ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
13 sonuç · “Ruhsat”
01Ruhsat
Kolaylık, belli mazeretler sebebiyle bazı dini hükümlerin hafifletilmiş olarak uygulanması. tas. Dini hükümlerin hafif ve cevaz esası dahilinde uygulanması. Süfiler dini hükümleri ruhsat ve cevaz dairesinde değil, azimet ve kemal dairesinde ifa ederler. Onun için ehl-i ruhsat değil, ehl-i azimettirler. Havassin ruhsat ve tevile yönelmeleri haklarında fitne vesilesi olur. Mürit için en zararlı şey, nefsine karşı müsamahalı davran- ması, ruhsat yolunu tutması ve tevilleri kabul etmesidir. Ruhsat ve tevillerden kaçınmak tasavvufta esastır. Tasavvuf çileyi ve mücâhedeyi esas aldığından ruhsat ve tevilden kaçınarak ihtiyata en uygun olanı yapar (sL 141). Sûfî kolay olana değil, zor olana talip olur; tasavvuf zor bir yoldur; fakat hakiki süfiler halkın ruhsatla amel etmesine asla karşı olmaz. Rum erenleri-Rum abdalları Anadolu'nun fethini takip eden çağlarda doğudan, özellikle Horasan'dan Anadolu'ya gelen dervişler. SL Rüya —— Rum abdalları gelir Ali dost deya Hırka giyer aba deyü post deya Kaygusuz Abdal
SÛFÎ OLMADIKLARI HALDE SÛFÎLERE NİSBET EDİLENLER
Avârifü’l-Maârif · 9. bölüm · Kendilerini bazen “Kalenderi” bazen de “Melâmetî” diye isimlendiren bir grup, sûfiler arasında zikredilmektedir. Az önceki bölümde melâmetînin hâlini zikrettik. Onların hâlinin şer
RIBAT VE TEKKELERDEKİ SÛFİLERİN ÖZELLİKLERİ
Avârifü’l-Maârif · 15. bölüm · Bil ki; rıbat ve tekkelerin (mânevi bir eğitim müessesesi olarak) te’sisi, hidayet üzerindeki İslâm ümmetinin bir süsü (iftihar tablosudur). Rıbat ve tekkelerde yaşayan sûfilerin,
SEFERİN (YOLCULUĞUN) FARZLARI VE FAZİLETLERİ
Avârifü’l-Maârif · 17. bölüm · Önce şunu belirtelim ki; seferin fıkhî durumu ve hükümleri fıkıh kitaplarında genişçe açıklanmıştır ve kitabımız aslen bu konular için yazılmamıştır. Fakat biz, teberrüken bu konud
SEFERDEN DÖNME ÂDABI.
Avârifü’l-Maârif · 18. bölüm · Sûfi, seferden döndüğü zaman, seferin meşakkatlerinden Allah Teâlâ’ya sığındığı gibi, ikâmet hâlindeki âfetlerden de O’na sığınması gerekir. Bu hususta, hadis-i şerifte şöyle bir d
SÛFİLERE GÖRE EVLİLİK VE BEKARLIK
Avârifü’l-Maârif · 21. bölüm · Sûfi, Allah için bekarlığı tercih ettiği gibi; Allah için de evliliğe adım atar. Bekarlığın bir maksat ve dönemi olduğu gibi, evliliğin de bir gaye ve zamanı vardır. Sâdık bir müri
SEMÂ HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞÜ
Avârifü’l-Maârif · 22. bölüm · Allahu Teâlâ buyurmuştur ki "Sözü dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! Onlar Allah’ın hidâyete ulaştırdığı kimselerdir. Ve onlar, gerçek akıl sahipleridir.” (Zümer (39),
Sayfalar 9–16
Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny
Sayfalar 17–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır. Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kul
Sayfalar 96–105
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve felâketlere ma'ruz kalır mı idik? Artık, ilelebet burada kalacak, bu korkunç azabı tadarak yanacağız. Bizi sen idlâl ettin, hak yolundan sen alıkoydun, ebedî saadetten mahrum et
Sayfalar 116–122
Muzaffer Ozak Külliyatı · la iftihar eden islâm velilerine muhabbet etmektedirler. Evliyâ' ullahın hayat hikâyelerini ve menkıbelerini okuyarak onların ahlâklarıyla ahlâklanmağa heves edenlerin sayısı hergü
Sayfalar 155–160
Muzaffer Ozak Külliyatı · bur ve muztar kalmadıkça kimseye kıymadık. Oysa, insan kılıgında yaratılan bu hayâsızlar, hemcinslerinin hayâ duygularına insafsızca kıyarak, bizlerden çok aşağılık olduklarını isp
Sayfalar 181–188
Muzaffer Ozak Külliyatı · 1) Hulûs-u niyyet: Hâlis ve saf bir niyyet sahibi olmak. 2) Ulûvvü himmet: Candan ve gönülden üstün ve yüce bir gayret ve faaliyet göstermek. 3) Sabır ve mukavemet... Innemel-â'mâl