ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
17 sonuç · “Ferah”
01Şeyh Hâşim-i Evvel
Hâşim-i Evvel, Balat şeyh ailesinden; 1729–30’da Ferah Kethüdâ Zâviyesi postuna geçen, daha sonra Kocamustafapaşa Hankahı’na nakledilen Halvetî şeyhidir.
Ferah
Rahatlık, kalp huzuru. tas. Sevgiliye yakın olma halinin kalbe verdiği haz, manevi neşe (sr).
Hasan Hüsâmeddîn-i Uşşâkī Türbesi
İstanbul · Türkiye · Pir-zâde Mustafa Efendi'nin medfun bulunduğu türbe. Kabri, türbenin sokak cihetinde, Hz. Pîr'in sağ tarafındadır; ayak ucunda Ferah Sultan, Hz. Pîr'in sol tarafında kardeşi Abdülaziz Efendi, mihrap önünde Esmâ Hatun medfundur. Zemin yükseltildiği için kabir taşları döşeme altında kalmış, yalnız Mustafa Efendi'nin taşının önü görünür kalmıştır. Sefîne metni türbenin semtini vermez.
Rifâî Âsitânesi
İstanbul · Türkiye · Üsküdar İnadiye’de, Tavâşî Hasan Ağa Mahallesi’nde, Gündoğumu caddesi (eski Menzilhâne Yokuşu) ile Ferah sokağı arasında, caminin karşısında bulunuyordu. Tavâşî Hasan Ağa Camii ihtiyaca cevap vermeyince 1145/1732-33’te inşa edildi; kaynakların ilk postnişin olarak gösterdiği kişi odur (1732-1756). Rifâiyye’nin Ulvâniyye koluna bağlı olan âsitâne, tekkelerin kapatıldığı 1925’e kadar tarikatın Osmanlı sınırları içindeki merkezi idaresini temsil etti. 1942’deki yangından sonra geriye yalnız hazire duvarı ile bazı mezarlar kalmıştır. 1918 Meşihat kaydı Üsküdar’da Rifâî Asitanesi şeyhi Ziya Efendi’nin vefatı üzerine, meşihate vekâleten Fuad Efendi tayin edildiğinden dergâhın muhassasatının kendisine verilmesi. Bu belge, kurumun 1918 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz.
Ferahşah Sultan Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Ferahşah Sultan Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Seyyid Velâyet Hazretleri.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 10–15
Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel
Sayfalar 36–43
Muzaffer Ozak Külliyatı · yüz mü çevireyim? Hayır!.. Ne kadar kötü ve günahkâr bir kul olsam da, Rabbimle münasebetimi kesmem ve kulluğumu unutmam, der ve oradan uzaklaşır. Bir kaç yıl sonra, Şeyh Şibli haz
Sayfalar 37–42
Muzaffer Ozak Külliyatı · birligine şehadet ederler, hakkı tesbih, tekbir ve tahmid eylerler. Sen de, hakkı birle! Hakkın varlıgına ve birligine şehadet et! Bu şehadetin aslâ boşa gitmez, hak da senin şehad
Sayfalar 51–57
Muzaffer Ozak Külliyatı · her yaptıgını görür, her söylediğini işitir, her niyetini bilir. Onun için, sen de ona ibadet, tâ'at, sadakat, hayır ve hasenât ile yaklaş ki, Habib-i edib-i Kibriyâ'ya lûtfolunan
Sayfalar 48–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · bütün bu alâmetler ölen o kimse için rahmet-i ilâhiyyenin nüzulüne işarettir. Haberde vârid olmuştur ki, Allahu teâlâ bir mü'minin ruhunu kabzetmek murad buyurduğunda, Melek-ül-mev
Sayfalar 65–72
Muzaffer Ozak Külliyatı · ninle mezarda kalmak istemez. Hattâ, ruhunu teslim eder etmez, seni evinde bile tutmazlar, alelacele yıkatıp bir kefene sarar, tabuta koyar, önce musallâ taşına ve daha sonra da dü
Sayfalar 110–115
Muzaffer Ozak Külliyatı · dir. Dünya zorluğu mukabilinde, dünya ve âhiret kolaylığını ihsan buyurur. Hastalık karşılığı sıhhat ve âfiyyet veya günaha kefaret yahut derecâta nailiyyet kolaylığı verilir. Küfü
Sayfalar 117–124
Muzaffer Ozak Külliyatı · lahu tealâ cûd ve kereminden dilediği kadar verir. O'nun fazl-u kereminin sonu yoktur, diye keyfiyyeti bütün halka duyurdu. Akıl isen ne beye, ne şaha bak; Nükte-i ER-RIZKU ALLAH'a
Sayfalar 109–115
Muzaffer Ozak Külliyatı · şi Nemrud'un ve kavminin üzerlerine savurup onları yakmayı ve yağmurlarla ateşi söndürmeyi teklif etti. Ibrahim aleyhisselâm, bu teklifi reddettiği gibi, yardımına gelen Cebrail al
Sayfalar 130–136
Muzaffer Ozak Külliyatı · nice mâ'murlar harap olmuştur, gelen gidiyor ve giden bir daha geri dönmüyor. Sana ve bana da bu sonsuz yolculuk çok yaklaştı, bizleri aldatıp avutan dünyadan ayrılmamız çok yakınd