ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
14 sonuç · “Tâzim”
01Ya'küb Han Hazretleri
YA'KÜB HAN HAZRETLERİ 1 280/( 1 863-64 ) senesinde i'lan- ı istiklal eden Kaşgar Em'iri Ya'kub Han'ın hem şire-zadesi olup, Buharalıdır ve seyyidü'n-nesebdir. Emir Ya'kub Han tarafından Sul- 68. Bu ibarenin hesablanmasından 1 32 7 çıkmaktadır. ( H ) lbrahimiyye- i Şa'baniyye 1 35 tan Abdülaziz Han'a arz-ı ma'lumata ve ızhar-ı ta'zimata me'mGren lstanbul'a…
Tâzim
2.2.4. Tâzim Tâzim ( ميظعتلا) kavramı, Herevî’nin, eserinin “Vadiler” bölümünde ele aldığı bir makamdır.995 Sözlükte “yüceltmek, ululamak ve büyük addetmek” anlamlarını ifade etmektedir.996 Tasavvufta ise tâzim, Allah’ın yüceliği karşısında kulun kendi aczini bilip ona boyun eğmesidir.997 Herevî tâzimi üç derece halinde incelemektedir. İlki Allah’ın emir ve yasaklarına tâzim göstermektir. Emir ve yasaklarda ruhsatlarla değil azimetler ile amel etmek esas olmakla birlikte aşırıya kaçarak nefse zulmetmek muteber görülmemektedir. Tâzimin ikinci derecesi Allah’ın hükümleri konusunda ona tâzim göstermektir. Bu da Allah’ın her takdirinde bir hikmet olduğu düşüncesiyle rızâ göstermekle olur. Sonuncusu ise Allah’ın zâtına karşı tâzim göstermektir. Bu da Allah’tan başka hiçbir şeyi sebep olarak görmemek ile olur.998 Herevî, tâzim makamı ile ilgili olarak şu âyeti eserine almıştır:. ارً اقَوَ هِ لَّ لِ نَ وجُ رْتَ الَ مْ كُ لَ امَ “Size ne oluyor da Allah’ın büyüklüğünü takdir etmiy orsunuz?”999 Âyetteki (ارً اَقَو) ifadesinin Allah’ın yüceliğini ifade ettiği gerek mutasavvıflarca gerekse müfessirlerce ifade edilmektedir.1000 994 Nesâî, Sehv, 62, no. 1306, 1307. Ayrıca bkz. Ahmed b. Hanbel, IV, 264, no. 18515; Şevk kavramı ile ilgili diğer hadisler için bk. Serrâc, el-Luma‘. 995 Herevî. 996 Halîl b. Ahmed, Kitâbü’l-ayn, III, 186; Râgıb el-İsfahânî; Zebîdî, Tâcü’larûs, XXXIII, 110. 997 Bkz. Herevî. 998 Bkz. Herevî; Tilimsânî; Tek. 999 Nûh, 71/13. Bkz. Herevî. 1000 Bkz. Mukatil b. Süleyman, Tefsîr, IV, 450; Taberî, Tefsîr, VII, 456, XXIII, 294-296. Bundan dolayı tâzim, yâni Allah’ın yüceliğini idrâk etme mefhumunun Kur’an kaynaklı olduğunu söyleyebiliriz. Kaynak notları s. 59 Menâzilü’s-sâirîn, s. 81 el-Müfredât, s. 339 Şerhu Menâzili’s-sâirîn, s. 220-222 Tasavvufî Mertebeler, s. 217-219
Sayfalar 58–63
Muzaffer Ozak Külliyatı · tadır? Bana yolunu tarif eder misin?) dedi. Diğer haham: (Aman ne yapıyorsun? O şehre sakın gitme. Orada bir sihirbaz vardır) dedi. (Sihri ile âlemi kendine bendetmiştir. Korkarım
Sayfalar 125–133
Muzaffer Ozak Külliyatı · -erara000-o006-00.00 s000 Ve âlâ melâ'iketik-el mukarrebiyn Ve âlâ ibâdillah-is sâlihiyn Min ehl-is semâvat-i ve ehl-il-ardıyne Küllemâ zekerek-ez-zâkirûn Ve gafele an zikrik-el ga
Sayfalar 149–155
Muzaffer Ozak Külliyatı · yet buyurmasaydın, kendiliğimizden Hak yolunu bulamazdık, bizleri huzurundan mahrum eyleme... Sana ve rizayı ilâhiyyene varan o dosdoğru yolda bizleri sâbit-kadem eyle... Sen, bizl
Sayfalar 210–215
Muzaffer Ozak Külliyatı · gusl etse, yâni baştan ayağa yıkansa, temizlense. O kimsenin günahları örtülür. Mescide giderken, oraya varıncaya kadar her bir adımına yirmi sene ibadet etmiş sevabı verilir. Nama
Sayfalar 239–247
Muzaffer Ozak Külliyatı · IR$ÂD YEDINCİ DERS MÜNDERECAT: Bu Risalei Şerife Receb ayının indi ilâhideki fazîleti ve Su'ban Radiyallahü anhın bir kabristandan geçerken Resûlullah Sallallabü aleyhi vesellemin
Sayfalar 327–332
Muzaffer Ozak Külliyatı · HAZRET-i PİR NUREDDIN-iL-CERRAHI KUDDISE SIR- RAH-ÜL-FETTAHI'NİN AKŞAMLARI OKUNACAK VIRD-İ ŞERIFİ ŞERHİDİR Rahman ve rahiym olan Allahu teâlânın ismiyle başlarım: Allahu teâlâdan m
Sayfalar 346–353
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bilirim âşıksın güle, Gülün halinden kim bile? Bahçedeki gonca güle, Dolaşıp söz atma bülbül, Ötme bülbül ötme bülbül, Derdi derde katma bülbül, Benim derdim bana yeter!.. Sen de b
Sayfalar 379–384
Muzaffer Ozak Külliyatı · dül-Muttalip, Kâbe'yi tavafa gitmişti. Acaip mehuf bir şey bana göründü. Bir seda işittim ve korktum. Bir beyaz kuş zuhur edip, benim gögsümü sıvadı. Korku benden zail oldu. Bende
Sayfalar 385–391
Muzaffer Ozak Külliyatı · bu kuvvete malik değiliz. Bahreynde, Rebir ibni Pebia namında bir kâhin vardır. Ona sorun» dediler. Nuşirevân. Abdül-Mesih namındaki bir adamını bu kâhine gönderdi. Bu kâhinin vücu
Sayfalar 392–399
Muzaffer Ozak Külliyatı · HIKAYE Mecnun, Leylâ'nın köyüne gitti. Köydeki köpeklerin gözlerinden ve ayakları altından öptü. Mecnun'un bu halini görüp: — Ne yapıyorsun? Köpeğin gözü ve ayağı öpülür mü? diyenl
Sayfalar 456–460
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bi-hürmeti-tâha ve Yasin ve âli-yasin ve selâmün-alel mürselin. Bir vâdiye geldim, o vâdiden çirkin kokular duyulnıakta, korkunç bir ses yükselmekte idi. O ses, Allaha şöyle münaca
Sayfalar 461–466
Muzaffer Ozak Külliyatı · irsal buyurdu. Beni, bütün âlemlere rahmet eyledi. Beni, Nebiylerin sonu ve beni nübüvvet ve risâlet ile bütün mahlûkata irsal eyledi. Bana, Kur'anı-azimi inzâl edip, ümmetimi cüml