler birbirini sevmekte, birbirine acımakta, birbirini korumakta bir vücûd gibidir. Vücûdun herhangi bir uzvu rahatsız olursa, diğer âzâları da bu yüzden humma ve uykusuzluğa tutulurlar. (Hadîs-i şerîf-Sahîh-i Müslim)

Mü'min olmak için, yalnız Kelime-i şehâdeti (Eşhedü en lâ...) söylemek yetişmez. Münâfıklar (inanmadığı hâlde müslüman görünenler) de bunu söylüyor.Kalbde îmân bulunduğuna alâmet, şerîatin (İslâmiyet'in) emirlerini seve seve yapmaktır. (İmâm-ı Rabbânî)

Kâmil (olgun) mü'minin dört alâmeti vardır:Dili zikreder (Allahü teâlâyı anar), sessizliğinde tefekkür eder (Allahü teâlânın büyüklüğünü düşünür), ibret nazarıyla bakar,

hayırlı işler yapar. (Ebû Bekr Verrâk)

Mü'minin istirahati âhirettedir. İki üç gün bu fânî dünyâda zahmet çeker. Bu, günahlarına keffâret olur. (Abdülhakîm-i Arvâsî)

Sözlüğe dön ←