Ara
Menü

Muhammed Zâfir el-Medenî

Muhammed Zâfir el-Medenî (1829-1903), Medeniyye'nin kurucusu Muhammed Hasan'ın oğlu ve halifesi; Trablusgarp'tan İstanbul'a uzanan irşad ağı ile Ertuğrul Tekkesi çevresinin şeyhidir.

Doğum
1829
Vefat
1903
Unvan
Şâzelî-Medenî şeyhi ve Ertuğrul Tekkesi'nin irşad merkezi

Mısrâte'de yetişmesi

Şubat 1829'da Trablusgarp'ın Mısrâte kasabasında doğdu. Dedesi Medine eşrafından Hamza Zâfir, babası ise Şâzeliyye'nin Derkāviyye koluna mensup Muhammed Hasan el-Medenî'dir. Dinî ilimleri babasından okudu; Tunus ve Cezayir'e gitti, ardından Mısır üzerinden Medine'ye geçerek iki yıl burada kaldı.

Medeniyye şeyhliği

Medeniyye kolunun kurucusu olan babasına intisap edip hilâfet aldı. Babasının 1263/1847'de vefatından sonra irşad görevini üstlendi. Medeniyye bu dönemde Trablus, Tunus, Fizan, Mısır, Suriye ve Hicaz'da yayıldı. Dolayısıyla Muhammed Zâfir kolun kurucusu değil, kurucu pîrin oğlu ve İstanbul'daki en görünür temsilcisidir.

İstanbul'a gelişi

Kardeşi Hamza Zâfir ve Mahmud Nedim Paşa'nın tavsiyesiyle 1870'te İstanbul'a davet edildi; Osmanlı ileri gelenleri ve Şehzade Abdülhamid ile tanıştı. Unkapanı'ndaki Balmumcu Tekkesi çevresinde bir süre kaldıktan sonra Medine ve Mısrâte'ye döndü. 1875 veya 1876'da ikinci defa İstanbul'a geldi ve II. Abdülhamid'in himayesinde hayatının sonuna kadar burada kaldı.

Ertuğrul Tekkesi ve kamusal ağı

Balmumcu Tekkesi yenilendi; Beşiktaş Serencebey'de cami-tevhidhâne, selâmlık, harem ve misafirhaneden oluşan Ertuğrul Tekkesi yaptırıldı. Tekke, Kuzey Afrika, Mısır, Suriye ve Hicaz'dan gelen ziyaretçilerin ağırlandığı dinî ve diplomatik bir temas merkezine dönüştü. Şeyhin II. Abdülhamid ile ilişkisine dair intisap ve siyasî nüfuz rivayetleri kaynaklarda farklı biçimlerde aktarılır; bunlar kesinliği aşan tek bir anlatıya dönüştürülmemiştir.

Eserleri

el-Envârü'l-kudsiyye fî tenzîhi turukı'l-kavmi'l-aliyye Şâzeliyye'yi ve tarikat anlayışını ele alır; saraya sunulan nüshasının önemli bir kısmı Türkçe, devamı Arapça'dır. en-Nûrü's-sâtı‘ ve'l-burhânü'l-kātı‘ daha sonra Türkçeye Şâzeliyye Tarikatının Esasları adıyla çevrildi. Bu eserlerde II. Abdülhamid'in hilâfetine dair görüşlerini de açıkladı.

Vefatı ve külliye

23 Eylül 1903'te İstanbul'da vefat ederek Ertuğrul Tekkesi hazîresine defnedildi. Raimondo d'Aronco'nun tasarladığı türbe, kütüphane ve çeşme 1903-1904'te tamamlandı; yapı Osmanlı mimarisiyle art nouveau/secession üslubunu birleştiren özgün bir külliyedir.

Eserlerinin baskıları ve içlerindeki risâleler

Şâzeliyye tarikatına dair olan el-Envârü'l-kudsiyye fî tenzîhi turukı'l-kavmi'l-aliyye 17 Cemâziyelevvel 1297'de (27 Nisan 1880) tamamlanmıştır. Saraya sunulan nüshasının (İÜ Ktp., TY, nr. 4648) baştan 337 sayfası Türkçe, bu kısmın hâşiyeleriyle metnin devamı Arapçadır; eser 1302'de 423 sayfa olarak basılmıştır. Yaygın olan diğer nüshası 1304'te tamamen Arapça yayımlanmıştır (303 sayfa).

Eserin 1320 tarihli Mısır baskısında (96 sayfa) İstanbul'da neşredilen Arapça nüshanın II. Abdülhamid'in hilâfetiyle ilgili sayfaları çıkarılmış, diğer bazı kısımlar da kısaltılmıştır. Aynı metnin İstanbul'daki ve Mısır'daki iki ayrı hâli, kitabın taşıdığı siyasî muhtevanın baskı yerine göre nasıl değiştiğini göstermektedir.

İkinci eseri en-Nûrü's-sâtı' ve'l-burhânü'l-kåtı' 17 Cemâziyelevvel 1298'de (17 Nisan 1881) tamamlanmış ve 1301'de basılmıştır; Şâzeliyye Tarikatının Esasları adıyla Türkçeye çevrilmiştir. Ayrıca el-Envârü'l-kudsiyye içinde el-Vazîfetü'z-Zâfiriyye, en-Nûrü's-sâtı' içinde Akrebü'l-vesâil li-idrâki meâlî müntehâbi'r-resâil adlı iki risâlesi yer almaktadır.

Doğduğu yer, ailesi ve tahsili

Şubat 1829'da Trablusgarp'ın yaklaşık 200 km. doğusunda bulunan Mısrâte kasabasında doğmuştur. Dedesi Medine eşrafından Hamza Zâfir'dir. Babası Muhammed Hasan el-Medenî, ata yurdu olan Mağrib'e giderek Fas'ta Şâzeliyye tarikatının Derkaviyye kolunun kurucusu Mulây el-Arabî ed-Derkavî'ye intisap etmiş; Derkavî'nin 1823'te vefatından sonra Medine'ye dönerken Trablusgarp'a uğramış ve gördüğü ilgi üzerine burada kalmıştır.

Muhammed Zâfir dinî ilimleri babasından tahsil ettikten sonra Tunus ve Cezayir'e gitmiş, ardından Mısır üzerinden Medine'ye geçerek burada iki yıl ikamet etmiştir. Babasına intisap ederek hilâfet almış, onun 1847'deki ölümünün ardından Şâzeliyye-Medeniyye tarikatı şeyhi olarak irşad faaliyetine başlamıştır. Bu dönemde Medeniyye Trablus, Tunus, Fizan, Mısır, Suriye ve Hicaz'da yayılmıştır.

COĞRAFÎ HAFIZA3 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi3 nokta · 1 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç6 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Menkıbeler

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

1860: valilik eliyle gelen müderrislik talebi

Nüfuzunun arttığı 1860'lı yıllarda Trablusgarp valiliği Evkaf Nezâreti'ne başvurup kendisine müderrislik tevcih edilmesini istedi; aynı yıl vali olan Mahmud Nedim Paşa onunla dostane ilişkiler kurdu.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Şeyh Zâfir'in nüfuzu 1860'lı yıllarda giderek artmaya başladı. Mart 1860'ta Trablusgarp valiliği Evkaf Nezâreti'ne başvurarak kendisine müderrislik tevcih edilmesi talebinde bulundu; yani mahallî idare, şeyhin itibarını resmî bir ilmî pâyeyle tescil ettirmek istiyordu.

Temmuz 1860'ta Trablusgarp valiliğine tayin edilen Mahmud Nedim Paşa da onunla dostane ilişkiler kurdu. İstanbul'a uzanan yolu açan bağlantı büyük ölçüde bu dostluk olmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

İki İstanbul gelişi

1870'te kardeşi Hamza Zâfir ile Mahmud Nedim Paşa'nın tavsiyesiyle İstanbul'a davet edildi ve Unkapanı'nda üç yıl kaldı; ikinci gelişinin 1875'te mi 1876'da mı olduğu konusunda iki ayrı rivayet vardır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

1870'te İstanbul'da Pertevniyal Vâlide Sultan'ın iltifatına mazhar olan kardeşi Hamza Zâfir'in ve Mahmud Nedim Paşa'nın tavsiyesiyle İstanbul'a davet edildi. Bu ilk gelişinde Osmanlı ileri gelenlerinin yanı sıra Şehzade Abdülhamid ile tanıştı. İstanbul'da açılan ilk Şâzelî tekkelerinden Balmumcu Tekkesi'nin bulunduğu Unkapanı civarında üç yıl kadar ikamet ettikten sonra Medine'ye, oradan da Mısrâte'ye döndü.

İkinci gelişi hakkında iki farklı rivayet nakledilir: birine göre Ağustos 1875'te tekrar sadrazam olan Mahmud Nedim Paşa'nın daveti üzerine, diğerine göre 31 Ağustos 1876'daki tahta çıkışının ardından II. Abdülhamid'in daveti üzerine gelmiştir. İki rivayet burada olduğu gibi bırakılmıştır.

Ekim 1876'da Sadrazam Midhat Paşa onu Medine'ye göndermek istediyse de II. Abdülhamid'in himayesinde 2 Ekim 1903'teki vefatına kadar İstanbul'da kaldı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Abdülhamid'in intisabı: iki ayrı anlatı

Padişahın ona nasıl bağlandığı konusunda iki farklı rivayet vardır: Süleymaniye Camii'nde kardeşi Hamza Zâfir'le tanışma yoluyla mı, yoksa Unkapanı'ndaki eve gizlice gidip gelerek mi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Şehzade Abdülhamid'in Süleymaniye Camii'nde namaz kıldığı bir gün Hamza Zâfir adında bir şeyhe rastlayıp onunla dost olduğu ve kendisine intisap ettiği rivayet edilir.

Hüseyin Vassâf ise Abdülhamid'in, Şeyh Zâfir'e onun İstanbul'a ilk gelişinde intisap ettiğini ve şeyhin Unkapanı civarında kaldığı eve gizlice gidip geldiğini kaydeder. İki anlatı arasındaki fark burada çözülmemiş, ikisi de nakledilmiştir.

Şeyh Zâfir'in bu sırada Abdülhamid'e tahta çıkacağını söyleyerek onun üzerinde etkili olduğu inancı yaygın bir kanaattir. Padişahın güvenini kazanması, sonraki bütün nüfuz ve itibarının kaynağı olmuştur; bazı cuma selâmlıklarında Ertuğrul Tekkesi'ne gitmiş, bazı özel dinî günlerde şeyhi Yıldız Sarayı'na davet etmiştir. Şeyhin İstanbul'daki aile mensupları çeşitli rütbelerle taltif edilmiş, resmî kurumlarda görevlendirilmiş, masrafları devletçe karşılanmış; Mısrâte'deki tekkenin bakımı yapılmış ve Trablusgarp'ta kalan aile fertlerinin ihtiyaçları giderilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Abdülhamid'in intisabı hakkındaki iki rivayet

Bir rivayette Abdülhamid'in Süleymaniye Camii'nde Hamza Zâfir'e rastlayıp ona intisap ettiği, bir başkasında ise Şeyh Zâfir'e intisap edip evine gizlice gidip geldiği anlatılır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Şehzade Abdülhamid'in Süleymaniye Camii'nde namaz kıldığı bir gün Hamza Zâfir adında bir şeyhe rastlayıp onunla dost olduğu ve kendisine intisap ettiği rivayet edilir. Hüseyin Vassâf ise Abdülhamid'in, Şeyh Zâfir'in İstanbul'a ilk gelişinde bizzat ona intisap ettiğini ve şeyhin Unkapanı civarında kaldığı eve gizlice gidip geldiğini kaydeder. İki rivayet farklı kardeşleri işaret etmektedir ve kaynakta olduğu gibi yan yana durmaktadır.

Şeyh Zâfir'in bu sırada Abdülhamid'e tahta çıkacağını söyleyerek onun üzerinde etkili olduğu inancının yaygın bir kanaat olduğu da belirtilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Eserleri ve metinleri

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

el-Envârü'l-kudsiyye fî tenzîhi turukı'l-kavmi'l-aliyye

Şâzeliyye tarikatına dair olan eser 17 Cemâziyelevvel 1297'de (27 Nisan 1880) tamamlanmış, saraya sunulan nüshasının ilk 337 sayfası Türkçe yazılmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Şâzeliyye tarikatına dair olan eser 17 Cemâziyelevvel 1297'de (27 Nisan 1880) tamamlanmıştır. Saraya sunulan nüshasının baştan 337 sayfası Türkçe, bu kısmın hâşiyeleriyle metnin devamı Arapçadır; İstanbul'da 1302'de 423 sayfa olarak basılmıştır. Yaygın olan diğer nüshası tamamen Arapça yayımlanmıştır (İstanbul 1304, 303 sayfa). Mısır baskısında (1320) İstanbul'da neşredilen Arapça nüshanın Sultan Abdülhamid'in hilâfetiyle ilgili sayfaları çıkarılmış ve diğer bazı kısımlar kısaltılmıştır; bu müdahale eserin siyasî muhtevasının bölgeden bölgeye nasıl farklı karşılandığını göstermektedir. Eserin içinde onun el-Vazîfetü'z-Zâfiriyye adlı risâlesi de yer alır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

en-Nûrü's-sâtı' ve'l-burhânü'l-kātı'

17 Cemâziyelevvel 1298'de (17 Nisan 1881) tamamlanan eser İstanbul'da 1301'de basılmış, Şâzeliyye Tarikatının Esasları adıyla Türkçeye çevrilmiştir.

Metni gösterMetni daralt

17 Cemâziyelevvel 1298'de (17 Nisan 1881) tamamlandığı belirtilen eser İstanbul'da 1301 yılında basılmıştır. Şâzeliyye Tarikatının Esasları adıyla Türkçeye tercüme edilmiştir (trc. Muhammed Önder, İstanbul 2006). Eserin içinde onun Akrebü'l-vesâil li-idrâki meâlî müntehabi'r-resâil adlı risâlesi de bulunmaktadır. Bu eserinde de, el-Envârü'l-kudsiyye'de olduğu gibi, Sultan Abdülhamid'in hilâfetine vurgu yapmış ve onu âdil, şeriata uyan ve müslümanların iyiliği için gayret gösteren bir sultan olarak takdim etmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

İki temel eser

el-Envârü'l-kudsiyye ve en-Nûrü's-sâtı‘, Şâzelî-Medenî öğretisiyle birlikte dönemin hilâfet ve siyaset tartışmalarını da yansıtır.

Metni gösterMetni daralt

el-Envârü'l-kudsiyye ve en-Nûrü's-sâtı‘, Şâzelî-Medenî öğretisiyle birlikte dönemin hilâfet ve siyaset tartışmalarını da yansıtır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ş. Tufan Buzpınar, ‘Şeyh Zâfir’, TDV İslâm Ansiklopedisi, 2010; Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, c. I, s. 293 vd.; Osmanlı arşiv kayıtları.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Mısrâte'de doğuş, Fas'a uzanan aile yolu

Şubat 1829'da Trablusgarp'ın yaklaşık 200 km doğusundaki Mısrâte kasabasında doğdu; dedesi Medine eşrafından Hamza Zâfir, babası ise Fas'ta Derkaviyye'ye intisap edip dönüşte Trablusgarp'a yerleşen Muhammed Hasan el-Medenî'dir.

Metni gösterMetni daralt

Şubat 1829'da Trablusgarp'ın yaklaşık 200 km. doğusunda bulunan Mısrâte kasabasında doğdu. Dedesi Medine eşrafından Hamza Zâfir'dir.

Babası Muhammed Hasan el-Medenî, ata yurdu olan Mağrib'e giderek Fas'ta Şâzeliyye'nin Derkaviyye kolunun kurucusu Mulây el-Arabî ed-Derkavî'ye intisap etmişti. Derkavî'nin 1823'te vefatının ardından Medine'ye dönerken Trablusgarp'a uğradı ve gördüğü ilgi üzerine burada kaldı. Ailenin Medine-Fas-Trablusgarp arasında kurduğu bu üçgen, Muhammed Zâfir'in sonraki hayatındaki geniş coğrafî hareketliliğin de zeminidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Tunus'tan Medine'ye tahsil yolculuğu ve 1847'de meşihat

Dinî ilimleri babasından okuduktan sonra Tunus ve Cezayir'e, ardından Mısır üzerinden Medine'ye geçip iki yıl kaldı; babasına intisapla hilâfet aldı ve onun 1847'deki ölümü üzerine tarikatın şeyhi oldu.

Metni gösterMetni daralt

Dinî ilimleri babasından tahsil ettikten sonra Tunus ve Cezayir'e gitti. Ardından Mısır üzerinden Medine'ye geçip burada iki yıl ikamet etti.

Şâzelî-Derkavî tarikatının Medeniyye kolunun kurucusu olan babasına intisap ederek hilâfet aldı; babasının 1847'deki ölümünün ardından Şâzeliyye-Medeniyye şeyhi olarak irşad faaliyetine başladı. Onun şeyhliği döneminde Medeniyye Trablus, Tunus, Fizan, Mısır, Suriye ve Hicaz'da yayıldı.

Tarikatlar dökümünde Medeniyye, Şâzeliyye'den Derkaviyye'nin kolu olarak kaydedilir ve tek şubesi Yeşrutiyye gösterilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Hayreddin Paşa'dan Urâbî Paşa'ya: üstlendiği siyasî görevler

Tunuslu Hayreddin Paşa'yı padişaha tavsiye ederek sadrazamlığa giden yolu açtı; Fransa'nın Tunus'u ve İngiltere'nin Mısır'ı işgali süreçlerinde karşı politikalara katkı yapmaya çalıştı.

Metni gösterMetni daralt

Akvemü'l-mesâlik adlı eserindeki reformcu görüşleriyle İstanbul'da tanınan Tunuslu Hayreddin Paşa'yı II. Abdülhamid'e tavsiye ederek İstanbul'a çağrılmasını sağladı. Aralık 1878 – Temmuz 1879 arasında sadrazamlık yapan Hayreddin Paşa, bu görevi sırasında ve sonrasında onunla yakın diyalog içinde olmuştur.

Fransa'nın 1881'de Tunus'u işgalinin ardından bölgede Fransa'ya karşı oluşturulan politikaların etkili kılınmasına katkı yapmaya çalıştı ve bu amaçla kardeşi Hamza Zâfir'i Trablusgarp'a gönderdi. İngiltere'nin 1882'de Mısır'ı işgali sürecinde ise Urâbî Paşa ile irtibata geçerek işgali önlemeye gayret etti.

Bununla birlikte kaynaklarda, kendisine bir görev verilmediği sürece devlet işlerine karışmayan ve nüfuzunu daha çok tasavvufî kimliğiyle kazanan bir şahsiyet olarak zikredilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Tekke üzerinden yürütülen hilâfet siyaseti

İslâm âleminin çeşitli bölgelerinden, özellikle Arap vilâyetlerinden gelen müslümanları sarayın desteğiyle ağırlayarak sultan-halifenin nüfuz ve itibarını güçlendirmeye çalıştı.

Metni gösterMetni daralt

İslâm âleminin çeşitli bölgelerinden ve özellikle Arap vilâyetlerinden gelen müslümanları sarayın desteğiyle Beşiktaş'taki tekkesinde ağırlayarak sultan-halifenin nüfuz ve itibarını arttırmak için çaba sarfetti. Kuvvetli bağlantılarının bulunduğu Kuzey Afrika, Mısır ve Suriye'de sultana itaat ve sadakati kuvvetlendirmeye çalıştı.

Aynı çizgiyi eserlerinde de sürdürdü: el-Envârü'l-kudsiyye ve en-Nûrü's-sâtı' adlı kitaplarında II. Abdülhamid'in hilâfetine vurgu yaparak onu âdil, şeriata uyan ve müslümanların iyiliği için gayret gösteren bir sultan olarak takdim etti.

İstanbul'a yerleşen Libyalı âlim ve devlet adamları arasında da o, "II. Abdülhamid'e yakınlığıyla bilinen ve onun izniyle yaptırdığı tekke ve konağında tasavvuf erbabını toplayan" kişi olarak anılır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

İstanbul'a ilk gelişi

1870'te kardeşi Hamza Zâfir ile Mahmud Nedim Paşa'nın tavsiyesiyle İstanbul'a davet edilmiş, Unkapanı civarında üç yıl kadar kalıp Şehzade Abdülhamid ile tanışmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Nüfuzu 1860'lı yıllarda giderek artmaya başlamıştır. Trablusgarp valiliği Mart 1860'ta Evkaf Nezâreti'ne başvurup kendisine müderrislik tevcih edilmesini istemiş; Temmuz 1860'ta Trablusgarp valiliğine tayin edilen Mahmud Nedim Paşa onunla dostane ilişkiler kurmuştur.

1870'te İstanbul'da Pertevniyal Vâlide Sultan'ın iltifatına mazhar olan kardeşi Hamza Zâfir'in ve Mahmud Nedim Paşa'nın tavsiyesiyle İstanbul'a davet edilmiş; Osmanlı ileri gelenlerinin yanı sıra Şehzade Abdülhamid ile de burada tanışmıştır. İstanbul'da açılan ilk Şâzelî tekkelerinden Balmumcu Tekkesi'nin bulunduğu Unkapanı civarında üç yıl kadar ikamet ettikten sonra Medine'ye dönmüş, oradan Mısrâte'ye gitmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

İkinci gelişi ve II. Abdülhamid'in himayesi

Bir rivayete göre 1875'te Mahmud Nedim Paşa'nın, diğerine göre 1876'da tahta çıkan II. Abdülhamid'in davetiyle ikinci defa İstanbul'a gelmiş ve 1903'teki vefatına kadar burada kalmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Bir rivayete göre Ağustos 1875'te tekrar sadrazam olan Mahmud Nedim Paşa'nın, diğer rivayete göre tahta çıkışının (31 Ağustos 1876) ardından II. Abdülhamid'in davetiyle ikinci defa İstanbul'a gelmiştir; iki rivayet kaynakta yan yana verilmiş, birleştirilmemiştir. Ekim 1876'da Sadrazam Midhat Paşa onu Medine'ye göndermek istediyse de II. Abdülhamid'in himayesinde 2 Ekim 1903'teki vefatına kadar İstanbul'da kalmıştır.

Padişahla kurduğu sağlam ilişki sayesinde nüfuz ve itibarını arttırdığı görülür. Bu çerçevede Unkapanı'ndaki Balmumcu Tekkesi yeniden inşa edilmiş, Beşiktaş'ta Serencebey Yokuşu'nda Ertuğrul Tekkesi adıyla bilinen cami-tevhidhâne, selâmlık, harem ve misafirhane yaptırılmıştır. Sultan Abdülhamid ona çok değer verdiği için bazı cuma selâmlıklarında Ertuğrul Tekkesi'ne gitmiş, bazı özel dinî günlerde onu Yıldız Sarayı'na davet etmiştir. Şeyhin İstanbul'daki aile mensupları çeşitli rütbelerle taltif edilmiş, resmî kurumlarda görevlendirilmiş ve masrafları devlet tarafından karşılanmış; Mısrâte'deki tekkenin bakımı yapılmış, Trablusgarp'ta kalan aile fertlerinin ihtiyaçları giderilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

HOCASI / ŞEYHİMuhammed Hasan b. Hamza Zâfir el-MedenîMuhammed Zâfir, babası ve Medeniyye'nin kurucusu Muhammed Hasan el-Medenî'ye intisap ederek hilâfet aldı.TALEBESİ / HALİFESİMuhammed Hasan b. Hamza Zâfir el-MedenîBabası, hocası ve şeyhi; Şâzelî-Derkavî tarikatının Medeniyye kolunun kurucusudur. Dinî ilimleri ondan okudu, ona intisap ederek hilâfet aldı ve 1847'deki vefatı üzerine yerine geçti.SONRAKİ HALKAMevlây el-Arabî ed-DerkāvîŞâzeliyye'nin Derkaviyye kolunun kurucusu; babasının Fas'ta intisap ettiği şeyhtir. Medeniyye bu koldan doğmuştur.TALEBESİ / HALİFESİMuhammed Hasan b. Hamza Zâfir el-MedenîBabası ve şeyhidir; dinî ilimleri ondan tahsil etmiş, ona intisap ederek hilâfet almıştır.DEVAM EDEN BAĞLANTIMuhammed Hasan b. Hamza Zâfir el-MedenîBabasının 1847'deki ölümünün ardından Şâzeliyye-Medeniyye şeyhi olarak yerine geçmiştir.SONRAKİ HALKAMevlây el-Arabî ed-DerkāvîŞâzeliyye'nin Derkaviyye kolunun kurucusudur; babası Muhammed Hasan el-Medenî ona intisap etmiştir, dolayısıyla Medeniyye silsilesinin bir üst halkasıdır.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeBalmumcu Tekkesiİstanbul'da açılan ilk Şâzelî tekkelerinden biri. Şeyh Zâfir, ilk İstanbul gelişinde bu tekkenin bulunduğu Unkapanı civarında üç yıl kadar ikamet etmiş; sonraki yıllarda padişahla kurduğu ilişki sayesinde tekke yeniden inşa edilmiştir.İstanbul · TürkiyeErtuğrul TekkesiII. Abdülhamid döneminde Yıldız çevresinde inşa edilen Ertuğrul Tekkesi, Muhammed Zâfir el-Medenî ve Medeniyye-Şâzeliyye çevresinin İstanbul’daki başlıca merkezidir. Yapıyla ilişkili kişi Muhammed Zâfir el-Medenî (1829-1903), Medeniyye'nin kurucusu Muhammed Hasan'ın oğlu ve halifesi; Trablusgarp'tan İstanbul'a uzanan irşad ağı ile Ertuğrul Tekkesi çevresinin şeyhidir. Kayıt, Muhammed Zâfir el-Medenî’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.İstanbul · TürkiyeŞeyh Muhammed Zâfir Efendi TürbesiZiyaretgâh kaydı Kaynakta “HZ. PİR EŞ-ŞEYH MUHAMMED ZAFİR EFENDİ” adıyla, ŞAZELİYYE çevresinde, BEŞİKTAŞ/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi MEHMET ALİ BEY SK. NO:8, ERTUĞRUL TEKKE CAMİ İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 2 RECEP 1321 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Ş. Tufan Buzpınar, ‘Şeyh Zâfir’, TDV İslâm Ansiklopedisi, 2010; Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, c. I, s. 293 vd.; Osmanlı arşiv kayıtları
  2. [2]Kişi dosyasının kaynakları — Muhammed Zâfir el-Medenî; İBB İstanbul Kültür Varlıkları Envanteri, envanter no. 20241
  3. [3]Sefîne-i Evliyâ; geç Osmanlı tekke literatürü
  4. [4]Hatırat / İstanbul Ziyaretgâhları uygulaması, sürüm 1.0.5 — çıkarılmış veri kümesi
Ortak kaynak kataloğunu aç →