Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

27 sonuç · “Atiyye

01
Kol

Hayâtiyye

Hayâtiyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.

02
İlişkili kol

Atâiyye

Muhammed Atıyye'ye nispet edilen Kudüs çevresi Rifâî kolu.

03
Şahsiyet

Mehmed Hayâtî Efendi

Mehmed Hayâtî Efendi (ö. 1766), Horasan-Buhara kökenli; Edirne, Serez, Kırçova ve Ohri hattında yetişip hizmet eden ve Ramazâniyye'nin Hayâtiyye koluna adını veren Halvetî şeyhidir.

04
Şahsiyet

Muhammed Atıyye er-Rifâî

Muhammed Atıyye er-Rifâî, XIII. yüzyılda yaşadığı ve Kudüs civarında defnedildiği kaydedilen, adına Atâiyye kolu nispet edilen Rifâî şeyhidir.

05
Şahsiyet

Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Marmaravî

Ahmediyye'nin teşekkülü Pîr Muhammed Erzincânî, Tâceddin İbrahim Kayserî ve Alâeddin Uşşâkî hattından gelen Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Marmaravî, Halvetiyye'nin dört ana kolundan Ahmediyye'nin pîri kabul edilir. Geniş alt kol ağı Sinâniyye, Uşşâkıyye ve Ramazâniyye başta olmak üzere birçok şube Ahmediyye gövdesinde gelişti. Mısriyye, Cerrâhiyye, Cihangiriyye, Raûfiyye ve Hayâtiyye gibi kollar bu ağın sonraki…

06
Sözlük

sıfat-ı zâtiyye

sıfat-ı zâtiyye a. “sıfat-ı fi'liyye”nin dışında kalan, yani hayat, ilim, kudret, izzet, azamet gibi sıfatlar için kullanılan kelâm terimi. Allah’ın “esmâ-ı hüsnâ” (bk. bu madde) içinde zikredilen kavramlarm yarısı zâti isim ve sıfat niteliğindedir.

07
Sözlük

sıfâtıyye

İlâhî sıfatlarm Allah’a nispet edilmesini benimseyenler için kullanılan kelâm terimi.

08
Sözlük

isbâtiyye

İlâhî sıfatları ispat eden anlamında kelâm terimi.

09
Sözlük

^) velâyet-i zâtiyye

fık. Zata ilişkin velâyem ile tin ortadan kalkması. uşan

10
Sözlük

İbnü’z-Zeyyatiyye

Ebû Yakub Yusuf b. Yahya b. isa b. Abdurrahman el-Merâkeşî tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu.

11
Sözlük

Cezbe-İ Kayyûmiyye-İ Zâtiyye

Bu, “La ilahe illallah” zikriyle elde edilir.

12
Sözlük

Cezbe-İ Maiyyet-İ Zâtiyye

Bu da “Allah” zikriyle elde edilir.

13
Sözlük

Hayatiyye

Şeyh Muhammed Hayatî Efendi’nin kurduğu bir tasavvuf okulu. Halvetiyye’den Ramazâniyye’nin bir koludur.

14
Sözlük

Münasebet-İ Zatiyye

Arapça, zatî ilişki, zatî alâka demektir. Hak ile kul arasında iki yönlü bir münasebet vardır.Kulun ta’ayyünü ve kesretinin sıfatlarıyla ilgili hükümlerin, Hakk’ın vücûb ve vahdetinin hükümlerine müessiriyeti (etkisi) yoktur.Aksine, çokluk (kesret) zulmeti, vahdet nurunun boyasıyla boyanır. 2- Kul, Hakk’ın sıfatlarıyla muttasıl olur ve bütün isimlerini gerçekleştirir. Bunlardan ilki gerçekleşirse, bunun konusu olan kul, kamil bir insan olur. İkinci durumdaki kul, mukarreb (Allah’a yakın), mahbûb (sevgili) olur. Birinci şıkkın gerçekleşmesi, ikinci şıkkın gerçekleşmesine bağlıdır. Aksi muhaldir. İki durumun çeşitli mertebeleri vardır. Mesela, birinci durumda vahdet nuru kesrete, kuvvetli veya zayıf bir şekilde etkili olur, vacible ilgili hükümlere kuvvetle veya zayıf bir şekilde hakim olması bakımından ortaya birçok mertebe çıkar. Bu duruma, kulun tüm isimleri gerçekleştirip gerçekleştirmemesi yol açar.

15
Sözlük

Muhabbet-İ Zâtiyye

Allahü teâlânın zâtına olan sevgi. Muhabbet-i zâtiyye denilen sevgi hâsıl olunca, sevgilinin nîmetleri ve elemleri (iyilik ve ızdırabları), sevenin yanında eşit olur. Bu zaman, ihlâs (her şeyi Allah için yapma) hâsıl olur. Rabbine ancak, O'nun için ibâdet eder; kendi nefsi için değil. İbâdeti, nîmetlere kavuşmak için olmaz. Çünkü ona göre, nîmetlerle azâblar arasında başkalık (ayrılık, fark) yoktur. (İmâm-ı Rabbânî)

16
Eser

Sayfalar 49–56

Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i

17
Eser

Sayfalar 48–55

Muzaffer Ozak Külliyatı · Hz. Omer, çocuğa cevaben cinayeti işlediğini söyledin. Sana islâm şeriatında kısas lâzım geldi buyurdular. Delikanlı hükmü şer'iye göre öldürülecegini bildigi halde evvelki sükûnet

18
Eser

Sayfalar 104–110

Muzaffer Ozak Külliyatı · verip, duyma nasibi olanlar hemen bu islâm gemisine iltica eylemede. Bu geminin ipi Kur'an, merdiveni ise âmâli-sâlihadır. Bu misali, sizlere anlatmak için söyledim. Allah celle di

19
Eser

Sayfalar 111–116

Muzaffer Ozak Külliyatı · yi, bir çarmıha gerdirdi. Mâşite hatunun iki kızı vardı; biri kundakta, diğeri beş yaşında idi. Firavun, o iki meleği de getirtti, kızlardan büyük olanını, Mâşite'nin karşısında tu

20
Eser

Sayfalar 147–161

Muzaffer Ozak Külliyatı · el-lâtifü, eş-şekûrü, el-aliyyü, el-kebirü, el-hafizü, el-mukiytü, el-hasiybü, el-celilü, el-cemilü, el-kerimü, er-rakıybü, el-müciybü, el-vâsi'ü, el-hakimü, el-vedûdü, el-mecidü,

21
Eser

Sayfalar 169–175

Muzaffer Ozak Külliyatı · le ya erham-er-râhimiyn.. Ehl-i-beyt-i Mustafa hürmetine, rahmet ve bereketinle bizleri islâh eyle ey ulu Allah! Ey Ehl-i-beyt! Allahu teâlâ, sizden bütün kirlilikleri (Günalları)

22
Eser

Sayfalar 140–146

Muzaffer Ozak Külliyatı · gelince; O, mühim bir sıfattır. Onu sana bu gün öğretemem, yarın gel» dedi. Ertesi günü alelâcele mürüvveti öğrenmeye koşan zat, Hallacı dârağacında asılı buldu. Dün bunu, yâni mür

23
Eser

Sayfalar 177–184

Muzaffer Ozak Külliyatı · - 177.gösterici, nuru evvel. bâ'si sonra Muhammed Mustafa. Müctebâ. Mürtezâ, Fe-kabe kavseyn-i ev-edna. Taki. Naki. Kureyşiyyül-Hâşimiyyül-Arabi, Mekki, Medeni. Haseneynil-ahseneyn

24
Eser

Sayfalar 216–220

Muzaffer Ozak Külliyatı · mâ'bud-u bil-hak yoktur, illâ Allahu teâlâ vardır ki, rızık verenlerin en hayırlısıdır. Mâ'bud-u bil-hak yoktur, illâ Allahu teâlâ vardır ki, fâtihlerin en hayırlısıdır. Mâ'bud-u b

25
Eser

Sayfalar 263–268

Muzaffer Ozak Külliyatı · Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey zâtı ve kemali ile kaim ve yarattıklarının korunup kollanmasında yegâne hakim olan şeref ve izzet sahibi.. Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey peygamb

26
Eser

Sayfalar 347–352

Muzaffer Ozak Külliyatı · daha iyi duydukları bu Hadis-i şerif ile sabit iken, Diyanet İşleri Başkanlığının Allahın velilerine nasıl dili varıp ta ÖLÜ diyebildigi cidden şaşılacak ve acınacak bir haldir. Di

27
Eser

Sayfalar 379–384

Muzaffer Ozak Külliyatı · dül-Muttalip, Kâbe'yi tavafa gitmişti. Acaip mehuf bir şey bana göründü. Bir seda işittim ve korktum. Bir beyaz kuş zuhur edip, benim gögsümü sıvadı. Korku benden zail oldu. Bende