Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

31 sonuç · “şâhid

01
Şahsiyet

Cürcân Efendi (Muhyiddin Mehmed b. İbrâhim)

Muhyiddin Mehmed b. İbrâhim, Molla Cürcân veya Cürcân Efendi (ö. 969/1562), Akyazı’dan yetişerek Sahn-ı Semân’a ve Amasya müftülüğüne ulaşan; Şehzade Bayezid krizinde Îcâdî Hayreddin Efendi ile arabuluculuk yapan Osmanlı âlimidir.

02
Şahsiyet

Kuddüsi Abdurrahim Efendi

Kuddûsî Abdurrahim Efendi, Manisalı sûfî ve âlim; Abdülehad Nûrî’nin halifesi, tefsir hâşiyesi ile Şâhidî manzumesi şerhinin müellifidir.

03
Şahsiyet

Şeyh Hüseyn-i Şâhidî Efendi

Hüseyn-i Şâhidî Efendi, Süleyman-ı Zâtî’nin diğer oğlu; ailedeki büyüklerinden hilâfet alan ve Fahri Ahmed Efendi’nin muhtemel mürşidlerinden biri olarak anılan sûfîdir.

04
Sözlük

şâhid

[Ar.] “Tanık, bilen, muttali olan, hazır olan.” anlamında Allah’ın sıfatı. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de teklik ve çokluk biçimleriyle yirmi ayette yer almaktadır. Had biliminde, ferd veya garîb b hadisin başka bir isnadla gele rivayeti.

05
Sözlük

Şâhid-i zûr

Yalan şahitlik yapan kimse. Gerçeği bildiği hâlde mahkeme veya toplum önünde ona aykırı tanıklık etmeyi ifade eder; büyük günahlardan sayılmıştır.

06
Sözlük

şâhid-i asi

Herhangi bir davad mahkemenin huzurunda as davaya şehadet eden şahit

07
Sözlük

şâhid ve meşhûd

Hz. Mu hammed ve ümmeti için kullan lan terim. “Şâhit”, Hz. Peygam ber, “meşhûd” O’nun ümme olarak nitelenmiştir

08
Sözlük

şâhid-i fer'

Ken disine asıl şahit tarafinda şehadeti uygun bulunan kim se

09
Mekân

Kayalar Camii Hazîresi

İstanbul · Türkiye · Rumelihisarı sahilinde, bugünkü Bebek semti yakınlarında Kayalar denilen yer. İdamının ardından naaşının buraya defnedilmesinden sonra burası bir mezarlık haline gelmiş ve bir cami yapılmıştır; kabri bu caminin hazîresindedir ve hazîrede bir makam kabri şâhidesi bulunmaktadır. Mezar taşında "tarîkat-ı aliyye-i Bayrâmiyye" ibaresinin yer aldığı kaydedilir.

10
Mekân

Orta Pazar Camii hazîresi

Bursa · Türkiye · Dedesi Nakkaş Ali'nin yaptırdığı cami; 938'de (1532) vefat edince buraya defnedildi. Mezar taşındaki “el-merhûm Şeyh Lâmiî b. Osman” ibaresi, öldüğünde bir tekkede şeyh olduğunu gösterir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

11
Mekân

Bursa

Bursa · Türkiye · 1473'te doğduğu, ömrü boyunca yaşadığı ve otuza yakın eserini yazdığı şehir; İstanbul'a hiç gitmemiştir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

12
Mekân

Murâdiye Medresesi

Bursa · Türkiye · Gençliğinde Molla Ahaveyn ile Hasanzâde Molla Mehmed'den ders aldığı medrese. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

13
Mekân

Yeşiltürbe

Bursa · Türkiye · Dedesi Nakkaş Ali b. İlyâs Ali'nin nakışlarını yaptığı yapı; ailenin sanatla bağının simgesi. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

14
Mekân

Emîr Buhârî Tekkesi

İstanbul · Türkiye · İntisap ettiği Nakşî şeyhi Emîr Buhârî'nin merkezi; Lâmiî'nin Câmî'ye ve Nakşibendîliğe yönelmesi bu bağdan doğdu. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

15
Mekân

Herat

Herat · Afganistan · Eserlerini Türkçeye çevirdiği Abdurrahman-ı Câmî'nin ve Gûy u Çevgân müellifi Ârifî-i Herevî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

16
Mekân

Şîraz

Şîraz · İran · Dîbâcesini şerhettiği Gülistân 'ın müellifi Sa'dî'nin ve Şem' u Pervâne 'nin müellifi Ehlî-i Şîrâzî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

17
Mekân

İstanbul

İstanbul · Türkiye · Hiç gitmediği hâlde eserleriyle tanındığı başkent; Hüsn ü Dil 'i Yavuz Sultan Selim'e buradan takdim etmiştir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

18
Makale

Nûru'l-Arabî'nin Eserleri: 75 Başlıklı Bir Külliyat

Türkçe ve Arapça şerhler, risaleler, tefsirler ve takrirler üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.

19
Makale

Lâmiî Çelebi'nin Nefehât'a Katkıları

Mukaddime, minhuvât, Anadolu sûfîleri ve müellif tanıklığı üzerinden Lâmiî'nin gerçek payı

20
Eser

SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI

Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e

21
Eser

SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI

Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş

22
Eser

Sayfalar 13–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme

23
Eser

Sayfalar 21–28

Muzaffer Ozak Külliyatı · Evet, Hz. Musa aleyhisselâm sadrının şerholunmasını, işlerinin kolaylaştırılmasını, lisanındaki tutukluğun giderilmesini, sözünün daha iyi anlaşılmasını, ehlinden ve akrabasından b

24
Eser

Sayfalar 29–36

Muzaffer Ozak Külliyatı · haremeyn, ceddüs-sıbteyn, imam-ül-Enbiyâ, imam-ül-etkiyâ, tâcül-asfiyâ, sahib-üs-seyf, sahib-ül-kitab, münzel-ül-Kur'an, sahibül-mi'râc, şefi-ul-müznibiyn, Resûlüllah, Habibullah,

25
Eser

Sayfalar 26–33

Muzaffer Ozak Külliyatı · SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan. (YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.) El M

26
Eser

Sayfalar 85–92

Muzaffer Ozak Külliyatı · inkâr ederse, kâfir olur. Zira, farzlar kesin delillerle sabit olmuştur. Vâcipler ise zanni delillerle sübut bulmuştur. Bundan dolayı vâcibi inkâr eden kâfir olmaz, fakat işlemeyen

27
Eser

Sayfalar 103–109

Muzaffer Ozak Külliyatı · Muhammediyye ile nurlandırırsa, cemal-i Muhammediyyeyi ve makam-ı Ahmediyyeyi müşahede eyler ve bunun neticesi olarak da aşkı günden güne artarak mir'atı hak yolunda pervane gibi k

28
Eser

Sayfalar 112–123

Muzaffer Ozak Külliyatı · yüzünü daima ilm-i Ledünni sahibi ve âşık-ı didâr-ı ilâhi olan kibar-ı Evliyâ'ullah'ın isrinden ve eşiği türabından ayırma yâ Rabbi.. Onların bastıkları toprağın tozu ile alınlarım

29
Eser

Sayfalar 126–134

Muzaffer Ozak Külliyatı · kapıda görününce kadınların hepsi bıçakları ile meyvaların jerine parmaklarını kesmeğe başladılar ve bunun farkına dahi varmadılar. Bunu gören Züleyha, Yusuf Aleyhisselâmı dışarıya

30
Eser

Sayfalar 141–146

Muzaffer Ozak Külliyatı · Nebisidir. Bütün güzel ahlâklarla, sıfat-ı cemile ile muttasıftır. Ve bütün müttakilerin, salihlerin imamıdır. Bütün meleklerin. peygamberlerin, mü'minlerin sevdiği ve âhirette, ce

31
Eser

Sayfalar 194–208

Muzaffer Ozak Külliyatı · nanenAw ya berrü, yâ tevvâbü, yâ mün'ımü, yâ müntekımü, yâ afüvvü, yâ râ'ufü, ya mâlik-el-mülki, yâ zel-celâli vel-ikrami, yâ Rabbi, yâ muksitü, yâ câmiü yâ ganiyyü, yâ mugni, ya m