Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-2199- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 316
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>hicâp, -bı a. LL*) [Ar.]</p><ol><li>Hakka ve hakikate ulaşmada engel olan, ahret hayatında ise Allah’ı görme yolunda perde olarak nitelenen ve bu anlamda kullanılan bir terim. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de yaklaşık aynı anlam larda olmak üzere yedi ayet yer almaktadır. H dislerde de aynı anlamlarda zi redilen bu terim, Hz. Peygam ber’in, “Allah’ın hicabı nurdu eğer onu kaldırmış olsaydı bütü varlıklar yanardı.” sözünde e çarpıcı bir biçimde karşımı çıkmaktadır (Müslim, “İmân 293-294; İbn Mâce, “Mukadd me”, 13). Kur’ân-ı Kerîm’de v hadislerdeki çeşitli kullanıml rma göre hicap, Allah’ı görm isteyen kimseye ait bir eng olup kâfirler için kalbin mühü lenmesi, müminler için ise ka bin kararması ile manevî b körlük olarak yorumlanmışt</li><li>tas. Sûfîler, tasavvuf ehli i Allah arasmda bulunan ve O’n tanımaya engel olan her unsu “hicâb” olarak nitelemişlerd Bazı sûfîler hicabı şu dört uns ile nitelemişlerdir: Dünya, nef halk, şeytan. Bazıları da bu u surları yedi olarak gösterm lerdir: Yeme içme, şehvet, çolu çocuk tutkusu, mal düşkünlüğ makam hırsı, riya, bencillik. hicâbe a. [Ar.] Kâbe’nin k runması, bakımı ve temizliği i kapısmm ve anahtarların özenle muhafazası. hicr a. [Ar.] Sözlüklerde, “E gellemek, ayırmak.” anlammd geçen bu söz, Mekke’de Kâb 317 Hicr suresi m çevresinde yer alan ve o kutsal tte binadan ayrılmış gibi görünkî, mekle beraber onun bir parçası Ha veya uzantısı olarak kabul ediik len bölge. m</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-1063- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 316
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>hicâp, -bı a. LL*) [Ar.]</p><ol><li>Hakka ve hakikate ulaşmada engel olan, ahret hayatında ise Allah’ı görme yolunda perde olarak nitelenen ve bu anlamda kullanılan bir terim. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de yaklaşık aynı anlam larda olmak üzere yedi ayet yer almaktadır. H dislerde de aynı anlamlarda zi redilen bu terim, Hz. Peygam ber’in, “Allah’ın hicabı nurdu eğer onu kaldırmış olsaydı bütü varlıklar yanardı.” sözünde e çarpıcı bir biçimde karşımı çıkmaktadır (Müslim, “İmân 293-294; İbn Mâce, “Mukadd me”, 13). Kur’ân-ı Kerîm’de v hadislerdeki çeşitli kullanıml rma göre hicap, Allah’ı görm isteyen kimseye ait bir eng olup kâfirler için kalbin mühü lenmesi, müminler için ise ka bin kararması ile manevî b körlük olarak yorumlanmışt</li><li>tas. Sûfîler, tasavvuf ehli i Allah arasmda bulunan ve O’n tanımaya engel olan her unsu “hicâb” olarak nitelemişlerd Bazı sûfîler hicabı şu dört uns ile nitelemişlerdir: Dünya, nef halk, şeytan. Bazıları da bu u surları yedi olarak gösterm lerdir: Yeme içme, şehvet, çolu çocuk tutkusu, mal düşkünlüğ makam hırsı, riya, bencillik. hicâbe a. [Ar.] Kâbe’nin k runması, bakımı ve temizliği i kapısmm ve anahtarların özenle muhafazası. hicr a. [Ar.] Sözlüklerde, “E gellemek, ayırmak.” anlammd geçen bu söz, Mekke’de Kâb 317 Hicr suresi m çevresinde yer alan ve o kutsal tte binadan ayrılmış gibi görünkî, mekle beraber onun bir parçası Ha veya uzantısı olarak kabul ediik len bölge. m</li></ol>
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
hicâp, -bı a. LL*) [Ar.]
- Hakka ve hakikate ulaşmada engel olan, ahret hayatında ise Allah’ı görme yolunda perde olarak nitelenen ve bu anlamda kullanılan bir terim. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de yaklaşık aynı anlam larda olmak üzere yedi ayet yer almaktadır. H dislerde de aynı anlamlarda zi redilen bu terim, Hz. Peygam ber’in, “Allah’ın hicabı nurdu eğer onu kaldırmış olsaydı bütü varlıklar yanardı.” sözünde e çarpıcı bir biçimde karşımı çıkmaktadır (Müslim, “İmân 293-294; İbn Mâce, “Mukadd me”, 13). Kur’ân-ı Kerîm’de v hadislerdeki çeşitli kullanıml rma göre hicap, Allah’ı görm isteyen kimseye ait bir eng olup kâfirler için kalbin mühü lenmesi, müminler için ise ka bin kararması ile manevî b körlük olarak yorumlanmışt
- tas. Sûfîler, tasavvuf ehli i Allah arasmda bulunan ve O’n tanımaya engel olan her unsu “hicâb” olarak nitelemişlerd Bazı sûfîler hicabı şu dört uns ile nitelemişlerdir: Dünya, nef halk, şeytan. Bazıları da bu u surları yedi olarak gösterm lerdir: Yeme içme, şehvet, çolu çocuk tutkusu, mal düşkünlüğ makam hırsı, riya, bencillik. hicâbe a. [Ar.] Kâbe’nin k runması, bakımı ve temizliği i kapısmm ve anahtarların özenle muhafazası. hicr a. [Ar.] Sözlüklerde, “E gellemek, ayırmak.” anlammd geçen bu söz, Mekke’de Kâb 317 Hicr suresi m çevresinde yer alan ve o kutsal tte binadan ayrılmış gibi görünkî, mekle beraber onun bir parçası Ha veya uzantısı olarak kabul ediik len bölge. m