ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
278 sonuç · toplam 278 · “Husus” · 4/12
01Şerbet
İlahi feyz, ilâhî muhabbet, aşk şarabı. Bize ask şerbetinden sun a sakt Bize uçmakta kevser gerekmez Yünus | 327 | Seriat Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah Şol kudret denizini geçtik elhamdilillah Yünus Şerh-i sadr (a (شرح +. Gönül…
Takva
ği) Korkma, endişelenme, kaygılanma; dikkatli davranma, sakınma, korunma. tas. a Allah’a boyun eğerek azabından sakınmak, cezayı gerektiren davranışlardan nefsi uzaklaştırmak suretiyle korunmak (cr). b Takva, insanın, kendisini Allah'tan uz…
Tefviz
Teslim, tevekkül. tas. Kulun, tüm işlerini Mevlâ'sına havale etmesi ve O'nun yaptığı her işi gönül hoşluğuyla karşılaması, hiçbir hususta ne dil, ne de kalple O'na itiraz etmemesi, sızlanmaması, içinde bir rahatsızlık dahi | hissetmemesi. T…
Türrehât
1, Patika, çıkmaz yol, bâtıl ve boş laf, herze, saçma 562. 2. tas. Bazı mutasavvıfların ipe sapa gelmeyen anlamsız sözleri, Ruveym öğüt isteyen birine, “Bu yolda katlanılacak en aşağı fedakârlık, can feda etmek, bu yola baş koymaktır. Bu şa…
Vazife
Vezâif Görev. 2. tas. a Süfilerin düzenli olarak icra ettikleri hususlar. b Şeyhin müride verdiği belli miktardaki zikir, hizb. Vecd (+e 3) + Mevacid 1. Bulma, varolma, hasıl olma, buluş. 2. tas. a Ekstaz; kulun herhangi bir kasdı ve çabası…
Vera’
Takva. Dinde haram ve mekruh olan şeyleri terk ettikten sonra haram ve mekruh oluşu şüpheli olan hususları ve helâl ve mübahların ihtiyaçtan fazlasını da terketmek. Zerre kadar da olsa kimsenin hakkını üzerine geçirmemek (SL 70, KR 247;; Gİ…
Vukuf
Durmak, bilmek. tas. Sâlikin ısrarla, dikkat ve özenle belli hususlar üzerinde durması, onları kavramaya çabalaması. Üç vukuf: Nakşibendilere göre üç önemli vukuf vardır: Vukaf-i kalbi. Nakşbendiye'nin rabıta, zikir, murakabe, hıfz-ı nispet…
câriye
Kölelik sistemi içinde hür olmayan, hukukî, ekonomik ve sosyal bakımdan sahibi olan bir efendiye tabi olan kadm köle veya esir, eme, memlûke. Dünya tarihi içinde köleliğe daha İnsanî vasıflarla yaklaşan İslâmiyet, gerek Kur’ân-ı Kerîm’de ge…
cimrilik
Farsça “cimrî” sözünün Türkçeye geçmesi ve bu sözden “-lik” ekiyle yeni bir isim yapılması yoluyla dilimize kazandınlan bir terim. “Elindeki parayı harcamaya kıyamama, eli sıkılık, hasislik, pintilik” anlamındaki bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de h…
hakem
İslâmî inanç çerçevesinde birden fazla kişi arasmda oluşan ihtilâfları çözmek için taraflarca belirlenen veya tayin edilen kimse. Kur’ân-ı Kerîm’in “En'âm suresi” nde mealen “Habibim de ki size içinde açıklanmış bir hâlde o kitabı indiren A…
edep, -bi
edep, -bi a. [Ar. ] 1 Bir toplumda gelenek ve göre nekler doğrultusunda ortak de ğerler olarak benimsenmiş iy davranışlar veya âdâbmuâşeret kuralları için kullanı lan bir terim, terbiye, hüsn-i ah lâk. İslâm dini sosyal hayat için de “edep”…
imzâ
C=LaJ) [Ar.] İslâm devlet geleneğinde mektup, belge, beyanname ve buyruk gibi resmî veya hususî evrak altma yazınm görüldüğünü, okunduğunu, onaylandığını veya aidiyetini ifade etmek üzere konulan simge yazı ya da mühür. Buna “tevki” (bk. bu…
Kehânet
Geleceğe veya duyularla bilinmeyen gizli hususlara dair haber verdiğini ileri sürme. Kelâm ve dinler tarihi literatüründe kâhinlik uygulamalarını ifade eder. İslâm inancında gaybın mutlak bilgisi Allah’a aittir. Bu sebeple kehânet iddiaları…
kâtibü’l-vahy
Peygamber’e inen vahiyleri yazan hususî yazıcılar
Ed’iyye-İ Me’sûre
Arapça. Hadislerle sabit olan dualar için bu ifade kullanılır. Evrâd. Tasavvuf yolunun yolcuları, Hz. Peygamber (s)’den naklen intikal etmiş dualara rağbet ederler ve bu duaları, her gün evrad olarak okurlar. Bu, Rasulullah (s)’a ittibâdan…
îmân-I Ma'sûm
Peygamberlerin aleyhimüsselâm îmânı. Îmân-ı Ma'sûm tafsîlîdir. Bunlar inanılacak husûslara ayrı ayrı îmân ederler. Dinlerinin ilimlerini tafsîlen (geniş olarak) bilirler. Bâzı hükümlerde ictihâd ederler. Peygamberlere Allahü teâlâdan doğrus…
Kefâf-I Nefs
Arapça, yeterli miktarda olan, bir şeyin misli ve miktarı, vs. gibi anlamları içeren bir kelime. Nefse engel olmak, onu isteğinden men’ etmek, kefâf-ı nefs olarak değerlendirilir. Tasavvuf ehline göre her şeyin yeterli miktarınca olması ve…
Recâ
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Havf
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Cem‘
2.3.2. Cem‘ ve Fark Tasavvufta kulun, mahlûkât ve rabbi ile olan ilişkisini anlatmak için kullanılan kavramlardan cem‘ ( ع مجلا) ve fark (ق رفلا) tasavvuf klasiklerinin ekseriyetinde yer almaktadır. Bunlardan Serrâc, Kelâbâzî, Kuşeyrî ve Hü…
Telvîn
2.2.15. Telvîn ve Temkin Sûfîlerin tasavvuf yolunda kat ettikleri mertebeleri ve buna bağlı olarak hallerinde yaşanan değişimi ifade eden kavramlardan telvîn ( نيولتلا) ve temkin (ن يكمتلا) tasavvuf kaynaklarında yer alan ve bazı âyetlerle…
Akid
1.1.1. Akid Tasavvufta kulun rabbi ile arasındaki sözleşmenin bir ifadesi olan akid (د قعلا), sözlükte “bir şeyin iki ucunu bir araya toplamak, düğümlemek, bağlamak, kenetlemek ve anlaşmayı sonuca bağlamak” gibi anlamlara gelmektedir.2 Serr…
Safâ
1.2.8. Safâ ve Istıfâ Safâ ( ءافصلا) ve ıstıfâ ( ءافطصإ لا) kavramları, tasavvuf kaynaklarının özellikle ıstılâhlar ile ilgili bölümlerinde ele alınmış kavramlardır. Söz gelimi sûfî müelliflerden Serrâc her iki kavramı, Hücvîrî ise yalnızca…
Cû‘
1.1.3. C û‘ Nefis terbiyesi ve mücâhedenin üç temel esası az yemek, az uyumak ve az konuşmaktır. Bu üç ilkeyi daha ilk dönemlerden itibaren zâhid ve sûfîlerin dile getirdikleri bilinmektedir. Söz gelimi Hasan el-Kazzâz bunu “Tasavvuf üç şey…