Şehzade Abdülhamid'in Süleymaniye Camii'nde namaz kıldığı bir gün Hamza Zâfir adında bir şeyhe rastlayıp onunla dost olduğu ve kendisine intisap ettiği rivayet edilir.
Hüseyin Vassâf ise Abdülhamid'in, Şeyh Zâfir'e onun İstanbul'a ilk gelişinde intisap ettiğini ve şeyhin Unkapanı civarında kaldığı eve gizlice gidip geldiğini kaydeder. İki anlatı arasındaki fark burada çözülmemiş, ikisi de nakledilmiştir.
Şeyh Zâfir'in bu sırada Abdülhamid'e tahta çıkacağını söyleyerek onun üzerinde etkili olduğu inancı yaygın bir kanaattir. Padişahın güvenini kazanması, sonraki bütün nüfuz ve itibarının kaynağı olmuştur; bazı cuma selâmlıklarında Ertuğrul Tekkesi'ne gitmiş, bazı özel dinî günlerde şeyhi Yıldız Sarayı'na davet etmiştir. Şeyhin İstanbul'daki aile mensupları çeşitli rütbelerle taltif edilmiş, resmî kurumlarda görevlendirilmiş, masrafları devletçe karşılanmış; Mısrâte'deki tekkenin bakımı yapılmış ve Trablusgarp'ta kalan aile fertlerinin ihtiyaçları giderilmiştir.