ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
22 sonuç · “Sünen”
01süknâ
İslâm hukukunda, bir evden veya oturulan evin bir bölümünden mesken olarak yararlanma hakkı. süknâ hakkı a. bk. süknâ sükut a. [Ar. ] fik. İslâm h kukunda, susma hakkı. sükûtî icmâ a. fik. Herhangi b konuda, bir veya birka müctehidin görüşlerini ortay koyduktan sonra bu görüşe dönemdeki başka müctehitler ne karşı çıkmamalarını ne d desteklemelerini, sadece su makla yetinmiş olmalarını ifad eden terim. sülâsiyyât a. [Ar. ] Had biliminde, hadis derlemesi y pan bir müellifin Hz. Peygam ber’e kadar ulaşan dönem içind üç ravinin senedi veya rivaye bulunan hadisler. sülbî a. Ç^lu,) [Ar. ] Bir kimsen soyunu oluşturan erkek veya k çocukları. Bu terim, babaya özg olarak ifade edümektedir. Ann sülbi için ise “sadrî” (bk. b madde) veya “sadriyye” (bk. b madde) terimleri kullanılmıştır sülbî sıfatlar a. bk. selbî ve tenzî sıfatlar sülbiyye a. bk. sülbî sülûk a. [Ar. ] tas. Tasavv ehli arasında, yola yeni gir sûfînin bir mürşit kılavuzluğu da yaptığı manevî yolculuk. sülüs a. [Ar. ] Sözlük anlam “üçte bir” olan bu terim, İslâ hat sanatmda ağzı 3 mm. gen 611 sünen liğindeki kamış kalemlerle yazılan yazı türü. hu
selâse
selâse a. Wıli) [Ar.] Hadis biliminde, Buhârî, Müslim ile İmâm Mâlik’in kendileri veya Buhârî ve Müslim’in “el-Câmi'ü’sse Sahîh” adlı kitaplan ile İmâm Mâlik’in “el-Muvatta” adlı eseri için kullanılan terim. 2. Hadis biliminde, Ebû Dâvud, Nesâ'î, Tirmizî’nin kendileri veya “es- Sünen” adlı eserleri için kullanılan ortak terim. Hadis biliminde, Ebû Dâvud, Nesâ'î, Tirmizî’nin kendileri veya “es- Sünen” adlı eserleri için kullanılan ortak terim.
sünâ'iyyât
ULûM [Ar.] Hadis gü biliminde, yalnız iki ravîli ne isnadlarla Hz. Peygamber’den bu rivayet edilen hadisler. bu Sünbüliyye a., [Ar.] İslâmî r. tarikatlerinden 13. yüzyılda orîhî taya çıkan ve Halvetiyye- Cemâliyye tarikatının Sünbül Sinan (öl. 936 / 1529)’a nispet edilen bir kolu için kullanılan vuf terim. ren un sünen ç. a Oa^) [Ar. sünnet’in ç. b.] Hadis biliminde, ahkâm hadislerini bir araya getiren çalışmı, malar veya bu çalışmalar netiâm cesinde ortaya çıkan eserler için nişkullanılan ortak ad ve terim. Bu sünen-i erba'a 61 kitaplar genellikle “kitâb” adı verilen bölümlere ve her bölüm de “bâb”lara ayrılmış olarak düzenlenmiştir.
Kütüb-i Sitte
Hadislerin önemli bir bölümünü bir araya getiren ve Sünnî hadis geleneğinde temel kabul edilen altı kitaba verilen ortak ad. Buhârî’nin el-Câmiʿu’s-sahîh i. Müslim’in el-Câmiʿu’s-sahîh i. Ebû Dâvûd’un es-Sünen i. Tirmizî’nin el-Câmiʿ veya es-Sünen i. Nesâî’nin es-Sünen i. İbn Mâce’nin es-Sünen i. Altıncı eser konusunda tarih boyunca farklı tercihler görülmüş; bazı âlimler İbn Mâce’nin eseri yerine Mâlik’in el-Muvattaʾ ını veya Dârimî’nin es-Sünen ini zikretmiştir.
hamse
Hadis biliminde söz konusu olan, Buhârî ile Müslim’in “el-Câmi'u’s- Sahîh” adlı aynı eserleri yanında Ebû Dâvud, Nesâ'î ve Tirmizî’nin yine aynı adlı “Sünen” kitapları, yani beş hadis kitabı.
Sünnet (I)
Hz. Peygamber’in sözleri, fiilleri ve onaylarıyla oluşan örnek yol. Kur’ân’dan sonra İslâm hukukunun temel delillerindendir. Fıkıhta sünnet ayrıca farz veya vâcip olmayan fakat yapılması teşvik edilen davranışın hükmünü ifade eder. Tasavvuf yollarında âdâb ve uygulamalar sünnete uygunluk iddiasıyla değerlendirilir; geleneksel bir âdet sırf tekkede uygulanıyor diye peygamberî sünnet sayılmaz.
sıhah
Hadis biliminde, bir hadisin doğruluğunu, sağlamlığını ve güvenilirliğini ifade eden terim. § tam. sıhah-ı sitte a. (<u ^-..a) Hadislerin büyük bir kısmmı ve genellikle güvenilir olanlarını bir araya getiren altı hadis kitabı için kullanılan terim. Bu altı kitap şunlardır: Buhârî (öl. 256 / 869)nin el-Câmi'ü’s-sahîh adlı eseri. 2. Müslim (öl. 261 / 831) in el-Câmi'ü’s-sahîh adlı eseri. 3. Ebû Davud (öl. 275 / 888) un es-Sünen adlı eseri. Nesâ'î (öl. 303 / 915)nin Sünen adlı eseri. 5. Tirm (öl. 279 / 892)nin el-Câmi'ü sahîh adlı eseri. 6. İma Mâlik (öl. 179 / 795) in Muvatta adlı eseri. Bazı ara tırmacılar bu son eserin y rine Abdullah b. Abdurra man ed-Dârimî (öl. 255 868)nin es-Sünen adlı eser veya İbn Mâce (öl. 273 886)nin es-Sünen adh eser göstermişlerdir, bk. kütüb sitte sıhriyyet a. [Ar.\ fık. İslâ hukukunda, evlilik sonucu o şan akrabalık veya hısımlık. sıla-i rahm a. [Ar.} İslâ inançta, kan bağı veya evli sonucu oluşan akrabalık ve hısımlık bağlarını canlı tutm onlarla ilişkiyi sürdürme, on rm haklarını ve hukukunu k layıp gözetme, onlara dest olma ve yardımda bulunma, o ları sık sık ziyaret etme an mmda kullanılan terim. sır, -rrı a. [< Ar.sırr] (ç. esrâr, serâ'ir) 1. Bilinmesi ve açıklanması istenmeyen, g kalan şey, anlamında bir teri giz. 2. İnsan akimın eremed veya çözemediği olgu. 3. tas. T savvuf inancına göre, sadece lah’m bildiği veya az sayıda sanm bilebileceği ya da kav yabileceği özel bügi. 603 sırât 4. § tam. sırr-ı hâl a. (JL ^) es- tas. Hak taalânın muradınm mizî büinmesi konusu. ü’ssırr-ı istivâ a. (ljiu.1 ^ tas. am Mevlevîlikte Mevlâna’dan kaellan ve yüksek değeri olduğuaşna inanılan iki yollu şerit. yeah- sırr-ı kader a. (jji ^) tas. Al 5 / lah’ın ezelde takdir olunan rini kaderin gizliliğine vakıf ol 3 / ması durumu. rini sırr-ı lâhûtî a. (^^ >») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğan tecellinin âmî oluşumuyla ve bütün isimleilik rin arasmdaki birlikle müşaeya hede edilen sır. ma, sırrü’s-sırr a. (^Jl ^) (sırrın nlasırrı) tas. Allah’ın birliğinde koltek öz olarak bulunan gerçeklere özgü engin bilgi. onnla sırât a. [Ar.] “Yol.” anlamında olan bu söz, üstünden geçilip b. Cennete gitmek üzere Cehennem’in üzerine kurulacak olan eya çok dar ve güç geçilir köprü için gizli kullanılan terim, sırat köprüsü. im, diği Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de kırk altı ayette geçmektedir (bk. Ta M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “srt” Almaddesi). Ayrıca, “Cehennemin invra üzerine kurulmuş köprü.” anlamıyla pek çok hadiste de yer alsırât-ı müstakim 604 maktadır (.bk. Wensinck, el- Mu'cem, “srt” maddesi). s § tam. sırât-ı müstakim a. ÇuİXum Ll^^0 “Mümini geçeğe ulaştıracak doğru yol.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de otuz üç ayette geçen terim. Müslim (öl. 261 / 831) in el-Câmi'ü’s-sahîh adlı eseri. 3. Ebû Davud (öl. 275 / 888) un es-Sünen adlı eseri. Nesâ'î (öl. 303 / 915)nin Sünen adlı eseri. 5. Tirm (öl. 279 / 892)nin el-Câmi'ü sahîh adlı eseri. 6. İma Mâlik (öl. 179 / 795) in Muvatta adlı eseri. Bazı ara tırmacılar bu son eserin y rine Abdullah b. Abdurra man ed-Dârimî (öl. 255 868)nin es-Sünen adlı eser veya İbn Mâce (öl. 273 886)nin es-Sünen adh eser göstermişlerdir, bk. kütüb sitte sıhriyyet a. [Ar.\ fık. İslâ hukukunda, evlilik sonucu o şan akrabalık veya hısımlık. sıla-i rahm a. [Ar.} İslâ inançta, kan bağı veya evli sonucu oluşan akrabalık ve hısımlık bağlarını canlı tutm onlarla ilişkiyi sürdürme, on rm haklarını ve hukukunu k layıp gözetme, onlara dest olma ve yardımda bulunma, o ları sık sık ziyaret etme an mmda kullanılan terim. sır, -rrı a. [< Ar.sırr] (ç. esrâr, serâ'ir) 1. Bilinmesi ve açıklanması istenmeyen, g kalan şey, anlamında bir teri giz. 2. İnsan akimın eremed veya çözemediği olgu. 3. tas. T savvuf inancına göre, sadece lah’m bildiği veya az sayıda sanm bilebileceği ya da kav yabileceği özel bügi. 603 sırât 4. § tam. sırr-ı hâl a. (JL ^) es- tas. Hak taalânın muradınm mizî büinmesi konusu. ü’ssırr-ı istivâ a. (ljiu.1 ^ tas. am Mevlevîlikte Mevlâna’dan kaellan ve yüksek değeri olduğuaşna inanılan iki yollu şerit. yeah- sırr-ı kader a. (jji ^) tas. Al 5 / lah’ın ezelde takdir olunan rini kaderin gizliliğine vakıf ol 3 / ması durumu. rini sırr-ı lâhûtî a. (^^ >») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğan tecellinin âmî oluşumuyla ve bütün isimleilik rin arasmdaki birlikle müşaeya hede edilen sır. ma, sırrü’s-sırr a. (^Jl ^) (sırrın nlasırrı) tas. Allah’ın birliğinde koltek öz olarak bulunan gerçeklere özgü engin bilgi. onnla sırât a. [Ar.] “Yol.” anlamında olan bu söz, üstünden geçilip b. Cennete gitmek üzere Cehennem’in üzerine kurulacak olan eya çok dar ve güç geçilir köprü için gizli kullanılan terim, sırat köprüsü. im, diği Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de kırk altı ayette geçmektedir (bk. Ta M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “srt” Almaddesi). Ayrıca, “Cehennemin invra üzerine kurulmuş köprü.” anlamıyla pek çok hadiste de yer alsırât-ı müstakim 604 maktadır (.bk. Wensinck, el- Mu'cem, “srt” maddesi). s § tam. sırât-ı müstakim a. ÇuİXum Ll^^0 “Mümini geçeğe ulaştıracak doğru yol.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de otuz üç ayette geçen terim. Ebû Davud (öl. 275 / 888) un es-Sünen adlı eseri. Nesâ'î (öl. 303 / 915)nin Sünen adlı eseri. 5. Tirm (öl. 279 / 892)nin el-Câmi'ü sahîh adlı eseri. 6. İma Mâlik (öl. 179 / 795) in Muvatta adlı eseri. Bazı ara tırmacılar bu son eserin y rine Abdullah b. Abdurra man ed-Dârimî (öl. 255 868)nin es-Sünen adlı eser veya İbn Mâce (öl. 273 886)nin es-Sünen adh eser göstermişlerdir, bk. kütüb sitte sıhriyyet a. [Ar.\ fık. İslâ hukukunda, evlilik sonucu o şan akrabalık veya hısımlık. sıla-i rahm a. [Ar.} İslâ inançta, kan bağı veya evli sonucu oluşan akrabalık ve hısımlık bağlarını canlı tutm onlarla ilişkiyi sürdürme, on rm haklarını ve hukukunu k layıp gözetme, onlara dest olma ve yardımda bulunma, o ları sık sık ziyaret etme an mmda kullanılan terim. sır, -rrı a. [< Ar.sırr] (ç. esrâr, serâ'ir) 1. Bilinmesi ve açıklanması istenmeyen, g kalan şey, anlamında bir teri giz. 2. İnsan akimın eremed veya çözemediği olgu. 3. tas. T savvuf inancına göre, sadece lah’m bildiği veya az sayıda sanm bilebileceği ya da kav yabileceği özel bügi. 603 sırât 4. § tam. sırr-ı hâl a. (JL ^) es- tas. Hak taalânın muradınm mizî büinmesi konusu. ü’ssırr-ı istivâ a. (ljiu.1 ^ tas. am Mevlevîlikte Mevlâna’dan kaellan ve yüksek değeri olduğuaşna inanılan iki yollu şerit. yeah- sırr-ı kader a. (jji ^) tas. Al 5 / lah’ın ezelde takdir olunan rini kaderin gizliliğine vakıf ol 3 / ması durumu. rini sırr-ı lâhûtî a. (^^ >») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğan tecellinin âmî oluşumuyla ve bütün isimleilik rin arasmdaki birlikle müşaeya hede edilen sır. ma, sırrü’s-sırr a. (^Jl ^) (sırrın nlasırrı) tas. Allah’ın birliğinde koltek öz olarak bulunan gerçeklere özgü engin bilgi. onnla sırât a. [Ar.] “Yol.” anlamında olan bu söz, üstünden geçilip b. Cennete gitmek üzere Cehennem’in üzerine kurulacak olan eya çok dar ve güç geçilir köprü için gizli kullanılan terim, sırat köprüsü. im, diği Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de kırk altı ayette geçmektedir (bk. Ta M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “srt” Almaddesi). Ayrıca, “Cehennemin invra üzerine kurulmuş köprü.” anlamıyla pek çok hadiste de yer alsırât-ı müstakim 604 maktadır (.bk. Wensinck, el- Mu'cem, “srt” maddesi). s § tam. sırât-ı müstakim a. ÇuİXum Ll^^0 “Mümini geçeğe ulaştıracak doğru yol.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de otuz üç ayette geçen terim. Tirm (öl. 279 / 892)nin el-Câmi'ü sahîh adlı eseri. 6. İma Mâlik (öl. 179 / 795) in Muvatta adlı eseri. Bazı ara tırmacılar bu son eserin y rine Abdullah b. Abdurra man ed-Dârimî (öl. 255 868)nin es-Sünen adlı eser veya İbn Mâce (öl. 273 886)nin es-Sünen adh eser göstermişlerdir, bk. kütüb sitte sıhriyyet a. [Ar.\ fık. İslâ hukukunda, evlilik sonucu o şan akrabalık veya hısımlık. sıla-i rahm a. [Ar.} İslâ inançta, kan bağı veya evli sonucu oluşan akrabalık ve hısımlık bağlarını canlı tutm onlarla ilişkiyi sürdürme, on rm haklarını ve hukukunu k layıp gözetme, onlara dest olma ve yardımda bulunma, o ları sık sık ziyaret etme an mmda kullanılan terim. sır, -rrı a. [< Ar.sırr] (ç. esrâr, serâ'ir) 1. Bilinmesi ve açıklanması istenmeyen, g kalan şey, anlamında bir teri giz. 2. İnsan akimın eremed veya çözemediği olgu. 3. tas. T savvuf inancına göre, sadece lah’m bildiği veya az sayıda sanm bilebileceği ya da kav yabileceği özel bügi. 603 sırât 4. § tam. sırr-ı hâl a. (JL ^) es- tas. Hak taalânın muradınm mizî büinmesi konusu. ü’ssırr-ı istivâ a. (ljiu.1 ^ tas. am Mevlevîlikte Mevlâna’dan kaellan ve yüksek değeri olduğuaşna inanılan iki yollu şerit. yeah- sırr-ı kader a. (jji ^) tas. Al 5 / lah’ın ezelde takdir olunan rini kaderin gizliliğine vakıf ol 3 / ması durumu. rini sırr-ı lâhûtî a. (^^ >») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğan tecellinin âmî oluşumuyla ve bütün isimleilik rin arasmdaki birlikle müşaeya hede edilen sır. ma, sırrü’s-sırr a. (^Jl ^) (sırrın nlasırrı) tas. Allah’ın birliğinde koltek öz olarak bulunan gerçeklere özgü engin bilgi. onnla sırât a. [Ar.] “Yol.” anlamında olan bu söz, üstünden geçilip b. Cennete gitmek üzere Cehennem’in üzerine kurulacak olan eya çok dar ve güç geçilir köprü için gizli kullanılan terim, sırat köprüsü. im, diği Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de kırk altı ayette geçmektedir (bk. Ta M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “srt” Almaddesi). Ayrıca, “Cehennemin invra üzerine kurulmuş köprü.” anlamıyla pek çok hadiste de yer alsırât-ı müstakim 604 maktadır (.bk. Wensinck, el- Mu'cem, “srt” maddesi). s § tam. sırât-ı müstakim a. ÇuİXum Ll^^0 “Mümini geçeğe ulaştıracak doğru yol.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de otuz üç ayette geçen terim. İma Mâlik (öl. 179 / 795) in Muvatta adlı eseri. Bazı ara tırmacılar bu son eserin y rine Abdullah b. Abdurra man ed-Dârimî (öl. 255 868)nin es-Sünen adlı eser veya İbn Mâce (öl. 273 886)nin es-Sünen adh eser göstermişlerdir, bk. kütüb sitte sıhriyyet a. [Ar.\ fık. İslâ hukukunda, evlilik sonucu o şan akrabalık veya hısımlık. sıla-i rahm a. [Ar.} İslâ inançta, kan bağı veya evli sonucu oluşan akrabalık ve hısımlık bağlarını canlı tutm onlarla ilişkiyi sürdürme, on rm haklarını ve hukukunu k layıp gözetme, onlara dest olma ve yardımda bulunma, o ları sık sık ziyaret etme an mmda kullanılan terim. sır, -rrı a. [< Ar.sırr] (ç. esrâr, serâ'ir) 1. Bilinmesi ve açıklanması istenmeyen, g kalan şey, anlamında bir teri giz. 2. İnsan akimın eremed veya çözemediği olgu. 3. tas. T savvuf inancına göre, sadece lah’m bildiği veya az sayıda sanm bilebileceği ya da kav yabileceği özel bügi. 603 sırât 4. § tam. sırr-ı hâl a. (JL ^) es- tas. Hak taalânın muradınm mizî büinmesi konusu. ü’ssırr-ı istivâ a. (ljiu.1 ^ tas. am Mevlevîlikte Mevlâna’dan kaellan ve yüksek değeri olduğuaşna inanılan iki yollu şerit. yeah- sırr-ı kader a. (jji ^) tas. Al 5 / lah’ın ezelde takdir olunan rini kaderin gizliliğine vakıf ol 3 / ması durumu. rini sırr-ı lâhûtî a. (^^ >») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğan tecellinin âmî oluşumuyla ve bütün isimleilik rin arasmdaki birlikle müşaeya hede edilen sır. ma, sırrü’s-sırr a. (^Jl ^) (sırrın nlasırrı) tas. Allah’ın birliğinde koltek öz olarak bulunan gerçeklere özgü engin bilgi. onnla sırât a. [Ar.] “Yol.” anlamında olan bu söz, üstünden geçilip b. Cennete gitmek üzere Cehennem’in üzerine kurulacak olan eya çok dar ve güç geçilir köprü için gizli kullanılan terim, sırat köprüsü. im, diği Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de kırk altı ayette geçmektedir (bk. Ta M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “srt” Almaddesi). Ayrıca, “Cehennemin invra üzerine kurulmuş köprü.” anlamıyla pek çok hadiste de yer alsırât-ı müstakim 604 maktadır (.bk. Wensinck, el- Mu'cem, “srt” maddesi). s § tam. sırât-ı müstakim a. ÇuİXum Ll^^0 “Mümini geçeğe ulaştıracak doğru yol.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de otuz üç ayette geçen terim. Bilinmesi ve açıklanması istenmeyen, g kalan şey, anlamında bir teri giz. 2. İnsan akimın eremed veya çözemediği olgu. 3. tas. T savvuf inancına göre, sadece lah’m bildiği veya az sayıda sanm bilebileceği ya da kav yabileceği özel bügi. 603 sırât 4. § tam. sırr-ı hâl a. (JL ^) es- tas. Hak taalânın muradınm mizî büinmesi konusu. ü’ssırr-ı istivâ a. (ljiu.1 ^ tas. am Mevlevîlikte Mevlâna’dan kaellan ve yüksek değeri olduğuaşna inanılan iki yollu şerit. yeah- sırr-ı kader a. (jji ^) tas. Al 5 / lah’ın ezelde takdir olunan rini kaderin gizliliğine vakıf ol 3 / ması durumu. rini sırr-ı lâhûtî a. (^^ >») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğan tecellinin âmî oluşumuyla ve bütün isimleilik rin arasmdaki birlikle müşaeya hede edilen sır. ma, sırrü’s-sırr a. (^Jl ^) (sırrın nlasırrı) tas. Allah’ın birliğinde koltek öz olarak bulunan gerçeklere özgü engin bilgi. onnla sırât a. [Ar.] “Yol.” anlamında olan bu söz, üstünden geçilip b. Cennete gitmek üzere Cehennem’in üzerine kurulacak olan eya çok dar ve güç geçilir köprü için gizli kullanılan terim, sırat köprüsü. im, diği Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de kırk altı ayette geçmektedir (bk. Ta M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “srt” Almaddesi). Ayrıca, “Cehennemin invra üzerine kurulmuş köprü.” anlamıyla pek çok hadiste de yer alsırât-ı müstakim 604 maktadır (.bk. Wensinck, el- Mu'cem, “srt” maddesi). s § tam. sırât-ı müstakim a. ÇuİXum Ll^^0 “Mümini geçeğe ulaştıracak doğru yol.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de otuz üç ayette geçen terim. İnsan akimın eremed veya çözemediği olgu. 3. tas. T savvuf inancına göre, sadece lah’m bildiği veya az sayıda sanm bilebileceği ya da kav yabileceği özel bügi. 603 sırât 4. § tam. sırr-ı hâl a. (JL ^) es- tas. Hak taalânın muradınm mizî büinmesi konusu. ü’ssırr-ı istivâ a. (ljiu.1 ^ tas. am Mevlevîlikte Mevlâna’dan kaellan ve yüksek değeri olduğuaşna inanılan iki yollu şerit. yeah- sırr-ı kader a. (jji ^) tas. Al 5 / lah’ın ezelde takdir olunan rini kaderin gizliliğine vakıf ol 3 / ması durumu. rini sırr-ı lâhûtî a. (^^ >») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğan tecellinin âmî oluşumuyla ve bütün isimleilik rin arasmdaki birlikle müşaeya hede edilen sır. ma, sırrü’s-sırr a. (^Jl ^) (sırrın nlasırrı) tas. Allah’ın birliğinde koltek öz olarak bulunan gerçeklere özgü engin bilgi. onnla sırât a. [Ar.] “Yol.” anlamında olan bu söz, üstünden geçilip b. Cennete gitmek üzere Cehennem’in üzerine kurulacak olan eya çok dar ve güç geçilir köprü için gizli kullanılan terim, sırat köprüsü. im, diği Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de kırk altı ayette geçmektedir (bk. Ta M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “srt” Almaddesi). Ayrıca, “Cehennemin invra üzerine kurulmuş köprü.” anlamıyla pek çok hadiste de yer alsırât-ı müstakim 604 maktadır (.bk. Wensinck, el- Mu'cem, “srt” maddesi). s § tam. sırât-ı müstakim a. ÇuİXum Ll^^0 “Mümini geçeğe ulaştıracak doğru yol.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de otuz üç ayette geçen terim.
devâvînü’s-sitte
Hadis biliminde, Buhârî ve Müslim’in “el- Câmi'ü’s-Sahîh” adlı kitapları, Ebû Dâvud, Nesâ'î, Tirmizî ile İbn Mâce’nin “Sünen” adlı kitapları için kullanılan terim. Bunların hepsi altı eser etmektedir.
kütübü’t-tis'a
Hadis bilimin Jl de, Buhârî ile Müslim’in “el- Câmi’u’s-Sahîh” adlı aynı eserleri yanmda Ebû Dâvud, a. Nesâ’î, îbn Mâce, Dârimî ve s Tirmizî’nin yine aynı adlı s “Sünen” kitapları ile İmam h” Mâlik’in “el-Muvatta” adlı a kitabı, yani dokuz hadis kitae, bı. bk. kütüb-i tis'a e
kütübü’l-hamse
bk. hamse kütübü’s-seba'a ç.a (uıJlui) (yedi kitap) Hadis biliminde, Buhârî ile Müs lim’in “el-Câmi’u’s-Sahîh” adlı aynı eserleri yanında Ebû Dâvud, Nesâ'î, İbn Mâce Dârimî ve Tirmizî’nin yine 423 kütübü’t-tis'a l. aynı adh “Sünen” kitapları lı için, yani yedi hadis kitabı
sülüs
Sözlük anlam “üçte bir” olan bu terim, İslâ hat sanatmda ağzı 3 mm. gen 611 sünen liğindeki kamış kalemlerle yazılan yazı türü. hu § tam
seb'a
Gu^) [Ar.] (yedi kitap) Ruhânî ve kutsal sayılan üç sa sı ile cismânî sayılan dört sa smm birleşmesinin ifadesi ol yedi sayısı. 2. Hadis bilim de, Buhârî ile Müslim’in “ Câmi'ü’s-Sahîh” adlı kitapl ile Ebû Dâvûd, Nesâ'î, Tirmizî nda İbn Mâce’nin “es-Sünen” adh ta eserleri ve Ahmed b. Hanbel’in gi “el-Müsned”i için kullanılan orte tak terim. nca § tam
HAKİKİ HİZMET EHLİ VE ONA BENZEYENLER
Avârifü’l-Maârif · 11. bölüm · Allahu Teâlâ, Hz. Dâvud’a (as) şöyle vahyetmiştir: “Ya Dâvud! Beni taleb eden (benim rızâmın peşine düşen) birisini gördüğün zaman, ona hizmetçi ol.” Hakk yolunda gidenlere hizmet
RIBAT VE TEKKELERDEKİ SÛFİLERİN ÖZELLİKLERİ
Avârifü’l-Maârif · 15. bölüm · Bil ki; rıbat ve tekkelerin (mânevi bir eğitim müessesesi olarak) te’sisi, hidayet üzerindeki İslâm ümmetinin bir süsü (iftihar tablosudur). Rıbat ve tekkelerde yaşayan sûfilerin,
SEMÂ HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞÜ
Avârifü’l-Maârif · 22. bölüm · Allahu Teâlâ buyurmuştur ki "Sözü dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! Onlar Allah’ın hidâyete ulaştırdığı kimselerdir. Ve onlar, gerçek akıl sahipleridir.” (Zümer (39),
SÛFİLERİN AHLÂKI
Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo
ABDESTİN EDEB VE SIRLARI
Avârifü’l-Maârif · 34. bölüm · Abdeste başlarken, önce misvak kullanmalıdır. Bu konuda, Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî’nin, bize, Zeyd b. Halid el-Cühenî’den rivâyet ettiği bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a
YEMENİN FAYDA VE ZARARLARI
Avârifü’l-Maârif · 42. bölüm · Sûfinin niyetinin güzelliği, maksadının sağlamlığı, ilminin derinliği ve amellerdeki edebe tam riâyeti sâyesinde, âdet gibi görülen işleri ibâdet olur. Sûfi, bütün vaktini ve hayat
GECE İBÂDETİNİN TAKSİMİ
Avârifü’l-Maârif · 48. bölüm · Allahu Teâlâ, gece ibadeti hakkında buyurmuştur ki: “Onlar, geceyi Rableri için secde ve kıyamda geçirirler." (Furkan (25), 64.) “İşledikleri salih amellere mükâfaat olarak onlar i
ALLAH İÇİN KARDEŞLİĞİN SORUMLULUKLARI
Avârifü’l-Maârif · 54. bölüm · Allahu Teâlâ, kardeşliğin hedefi ve edebi hakkında buyurmuştur ki: ‘‘İyilik ve takvâ hususunda birbirinizle yardımlaşınız.” (Mâide (5), 2.) Bir diğer âyette de şöyle buyurmuştur: “
Sayfalar 333–340
Muzaffer Ozak Külliyatı · HAZRET-i PIR NUREDDIN-iL CERRAHI KUDDİSE SIRRAH-ÜL FETTAHININ EVRÂD-I ŞERIFİ DUASIDIR. Allahım! Hz. Muhammed'e ve âline rahmet ve in'am, bereket ve ihsan, selâm ve senâ buyur. Nası
Sayfalar 739–746
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bir hususu daha hatırlatalım: Mâ'sumur sol kulağına okunan kamette KAD KAMET-İS-SALAH ibaresi iki yerine dört defa tekrarlanacak olursa, yavrunun ÜMMÜ SUBYAN denilen mâ'nevi illett