ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1436 sonuç · toplam 1436 · “Bî'a” · 7/60
01sevâp, -bı
sevâp, -bı a. Ul^) [< Ar. sevb] ku Dinen makbul sayılan ibadetlerler rin veya davranışlarm karşılığı teolarak kıyamet gününde müminlere verilecek mükâfat. sevâ’ü’s-sebîl 600 sevâ'ü’s-sebîl a- (lHI «M [Ân] Kur’ân-ı Kerîm’de geçen ve “Hedefe…
tab'
İnsanın ahlâkî ve -ı psikolojik özelliklerinin bütül nünü kapsayan, tabiat veya huy. a
sebep, -bi
sebep, -bi a. [Ar.] fik. Varlığı ve yokluğu şer’î hükmün varhğma veya yokluğuna bağlanan s durum veya nitelik anlamında kullanılan fıkıh terimi.
metafizik
Hayat ve varlığı konu edinen, yine hayat ve varlık sonrası ya da fizik veya tabiat ötesi sebepler ile bilginin ilkelerini gündeme alan ve araştıran bilim dalı ya da felsefe kolu.
ecâ
Gkj) [Ar.] tas. Tasavvuf ehli arasında AUah’m rahmetine güvenerek ve O’na bağlanarak huzur içinde yaşama. Bu söz, genellikle “havf” (bk. bu mad terimiyle birlikte kullanılmışt rec'at a. [Ar.] Şiî inanc veya bazı Şiî gruplarma göre, imamın ö…
nüfât
nüfât ç. a. [Ar. neft’in ç. b.] Tabiatin Allah’ın yaratıcı gücünden bağımsız olarak oluştuğunu ve varlığını sürdürdüğünü savunan, bundan dolayı da Allah’ı inkâr eden taife için kullanılan kelâm terimi.
dîn
“Allah'ın hükmü ve yönee timi” anlamındaki bu söz zaman u içinde “Allah’a inanma ve ibadet etme konusunda herkesin veya r her milletin tuttuğu yol. ” biçie minde terimleşmiştir. Kur’ân-ı - Kerîm’de bu söz doksan iki yern de geçmektedir. Bu…
hicâp, -bı
hicâp, -bı a. LL*) [Ar.] Hakka ve hakikate ulaşmada engel olan, ahret hayatında ise Allah’ı görme yolunda perde olarak nitelenen ve bu anlamda kullanılan bir terim. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de yaklaşık aynı anlam larda olmak üzere yedi ayet y…
Kavî
Kavî öz. a. (^1 [< Ar. kuvvet] Sözlük anlamı, “Güçlü olmak, bir işi gerçekleştirmek için aklen ve bedenen yeterli olmak.” olan bu söz, Allah’a nipet edildiğinde “Her şeye gücü yeten, kudret sahibi.” anlamında “esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah’ın güzel…
kitâp, -bı
kitâp, -bı a. UtS) [Ar. ] (ç. b. kütüb) l. fık. “Yazılmış ve basılmış eser. ” im anlamındaki bu söz, İslâmî literm ratürde Kur’ân-ı Kerîm, vahiy, camektup, belge, bir eserin ana ne konularından her biri gibi kaviyramlarda da kullanılmıştır.…
akreb
Ç>) [Ar.] fık. Özellikle miras hukukunda vakıf yapan, velâyet sahibi gibi akrabalık bağıyla ilgili konularda hak ve yetki sahibi kimseyi amaçlayan fıkıh terimi.
Halvetiyye
öz. a. İslâm dünyasmm en yaygın olan ve Şeyh Ebi Abdullah Sıracüddin Ömer el-Halvetî ’ye nipet edilen bir büyük tarikatın adı. İran’ın Geylân bölgesinde 14. yüzyılm ikinci yarısmda oluşum gösteren ve Ömer el-Halvetî’nin Tebriz’e yerleşmesi…
mâ-sivâ
Ç^U / ij^U) [< Ar.mâ + siva’l-lah (Allah'ın dışında sayılan her şey)] Sözlük anlamı, “Bir nesneden başka olan varlıkların hepsi.” olan bu söz, Allah’tan başka bütün varlıkları ifade eden tasavvufî bir terim. Bu kavram, tasavvuf çevrelerinde…
müstehab
Peygamber’in bazen yapıp bazen terk ettiği sünnetlerinden olup ibadetlerin ve beşerî ilişkilerin daha güzel ve daha verimli olmasmı sağlayan ahlâkî değerler için kullanılan terim. Bu söz, “mendub, nâfile, âdâb” (bk bu maddeler) gibi terimle…
Küsûf
Güneş tutulması. Ay tutulması için çoğunlukla husûf terimi kullanılır; bazı kaynaklarda iki kelimenin birbirinin yerine geçtiği de görülür. Tutulma sırasında cemaatle veya tek başına kılınan nâfile namaza küsûf namazı denir. İslâm öğretisin…
ilmihâl kitabı
ilmihâl kitabı a. bk. ilmihâl ilmiyye 360
ağfer
ağfer s. (>l) [Ar.] Çok bağışlayan, mağfiret eden. 2. “Esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri) arasında zikredilen, daha çok da O’nun vasfinı ifede eden söz. ağıt a. 1. Sosyal ve toplumsal felâketler veya çok sevilen bir kişinin kaybı için…
Mâcin
Mâcin a. (^L) [Ar. ] fık. Sözlük anlamı “Laubali davranan ve konuşan. ” olan bu söz, genellik “müftî” sözü ile birlikte kullan larak insanlara dinin yasaklar na karşı hileleri öğreten, bu yo la haramı helâl veya helali h ram gibi sunan, bil…
devir, -vri
Ölen bir kimsenin hayatta iken yerine getiremediği ibadetlerinin karşılığı olarak borçlarmın edası niyetiyle fakir - lere para dağıtılması ve bu amaçla yapılan toplu dua. 2. Bazı tarikat dervişlerinin dönerek k ettikleri zikir ve sema. 3. t…
meclis (I)
meclis (I) a. [< Ar. cülûs] Belli bir amaca yönelik toplu çalışmaların yapıldığı yer. Bu tür meclisler, çalışmanın yapıldığı konulara göre adlandırılmaktadır: ilim meclisi, zikir meclisi, tartışma meclisi gibi. Ayrıca “meclis”ler, hocanın a…
hatm
Çü.) [Ar.] İnsanın anlayı ve duyuş yeteneğinin köreltili işlemez duruma getirilmesi an lammda kelâm terimi. hattâr a. [< Ar.hatr] “Hainli etmek.” anlammdaki “hatr” sö zünün ism-i tafdili, yani müba lağalı ismi olan bu söz, “İnsanla ra hainl…
beddu'â
Birisi için ondan gördüğü haksızlığa ve aşağılamağa karşılık kötü dua etmek, ah etmek, ilenmek. Zulüm ve haksızhğa karşı geçerli sebeplere dayanması şartıyla din, beddua etmenin caiz olduğunu ayet ve hadislerle ifade etmiştir. Hz. Peygamber…
mekrûh
Sözlük anlamı, “Sıkıntılı, hoşa gitmeyen, çirkin ve kötü görünen şey. ” olan bu söz, şâri' (bk. bu madde) in yapılmasmda kesin ve bağlayıcı tarzda bir engel görmediği işler, eylemler ve davranışlar için kullanılan terim. Kur’ân-ı Kerîm’de b…
edep, -bi
edep, -bi a. [Ar. ] 1 Bir toplumda gelenek ve göre nekler doğrultusunda ortak de ğerler olarak benimsenmiş iy davranışlar veya âdâbmuâşeret kuralları için kullanı lan bir terim, terbiye, hüsn-i ah lâk. İslâm dini sosyal hayat için de “edep”…