Ara
Menü

Seyyid Seyfullah Nizamoğlu

Seyyid Seyfullah Nizamoğlu, Ümmî Sinan'ın halifesi; Halvetî-Sinânî silsilesini, Ehl-i beyt sevgisini ve seyrüsülûk kavramlarını Türkçe şiirde işleyen mutasavvıftır.

Vefat
1601
Unvan
Sinâniyye şeyhi, şair ve Dîvân müellifi

Hayatı ve ailesi

İstanbul'da doğdu; doğum tarihi bilinmez. Babası Bağdat'tan İstanbul'a gelen Şeyh Seyyid Nizâmeddin'dir. Kaynak, seyyidlik iddiasını şairin kendi eserlerindeki şecere ve ifadeler üzerinden kaydeder; bağımsız nesep belgesi yerine geçirilmez.

Ümmî Sinan ve Sinâniyye

Tahsilinden sonra Halvetiyye'nin Sinâniyye kolunun pîri İbrâhim Ümmî Sinan'a intisap etti ve halifesi oldu. İstanbul'daki tekkesinde irşad yürüttü. Dîvânındaki manzum silsile Hz. Ali'den Ümmî Sinan'a uzanan gelenek tertibini verir.

Dîvân

Hem aruz hem heceyle yazdı; gazel, münâcât, na‘t ve ilâhilerinde tevhid, mürşid, etvâr-ı seb‘a, Ehl-i beyt, velâyet ve ahlâk temalarını işledi. Tenkitli çalışma üç geniş yazmayı karşılaştırır; nüshalardaki şiir sayıları farklıdır.

Diğer eserler

Tâcnâme, Miftâh-ı Vahdet-i Vücûd, Câmiu'l-avârif, Şeref-i Siyâdet, Ma‘denü'l-maârif, Esrârü'l-ârifîn ve manzum risaleler eserleri arasında sayılır. Nispet ve başlık varyantları ayrıca korunur.

Vefatı

1601'de vefat ettiği kabul edilir. Şiirleri Halvetî tekkelerinde okunmuş ve tekke şiirinin XVI. yüzyıldaki güçlü örnekleri arasında yer almıştır.

COĞRAFÎ HAFIZAEmîrler TekkesiMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi1 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç4 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Mi‘râcü'l-mü'minîn (Vudûiyye)

Abdestin ahlâkî yorumunu yapan eser; uzuvlardan kir giderilirken kalpten de dünya sevgisinin çıkarılması gerektiğini vurgular.

Metni gösterMetni daralt

Abdestin ahlâkî yorumlarını ihtiva ettiği için Vudûiyye adıyla da bilinen eserde, abdest esnasında el, yüz, baş ve ayaklardan kirler giderilirken kalpten de dünya sevgisinin ve mâsivânın çıkarılması gerektiği vurgulanır; böylece bir ibadetin zâhirî fiili, iç arınmanın somut bir tarifine dönüştürülür. Eserin sonunda "Silsile-i Tarîkat" ve "Silsile-i Nesebiyye" adlı iki manzume yer alır. Osmanlı Müellifleri'nde bu iki manzume müstakil birer eser gibi gösterilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Câmiu'l-maârif: hem manzum hem mensur

Aynı adı taşıyan iki eserinden mensur olanı on bölümdür ve devrin mutasavvıflarının hayat ve kerametlerini anlatır.

Metni gösterMetni daralt

Câmiu'l-maârif adı onun iki ayrı eserinde geçer. Manzum olanı, gazel tarzında on şiir, bir kıta ve iki beyitten sonra mesnevi tarzında esmâ-i hüsnâyı anlatan bir risâledir; sonunda bazı tasavvufî şiirlerle atvâr-ı seb‘aya dair yedi şiir bulunur. Mensur olan Câmiu'l-maârif ise on bölümdür. İlk bölümde Seyyid Nizam, Merkez Efendi, Yâkub Efendi, Emîr Efendi, Sarhoş Bâlî Efendi, Keşfî Muslihuddin Efendi, Şeyh Gazanfer ve İbrâhim Ümmî Sinan gibi devrin önemli mutasavvıflarının hayatları ve kerametleri anlatılır; sonraki bölümlerde tevhidin faziletleri, dünyanın kınanması, Kur'an'ın fazileti, kader, ölüm, virdlerin faziletleri ve ay tutulması gibi konulara yer verilir. Ailesi ve hayatı hakkında bilinenlerin önemli bir kısmı da bu eserde kendi verdiği bilgilere dayanır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Tekke muhitinde okunan nihâvend ilâhisi

"Bu aşk bir bahr-i ummandır" beytiyle başlayan ilâhisi bestelenerek tekkelerde yaygın biçimde okunagelmiştir.

Metni gösterMetni daralt

"Bu aşk bir bahr-i ummandır buna hadd ü kenâr olmaz / Delîlim sırr-ı Kur'an'dır bunu bilende âr olmaz" beytiyle başlayan nihâvend ilâhisi bestelenerek tekke muhitlerinde yaygın biçimde okunagelmiştir. Bazı ilâhileri ayrıca Enfî Hasan Ağa, Yeniköylü Hâdi Bey ve Şikârîzâde Ahmed Efendi tarafından bestelenmiştir. Böylece şiirleri yalnız yazılı bir külliyat olarak değil, tekkelerin âyin ve zikir icrasında sesli bir metin olarak da yaşamıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Seyyid Nizamoğlu Dîvânı

Üç yazma temelinde hazırlanan tenkitli metin; şiir, manzum silsile, Ehl-i beyt hafızası ve Sinâniyye kavram dili için ana kaynaktır.

Metni gösterMetni daralt

Üç yazma temelinde hazırlanan tenkitli metin; şiir, manzum silsile, Ehl-i beyt hafızası ve Sinâniyye kavram dili için ana kaynaktır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TEZLER Halvetiyye OCR paketi.

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Mürşid-i kâmile bağlanma

Dîvân boyunca mürşid, nefsin yanıltıcı suretlerinden geçişte yol gösteren kişi olarak işlenir. Bu şiirsel öğreti tek bir hukukî veya kurumsal bağlılık formülüne indirgenmez.

Metni gösterMetni daralt

Dîvân boyunca mürşid, nefsin yanıltıcı suretlerinden geçişte yol gösteren kişi olarak işlenir. Bu şiirsel öğreti tek bir hukukî veya kurumsal bağlılık formülüne indirgenmez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TEZLER Halvetiyye OCR paketi.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Babasının hâtırası: Nizâmî tacı

Seyrüsülûkünü tamamlayınca şeyhi ona, babası Seyyid Nizam'ın hâtırasını yaşatması için Nizâmî tacını giydirdi.

Metni gösterMetni daralt

Asıl adı Seyfullah Kasım'dır. Babası, Yavuz Sultan Selim devrinde (1512-1520) Bağdat'tan İstanbul'a göç edip önce Kasımpaşa'da, ardından Silivrikapı'da bir tekke kuran Seyyid Nizâmeddin Ahmed Efendi'dir; ilk dinî ve tasavvufî eğitimini ondan almış olmalıdır. Babası eğitimini ilerletmesi için onu Halvetiyye'nin Sinâniyye kolunun kurucusu İbrâhim Ümmî Sinan'a gönderdi. Seyrüsülûkünü tamamladığında şeyhi ona sıradan bir tarikat tacı değil, babası Seyyid Nizam'ın hâtırasını yaşatması için Nizâmî tacını giydirdi. "Nizamoğlu" nisbesiyle tanınması da bu bağın devamıdır; nitekim tarikat taçlarını ve özellikle Seyyid Nizam'ın giydiği taçtaki on dört yeşil terk ile on dört beyaz elifin sembolik anlamlarını anlattığı Risâle-i Tâc-ı Nizâmî adlı müstakil bir risâlesi vardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Ca‘ferîliğini açıkça söylemesi ve takıyye tartışması

Şiirlerinde Ca‘ferî olduğunu açıkça yazması ile mensur eserindeki Ehl-i sünnet ifadeleri arasındaki fark, takıyye olarak yorumlanmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Eserlerinde ilâhî aşk, Ehl-i beyt muhabbeti ve on iki imama bağlılık geniş yer tutar. Sünnîliğin hâkim olduğu Osmanlı toplumunda irşad faaliyetinde bulunmasına rağmen "Kim ister Mustafâ'dan bula izzet / İmâm-ı Ca‘fer'e kılsın itâat" ve "Yetmiş iki milletin hiçbiri nâcî olmadı / Mezheb-i hak ister isen Ca‘ferî ol dâimâ" gibi beyitlerinde Ca‘ferî olduğunu açıkça belirtmiştir. Buna karşılık mensur Câmiu'l-maârif'inde "Cemî‘-i Ehl-i sünnet ve'l-cemâat / Tarîki üzre olmaktır saâdet" gibi ifadeler bulunur. Abdülbaki Gölpınarlı bu ikinci tür ifadeleri takıyye olarak nitelendirmiştir. İki metin arasındaki bu fark, kaynakta çözülmüş bir mesele olarak değil, bir yorum tartışması olarak durur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Sosyal yaraları şiire taşıması

Haksızlık, adam kayırma, rüşvet ve ilmiye sınıfındaki bozulmayı eleştirmesi, diğer tasavvuf şairlerinde görülmeyen bir özelliği sayılır.

Metni gösterMetni daralt

Şiirlerinde haksızlık, adam kayırma, rüşvet ve ilmiye sınıfındaki bozulma gibi sosyal yaralara temas edip bunları eleştirmesi, diğer tasavvuf şairlerinde görülmeyen önemli bir özellik olarak değerlendirilir. Aynı doğrultuda Şeref-i Siyâdet adlı eserinin hemen her şiirinde seyyidliğin şerefinden, zamane âlimlerinin seyyidlere saygı göstermemesinden ve Ehl-i beyt'in uğradığı zulümlerden söz edilir. Böylece tasavvufî neşve ile devrin ilim ve idare çevrelerine yönelik açık bir eleştiri onun şiirinde yan yana durur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Hurûfîlik tesiri, fakat doktrin değil

Vahdet-i vücûdu coşkun bir dille işleyen eserlerinde Hurûfîliğin izi görülür; ancak bunu Nesîmî gibi temel öğreti hâline getirmemiştir.

Metni gösterMetni daralt

Vahdet-i vücûd düşüncesini coşkun bir dille ifade eden eserlerinde Hurûfîliğin tesiri de görülür. Bu tesir bir üslûp ve sembol dünyası düzeyinde kalmış, hiçbir zaman Nesîmî'de olduğu gibi temel doktrin hâline getirilmemiştir. Vahdet-i vücûdu doğrudan konu edindiği Miftâh-ı Vahdet-i Vücûd adlı risâlesinde varlık mertebelerini anlatırken bu mertebelerin üç, beş ve yedili tasniflere tâbi tutulduğunu, Abdülkerîm el-Cîlî'nin kırklı tasnife gittiğini, esasında ise varlık mertebelerinin sonsuz olduğunu söyler; risâle tevhîd-i ef‘âl, tevhîd-i sıfât ve tevhîd-i zât konularıyla sona erer.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Ümmî Sinan'ın en tanınmış halifesi

300 kadar halife yetiştirdiği kaydedilen İbrâhim Ümmî Sinan'ın en tanınmış halifesi olarak anılır.

Metni gösterMetni daralt

Halvetiyye'nin Sinâniyye kolu, İbrâhim Ümmî Sinan'a (ö. 976/1568) nisbet edilir. Ümmî Sinan'ın 300 kadar halife yetiştirdiği kaydedilir; bunlar arasında en tanınmışı, Ehl-i beyt muhabbetini terennüm ettiği şiirleriyle meşhur olan ve Seyyid Nizamoğlu diye tanınan Seyyid Seyfullah Efendi'dir. Sinâniyye esas olarak İstanbul'da açılan üç tekkede, tekkelerin kapatıldığı 1925 yılına kadar faaliyet göstermiş, tarikat XVI. yüzyılın ortalarından itibaren Balkanlar'da da yayılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Aşkı işleyen mutasavvıf şairler arasında

Tasavvufî aşk konusunu manzum ve mensur eserleriyle işleyen şairler sıralanırken Yûnus Emre ve Niyâzî-i Mısrî ile birlikte anılır.

Metni gösterMetni daralt

Türk edebiyatında aşk konusunun tasavvufî özellikleriyle ele alınışı sayılırken, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'den başlayarak Yûnus Emre, Eşrefoğlu Rûmî, Dede Ömer Rûşenî, Niyâzî-i Mısrî ve Nesîmî ile birlikte Seyyid Nizamoğlu Seyfullah da manzum ve mensur eserleriyle, özellikle gazel-ilâhileriyle bu konuyu işleyen mutasavvıf şairler arasında zikredilir. Bu sıralama, onun yalnız kendi tarikat çevresinde değil, Türk tasavvuf şiirinin ana damarı içinde konumlandırıldığını gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TEZLER Halvetiyye OCR paketi
  2. [2]Kişi dosyasının kaynakları — Seyyid Seyfullah Nizamoğlu
Ortak kaynak kataloğunu aç →