ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1305 sonuç · toplam 1305 · “Düş” · 9/55
01Ebru-hoft
Çatık kaş. tas. Sâlikin derecesinin düşmesi. Zat-ı kibriyayı örtmesi, aynca varlık âlemini süslemesi sebebiye sıfatlara da ebru (kaş) denir (sr). Hablar mihrab-ı ebrüsuna meyl etmez fakih Olse kafirdir müselmanlar ona kılman namaz Fuzüli Ed…
Edviye
Devalar, ilaclar. 2. tas. Su makamlara edviye denir: ihsan, ilim, hikmet, basiret, firaset; tazim, ilham, sekinet, tume'ninet, himmet (HM 29). ‘at-1 Ef'aki kulüb ( 45 J bi!) Deva 1. Gönül işleri. 2. tas. Sevgi, samimiyet, şükür, riza ve tev…
Efendi
ى) 3 |) Sözü geçen, buyruğu yürüyen, itiraz edilmeksizin kendisine uyulan kimse. 2. tas. Şeyh, pir. Doğu geleneğinde padişah, efendi, tebaa onun kullarıdır. Hükümdar emri altındakilere “kullarım,” onlar da sultanlarına “efendimiz” diye hita…
Kendi bi-şübhe
رن إزط râz-ı derunun yo} a Ehl-i dil söyleyemez derdini Allah’a bi e Hızır Ağazade Said Ehl-i Hak y. Marifet sahipleri arifler, Allah adamı, hak er 2 Wi'nin | Tann nin Börünüşü olduğuna inanan bi'şer mezher Ehl-i hakâik Bkz Mutehakkik | Ehl…
Ekmel
( En olgun ve yetkin, tas. Kendisinde ilâhî isim ve sıfatların daha fazla toplandığı, ilâhî isim ve sıfatlara en fazla mazhar olan zat. El almak—El vermek Tarikate girmeye, belli bir şeyhe intisap etmeye ve ondan evrat almaya el almak dendi…
Eşik
Atebe, âsitâne ve dergâh. tas. Tasavvufta ve genelde doğulu kavimlerde eşiğin bir kutsiyeti vardır. Ulu kişilerin ululuğunu anlatmak için oturdukları evlerin eşiklerinin ululuğundan söz edilir. Eşik mahviyeti simgeler. Müridin, şeyhin kapıs…
Evliyaiye
!) Allah'ın velisi ve dostu olma seviyesine yükselenlerden mükellefiyetin ve ibadetlerin düşeceğine inanan mutasavvıflar zümresi. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için SL 535; İM 430 kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.
Eytat
Direkler, sütunlar. tas. Biri doguda, digeri batıda, üçüncüsü kuzeyde, dördüncüsü güneyde bulunan dört büyük veli. Ibn Arabi'ye göre, Allah bu bölgeleri bu ermiş kulları aracılığı ile korur. Bu dört veli sirayla Abdülhay, Abdülalim, Abdülmü…
Fal
Ugur, kadem, meymenet, ilerde yapılması düşünülen bir işin hayırlı ve faydalı sonuçlar vereceğine dair bazı ip uçlarının ve işaretlerin bulundu- Buna inanmak. 2. Kurân د Kerim açılarak bazı hususlarda fala bakıldığı gibi diger dini bir kita…
Fasl
Ayrılma, kopma. tas. Âşıkın sevgilisinden umduğu şeyi elden kaçırması, ayrı düşmesi. Tasavvufta, vaslın hazzı faslın elemiyle, ermenin zevki ayrılmanın acısıyla karışık olarak bulunur. Vasılsız fasl, fasılsız vasl olmaz. Faslu’l-vasl Ermede…
Felek
ع Eflak Gök, gökyüzü, sema. 2. Talih, baht, kader. 3. Her gezegenin bulunduğu gök tabakası. Batlamyus'un kozmolojik sisteminden kaynaklanan bu tasavvura göre, dünya evrenin merkezidir ve çevresinde iç içe geçmiş bir şekilde dokuz felek bulu…
Fevt
Elden kaçırma, önemli bir fırsatın elden kaçması. 2. tas. Sevgiliden umulan şey, sevgilisiyle birleşen (ittihat) âşığın ondan farklı olduğunu kavraması (İFM). Yahya b. Muaz Râzi, “fevt mevtten (ölüm) daha zordur. Zira fevt Hak'tan, mevt hal…
Galebe
Yenmek, üstün gelmek. tas. Sâliki tesiri ve hâkimiyeti altına alan bir hal olup, sâlik bu hal içinde bulunduğu sürece sebebi düşünemez, edebe uyamaz, karşılaştığı şeyleri birbirinden ayırt edemez; bazen caiz olmayan şeyler de yapar. Kaynak…
Garip
Gureba (4 (غر Yurdundan uzak ve gurbette yaşayan, kimsesiz, zavallı; yad ellerde olan, vatanından ayrı düşen. 2. Halinden anlamayan, duygu ve düşüncelerine yabancı kalan kimseler arasında bulunan kimse. Cahiller arasında âlim, fâsit ve fası…
Gayret
Kiskanma. tas. a Bir kimsenin, kendisine mahsus olan bir şeye başkasının ortak olmasından veya ortak olmayı istemesinden hoşlanmaması ve rahatsız olması (cr). b Sevenin sevgilisini kıskanması. Kıskanma (gayret) sevgi alameti ve nişanesidir.…
Gurur
Aldanma. tas. Kişinin, nefsinin arzularına ve bedenin isteklerine uygun düşen şeyle tatmin olması, ötesini ve ilerisini düşünmemesi (cr). Gay i fars. (538) 1. Top. Gay u cevgan oyunundaki top. 2. tas. İlahi takdirin ve ezeli kaderin hükmünü…
Habibiye
“Bir kimse yaratılmışlardan ilgisini keserek Allah'ı kendine sevgili ve dost edinirse ondan dini yükümlülükler düşer,” diyen mutasavvıflar zümresi.
Hakka'l-yakin
حق | ليقين) a Bir şeyi tadarak ve yaşayarak öğrenmek. b Kesin ve apaçık bilgi. tas. a Hakk'ın ayn-ı cem-i ahadiyet makamında kendi hakikatini temaşa etmesi (kı). Hakk'ın kendisinden başka kimsenin bilmediği kendi öz hakikatini, yalnızca ken…
Hal‘-i na‘leyn
İki nalını çıkarıp atmak. Hz. Mûsâ’ya mukaddes vadide ayakkabılarını çıkarmasının emredildiği âyetin tasavvufî yorumundan doğan tabirdir. Sembolik olarak iki cihandan, yani dünya ve âhiret karşılığında çıkar gözetme düşüncesinden vazgeçmeyi…
Hammar
() 4+) Meyhaneci. tas. a Kâmil insan, pir, Hakk’a eren mürşit. b ii Telvin makamında izzet perdesiyle perdelenen sâlik. c Hayret içinde kalan âşık. Hamuş i., s. ar. ش) +) + Hamusan a Susmak, süküt. b Süküt eden, susan. c Ölü. | tas. Killet-…
Hasyet
Korku, kaygı. tas. Kulun kalbinde hissettiği acı ve üzüntü. Bu, işlemiş olduğu günahlar sebebiyle ileride başına gelecek fena halleri düşünmesinden veya Allah'ın celal ve heybetinden kaynaklanır. Nebilerin ve ariflerin haşyeti Allah'ın azam…
Hatem
Çı. Mühür, yüzük, son. tas. Sâlikin bütün makamları katetmesi ve nihayete ermesi (sr). Hâtemü'lenbiya Son peygamber. Hatm-ı nübüvvet zamanla sınırlı olup Hz. Peygamber'le sona erdiği halde, hatm-ı velayet zamanüstüdür; ezelden ebede kadar s…
Hayal
ل) >) Masiva, Allah'tan maada. tas. Mutasavvıflar, Hak hariç diğer tüm varlıkların gerçek bir varlığı bulunmadığı, bunların birer hayal, akis ve gölge varlıklar olduğunu söylerler. Özellikle vahdet-i vücut anlayışına bağlı olanlar bu görüşt…
Hayret
Şaşmak, şaşırmak. 2. tas. Kalbe gelen bir tecelli (vârit) sebebiyle sâlikin düşünemez ve muhakeme edemez hale gelmesi. Hayret ya delilde olur veya medlulde. Allah'ın varlığını ispatlayan delilde hayrete düşmek zindikhk ve mülhitliktir. Medl…