ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
22 sonuç · “An'ane”
01Îseviyye (Kādiriyye)
Şeyh Îsâ hakkında gelenek içi anlatıya dayanan erken Kādirî nispet.
Abdal Mûsâ
Abdal Mûsâ; menkıbeleri Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla ilgili rivayetlere karışan ve Bektaşî an'anesinde önemli bir yeri olan Anadolu abdallarından biri . Kaynak, gerçek şahsiyetinin “çok müphem” olduğunu belirtir.
Abdülkerîmzâde Mehmed Efendi
Abdülkerîmzâde Mehmed Efendi (ö. 1568), Ebüssuûd ve Kemalpaşazâde çevresinde yetişen; müderrislik, kadılık ve Anadolu kazaskerliği yapan, tefsirden nahve uzanan eserler ve Arapça Kasîde-i Mîmiyye kaleme alan Osmanlı âlimidir.
Abdülmelik Atâ
Abdülmelik Atâ, Arslan Baba’nın torunu ve Mansûr Atâ’nın oğludur. Babasının 1197’deki vefatından sonra irşad mevkiine geçmiş; oğlu Tâc Hâce’yi yetiştirerek Zengî Atâ’ya ulaşan Yesevî aile ve terbiye zincirini sürdürmüştür.
Ahî Mîrim Halvetî (Molla Ali Melhemî Şirvânî)
Ahî Mîrim Halvetî, yeni araştırmalarda Molla Ali Melhemî Şirvânî olarak tanımlanan; Pîr Ömer el-Halvetî’den sonra İzzeddin Halvetî’ye uzanan erken Halvetî irşad halkasını sürdüren şeyhtir.
La‘lî Mehmed Efendi
La‘lî Mehmed Efendi (ö. Zilhicce 1112/1701), Kastamonu'dan Edirne ve İstanbul'a uzanan eğitim yolunda Sırrî Mehmed ile Seyyid Alâeddin'den feyiz alan Gülşenî şeyhidir.
Vefâyîzâde Muğlavî Mustafa Efendi
Vefâyîzâde Muğlavî Mustafa Efendi (884/1479–968/1560-61), Muğla'dan Mekke, Horasan ve Semerkant'a uzanan; Emir Buhârî'den inâbet alan âlim ve şeyhtir.
an'ane (II)
an'ane (II) a [Ar.] Hadis biliminde ravînin şeyhin bizzat kendisinden ve onun ağzmdan rivayet ettiği hadisler dışında “an” sözünü kullanarak rivayet ettiği hadisler.
An'ane
Âdet, örf. (Bkz. Örf ve Âdet)
Bursa
Bursa · Türkiye · Fethine Orhan Gazi ile birlikte katıldığı rivayet edilen ve adına bağlanan iki türbeden birinin bulunduğu şehir; kaynağa göre Abdal Mûsâ an'anesinin doğduğu merkezdir. İlişkili kişi dosyası Abdal Mûsâ : Abdal Mûsâ, tarihî şahsiyeti menkıbelerle iç içe geçen; Bursa ve Teke çevresindeki hatırası, Kaygusuz Abdal ile irşad bağı ve Elmalı'da büyüyen dergâhı sayesinde Anadolu-Bektaşî hafızasının başlıca düğümlerinden biri olan derviştir.
Sayfalar 44–50
Muzaffer Ozak Külliyatı · O salih ve ârif zat-1 şerifin ruhu kabzolununca, beşyüz rahmet meleği cesedinin yanında kalırlar, yakınları kendisini gasletmeden melekler o velinin cesedini yıkarlar, cennetten ge
Sayfalar 78–84
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bir nigehe talibem, baksa biraz yüzüme Ayağının tozunu çeksem sürme gozüme Mübarek kademini bassa bir kez yüzüme Türabım kapısında billâhi Muhammedin Nûr-u çeşmim Ahmedin. Aşki lay
Sayfalar 108–113
Muzaffer Ozak Külliyatı · O'na da deriz ki: Senin milliyetin, din ile kaimdir. Bulgarlar, Macarlar, Finliler ve bir takım kavimler aslında hep Türk soyundan idiler. Hıristiyan dinine girdikten sonra kendi s
Sayfalar 111–116
Muzaffer Ozak Külliyatı · yi, bir çarmıha gerdirdi. Mâşite hatunun iki kızı vardı; biri kundakta, diğeri beş yaşında idi. Firavun, o iki meleği de getirtti, kızlardan büyük olanını, Mâşite'nin karşısında tu
Sayfalar 117–122
Muzaffer Ozak Külliyatı · cehenneme beraber girersiniz. Onlara doğru yolu göstermek, kötü yoldan çevirmek için elinden geleni yap! Başıma belâ açarım diye korkma! Bütün dünya kâfir olsa, sen dini Muhammedde
Sayfalar 193–199
Muzaffer Ozak Külliyatı · - Keşke. Rabbimize daha fazla ibadet etseydik. daha yüksek derecelere nail olsaydık. diyerek hayıflanacaklardır. Haram viven kişi. zekât veremez. Verse de. acıya acıya. üzüle üzüle
Sayfalar 218–224
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ab-ı rûy-i Habib-i ekrem için, Kerbelâ'da dökülen dem için, Şeb-i firkatte ağlayan göz için, Râh-i aşkında sürülen yüz için, Eyle yâ Rab!.. lûtfunu hem-râh... Bakma yâ Rab!.. bizim
Sayfalar 353–361
Muzaffer Ozak Külliyatı · kılıcı ile cihad-1 ekber eyleyerek nefs kılıcı ile katlolunanlara ÖLÜ demeğe hayâ etmiyor muyuz? Azizim, sultanım: Bu gafleti terkediniz, okuduğunuzu anlamağa, anlamadığınızı sorup
Sayfalar 304–313
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 304 -makamın da Hakkın lûtuf ve keremi sayesinde muvakkaten bize tahsis olundugunu idrak edersek, makam sevgisi denilen büyük illetten de kurtulur, onu bir zulüm, hevâ ve heves v
Sayfalar 326–331
Muzaffer Ozak Külliyatı · letine yararlı olacak derecede kabiliyetli birer ferd olarak yetistirmeliyiz. Onlara, temiz bir isim, şerefli bir aile ocağı, hür ve müstakil bir ülke, bağımsız ve özgür bir kavim
Sayfalar 340–345
Muzaffer Ozak Külliyatı · Iran, Mısır ve diyar-ı Rum fatihi Hz. Ömer ibn-il Hattâb radıyallahu anh efendimiz de şöyle cevap verdiler: — Kulunu, iki cihanda da aziz veya zelil edenin ancak Allahu teâlâ olduğ
Sayfalar 648–655
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hikâye: Bayezld-l Bestami hazretleri peşine takılan cocuklara nasıl mukabele etmişti Hikâye: Harun Reşid'e Fransa kralının hediye ettiği gül fidanı kıssası Hikâye: Emevi hükümdarla