ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
46 sonuç · “îlâ”
01Hilâliyye
Halep çevresinde gelişen Muhammed Hilâl nispetli Kādirî kol.
Aleviyye-Derkāviyye
Ahmed el-Alevî'nin XX. yüzyıl başında Müstegānim merkezli olarak teşkilâtlandırdığı Şâzelî-Derkāvî irşad kolu.
Ammâriyye
Ammâr Bû Sennâ’ya nispet edilen, doğu Cezayir’den Tunus’a yayılan bölgesel Kādirî kol.
Babagân / Mücerred Babalar
Balım Sultan sonrası mücerred babalar ve pîr evindeki dedebaba otoritesini esas alan teşkilat hattı.
Bârzân Hattı
Kuzey Irak'taki Bârzân Tekkesi'nin Nehrî çevresiyle tarihî irtibatı; doğrudan hilafet bağı kesin kabul edilmez.
Bayrâmî Melâmîliği
Bıçakçı Ömer Dede'den sonra Osmanlı coğrafyasında gelişen; kutup merkezli silsile, tevhid yorumu ve zaman zaman siyasî baskılarla şekillenen ikinci devre.
Bayramiyye
Hacı Bayrâm-ı Velî çevresinde Ankara merkezli teşekkül eden; farklı halife hatlarıyla Osmanlı coğrafyasına yayılan tasavvuf yolu.
Bedeviyye (Ahmediyye)
Ahmed el-Bedevî’nin Tantâ’daki irşad halkasından doğan, Abdül‘âl b. Fakih tarafından kurumsallaştırılan; Mısır’dan Suriye, Hicaz ve Osmanlı şehirlerine yayılan ana tasavvuf yolu.
Benâve
XIX. yüzyıl Dekken'de varlığı kaydedilen, ayrıntıları bilinmeyen Kādirî çevre.
Beyyûmiyye
Ali el-Beyyûmî'nin Bedevî-Halebî hilâfeti ile Halvetî-Demirtâşî terbiyesini Kahire'de birleştirerek teşkilâtlandırdığı Bedeviyye kolu.
Bû Aliyye
Tunus, Cezayir ve Mısır'da yayılan Bekkâiyye alt hattı.
Buhûriyye
Buhûriyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Abalı Hâfız Muhammed Haydar Bergamavî
Muhammed Haydar Efendi; Bergama veya Kırkağaç nispetiyle anılan, Mehmed Emin Kırkağacî’den hilâfet alan, Aksaray Şekerci Sokağı’ndaki dergâhta irşad eden ve Yahyâ Âgâh İstanbulî’ye Zenbûrî mirası aktaran şeyhtir.
Abdal Mûsâ
Abdal Mûsâ; menkıbeleri Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla ilgili rivayetlere karışan ve Bektaşî an'anesinde önemli bir yeri olan Anadolu abdallarından biri . Kaynak, gerçek şahsiyetinin “çok müphem” olduğunu belirtir.
Abdullah ez-Zeytûnî
Abdullah ez-Zeytûnî, XV. yüzyıl Fas tasavvuf çevresinde Ahmed Zerrûk’un ilk belirgin şeyhi olarak anılan sûfîdir.
Abdullah-ı Berzişâbâdî
Abdullah-ı Berzişâbâdî (789/1387–872/1467-68), Muhammed Pârsâ ve Ya‘kūb-i Çerhî’den Hâcegân-Nakşibendî terbiyesi, İshak Huttalânî’den Kübrevî hilâfeti alan; Horasan’daki irşad hattı daha sonra Zehebiyye silsilelerince geriye dönük olarak sahiplenilen sûfîdir.
Abdullah-ı İlâhî
Abdullah-ı İlâhî (Molla İlâhî, Simavî; ö. 896/1491), Ubeydullah Ahrâr'a intisap edip Nakşibendiyye'yi Anadolu ve Rumeli'de yayan mutasavvıf; Şeyh Bedreddin'in Vâridât 'ının ilk şârihidir.
Abdurrahman Câmî
Abdurrahman-ı Câmî / Molla Câmî (23 Şâban 817 / 7 Kasım 1414, Harcird – 18 Muharrem 898 / 9 Kasım 1492, Herat); Fars şiirinin son büyük üstadı sayılan Nakşibendî şair ve âlim. Nefehâtü'l-üns müellifi; İbnü'l-Arabî'nin vahdet-i vücûdunu Nakşibendiyye ile kaynaştırmıştır .
Abdülahad Nûrî Sivâsî
Abdülahad Nûrî Sivâsî (1594/95-1651), Abdülmecid Sivâsî’nin ilmî ve tasavvufî terbiyesinde yetişen; Midilli’den İstanbul’a uzanan irşadı, Mehmed Ağa Tekkesi, selâtin camilerindeki vaazları, Kadızâdelilere karşı kaleme aldığı risaleleri ve Dîvân-ı İlâhiyyât’ıyla Sivâsiyye’nin Nûriyye koluna adını veren mutasavvıf, vâiz ve şairdir.
Abdülkādir-i Geylânî
Abdülkādir-i Geylânî (1077-1166), Gîlân’dan Bağdat’a gelerek hadis, fıkıh ve tasavvufta yetişen; medrese, ribat ve vaaz çevresi vefatından sonra Kādiriyye adıyla İslâm dünyasının en geniş irşad ağlarından birine dönüşen âlim-sûfîdir.
Abdülmecid Şirvânî
Abdülmecid Şirvânî (ö. 1564-65 civarı), Şahkubâd-ı Şirvânî’den aldığı Halvetî terbiyeyi Tokat’a taşıyan; Şemseddin Sivâsî’yi yetiştirip hilâfet vererek Şemsiyye’nin teşekkül zeminini hazırlayan şeyhtir.
Abdürrahîm el-Mahbûb
Abdürrahîm el-Mahbûb, Muhammed b. Ali es-Senûsî’nin yakın çevresinde yetişen; Bingazi Zâviyesi’ni yöneten, Osmanlı merkeziyle temas kuran, Muhammed el-Mehdî’yi Hicaz’dan Câğbûb’a götüren ve eğitimine katılan Senûsî şeyhidir.
Âdem Dede
Antalyalı Âdem Dede (1591/92-1653), Hotin seferinin ardından Mevlevîliğe yönelen; İsmâil Ankaravî’den sonra Galata Mevlevîhânesi postuna geçen, Mesnevî dersleri, cömertliği ve sade Türkçe ilâhileriyle tanınan Mevlevî şeyhidir.
Ahmed el-Ervâdî
Ervâd, Trablusşam, Dımaşk, Kahire ve İstanbul arasında tahsil ve irşad faaliyetinde bulunan Ahmed el-Ervâdî, Hâlid el-Bağdâdî’nin halifesi ve Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî’nin mürşididir. Hadis isnadı, ilmî icâzet ve tarikat hilâfetini aynı şahsiyette birleştirmiştir.
istîlâd
Bir kimsenin çocuk edinme amacıyla cariyesini hamile bırakması ve cariyenin hürriyetine kavuşm ile sonuçlanan hukukî süreç. istilâm a. [Âr. ] flk. Hac deti sırasında tavaf yapılı “Hacerü’l-esved”in yanına lindiğinde el sürme, onu ö ya da tekbir getirerek onu u tan selâmlama anlamında b kıh terimi. istimdâd a. [Ar. ] Bir senin beklenmedik bir anda takım sıkıntılara düşmesi s cu bunlardan kurtulmak peygamberlerden veya ermi şilerden yardım dileme. istimlâ a. Gıli. 1) [Ar. ] Hadis minde, hocanın yazdırdığı disleri kaydetme. isti'nâf a. [Ar. ] Namaz nırken herhangi bir seb namazm bozulması ve abd yenilerek namaza baştan ve niden başlanması durumu. isti'râz a. [Ar. ] Müslü fırkalanndan Hâricîlerin özellikle de Ezârika cemaa kendilerinden olmayan f fırkalara mensup kimselerin anlayışlannı sorgulamaları lamında bir terim. istircâ a. [Ar. ] Bir fel sırasmda Allah’ın yardımın desteğine sığmarak dua etm teselli bulma veya tevek bağlanma. 375 îşân ması istishâb a. UL-^i) [< Ar.. musahabe] fik. Geçmişte sabit olan bir durumun veya konuc ibanun, değiştiğine dair bir delil buırken lunmadıkça, hâlen geçerliliğini a gekoruduğuna hükmetmek anlaöpme mında fıkıh usulü terimi. uzakistiskâ a. GLiul) [Ar. ] bk. yağmur bir fıduası istiskâ namazı a. Yağmur duası kimnamazı anlamında olan bu tea birrim, Cuma namazı gibi kıldırılan sonuiki rekâtlık namazı ifade etmekiçin tir. iş kiistisnâ a. GLiicJ) [Ar. ] îman ettiğini dil ile ikrar etme yerine AUah’m bilitakdirine bırakıp “İnşaallah ı hamüminim. ” demesi için kullanılan kelâm terimi. kılıistişhâd a. [Ar. ] Hadis beple biliminde, bir hadisi başka bir destin hadisin senediyle karşılaştırarak e ye ifade etme işi. istiva a. [Ar. ] Allah’ın sıfatüman larmdan biri olup “Yerleşmek, ve ılımlı olmak, kararlı olmak, yükatinin selmek, hâkim olmak. ” anlamlafarklı rmda O’nun zatının evrenle n din münasebetini konu edinen bir ı an terim. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de dokuz ayette Allah’a nispet edilmiştir (bk. M. F. lâket Abdülbâkî, el-Mu'cem, “tvy” na ve maddesi). me ve kküle îşân cl [Ar. ] Orta Asya’da Türk kökenli sûfîlerin yönetici işâret 376 veya şeyh ya da irşat makamın İşr da olan erenleri.
mîlâdiyye
ha mevlidiyye kil, ak milel ve nihai a. [< Ar. mış milel “millet” in ç. b.; nihai “nihle” nin ç. b.] İslâmî edebiyatta cit dinler ve mezhepler tarihini komenu edinen eserler için kullanılan an ortak ad. illet 470
îlâ
GıLl) [Ar.] fık. İslâm hukukunda, evli bir erkeğin karısıyla cinsel ilişkiye girmemek üzere yapmış olduğu yemin. Bu durum “kaza'î boşanma” sebeplerinden biri sayılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de sadece bir yerde, “Bakara suresi” nde “Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenler dört ay beklerler.” biçiminde geçen bu söz, Hz. Muhammed’in eşleri ile ilgili olarak hadislerde de yer almaktadır.
Mîlâd
Doğum günü, Îsâ aleyhisselâmın doğum günü olduğu iddiâ edilen noel gecesi. (Bkz. Noel Gecesi) Noel gecesi doğru olarak Mîlâd'ın, Aralık'ın 25'i veya Ocak'ın altıncı günü veya başka gün olduğu sanıldığı gibi, bugünkü Mîlâdî senenin bir veya dört sene az olduğu çeşitli dillerdeki kitablarda yazılıdır. (Hasib Bey) Sorbon üniversitesi profesörlerinden Gungvebert, hazret-i Îsâ'nın mîlâdî târihinden on beş sene önce veya sonra doğduğu isbat edilemez diyor. Doğum senesi tahmin edilemeyince doğduğu gün elbette hesaplanamaz. (Yeni Rehber Ansiklopedisi)
Mîlâdî Yıl
Hazret-i Îsâ'nın doğduğu iddiâ edilen yılı başlangıç kabûl eden ve 365,242 günlük güneş yılını esas alan takvim senesi. Hicrî kamerî yılbaşı, hicrî şemsî ve mîlâdî yılbaşılarından on gün önce gelmektedir. Bundan dolayı müslümanların mübârek günleri veya geceleri, şemsî senelere nazaran her yıl on gün önce gelmektedir. Çünkü müslümanların mübârek günleri, güneş aylarına göre değil, hicrî kamerî aylara göre yapılır. Dînimiz böyle emretmektedir. (M. Sıddîk Gümüş) Mîlâdî yıl altıncı yüzyıla kadar hiç kullanılmadı. İlk olarak Danyı adında bir râhip altıncı yüzyılın başlarında mîlâdî târih kullandı. (Yeni Rehber Ansiklopedisi) Mîlâdî yıl kat'î olmayıp, günü de, senesi de şüpheli ve yanlıştır. Büyük âlim, İmâm-ı Rabbânî ve Burhân-ı Kâtı'ın yazarı mütercim Âsım Efendi'nin bildirdiklerine göre, Îsâ aleyhisselâm ile Peygamberimiz arasındaki zaman, bin seneden az değildir. (M. Sıddîk Gümüş)
Nâmus-I îlâhî
İslâm dîni. (Bkz. İslâmiyet)
Lâhîcân
Gîlân · İran · Oturduğu ve İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin gelip intisap ettiği nahiye; şeyhiyle birlikte tarlada çalışıp ürünü pazara götürdüğü yer burasıdır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Cemâleddîn Tebrîzî (el-Ezherî) : Seyyid Cemâleddîn Tebrîzî, Şîrâzî ve Ezherî nisbeleriyle anılan; Şehâbeddin Mahmûd Tebrîzî’den tasavvuf terbiyesi aldıktan sonra Lenkeran–Astara hattında tekke kuran, İbrâhim Zâhid-i Geylânî’yi yetiştiren ve Ebheriyye’den Zahidiyye, Halvetiyye ve Safeviyye’ye uzanan aktarımın başlıca halkalarından olan XIII-XIV. yüzyıl sûfîsidir.
Siyâvrud (Lâhîcân)
Gîlân · İran · 615/1218 civarında doğduğu ve 700/1301'de vefat ettiği nahiye; Güştâsfî'de hastalanınca vasiyeti üzerine damadı Safiyyüddîn-i Erdebîlî tarafından buraya getirilmiş, iki hafta sonra vefat etmiştir. Konum yaklaşıktır.
Neyf (Gîlân)
Gilan · İran · 470'te (1077) doğduğu, Hazar denizinin güneybatısındaki Gîlân eyalet merkezine bağlı köy; nisbesi buradan gelir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Abdülkādir-i Geylânî : Abdülkādir-i Geylânî (1077-1166), Gîlân’dan Bağdat’a gelerek hadis, fıkıh ve tasavvufta yetişen; medrese, ribat ve vaaz çevresi vefatından sonra Kādiriyye adıyla İslâm dünyasının en geniş irşad ağlarından birine dönüşen âlim-sûfîdir.
Lâhîcân
Gîlân · İran · Şeyhi Seyyid Cemâleddîn-i Tebrîzî'nin oturduğu ve kendisinin intisap ettiği nahiye; şeyhiyle birlikte tarlada çalıştığı yıllar buradadır. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Zâhid Geylânî : İbrâhim Zâhid Geylânî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin halvetî öncesi halkalarındandır. Kayıtları Lâhîcân çevresiyle ilişkilendirilir. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Lâhîcân
Gîlân · İran · Silsilede iki halka sonraki İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin bulunduğu nahiye. İlişkili kişi dosyası Şihâbüddin Tebrîzî : Şihâbüddin Tebrîzî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin sühreverdî halkası halkalarındandır. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Bâbülerec Medresesi
Bağdat · Irak · Hocası Ebû Sa'd el-Muharrimî'nin kendisine tahsis ettiği medrese; hadis, tefsir, kıraat, fıkıh ve nahiv okutup vaaz vermeye burada başladı, sonra hepsini bırakıp inzivaya çekildi. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Abdülkādir-i Geylânî : Abdülkādir-i Geylânî (1077-1166), Gîlân’dan Bağdat’a gelerek hadis, fıkıh ve tasavvufta yetişen; medrese, ribat ve vaaz çevresi vefatından sonra Kādiriyye adıyla İslâm dünyasının en geniş irşad ağlarından birine dönüşen âlim-sûfîdir.
Lâhîcân
Gîlân · İran · Yolun pîri Ömer el-Halvetî'nin doğduğu nahiye. İlişkili kişi dosyası Hacı İzzeddin Türkmânî : Hacı İzzeddin Türkmânî (ö. 828/1424-25), Ahî Mîrem’den aldığı Halvetî irşadını Sadreddin-i Hıyâvî’ye aktaran; Merâga ve Herat çevreleriyle ilişkilendirilen erken dönem Halvetiyye şeyhidir.
Lâhîcân
Lahijan · İran · Gîlân bölgesinde, Hazar kıyısı yakınında doğduğu şehir; aslen Şirvanlıdır ve soyu Şirvan'ın meşhur şeyh ailelerine dayanır. İlişkili kişi dosyası Ömer Halvetî : Halvetiyye’ye adını veren erken dönem pîri.
Siyâvrud
Gîlân · İran · Müridi İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin doğduğu ve 700/1301'de vefat ettiği nahiye. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Cemâleddîn Tebrîzî (el-Ezherî) : Seyyid Cemâleddîn Tebrîzî, Şîrâzî ve Ezherî nisbeleriyle anılan; Şehâbeddin Mahmûd Tebrîzî’den tasavvuf terbiyesi aldıktan sonra Lenkeran–Astara hattında tekke kuran, İbrâhim Zâhid-i Geylânî’yi yetiştiren ve Ebheriyye’den Zahidiyye, Halvetiyye ve Safeviyye’ye uzanan aktarımın başlıca halkalarından olan XIII-XIV. yüzyıl sûfîsidir.
Bâbülhalbe
Bağdat · Irak · Cemaati medreseye sığmaz olunca vaaz meclisini naklettiği caminin bulunduğu semt; açık havadaki vaazlarını dinlemek için yetmiş bin kişinin geldiği rivayet edilir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Abdülkādir-i Geylânî : Abdülkādir-i Geylânî (1077-1166), Gîlân’dan Bağdat’a gelerek hadis, fıkıh ve tasavvufta yetişen; medrese, ribat ve vaaz çevresi vefatından sonra Kādiriyye adıyla İslâm dünyasının en geniş irşad ağlarından birine dönüşen âlim-sûfîdir.
Herî
Gîlân · İran · Amcası Ahî Muhammed ile birlikte yerleştiği ve 780/1378'de onun irşad makamına geçtiği kasaba; Sultan Üveys onu Mısır'dan buraya davet etmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ömer Halvetî : Halvetiyye’ye adını veren erken dönem pîri.
Lâhîcân
Gîlân · İran · Zincirin vardığı İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin bulunduğu nahiye. İlişkili kişi dosyası Rükneddin Sincâsî : Rükneddin Sincâsî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin sühreverdî halkası halkalarındandır. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Cerrâhiyye'de Erkân, Esmâ ve Hilâfet
Nûreddin Cerrâhî'nin Halvetî usulünü yeniden düzenleyişi ve tarikatın kurumsal dili TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri mevcut monografilerle karşılaştırılarak özgün biçimde hazırlanmıştır.
Alamut 1256'da Tamamen Sona Erdi mi?
Yerleşik anlatı Cüveynî'nin Moğol zaferini merkeze alan anlatısı, 1256'yı Nizârî İsmâilî varlığının kesin sonu gibi gösterdi. Sonraki Fars tarihçilerinin çoğu bu çerçeveyi tekrarladı. Kaynakları karşılaştırınca Reşîdüddin'in kaydı, Gîlân-Daylem yerel tarihleri, kitabeler, Horasan'daki düşmanca bir nasihatnâme ve Hint alt kıtasındaki dâvet
GECE NAMAZI VE UYKU ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 47. bölüm · Müezzin akşam ezanını bitirdiği zaman, ezanla ikâmet arasında iki rek’at namaz kılınır. Ülemâ, halk müekked bir sünnet zannedip de kendilerine uymaya kalkmasınlar diye, bu namazı,
Sayfalar 311–318
Muzaffer Ozak Külliyatı · cemalinle dilşâd, lûtuf ve ihsanlarını müzdâd, dünya ve âhirette bermurâd eyle Yâ Rabbi.. Aziz yurdumuzu ve necib milletimizi, her türlü şerden ve şerirden, zulûmden ve zâlimden, k