Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

20 sonuç · “Papa

01
Şahsiyet

Hüsâm el-Kadı

Hüsâm el-Kadı (ö. 961/1554), Siroz'da müderrislikten kadılığa geçen; İstanbul'da medrese ve mescit yaptıran Osmanlı hukukçusudur.

02
Sözlük

Papa

Katolik mezhebine mensûb hıristiyanların en yüksek rûhânî (dînî) lideri. Atalar atası mânâsına gelen papa, Roma'da bulunur. Îsâ aleyhisselâmın dînini yaymak için seçtiği on iki havârîden mürted olan (dinden çıkan) Yehûda (Judas) ilk papa olarak kabûl edilir. Aynı zamanda Roma piskoposu olan papanın aldığı kararlarda yanılmaz olduğuna inanılır. Papa, kardinaller meclisi tarafından seçilir. Bugün papa, Vatikan sarayında bir hükümdâr gibi hareket etmektedir. Papaya bu hakkın tanınması, 1870'de İtalya birliğinin kurulup Roma'nın ele geçirilmesinden sonra olmuştur. Papaların hıristiyan devletleri üzerindeki siyâsî otoriteleri kalkmakla berâber, halka te'sir etmede ve kilise adına vergi toplamadaki te'sirleri devâm etmektedir. Lüks bir hayat yaşayan papanın ve papalığın masrafları hıristiyan halkından toplanan kilise vergisi ile karşılanmaktadır. (Yeni Rehber Ansiklopedisi) Orta çağda hıristiyanlık dîni, papaların oyuncağı hâline geldi. Papalar istemediği her kişiyi dinden aforoz ediyor, istediğini affediyor, para karşılığı Cennet'ten arsa satıyorlardı. Engizisyon mahkemelerinde binlerce insanı aforoz ettikten sonra işkenceyle öldürtüyorlardı. Papalar, makamlarını kuvvetlendirmek ve servetlerini artırmak için akıl almaz yollara baş vurdular. Galile, Kopernik, Newton dünyânın döndüğünü İslâm âlimlerinin yazdığı kitablardan öğrenip söyleyince, bu sözleri suç sayıldı. Galile, papa tarafından aforoz edildi. (Harputlu İshâk Efendi) Hıristiyanlar Îsevîlik (Nasrâniyyet) dîninin esâsını değiştirdiler. Papayı günâhsız kabûl ettiler. Papazlara günâh çıkarmak gibi yetki verdiler. İnsanların günahkâr olarak doğduklarını iddiâ ettiler. Teslis yâni üçlü tanrı sistemini kabûl ettiler. Üçlü tanrı inanışına karşı çıkan papalar oldu. Meselâ Papa Honorius hiçbir zaman üçlü tanrı sistemi olan teslisi kabûl etmediği için, öldükten kırk sekiz sene sonra İstanbul'da toplanan Sinod (rûhânî meclis) tarafından resmen lânetlenmiştir. (El-Hâc Abdullah bin Destan Mustafa) Papaların arasından çok korkunç câniler çıktı. Bunlardan biri olan papa Borjiya (Borgia), düşmanlarını ve bunların arasında bulunan din adamlarını türlü türlü zehirlerle öldürdü, mallarını gasb etti. Her türlü rezâleti işledi. Kız kardeşi ile karı koca hayâtı yaşadı. Bütün bunlara rağmen, mukaddes ve günahsız sayıldı. (Şemseddîn Sâmi, Yeni Rehber Ansiklopedisi)

03
Sözlük

Papaz (papas)

Hıristiyan din adamlarına verilen ad. Akıldan ve ilimden mahrûm olan papazlar, İslâm dînine ve onun yüce peygamberine karş ı korkunç iftirâ yapıp yalanlar uydurdular. İslâm âlimleri, papazlarla yaptıkları çeşitli münâzaralarda onları cevap veremez hâle getirdiler. Hıristiyanlar içinde de papazların zulümlerine, akıl ve mantıktan uzak inanışlarına isyân edenler çıktı. Luther ismindeki papaz, papaya isyân etti. İncîl'i Almanca'ya tercüme etti. İncîl'de bulunmayan; papazların evlenmesi, evlenenlerin bir daha ayrılmaması, günâh çıkarmak ve haça tapmak gibi hususları hıristiyanlık dîninden çıkardı. Böylece protestan denilen başka bir hıristiyan mezhebi ortaya çıktı. (Rahmetullah Efendi) Roma kilisesi diğer din mensublarını ve vahşi kavimleri hıristiyanlaştırarak nüfûzunu artırmak için dünyânın her tarafında husûsî katolik mektebleri kurdu. Hıristiyanlığı duyurmak ve yaymak için misyoner ismini verdikleri çok müteassıb (yanlış inanışlarında ısrâr eden) papazlar yetiştirdi. Bu papazlar gittikleri yerlerde câhilleri aldattılar. Anayı kızının, oğulu babasının aleyhine kışkırtarak birbirlerine düşman ettiler. (Harputlu İshâk Efendi)

04
Mekân

Fatih Çarşamba (konağı)

İstanbul · Türkiye · Papasoğlu Medresesi'nin karşısında satın aldığı konak; 1833-1843 arasında irşadını burada sohbet meclisleriyle sürdürdü. Ahmed Cevdet Paşa'nın komşu olarak anlattığı konak budur. İlişkili kişi dosyası Kuşadalı İbrâhim Efendi : Kuşadalı İbrâhim Efendi (1774–1846), Şâbâniyye'nin Çerkeşiyye hattından doğan İbrâhimiyye kolunun pîri; tekke ve kıyafet yerine sohbeti, iç terbiyeyi ve mânaya yönelişi öne çıkaran Osmanlı sûfîsidir.

05
Mekân

Ammûriye (Amorion)

Afyonkarahisar · Türkiye · Hıristiyanlık öğrendiği son durak; buradaki papaz ölüm döşeğinde ona son peygamberin alâmetlerini haber verdi. İlişkili kişi dosyası Selmân-ı Fârisî : Selmân-ı Fârisî (ö. 36/656 [?]), hakikat arayışı İran’dan Hicaz’a uzanan, Hendek Gazvesi’ndeki teklifi ve Medâin valiliğindeki zâhid yaşayışıyla tanınan sahâbîdir.

06
Mekân

Papas-zâde Mustafa Çelebi Dergâhı

İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Papas-zâde Mustafa Çelebi Dergâhı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Şeyh Hüseyin Efendi.

07
Mekân

Sa‘dî Âsitânesi / Papaszâde Mustafa Çelebi Dergâhı

İstanbul · Türkiye · Tarihî işlev 1714'te Abdüsselâm eş-Şeybânî'ye verilen, İstanbul Abdüsselâmiyye/Selâmiyye post merkezidir. Kuruluş, kol aidiyeti, post değişimi, mimari yenileme ve güncel durum ayrı dönemler halinde değerlendirilir.

08
Makale

Kādiriyye'nin Sınır Kayıtları

Ayrıntılı kaynakları sınırlı dört Kādirî adlandırmayı güven düzeyleri ve ad karışıklıklarıyla açıklayan editoryal dosya.

09
Eser

Sayfalar 35–40

Muzaffer Ozak Külliyatı · tahhar olan âşıkı sadıklar! Eğer Allah ve Resûlüne iyman edip, Allah ve Resûlünü her şeyimizden ziyade severek îymanımızı kemale eriştirdi isek, hak yolunda da herşeyimizi fedaya h

10
Eser

Sayfalar 41–47

Muzaffer Ozak Külliyatı · Esteizü billâh: « Ve yetûfu aleyhim vildanün muhalledüne iza reeytehüm hasibtehüm lü'lüen men süra» sadakallahulaziym. Insan sûresi: 19-20 Meâli şerifi: «Cennet ehlinin etrafında h

11
Eser

Sayfalar 69–77

Muzaffer Ozak Külliyatı · Hasan-ül-Basri, kendisine iyman telkin ve kelime-i şehadeti talim için yanına yaklaştığında, hasta adam büyük bir neş'e ve sürûr içinde konuştu: — Yâ Hasan! Sen sus... Dur ve bekle

12
Eser

Sayfalar 88–95

Muzaffer Ozak Külliyatı · şeylemiştir. Binaenaleyh, islâm dininin bu iki yüce şahsiyetine hürmet ve riayet etmek, ümmet-i Muhammed'den olan her kişi için vâciptir. HATENEYN, yani, Hz. Osman-ı Zin-nûreyn ve

13
Eser

Sayfalar 88–95

Muzaffer Ozak Külliyatı · -- Yâ Resûl.. Benim dostlarım da on sınıf kimsedir: Birincisi, zâlim hükümdar ve beylerdir, halkın üzerine âmir olanlardır. Ikinci dostlarım, kibirlilerdir. Üçüncüsü, zâlimlere uşa

14
Eser

Sayfalar 110–115

Muzaffer Ozak Külliyatı · dir. Dünya zorluğu mukabilinde, dünya ve âhiret kolaylığını ihsan buyurur. Hastalık karşılığı sıhhat ve âfiyyet veya günaha kefaret yahut derecâta nailiyyet kolaylığı verilir. Küfü

15
Eser

Sayfalar 103–108

Muzaffer Ozak Külliyatı · lle çalınan ve gösterilen istidrâclar ise ruhânî ve kameridir. Nasıl ki, ay nurunu güneşten alıyorsa, gayr-i müslimlerden zuhur eyleyen olağanüstü haller de Hak velilerinden aldıkl

16
Eser

Sayfalar 166–172

Muzaffer Ozak Külliyatı · Innallâh'ester& min-el-mü miniyne enfüsehüm ve emv&lehum bi-enne le hüm-ül-cenneh yukatilûne fi sebilillahi fe-yaktülüne ve yuktelûne vâ'den aleyhi hakkan fit-Tevrati vel-inciyli v

17
Eser

Sayfalar 173–180

Muzaffer Ozak Külliyatı · Infiri nıfafen ve sıkalen ve câhidû bi-emvaliküm ve enfüsiküm fi sebilillâh zâliküm hayrün leküm in küntüm ta'lemün. Et-Tövbe: 41 (Sizler, gerek hafif ve gerek ağırlıklı olarak kuv

18
Eser

Sayfalar 177–184

Muzaffer Ozak Külliyatı · - 177.gösterici, nuru evvel. bâ'si sonra Muhammed Mustafa. Müctebâ. Mürtezâ, Fe-kabe kavseyn-i ev-edna. Taki. Naki. Kureyşiyyül-Hâşimiyyül-Arabi, Mekki, Medeni. Haseneynil-ahseneyn

19
Eser

Sayfalar 196–203

Muzaffer Ozak Külliyatı · Melekler, onun bu isteğinin pek büyük olduğunu gördüler ve: — Yâ Rab!.. Cennete ve nezd-i ilâhinde bir ev istiyormuş, dediler. Allahu sübhanehu ve tealâ buyurdu: — Âsiye kuluma ist

20
Eser

Sayfalar 218–224

Muzaffer Ozak Külliyatı · Ab-ı rûy-i Habib-i ekrem için, Kerbelâ'da dökülen dem için, Şeb-i firkatte ağlayan göz için, Râh-i aşkında sürülen yüz için, Eyle yâ Rab!.. lûtfunu hem-râh... Bakma yâ Rab!.. bizim