ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
40 sonuç · “Hâlik”
01Hâcegân evresi
Nakşibendiyye adından önce Yûsuf el-Hemedânî ve Abdülhâlik Gucdüvânî çevresinde gelişen kurucu usul halkası.
Eyyûbî Muhammed Efendi
Eyyûbî Muhammed Efendi (ö. 1071/1660-61), Sıddîkî nispetli Abdülhâlik Çelebi’nin oğlu, Hasan-ı Adlî’nin halifesi ve üç eser adı bilinen Halvetî-Sünbülî müelliftir.
Hâce Abdülhâlik Gucdüvânî
Abdülhâlik Gucdüvânî, Yûsuf el-Hemedânî’nin halifesi; hafî zikir, sekiz Hâcegân ilkesi, ilim ve toplum içinde mânevî dikkat anlayışıyla Nakşibendiyye öncesi usulün kurucu şahsiyetidir.
Hâce Muhammed Ârif Rîvegerî
Hâce Muhammed Ârif Rîvegerî (doğumu yaklaşık 1165; vefatı için güçlü yazma kaydı 1236-37), Abdülhâlik Gucdüvânî’nin halifesi, Mahmûd Encîrfağnevî’nin mürşidi ve Farsça Ârifnâme’nin müellifidir.
Hâce Yûsuf el-Hemedânî
Yûsuf el-Hemedânî (440 veya 441/1048-49–22 Rebîülevvel 535/5 Kasım 1140), Nizâmiye’de yetişen; Merv merkezli ilim ve irşadıyla Ahmed Yesevî, Abdülhâlik Gucdüvânî, Abdullah Berakî ve Hasan Endâkî’yi yetiştiren Hanefî fakih, muhaddis ve sûfî müelliftir.
Şeyh Abdülhâlık el-Mısrî
Abdülhâlık el-Mısrî, Nûreddinzâde Halvetî çevresine mensup; kendisine ait Vâridât ve mektupları sonraki kataloglarda Niyâzî-i Mısrî’ye yanlışlıkla nispet edilebilen sûfî müelliftir.
Şeyh Ali Kâmil Efendi
Şeyh Ali Kâmil Efendi (d. 1878), Rumelihisarı Nalburî Mehmed Efendi Dergâhı’nda Nakşibendî erkânını sürdüren; Rifâî eğitim kaydı da bulunan postnişindir.
Şeyh Ali Kemâli Efendi
Tırhalalı Şeyh Ali Kemâlî Efendi, Nûreddinzâde Muslihuddin’in halifesi; Koruk Tekkesi şeyhi, Ayasofya cuma vaizi ve ilâhi şairidir.
Şeyh Vahdî Rifâî Efendi
İstanbulludur. Hâfızdır. Birâderi Ferdî Efendi ile maan 1293/(1875) senesinde pederlerinden hilâfet almışlardır. Şeyh İhsân, Şeyh Muhammed Hilmi, Şeyh Muhammed Hoca Selîm, Tarsûs Müftüsü Şeyh Ali, Konyalı Şeyh Süleymân ve muhaddisînden Halebli Salâcı-zâde Şeyh Muhammed Salâhî Efendiler dahi Fazlî Efendi’nin hulefâsındandır. Bunlar içinde, Ali ve Süleym
Hâlik
“Yara tan” anlamında “esmâ'ü’l hüsnâ” (Allah’ın güzel isimle ri)dan bir ad. Bu söz, Kur’ân- Kerîm’de yüz on yedi ayette fii çekimiyle ve türevleriyle, elli ik ayette de mastar olarak Allah’ nispet edilmiştir. Ayrı ca “Hâlik” adı Allah’ın rivaye edilen doksan dokuz ismi ara smda yer almakta, bazı hadis metinlerinde d zikredilmektedir. Bu söz genellikle İlâhî fiilleri büyük ö çüde bünyesinde toplamakta v Allah’ın kevnî isimleri arasınd gösterilmektedir.
hâlikü'l-berâyâ
(UijJl jlü Yaratılmış olanların yaratıcı sı. n
Gucdüvân (Gicdüvân)
Buhara · Özbekistan · Buhara'ya yaklaşık 30 km. uzaklıktaki, doğduğu, inzivaya çekildiği ve hankahında ömrünü tamamlayıp defnedildiği köy; türbesi buradadır. 918/1512'de bir Safevî muhasarasından kurtulması onun ruhaniyetine bağlanmıştır.
Hâce Yûsuf Ziyaretgâhı
Merv · Türkmenistan · Bâmeîn'de defnedildikten sonra İbnü'n-Neccâr adlı bir müridi tarafından Merv'e nakledilen kabrinin bulunduğu yer. Bugün Türkmenistan sınırları içinde, Merv yakınlarındaki Bayramali denilen mevkide Hâce Yûsuf adıyla bir ziyaretgâhtır.
Buhara
Buhara · Özbekistan · Tahsil için gittiği, İmam Sadreddin'den tefsir okuyup hafî zikir sorusunu sorduğu ve Yûsuf el-Hemedânî'ye intisap ettiği şehir; Ahmed Yesevî'nin ayrılmasından sonra buradaki dervişlerin başına geçmiştir.
Bâmeîn
Bağşûr yakınlarındaki yerleşim. Hemedânî, hayatının son yıllarını geçirdiği Herat'tan Merv'e dönerken burada vefat etti (22 Rebîülevvel 535 / 5 Kasım 1140) ve önce buraya defnedildi. İlişkili kişi dosyası Hâce Yûsuf el-Hemedânî : Yûsuf el-Hemedânî (440/1048–535/1140-41), Bağdat, İsfahan, Buhara, Semerkant, Merv ve Herat'ta ilim ve irşadla meşgul olan; Ahmed Yesevî ile Abdülhâlik Gucdüvânî'yi yetiştiren Hanefî fakih, muhaddis ve sûfîdir.
Üsküp
Üsküp · Kuzey Makedonya · 1839'da Koçana'dan ayrılıp yerleştiği ve 1874'e kadar irşad faaliyetini sürdürdüğü şehir. Buraya, Koçana'daki müderrisliği sırasında ilk müntesiplerinden olan Üsküp Valisi Hıfzı Paşa'nın daveti üzerine gelmiş ve şehrin ulemâsıyla tanışmıştır. Nakşibendî-Müceddidî şeyhi Kazanlı Abdülhâlik Efendi'ye burada intisap etti; 1843'te hacca kalabalık bir kafileyle Üsküp'ten çıktı. Vahdet-i vücûd esasına dayanan irşadı sebebiyle 1868'de buradan İstanbul'a şikâyet edildi. Fâtih türbedarı Ahmed Amiş Efendi de kendisini Üsküp'te ziyaret ederek icâzetnâme almıştır.
Malatya
Malatya · Türkiye · Babası Abdülcemîl İmam'ın memleketi; sultanın kızıyla evlenip sonradan ayrılmak zorunda kalarak Buhara'ya göçmüştür. Rivayet Risâle-i Sâhibiyye'ye dayanır. İlişkili kişi dosyası Hâce Abdülhâlik Gucdüvânî : Abdülhâlik Gucdüvânî, Yûsuf el-Hemedânî’nin halifesi; hafî zikir, sekiz Hâcegân ilkesi, ilim ve toplum içinde mânevî dikkat anlayışıyla Nakşibendiyye öncesi usulün kurucu şahsiyetidir.
Gucdüvân
Gijduvan · Özbekistan · Rüyada ruhaniyetine intisap ettiği ve Hâcegân silsilesinin ilk halkası sayılan Abdülhâlik-ı Gucdüvânî'nin (ö. 617/1220) şehri. İlişkili kişi dosyası Bahâeddin Nakşibend : Bahâeddin Nakşibend (718/1318–791/1389), Hâcegân mirasını hafî zikir, sohbet, hizmet ve ‘halvet der encümen’ ilkeleri etrafında yeniden biçimlendiren; Nakşibendiyye’ye adını veren Buharalı sûfîdir.
Merv Hankahı
Merv · Türkmenistan · Yûsuf el-Hemedânî’nin Merv’deki irşad merkezi olan hankahtır; Hâcegân geleneğinde bu hankah “Horasan Kâbesi” olarak anılır. İlişkili kişi dosyası Hâce Yûsuf el-Hemedânî : Yûsuf el-Hemedânî (440/1048–535/1140-41), Bağdat, İsfahan, Buhara, Semerkant, Merv ve Herat'ta ilim ve irşadla meşgul olan; Ahmed Yesevî ile Abdülhâlik Gucdüvânî'yi yetiştiren Hanefî fakih, muhaddis ve sûfîdir.
Buhara
Buhara · Özbekistan · Yûsuf el-Hemedânî'ye intisap ettiği ve 1160'ta irşad postuna oturduğu şehir; postu Abdülhâlik-ı Gucdüvânî'ye burada bırakmıştır. İlişkili kişi dosyası Hoca Ahmed Yesevî : Hoca Ahmed Yesevî (ö. 562/1166), Yesi merkezli irşadı, Türkçe hikmet söyleme geleneği ve Orta Asya’ya yayılan halife ağıyla Yeseviyye’ye adını veren; tarihî şahsiyeti kadar menkıbevî hafızası da geniş tesir uyandıran Pîr-i Türkistan’dır.
Üsküp
Üsküp (Skopje) · Kuzey Makedonya · 1839'da yerleşip 1874'e kadar kaldığı, Nakşibendî-Müceddidî şeyhi Kazanlı Abdülhâlik Efendi'ye intisap ettiği ve kendi seyrüsülûk anlayışına göre irşad ettiği şehir; üçüncü devre Melâmîliğinin merkezidir.
Semerkant
Semerkant · Özbekistan · Bazı kaynaklara göre Yûsuf el-Hemedânî ile burada karşılaşıp intisap etmiştir; Buhara rivayetiyle çelişir. İlişkili kişi dosyası Hâce Abdülhâlik Gucdüvânî : Abdülhâlik Gucdüvânî, Yûsuf el-Hemedânî’nin halifesi; hafî zikir, sekiz Hâcegân ilkesi, ilim ve toplum içinde mânevî dikkat anlayışıyla Nakşibendiyye öncesi usulün kurucu şahsiyetidir.
Şam
Dımaşk · Suriye · Hiç gitmediği hâlde adına hankah kurulan şehir; buradaki müridleri onu ziyaret için Gucdüvân'a gelmiştir. İlişkili kişi dosyası Hâce Abdülhâlik Gucdüvânî : Abdülhâlik Gucdüvânî, Yûsuf el-Hemedânî’nin halifesi; hafî zikir, sekiz Hâcegân ilkesi, ilim ve toplum içinde mânevî dikkat anlayışıyla Nakşibendiyye öncesi usulün kurucu şahsiyetidir.
Bahâeddin Nakşibend: Hayatı, Yolu ve Kaynakları
Bahâeddin Nakşibend'in hayatını, Hâcegân geleneği içindeki yerini ve öğretisinin ana kavramlarını üç farklı nitelikteki kaynağı birbirine karıştırmadan ele alan kaynaklı giriş.
Yeseviyye: Silsile, Halvet ve Cehrî Zikir
Ana yol, alt kollar, pîrler ve usul arasındaki bağlantıları açıklayan editoryal dosya.
Reşehât'ta Hâcegân Haritası
Yûsuf el-Hemedânî'den Bahâeddin Nakşibend ve Ahrâr çevresine kişi, şehir, meslek ve sohbet ağı
Nakşibendiyye: Hâcegân'dan Hâlidiyye'ye Tarihsel Örgü
Nakşibendiyye'yi yalnız Hâlidiyye'ye indirgemeden Hâcegân, Ahrâriyye, Kâsâniyye, Müceddidiyye, Mazhariyye ve Hâlidiyye safhalarıyla anlatan ana rehber.
Hâcegân Yolunun Teşekkülü
Hâcegân yolunun tarihî çevresini, erken halkalarını ve Bahâeddin Nakşibend’e ulaşan irşad ağını kaynak karşılaştırmasıyla ele alan geniş dosya.
Sayfalar 10–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YÂ RAHMANÜ ism-i celilini, her farz namazdan sonra 100 kerre okuyan kimseler, gaflet ve unutkanlıktan ve gönül darlığından emin olurlar.) Er Rahiymü Celle Celâluhu Pek ziyade merh
Sayfalar 43–49
Muzaffer Ozak Külliyatı · larım için bina ettirdigim beytime nasıl girebiliyorsun?) O ânda, Hak celle ve alâ hazretleri kalbime rahmet nazarı ile nazar buyurarak, Arafat'ta zat-ı hakka ârif olduğum gibi Saf
Sayfalar 90–95
Muzaffer Ozak Külliyatı · miyorsun? Kullarım beni dâvet ettiler» diye buyrulduğunda Musa aleyhisselâm, «Böyle bir dâveti zatül uluhiyyetine bildirmege haya ederim» dedi. Allah Sübhanehü «Söyle kullarıma! Cu
Sayfalar 103–108
Muzaffer Ozak Külliyatı · lle çalınan ve gösterilen istidrâclar ise ruhânî ve kameridir. Nasıl ki, ay nurunu güneşten alıyorsa, gayr-i müslimlerden zuhur eyleyen olağanüstü haller de Hak velilerinden aldıkl
Sayfalar 104–110
Muzaffer Ozak Külliyatı · verip, duyma nasibi olanlar hemen bu islâm gemisine iltica eylemede. Bu geminin ipi Kur'an, merdiveni ise âmâli-sâlihadır. Bu misali, sizlere anlatmak için söyledim. Allah celle di
Sayfalar 133–140
Muzaffer Ozak Külliyatı · yatıyor ve biraz sonra da onu bu son yolculuğuna hazırlayacaksınız, amel sandığı olan mezarında amelleriyle başbaşa kalacak... Onun haline bakın da ibret alın, bu dünya âleminde bo
Sayfalar 126–134
Muzaffer Ozak Külliyatı · kapıda görününce kadınların hepsi bıçakları ile meyvaların jerine parmaklarını kesmeğe başladılar ve bunun farkına dahi varmadılar. Bunu gören Züleyha, Yusuf Aleyhisselâmı dışarıya
Sayfalar 150–154
Muzaffer Ozak Külliyatı · kalıntılarını da görüyor da, kendi âkıbetinin de aynı olacağını hatırlamak bile istemiyor. Hakkı bilmiyor, bilmediği için de bulamıyor, bulamayınca olamıyor, üç günlük fâni dünya h
Sayfalar 194–208
Muzaffer Ozak Külliyatı · nanenAw ya berrü, yâ tevvâbü, yâ mün'ımü, yâ müntekımü, yâ afüvvü, yâ râ'ufü, ya mâlik-el-mülki, yâ zel-celâli vel-ikrami, yâ Rabbi, yâ muksitü, yâ câmiü yâ ganiyyü, yâ mugni, ya m
Sayfalar 168–173
Muzaffer Ozak Külliyatı · de, buyuruyor: «Benim size in'âm ettiğim nimetlerimi sayınağa kalksanız, takatiniz yetmez, sayamazsınız.» diyor. (Ve in ta'uddo nimetallahi la tuhsuha.) (Sûre-i Ibrahim: 34) Meâli
Sayfalar 248–262
Muzaffer Ozak Külliyatı · illâ hüver-Rahman-ür-Rahiym.. Hüvallahüllezi lâ ilâhe illâ hüvel-melik-ül kuddüs-üs selâm-ül mü'min-ül müheymin-ül aziz-ül cebbâr-ül mütekebbirü hüvallahül-hâlik-ül bâri-ül musavvi
Sayfalar 196–203
Muzaffer Ozak Külliyatı · Şeriatte edebin saklamayan, Tarikatte pişip büryân olamaz.. Mâ'rifet âbından içip kanmayan, Hakikat bâbında ummân olamaz. Müslüman ve mü'min olana lâyık olan, ilm-ü hilm, lûtf-ü ke