Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

22 sonuç · “Medeniyye

01
Kol

Medeniyye

Muhammed Hasan Zâfir el-Medenî ve Zâfir ailesiyle Trablusgarp, İstanbul ve başka merkezlere yayılan kol.

02
Şahsiyet

Muhammed Hasan b. Hamza Zâfir el-Medenî

Muhammed Hasan b. Hamza Zâfir el-Medenî (ö. 1847), Medine eşrafından bir aileye mensup olup Mağrib’de Mevlây el-Arabî ed-Derkāvî’ye bağlanan ve Trablusgarp merkezli Medeniyye kolunu kuran Şâzelî şeyhidir.

03
Şahsiyet

Muhammed Zâfir el-Medenî

Muhammed Zâfir el-Medenî (1829-1903), Medeniyye'nin kurucusu Muhammed Hasan'ın oğlu ve halifesi; Trablusgarp'tan İstanbul'a uzanan irşad ağı ile Ertuğrul Tekkesi çevresinin şeyhidir.

04
Sözlük

Medeniyyet

Memleketleri îmâr edip, insanları râhat ve huzûra kavuşturmak. Medeniyyet; tâmir-i bilâd ve terfih-i ibâddır, yâni beldeleri îmâr etmek, binâlar, fabrikalar yaparak, memleketleri kalkındırmak ve fenni ve her çeşit gelirleri milletlerin hürriyetleri, râhat ve huzûr içinde yaşamaları için kullanmak demektir. Bütün insanları rûh, düşünce ve beden bakımlarından râhat yaşatmaktır. Medeniyet, yalnız ilim ve fen demek değildir. İlim ve fen, medeniyyet için, ancak bir âlet bir vasıtadır. İlimde, fende çok ileri olan milletlere, fen vâsıtalarını ne yolda kullandıklarını incelemeden medenî demek büyük gaflettir. Pek yanlıştır. Fabrikaların, motorlu vâsıtaların, gemi, tayyâre, atom cihazlarının çok olması, gözleri kamaştıran yeni buluşların artması, medeniyeti ve medenî olduklarını göstermez. Bunları medeniyet sanmak her silâhlıyı gâzi, mücâhid sanmaya benzer. Mücâhid olmak için en yeni harp vâsıtalarına mâlik olmak lâzımdır, fakat, bunlara mâlik olan, eşkıyâlık da yapabilir. Medenî insan ve medeniyyet sâhibi toplum olmak için İslâmiyet; îmân, ibâdet, iş, ahlâk ve cemiyet hayâtında uyulması gereken her şeyi bildirmiştir. Bunlar; Allahü teâlânın bildirdikleri, Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmın öğrettikleri, Eshâb-ı kirâmın naklettikleri ve İslâm âlimlerinin açıkladıklarıdır. İnsanlığın bunaldığı her şeyin, çözüm ve çâresi bunların içinde vardır. (İmâm-ı Rabbânî)

05
Sözlük

Medeniyye

Derkâve tasavvuf okulunun Misurata’daki Trablusgarb kolu.

06
Mekân

Hasîrîzâde Dergâhı

İstanbul · Türkiye · İstanbul’daki en meşhur Sa‘dî dergâhlarından biri olan bu tekkenin son şeyhidir. 1880’den 1925’e kadar burada şeyhlik yapmış, Mesnevî, şemail, hadis ve dinî ilimleri okutmuş; II. Abdülhamid’in iradesiyle 1887’de yeniden inşa edilen binaların mimarlığını da kendisi üstlenmiştir.

07
Mekân

Hasîrîzâde Dergâhı ile Mahmud Ağa Camii arasındaki hazîre

İstanbul · Türkiye · 3 Ocak 1927 Pazartesi günü vefat ettiğinde, tekkesiyle Mahmud Ağa Camii arasındaki hazîreye defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Hasîrîzâde Muhammed Elîf Efendi : Hasîrîzâde Muhammed Elîf Efendi (1850–1927), Sütlüce Sa‘dî Dergâhı’nın şeyhi; Mesnevî ve Şemâil dersleri, çoklu icazetleri, Meclis-i Meşâyih reisliği ve eserleriyle son dönem İstanbul tasavvuf hayatının güçlü âlimlerinden biridir.

08
Mekân

Ertuğrul Tekkesi

İstanbul · Türkiye · II. Abdülhamid döneminde Yıldız çevresinde inşa edilen Ertuğrul Tekkesi, Muhammed Zâfir el-Medenî ve Medeniyye-Şâzeliyye çevresinin İstanbul’daki başlıca merkezidir. Yapıyla ilişkili kişi Muhammed Zâfir el-Medenî (1829-1903), Medeniyye'nin kurucusu Muhammed Hasan'ın oğlu ve halifesi; Trablusgarp'tan İstanbul'a uzanan irşad ağı ile Ertuğrul Tekkesi çevresinin şeyhidir. Kayıt, Muhammed Zâfir el-Medenî’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.

09
Makale

Şâzeliyye’nin kolları: Cezûliyye’den Derkāviyye ve Senûsiyye’ye

Farklı yüzyıl ve coğrafyalarda oluşan şubeleri tek çizgiye indirmeyen karşılaştırmalı kol haritası.

10
Makale

Şâzeliyye’nin İstanbul’daki izi ve Ertuğrul Tekkesi

Muhammed Zâfir el-Medenî, II. Abdülhamid ve geç Osmanlı İstanbul’undaki sınırlı fakat etkili Şâzelî çevresi.

11
Eser

Sayfalar 141–148

Muzaffer Ozak Külliyatı · dirler. Günümüzde, müslüman geçinenlerin çoğu, zâhiri taharete dikkat ve riayet etmekte ve fakat bâtını temizliğe hiç mi hiç önem vermemekte ve hattâ bunu umursamamaktadır. Bazılar

12
Eser

Sayfalar 152–158

Muzaffer Ozak Külliyatı · rur ve bunları da Allah yolunda savaşan gazilere verirdi. Dünya zevklerinden hiç hoşlanmaz ve haz almaz, bu fâni âlemde Allah ve Resûlüne lâyık olmaya ve milletini özellikle hristi

13
Eser

Sayfalar 156–165

Muzaffer Ozak Külliyatı · gözleriyle görerek (El'aman yâ Rab!..) feryadına başlamış, ellerini ısıran, göğüslerini döven, şefaatten mahrum kalan, hüsran ve nedamet içinde bulunan (Vâ hasretâ... Vâ esefâ...)

14
Eser

Sayfalar 166–172

Muzaffer Ozak Külliyatı · lâ'nın fazl-ü keremiyle bunca ni'met ve devlete, ihsan ve inayete mazhar oldum. O halde, sen de babanın meslek ve meşrebine gir, dinine, peygamberine, Allahına sıkı sıkıya bağlan k

15
Eser

Sayfalar 211–217

Muzaffer Ozak Külliyatı · mağa çalışalım. Anladıklarımızı da değerlendirıneğe alışalım. Birbirimizi aldatmayalım ve itirat edelim ki, düşmanlarımız bize nazaran çok ama pek çok çalışıyorlar. Bu çalışmaların

16
Eser

Sayfalar 275–287

Muzaffer Ozak Külliyatı · hayret ve durgunluk verecek şekilde halk ve icat eden Aliahim... Ey daima diri, mahlükatının korunup kollanmasına kaim, ey celâl, azamet ve ikram sahibi Allahim... Ulûhiyyetinin az

17
Eser

Sayfalar 248–254

Muzaffer Ozak Külliyatı · saç bırakırlardı. Zira, düşmanın âdetini bilirler ve şehitlik rütbesini ihraz ettikleri zaman, zâlimler kulak ve burunlarını keserlerken, kirli ellerini vücutlarına sürmemeleri içi

18
Eser

Sayfalar 255–261

Muzaffer Ozak Külliyatı · sisin. Onun için sana sığınıyor ve yalvarıyorum, oğlumu kurtar!.. demişti. Kanuni Sultan Süleyman Han; bunun üzerine Charles Quint'e haber göndermiş ve: — Kulaklarımızın dibinde to

19
Eser

Sayfalar 256–263

Muzaffer Ozak Külliyatı · şahitlik eden dört mel'un, zenci köle, borcundan halâs ederek teşhir olunmak zillet ve mahcubiyetinden kurtardığı halde lasallût eden ve onu gemicilere satan sahtekâr, gözlerini ka

20
Eser

Sayfalar 270–276

Muzaffer Ozak Külliyatı · ederken, katlolunmayı, sonra tekrar dirilmeği, tekrar katlolunmayı ve tekrar dirilmeyi diler ve defalarca şehit düşmeyi isterdim. Şehitlik rütbesini ihraz etmeğe bu derece arzu ve

21
Eser

Sayfalar 347–352

Muzaffer Ozak Külliyatı · daha iyi duydukları bu Hadis-i şerif ile sabit iken, Diyanet İşleri Başkanlığının Allahın velilerine nasıl dili varıp ta ÖLÜ diyebildigi cidden şaşılacak ve acınacak bir haldir. Di

22
Eser

Sayfalar 343–349

Muzaffer Ozak Külliyatı · edebilecek miydin? Senin yerine ben cevap vereyim: HAYIRI.. Aziz bir dine mensup bulunuyorsun, ne yazık ki dinin hakkında en iptidaî malümatın dahi yok.. Anandan babandan duyduklar