Zînetü’l-Kulûb · kaynak sayfaları 263–268
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey zâtı ve kemali ile kaim ve yarattıklarının korunup kollanmasında yegâne hakim olan şeref ve izzet sahibi..
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey peygamberler gönderen ve kullarını öldükten sonra dirilten Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey dünya ehlinin fenâsından sonra yerleri ve gökleri miras tutan...
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey sebeplere kuvvet vererek her şeyi kolayca halk ve icat eden gerçek kudret sahibi....
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey bütün gizli şeyleri ve gizliden daha gizli olanları hakkıyle bilen.
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey toprakların derinliklerinde yatanları dirilten...
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey bütün yarattıklarının kulluk ve ibadet etmelerini isteyen...
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey muhabbeti ve olayların safhalarını takdir eden...
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey üzerine âfet ârız olmayail..
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey vakitleri ve zamanları kendi takdirine göre yaratan ve yürüten... Ululuk ve yücelikte, zâlimlerin dediklerinden de ulu ve yücesin...
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey nefisleri nârdan azât eden.
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey sebeplere sebep yaratan...
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey ezeli ve ebedi diri, zâtı ve kemali ile kaim ve hâkim olan ölümsüz...
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey benim ve bütün insanların Hak mâ'budu.. Bizleri, yarattıklarının çoğundan üstün kildın... Hamd sana mahsustur. Ni'metler, atiyyeler ve ihsanlar senindir...
Ey Rabbimiz... Hayır ve bereketin bol, şân ve azametin çok yücedir. Senden mağfiret diler ve sana tövbe ederiz.
Allahım... Sen evvelsin, senden evvel hiç bir şey yoktur.
Sen âhirsin, senden sonra hiç bir şey yoktur. Sen zâhirsin, sana benzeyen hiç bir şey yoktur. Sen bâtınsın, seni görebilecek hiç bir şey yoktur. Sen çogu olmayan teksin, birsin... Sen, vezirsiz (Yardımcısız yardıma ve yardımcıya muhtaç olmayan)
gerçek kudret sahibisin... Sen, müşire (Emir ve işaret ediciye, yol göstericiye muhtaç olmaksızın) bütün kâinat ve mevcudatı yerli yerinde tedbirlerinde idare edensin...
Habibim de ki: (Ey mülkün mâliki olan Allahım.. Mülkü dilediğine verir ve mülkii dilediğinden alırsın. Dilediğini aziz
ve dilediğini zelil edersin. Hayır ve şer senin elindedir. Gerçekten, sen her şeye hakkıyle kadirsin. Geceyi gündüze, gündüzu de geceye ithal eder ve ölüden diri, diriden de ölü çıkarırsın..
Diledigine de hesapsız rızık verirsin..)
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey evvel ve âhiriyn bütün mahlüklarından gizlenen...
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey vekar ve azameti ile örtünen.
Senı tesbih ve tenzih ederiz, ey butun eşyanın maliki...
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey kudret ve yücelikle aziz Glan...
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey dağlarda ve ovalardaki her şeyi bilen...
Ey gögüslerde ve karınlarda kıpırdananları ve deprenenleri bilen...
Ey Aruzu (Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere)
bütün şehirlerden ve köylerden şerefli kılan...
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey yeryüzünü ve toprağın altındakileri hakkıyle bilen...
Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey yücelerin yücesi ve görülmekten lâtif olan Rabbimiz. Hayır ve bereketin çok bol, şan ve azametin çok yücedir. Senden gayrı Rab yoktur. Senden gayrı kahredecek de yoktur.
Ey Allahım.. Ni'metlendiren sensin, faziletlendiren sensin, sana lâyık şükür olamaz. Şehadet ederim, sen gerçekten o Allahu teâlâsın ki, senden gayrı Hak mâ'bud yoktur, illâ sen varsın. Sen benim Rabbimsin ve her şeyin de Rabbisin.. Yerleri ve gökleri yaratan, varı yoğu, gizliyi ve aşikârı bilen, yücelerden yüce, ululardan ulu ve her şeyden âli'sin Tâ-Sin-Mim... Tâ-Sin.. (Eş-şu'arâ ve En-Neml sûrelerinin ilk âyetleridir.)
(Biri tatlı ve digeri acı) iki denizi, birbirine kavusmak üzere bırakıverdi. Fakat, ikisi arasında hadlerini tecavüz ve hususiyetlerini ifnâ etmeye mâni bir berzah vardır. (Tatlısı vine tath, acısı acı olarak kalır.) Allahu teâlâ, yegâne Hak mâ buddur. Ondan gayrı ibadete müstehak mâ bud yoktur.
Hayat sıfatı ile muttasıf ebedi, bâki ve dâim ve yarattıklarıebedi te mi ve eam nin kcrunup kolianmalarına kaimdir. Onu, ne gaflet basar ne uyku... Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi onundur, onun mül-
F: 18
küdür. İzni olmaksızın kim yanında şefaat edebilir? O, yarattıklarının önlerinde ve arkalarında ne varsa, hepsini bilir.
Onlar ise, onun ilminden ancak dilediği kadarını kavrayabilirler. Onun kürsüsü, gökleri ve yerleri kuşatmıştır.
Ve bunların (Göllerin ve yerlerin) korunması, ona agırilk ve meşakkat vermez. O, pek ulu çok büyüktür.
Hâ-Mim... Hâ-Mim... Hâ-Mim...
Hâ-Mim...
Hâ-Mirn...
Hâ-Mim... Hâ-Mim.. (Kur'anı kerimde: El-Mü'min, Fussilet, Es-Şûrî, Ez-Zuhruf, Ed-Dulân, El Câsiye ve El-Ahkaf sürelerinin ilk âyetleridir. Mukatta harflerdendir. İbn-i Abbas radıyallahu anh'a göre, Allahu teâlânın ism-i â'zamıdır. A tâ'i Horasani'ye göre de, (HA) harfi Allahu teâlânın HALIM, HA- MID, HAY, HAKİM, HANNAN isimlerinin ve (MÎM) harfi de MELIK, MECID ve MENNAN isimlerinin baş harfleridir.)
Zafer takdir edildi, yardım geldi. Onlar, bize karşı nusrete ve zafere mazhar olamazlar.
Hâ-Mim….. Bu kitabın (Kur'anı-azim-üş-şânın) indirilmesi aziz ve aliym olan Allahu teâlâdandır ki, tövbelerinde ihlâs edenlerin tövbelerini kabul eder, şirk ve küfürden ayrılmayanlara ıkabı şiddetlidir. Muvahhidlere fazlı ve ni'meti boldur. Ondan gayrı ilah yoktur, donüş ancak onadır.
Allahu teâlâ, kudreti ile diledigini işler, izzeti ile diledigi gibi hükmeder. Onun ceberutunda (Mutlak kudretinde) münazaa eden yoktur. Mülkünde şeriki de yoktur.
Allahu teâlâ yı şanına lâyık olmayan noksan sıfatlardan tenzih ve ona hamd-ü senâ ederim.
Günahlardan dönüş ve ibadetlere giriş, ancak Allahu teâlânın yardımı, kuvvet ve kudreti ile olur. Onun diledigi olur, dilemediği olmaz. Bilmiş olunuz ki, Allahu teâlâ gerçekten her şeye kadirdir. O, gerçekten ilmiyle her seyi kuşatmıştır.
Allanım.. Bizi gazabınla öldürme, kötü ve çirkin fiillerimizden dolayı bizi helâk eyleme, bizi bunlardan önce affet.
Göklerin, yerlerin, bütün kâinat ve mevcudatın müstakillen mâliki olan, mülküne zeval ermeyen, azamet ve celâline lâyık olmayan şeylerden pâk ve münezzeeh olan Allahu teâlâyı tesbih ve tenzih ederim.
Mülk ve melekût sahibi olan Allahu teâlâyı tesbih ve tenzih ederim.
İzzet, azamet ve ceberût sahibi bulunan Allahu teâlâyı tesbih ve tenzih ederim.
Göklerin, yerlerin, bütün kâinat ve mevcudatın müstakillen mâliki bulunan, ebedi ve ezeli hayat ile diri ve kaim clan,
uyku ârız olmayan, ölüm erişmeyen Allahu teâlâyı tesbih ve tenzih ederim. Tesbih ve takdis olunan, kendi kendisini tenzih buyuran Allahımız, bizim Rabbimizdir, meleklerin ve ruhların da Rabbidir.
Allahım... Bize ilminden ögret, bize anlayış ver, yardım kılıcını boynumuza as...
Allahım.. Bizi, ni'metlerine şükredenlerden, seni zikredenlerden, senden korkanlardan, sana itaat edenlerden, sana boyun egenlerden, sana bağlı olan va sana dönen kullarından eyle...
Allahım... Tövbelerimizi kabul et, günahlarımızı rahmet deryanda yıka, konuşmalarınızı düzelt ve doğrula, göğüslerimizden kini yok et, kalplerimizden kuruntuları, gizli düşmanlıklar, öfkeyi ve bütün kötülükleri gider..
Allahım.. Ansızın ölmekten, her türlü güçlüklerden, günahlardan, ateşte yanmaktan, doğru yoldan ayrılmaktan, sapıtmaktan, gururdan, kinden, gafletten va insanı helak eden butun iş ve kotu duşuncelerden sana sıgınırız.
Allahım... Korkundan öyle bir hisse ver ki, bizimle günahlarımız arasına girsin, t'atinden öyle bir hisse ver ki, bizi cennetine götürebilsin. Öyle bir yakin ver ki, dünya ve âhiret musibetlerini karşılayabilelim. Bizi, iyi ve salih kullarınla birlikte haşret... Hayatta bıraktığın müddetçe kulaklarımızı, gözlerimizi ve gücümüzü, kuvvetimizi bize faydalı hale getir ki, vâris olalım. Bize zulmedenlerden öcümüzü al, düşmanlarımıza karşı bize yardım et, hatalarımızı bağışla ve günahlarımızı yarlıga, musibetlerimizi kaldır, hastalarımıza şifalar ver.
Kalplerimizi nurlandır, ihtiyaçlarımızı yerine getir, ana ve babamıza merhamet eyle, dünyayı bizim için en mühim bir maksat ve gaye kılma, bütün bilgimizi ona hasretme, dinimiz hususunda bizi musibetlere düçar etme, günahlarımızdan ötürü bize acımayanları bize musallât eyleme, sen bütün acıyanlardan daha fazla acıyansın.
Allahım.. Korkularımızı yatıştıracak ve bizi hidayetine ulaştıracak rahmetini istiyoruz. Dağınıklıklarımızı derleyip toparlayacak, dargınlıklarımızı giderecek, hastalarımıza şifa verecek, amellerimizi tertemiz bir hale getirecek, bize dogru yolu ilham edecek ve gösterecek bir merhamet istiyoruz.
Allahım.. Halktan müstağni clan varlığın, birliğin, tek ve benzersizliğin, aşikâr olan izzetin, cok geniş olan rahmetin hürmetine kulaklarımızı nurlandır, gözlerimizi nurlandır,
kalplerimizi nurlandır, kabirlerimizi nurlandır, duygularımızı nurlandır, ruhlarımızı nurlandır, önümüzü nurlandır...
Allahım.. İlmimizi, hilmimizi ve nurumuzu artır, bize hem zâhir nimetlerini, hem bâtın ni'metlerini ver.
Allahu teâlâ, dinimiz için bize kâfidir.
Allahu teâlâ, dünyamız için bize kâfidir.
Kerim olan Allahu teâlâ, bütün mühim işlerimiz için bize kâfidir.
Halim ve kuvvetli olan Allahu teâlâ, bize zulmedenlere karşı kâfidir.
Çetin kuvvete sahip bulunan Allahu teâlâ, bize tuzak kurmak isteyenlere karşı kâfidir.
Merhamet sahibi olan Allahu teâlâ, ölüm zamanında bize kâfidir.
Şefkat sahibi olan Allahu teâlâ, mezarda sorgu zamanında bize kâfidir.
Lûtuf sahibi olan Allahu teâlâ, mizanda da bize kâfidir.
Kudret sahibi olan Allahu teâlâ, sıratı geçerken de bize kâfidir.
Kerem sahibi olan Allahu teâlâ, sorgu zamanında da bize kâfidir.
Kendisinden gayrı Hak mâ'bud bulunmayan Allahu teâlâ bize kâfidir, tevekkülüm onadır. O, büyük arşın sahibidir.
Merhaba... Merhaba.. (Ferah ve genişlili senin üzerine olsun demektir.)
Merhaba sy sabah ve yeni gün (veya ey akşam ve yeni gece)
Zamana, uğurlu saate, hazır bulunmayan arkadaşa, havır olan arkadaşa merhaba merhaba derim.
Hamd edenlerin hamd-ü senâsına lâyık, geniş merhamet sahibi, yücelerden yüce, sevilen, ilmiyle her şeyı kuşatan, jarattıkiarına alledıg' gıbi tasarrut eden Allahu teâlânın adıyla yaz ki, o bize şah damarımızdan daha yakındır.
Yaz ki, biz Allahu teâlâya inandığımız, onun huzuruna çıkmayı ve ona kavuşmayı tasdik ettigimiz, onun kitabını, delii ve âyetlerini ikrar ettiğimiz halde sabaha dahil olduk.
Ondan gayrısının ulühiyyetini inkâr ettik, ona tevekkül eyledik, Allahu teâlâyı, meleklerini, bütün peygamberlerini, arşın! taşıyanları ve bütün yarattıklarını şahit tutuyoruz ki, ondan gayrı Hak mâ'bud yoktur, illâ o vardır. Birdir ve şeriki yoktur. Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem cnun kuiu ve Resûlüdür. Cennet haktır, cehennem haktır, Kevser
havuzu haktır, şefaat haktır, münkir ile nekir haktır, Allahu teâlânın vâ'di haktır. Kıyamet mutlaka kopacaktır ve Allahu teâlâ bütün yarattıklarını ölümlerinden sonra tekrar diriltecektir. Biz, bunu bilerek ve buna inanarak yaşıyoruz, böylece öleceğiz, kabirlerimizden bu inanç ile dirilip kalkacağız ve Allahu teâlânın yardımı ile azap görmeyeceğiz.
Allahım... Biz, nefislerimize zulmettik. Sen, büyük ve küçük günahlarımızı affeyle, çünkü senden gayrı hiç kimse onları affedemez, ancak sen affeder bağışlar, yarlıgarsın. Bizi, en güzel ahlâklar ile ahlâklandır, bu güzelliklere ancak sen hidayet edebilirsin, kimse edemez. Dâvetine icabet ettim, emrine hazırım. Emrine icabet ettigim için mutluyum, bütün hayırlar senin elindedir, sana tövbe eder ve senden yarlıganmamı dilerim.
Allahım... Gönderdigin resûllere iyman ettik.
Allahım.. Resûllerin vasıtasiyle indirdiğin kitaplara da iyman ettik.
Allahım.. Yüzümüzü hayâ ile ve kalplerimizi sevinç ve neş'e ile doldur.
Allahım... Bizi hayırlı işlerde sabit kıl... Cimri, dedikoducu, kibirli, fitne ve fesatçılardan eyleme...
Allahım... Oburluktan, hapisten, haddini aşmaktan, kıtlıktan, kötü zandan, içkiden, vahşi insandan, faizden, korkutucu fitneden ve geçim darlığından sana sığınırız.
Allahım... Bugünümüzün evveli salâhımız, ortası felâhımız ve sonu zaferimiz olsun...
Allahım... Günümüzün başlangıcını rahmet, ortasını dünyadan yüz çevirme ve sonunu da kerem kıl.
Allahım.. Bizi en iyi ve en güzel ni'met ve geçimlerle rizıklandır. Ömürlerimizi mutlu kıl, rızıklarımızı genişlet.
Allahım.. Affınla bizi affet, fazlınla bize halim ol. (Sert oima..)
Allahım.. Seni, her türlü noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif eder ve sana hamd-ü senâ eylerim. Biz, seni ne kadar övsek, senin zâtını övmen gibi övmeye gücümüz yetmez. Sana sığınan kuvvetli ve galip olur. Seni öven yükselir ve yücelir. Senin orduların aslâ yenilmez ve bozguna uğramaz. Sen, sözünden dönmezsin. Senden gayrı Hak mâ'bud yoktur.
Seni tesbih ve tenzih ederiz, sana hakkıyle kulluk ve ibadet edemedik ey yegâne mâ'budumuz...