Ara
Menü
ذ

dîn

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

“Allah'ın hükmü ve yönee timi” anlamındaki bu söz zaman u içinde “Allah’a inanma ve ibadet etme konusunda herkesin veya r her milletin tuttuğu yol. ” biçie minde terimleşmiştir. Kur’ân-ı - Kerîm’de bu söz doksan iki yern de geçmektedir.

Bu ayetlerde metnin konteksti içinde mealen a “yönetme, yönetilme, şeriat, İsa lâm, âdet, ceza, hudud, hesap, millet? ’ gibi anlamlarda söz konusudur. Hadis kaynaklarında e da bu terim Kur’ân-ı Kerûn’deki anlamlar çerçevesinde yer almaktadır.

Özellikle ş “Allah indinde dinin aslı hanîflik (tevhid) ve İslâmdır. ” hadisi bu terimi en açık biçimde dile getirmektedir. İslâm bilginleri bu terimin tanımını Kur’ân-ı Kerîm ve hadislerin ışığı doğrultusunda yapmışlardır.

Bu tanımlardan en önemlisi Seyyid Şerif el-Cürcânî’ye ait olup şöyle nakledilmektedir: “Din, akıl sahiplerini peygamberin bildirdiği gerçekleri benimsemeye çağıran İlâhî bir kanundur. ” Ondan sonraki tanımlar genellikle bunu örnek almışlardır. Geç dönem din bilginleri bu tanımı daha kapsamlı bir biçime getirmişlerdir.

Söz gelişi Muhammed Abduh, “Din, insanın evrendeki varlıkları duyular üstü ilâhı gerçekleri kavramasından ibarettir. ” diyerek tanımlar ve “üâhî gerçekler’! tebliğ edenler de peygamberlerdir, diyerek onlarm dini öğrenmedeki rolünü vurgulamış olur.

Batılı bilim adamlarının tanımı ise bütün dinleri kapsayacak ölçüde karşımıza çıkmaktadır. Söz gelişi Rudolf Otto, “Din kutsalın tecrübesidir. ” derken, Herbert Spencer, “Her şeyin bizim bildiğimizin üzerine çıkan bir kudretin tezahürüdür.

” diye tanımlar. Max Müller ise dini, “İnsanın, çeşitli adlar ve değişen görünüşler altındaki sonsuzu kavramasını sağlayan zihnî becerisi ve yetisi. ” olarak niteler.

Bu ve benzeri tanımlar, dini Tanrı kavramı ile birlikte düşünmeye ve anlatmaya özen göstermişlerdir. Farklı inançlarm oluşturduğu dinlerin adlandırılması ve tasnifi ise Kur’ân-ı Kerîm’e göre olmuştur. “Âl-i İmrân” suresindeki mealen “Allah katında hak din ancak İslâmdır.

” sözü, “Rûm” suresindeki “Allah’ın yarattığı bu dini değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. İşte dosdoğru din budur. ” sözü, “Tevbe” suresindeki “O (Allah) müşrikler hoşlanmasa da dinini bütün dinlerden üstün kılmak üzere peygamberini hidayet ve Hak din ile göndermek.

” sözü, “Fetih” suresindeki “Bütün dinlerden üstün kılmak üzere peygamberini doğruluk rehberi Kur’ân ve Hak din ile gönderen O’dur. ” sözü İslâm! kastetmektedir.

Bu delillere göre kaynağınm İlâhî olması sebebiyle İslâm, hak dindir. Öteki dinlerden İlâhî vahye dayanmayanlara “bâtıl dinler” (bk. bu madde), İlâhî vahye dayanmakla birlikte orijinalitesini kaybetmiş olanlara (Yahudilik ve Hristiyanlık gibi) “muharref dinler” (bk.

bu madde) adları verilmiştir. Ayrıca vahye dayanan tek Allah’a inanan dinlere “semâvî dinler” (bk. bu madde) terimi de kullanılmıştır.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Allahü teâlânın insanları dünyâ ve âhirette râhat, huzûr ve seâdete (mutluluğa) kavuşturmak için peygamberleri vâsıtasıyla bildirdiği yol, emirler ve yasaklar.

Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:

Doğrusu Allah indinde (katında) makbûl olan din İslâm'dır. Kendilerine kitâb verilenler (hıristiyanlar ve yahûdîler) kendilerine ilim geldikten (İslâm dînini bildikten) sonra aralarındaki çekememezlik, kin ve düşmanlıktan dolayı (onun hakkında) ihtilâfa düştüler. Kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse, şüphesiz ki Allah, hesâbı pek çabuk görendir. (Âl-i İmrân sûresi: 19)

... Bugün sizin dîninizi kemâle erdirdim (dîninizin hükümlerini tamamladım) , üzerinize olan nîmetimi tamamladım ve din olarak da İslâm dînini (verip ondan) (Mâide sûresi: 3)

Size gönderdiğim İslâm dîninden râzıyım (yâni bu dîni kabûl edenlerden, bu dînin emir ve yasaklarına tâbî olanlardan râzı olurum. Onları severim) . Bu dinde olmak ancak cömerdlikle ve iyi huylu olmakla tamam olur. Dîninizin tamam olduğunu her gün bu ikisi i le belli ediniz. (Hadîs-i kudsî-Taberânî)

Muhammed aleyhisselâm bütün insanlara ve cinnîlere gönderilmiş hak peygamberdir. Dîninin hükmü kıyâmete kadar devâm edecektir. Dîni, evvel gelen ve geçen peygamberlerin dinlerinin bâzı hükümlerini nesh etmiş, hükmünü kaldırmıştır. (Süleymân bin Cezâ)

Allahü teâlânın bildirdiği her din, iki kısımdır. Îtikâd (inanılacak hususlar) ve amel (yapılması ve kaçınılması gereken hususlar). Bunlardan îtikâd her dinde aynıdır. Îtikâd, dînin aslı ve temelidir. Din ağacının gövdesidir. Amel (iş) ise, ağacın dalları yaprakları gibidir. (Ahmed Fârûkî)

Allahü teâlâ, ilk peygamber Âdem aleyhisselâmdan beri, her bin senede bir peygamber vâsıtası ile insanlara bir din göndermiştir. Bu peygamberlere Resûl denir. Her asırda, en temiz bir insanı peygamber yaparak, bunlar ile dinleri kuvvetlendirmiştir. Resûllere tâbi olan bu peygamberlere Nebî denir. Din işlerinde âlimlerin sözleri mûteberdir. (Abdülhakîm Arvâsî)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça. Tasavvufî anlamı; tefrika (ayrılık) makamında ortaya çıkan inanç, aşk, sevgi şeklindedir.Seni sevmek din ü imanım İlâhî din ü imandan ayırmaEşrefoğlu Rumî

Sözlüğe dön