Ara
Menü
ذ

mekrûh

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-2798
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
449
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Sözlük anlamı, “Sıkıntılı, hoşa gitmeyen, çirkin ve kötü görünen şey. ” olan bu söz, şâri' (bk. bu madde) in yapılmasmda kesin ve bağlayıcı tarzda bir engel görmediği işler, eylemler ve davranışlar için kullanılan terim.</p><p>Kur’ân-ı Kerîm’de bu manada bir ayet, “İsrâ suresi” nde yer almaktadır. Hadis 449 mektup lerde de bu sözün çok yönlü ele alındığı söz konusudur (bk. Wensinck, el-Mu'cem, “krh” maddesi).</p><p>mektep, -bi a. 0. ^) [&amp;lt; Ar.</p><p>ketb] İslâm ülkelerinde çocuklara temel eğitim ve öğretimin veridiği yer. Bugünkü anlamıyla bu söz, Osmanlı döneminde 19. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır.</p><p>Hz. Peygamber döneminden itibaren Arap ülkelerinde bu sözün yerine “küttâb” (bk. bu madde) teriminin kullanıldığı kaynaklarda zikredilmektedir.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-1697
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
449
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Sözlük anlamı, “Sıkıntılı, hoşa gitmeyen, çirkin ve kötü görünen şey. ” olan bu söz, şâri' (bk. bu madde) in yapılmasmda kesin ve bağlayıcı tarzda bir engel görmediği işler, eylemler ve davranışlar için kullanılan terim.</p><p>Kur’ân-ı Kerîm’de bu manada bir ayet, “İsrâ suresi” nde yer almaktadır. Hadis 449 mektup lerde de bu sözün çok yönlü ele alındığı söz konusudur (bk. Wensinck, el-Mu'cem, “krh” maddesi).</p><p>mektep, -bi a. 0. ^) [&amp;lt; Ar.</p><p>ketb] İslâm ülkelerinde çocuklara temel eğitim ve öğretimin veridiği yer. Bugünkü anlamıyla bu söz, Osmanlı döneminde 19. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır.</p><p>Hz. Peygamber döneminden itibaren Arap ülkelerinde bu sözün yerine “küttâb” (bk. bu madde) teriminin kullanıldığı kaynaklarda zikredilmektedir.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-8190
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Hoş görülmeyen, beğenilmeyen şey. Peygamber efendimizin beğenmediği ve ibâdetin sevâbını gideren şeyler. Yasak olduğu haram gibi kesin olmamakla berâber, Kur'ân-ı kerîmde, şüpheli delil ile, yâni açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahâbînin (Peygamber efendimizin arkadaşlarının) bildirmesi ile anlaşılmış olan yasaklar.</p><p>Mekrûh olduğu bildirilen yasak işleri özürsüz yapmak günahtır. (Seyyid Abdülhakîm)</p><p>Küçük ve büyük abdesti sıkıştırırken ve yel zorlarken namaza durmak mekruhtur. Namaz arasında zorlarsa, namazı bozmalıdır. Bozmaz ise günâha girer. Cemâati kaçırsa bile, bozması iyi olur. Kerâhetle kılmaktan ise, cemâat sünnetini kaçırmak evlâdır. Namaz vaktini veya cenâze namazını kaçırmamak için mekrûh olmaz. (İbn-i Âbidîn)</p>

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Sözlük anlamı, “Sıkıntılı, hoşa gitmeyen, çirkin ve kötü görünen şey. ” olan bu söz, şâri' (bk. bu madde) in yapılmasmda kesin ve bağlayıcı tarzda bir engel görmediği işler, eylemler ve davranışlar için kullanılan terim.

Kur’ân-ı Kerîm’de bu manada bir ayet, “İsrâ suresi” nde yer almaktadır. Hadis 449 mektup lerde de bu sözün çok yönlü ele alındığı söz konusudur (bk. Wensinck, el-Mu'cem, “krh” maddesi).

mektep, -bi a. 0. ^) [&lt; Ar.

ketb] İslâm ülkelerinde çocuklara temel eğitim ve öğretimin veridiği yer. Bugünkü anlamıyla bu söz, Osmanlı döneminde 19. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır.

Hz. Peygamber döneminden itibaren Arap ülkelerinde bu sözün yerine “küttâb” (bk. bu madde) teriminin kullanıldığı kaynaklarda zikredilmektedir.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Hoş görülmeyen, beğenilmeyen şey. Peygamber efendimizin beğenmediği ve ibâdetin sevâbını gideren şeyler. Yasak olduğu haram gibi kesin olmamakla berâber, Kur'ân-ı kerîmde, şüpheli delil ile, yâni açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahâbînin (Peygamber efendimizin arkadaşlarının) bildirmesi ile anlaşılmış olan yasaklar.

Mekrûh olduğu bildirilen yasak işleri özürsüz yapmak günahtır. (Seyyid Abdülhakîm)

Küçük ve büyük abdesti sıkıştırırken ve yel zorlarken namaza durmak mekruhtur. Namaz arasında zorlarsa, namazı bozmalıdır. Bozmaz ise günâha girer. Cemâati kaçırsa bile, bozması iyi olur. Kerâhetle kılmaktan ise, cemâat sünnetini kaçırmak evlâdır. Namaz vaktini veya cenâze namazını kaçırmamak için mekrûh olmaz. (İbn-i Âbidîn)

Sözlüğe dön ←