ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
336 sonuç · toplam 336 · “mutasavvıf” · 3/14
01Şeyh Şâni İbrâhim Efendi
Şânî İbrâhim Efendi, Gülşenî şeyhi Abdülkerim Efendi’nin halifesi; tasavvufî şiirleri ve Mir’âtü’s-Safâ adlı eseriyle anılan Larendeli mutasavvıftır.
Şeyh Ulvân-ı Şirâzi
Ulvân-ı Şîrâzî, ailesinin Şiraz kökeni sebebiyle bu nisbetle anılan; erken Osmanlı devrinde yaşayan ve Gülşen-i Râz'ı Türkçeye aktaran mutasavvıf şairdir.
Ümmî Sinân
Ümmî Sinân / Sinân-ı Ümmî (Yûsuf b. İbrâhim, ö. 25 Cemâziyelâhir 1067 / 10 Nisan 1657), Elmalılı Halvetî şeyhi ve mutasavvıf şair; Niyâzî-i Mısrî'yi dokuz yıl yanında yetiştiren mürşid. Sinâniyye pîri İbrâhim Ümmî Sinan (ö. 976/1568) ile ka…
Üsküdarlı Mehmed Nasûhî
Üsküdarlı Mehmed Nasûhî (1648-1718), Karabaş-ı Velî'nin halifesi; Doğancılar'daki dergâhıyla Nasûhiyye koluna adını veren mutasavvıf, vaiz ve şairdir.
Yazıcızâde Muhammed Bîcân Efendi
Yazıcızâde Muhammed Bîcân (ö. 1451), Gelibolu'da yaşayan, Hacı Bayrâm-ı Velî'nin terbiyesinde yetişen ve Muhammediyye adlı eseriyle geniş tesir bırakan Bayramî mutasavvıftır.
Câmiu'l-maârif: hem manzum hem mensur
Seyyid Seyfullah Nizamoğlu · Aynı adı taşıyan iki eserinden mensur olanı on bölümdür ve devrin mutasavvıflarının hayat ve kerametlerini anlatır.
Musâfî Efendi
Banyaluka'dan gelip Aziz Mahmud Hüdâyî'ye intisap ettiği ve Celvetî âdâbına dair sorularının Ecvibe-i Mutasavvıfâne'yi oluşturduğu aktarılan derviş.
Ada
اعداء) t Adü veya Adüvv Düşmanlar. tas. Allah'ın dostlarına evliya veya evliyaullah dendiği gibi düşmanlarına da ada veya adâu'llah (aduvvu'llah) denir (Fussilet Suresi, 19, 28.) Bunların tekilleri kullanılarak veliyyu'llah ve aduvvu'llah d…
Ahdâs
(! ع (احد Hades. Yeni yetmeler, oğlanlar, tüyleri yeni bitmiş yakışıklı ve güzel sesli çocuklar. Bazı mutasavvıflar bu nitelikteki oğlanları sohbet toplantılarına çağırmışlar, onlara ilâhî okutup coşmuşlardır. Râiha-i tayyibe, vechisabih ve…
Akıl
Mutasavvıflar ilâhî, ezeli ve ebedi gerçeklerin akıl yoluyla kavranamayacağını belirtir, nazari aklı reddeder ve Yeni Platonculugun etkisiyle keşf ve marifet anlayışlarıyla uyuşan farklı bir akıl anlayışı ileri sürerler. Tasavvuf dilinde in…
Akit
Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağ…
Âlim
¢. Ulema Bilgin; ilim ehli. tas. a Yüce Allah'ın, kendi zatını, sıfatlarını, fiillerini ve isimlerini, yani bunların tecellilerini yakin yolu (ilme1yakin) ile temaşa etme mertebesine çıkardığı kimseler. Söz konusu hususları müşahede yoluyla…
Amed-i maneviye
عمد معنو يه) I. Manevi direkler. 2. tas, Âlemin ruhu, kalbi ve nefsi ki, Allah'tan başka hiçbir kimsenin bilmediği kâmil insanın hakikatinden ibarettir. Semalar bu direkler sayesinde ayakta durur. Mutasavvıflar bu deyimi Kur'ân'dan almışlar…
Ars
Feleklerin felegi, en büyük felek, taht, mülk, hâkimiyet, ihata, zuhur, tecelli, tas a Azamet mazharı, tecelli mahalli, zatın hususiyeti, cism-i külli (cik 11:5). b Allah'ın mukayyet isimlerinin istikrar mahalli. c Külli cisim, mutlak varlı…
Ashab-ı suffe
1. Medine'de Hz. Peygamber'in mescidinin sofasında Oturan ve tasavvufta süfilerin ilk temsilcileri kabul edilen fakir sahabeler. tbn Mesud, Bilâl Habeşi, Selman Fârisi, Ebu Hureyre, Ebu Zer suffa ehlindendir. Ashab-ı şekavet Cehennemlikler,…
Etvâr-ı dil
Kalbin tavırları ve mertebeleri. 2. tas. Kalbin cilveleri ve mazharları. Kalbin tavırlarından her biri diğer tavrın cevheri ve madenidir. “Altın ve gümüş gibi, insanlar da maden ocakları halindedirler,” hadisiyle bu hususa işaret edilmiştir…
Aynullah
Allah'ın gözü ve zatı. Allah'ın el-Basir ismiyle tahakkuk eden, bu ismin mazharı olan kimse, Kutsi bir hadiste, “Bu kulumun gören gözü olurum da, o kul benimle görür,” buyrulmuştur. Bu mertebedeki kimse âlem olan her şeyi Allah'la görür, Al…
Bi-reng-Bi-rengi
Renksiz, renksizlik. tas. Dinlerin birliği (vahdet-i edyan). Bütün renklerin aslı renksizlik olduğu gibi bütün dinlerin aslı da bir ve aynıdır. Bu da bütün insanların Elest Bezmi'nde kendilerinin kul, Allah'ın Rab olmasını kabul etmelerinde…
Baka
١ ar. / vefa edemeyişleri: Buk'a mübareke M eler (sav bitlere bekkâ (¢ Bulmak Bilmek ee ش) Bünâ-güş |. fars. 0 نيك Burak (5 ~ x tür 1 4 e li Y ek. tas, Aşk 0:14553). Sevgilini Burak'ı can 1 I ها ن) عن i aşk (sp ikat mutasavvıflar daha Bürha…
Caz
veya Cadı (جادى) 1, Büyücü kadın. 2. tas. Meşiyet, ilâhî irade . Cebb 1. İğdiş ve hadım olma. 2. tas. Sabiiliğin etkisiyle bazı mutasavvıfların kendilerini iğdiş etme âdeti.
Derviş
>) ç. Dervişan/Deraviş Fakir, yoksul, dilenci. Baştan beri dervişler çeşitli maksatlarla dilenmişlerdir. Hatta derviş kelimesi, dilenmek anlamına gelen derviz kelimesinden bozmadır. Kelimenin sonundaki z harfi ş'ye cevrilince derviş olmuştu…
Dünya
Içinde yaşadığımız yer küresi. 2. tas. İnsanı Allah'tan uzaklaştıran ve gaflete düşüren her şey, mal ve menfaat, itibar, mevki, hırs, şan ve şöhret. Zahit ve mutasavvıflar dünyayı yılana, zehire, cadıya, fahişeye benzetirler (ct ١ 11:196).…
Ebna
ع Ibn r. Ogullar, çocuklar, ürünler, sonuçlar, 2. tas, Hizmetçiler, uşaklar, Mutasavviflar ahireti unutup yalnızca dünya için çalışanlara ebnâu'ddünya (dünya hizmetkârları), yalnızca ahiret için çalışanlara ebndu”-ahiret (ahiret hizmetkârla…
Ehl-i tasfiye
Je!) Hakikatin manevi arınma ve ruhi temizlikle bileneceği görüşünde olanlara ehl-i tasfiye, tuttukları yola tarik-i tasfiye denir: Ehl-i vecd Vecde gelen, vecd yoluyla Hakk’a eren. Ehl-i vuslat Erenler, ermişler, vâsilün. Ehl-i vusül Süfil…