ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1305 sonuç · toplam 1305 · “Düş” · 13/55
01Vukuf
Durmak, bilmek. tas. Sâlikin ısrarla, dikkat ve özenle belli hususlar üzerinde durması, onları kavramaya çabalaması. Üç vukuf: Nakşibendilere göre üç önemli vukuf vardır: Vukaf-i kalbi. Nakşbendiye'nin rabıta, zikir, murakabe, hıfz-ı nispet…
Yar
Sevgili, dost. tas. a Tüm yaratıkların suretlerini oluşturan ilâhî sıfatlar. Sâlikin haline bundan daha uygun düşen bir isim yoktur. Zira kelime-i tevhidin esası budur (us). b Şuhüt âlemi, Zat-ı Hakk'ı temaşa. Yâ Rab beni erbâb-ı dile yar e…
Zebân-ı telh
Acı dil. tas. Sâlikin meşrebine uymayan iş, (takdire uygun düşmeyen iş).
Zıddeyn
İki zıt. Belli bir durumda biri varken diğerinin var olması mümkün olmayan (Hx gor). 2. Allah'ın celal ve cemal sıfatları. Gazap-rıza, ceza-af, kahr-lutf, zahir-bâtın vs. Harraz'ın şu sözü ünlüdür: “Allah'ı iki zıddı bağdaştırarak tanıdım”…
Zikir
veya Zikr Anmak, hatırlamak, yâd etmek. 2. tas. a Allah'ı anmak ve hatırlamak; onu unutmamak ve gaflet halinde olmamak. b Allah kelimesini veya lâilahe illallah cümlesini söylemek ve tekrarlamak, İlkine lafza-i celal zikri, ikincisine kelim…
Zü'lakl ve'l-ayn
5) Akıl ve göz sahibi. 2. tas, Hakk'ı halkta, halkı Hak'ta gören, bunlardan birini görmesi diğeri için perde teşkil etmeyen; bir olan varlığı bir yönden aynıyla Hak, diğer yönden halk olarak gören; çokluğu görme- -—~“: ا Zünnar ———— si birl…
ehil
CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…
üslûp, -bu
üslûp, -bu a. LjUÎ) [Ar.] İslâmî edebiyatmm temel değerlerinden olan, duygu ve düşüncelerin sanath bir biçimde yazıya dökülmesi ve kişinin kendi kimliğini yazılarma yansıtması anlamında kullanılan sanat ve edebiyat terimi.
kelâm ilmi
kelâm ilmi a. İlk olarak öteki din, an kültür ve felsefî görüş ve düşüneği celere karşı İslâm dininin temel miresaslarmı savunmak amacıyla ile Allah’ın zatmdan, sıfatlarmdan, yanübüvvet konularmdan, evrenin yet oluşum ve sonucunun ne olacağ…
mu'cize
Peygamber lik iddiasında bulunan kimsele rin, bu yoldaki gücünü kanıtla mak için Allah’ın yaratıcı gücü sayesinde ortaya koyduğu ola ğanüstü hadise. Kur’ân- Kerîm’de “mu'cize” olarak de ğerlendirilebilecek pek çok olay zikredilmektedir. Söz…
fîl vak'ası
fîl vak'ası a. Kâbe’yi yıkmak üzere Mekke üzerine yürüyen Habeş ordusunun Allah tarafından gönderilen ve “Ebâbil” adı verilen kuşlar vasıtasıyla helâk edilmesi olayı (bk. fîl suresi).
İnfirâd
Tek kalma ve yalnızlaşma. Hadis ilminde bir rivayetin senedinin herhangi bir tabakasında râvi sayısının bire düşmesi yahut benzeri bulunmaması durumudur. Tasavvuf dilinde infirâd ayrıca sâlikin kalabalıktan çekilip ibadet ve murakabeye yöne…
fevât
Hac farîzasmı yerine getirmekte olan bir kimsenin zamanmda Arafat vakfesine yetişememesi, vakfenin zamanmı kaçırmış olması durumu. Bu duruma düşen kimse, Şâfiî, Mâliki ve Hanbelî mezhebine göre “fevât kurbanı” kesmesi gerekmektedir. Hanefî…
fariza
İslâm inancma göre, yapılması farz olan Allah’ın dinî emirleri. fık. Şeriat usulüne göre, mirasçılardan her birine düşen belirli pay.
enfiisî
Türk-İslâm düşünce dünyasında “âfâkî” (objektif) karşıtı olarak sübjektif nitelikli bütün sezgi, delil ve tecrübeler için kullanılmış olan kelâm, felsefe ve psikoloji terimi.
tecessüs
İslâm düşünce dünyasında, bir kimsenin öğrenilmesini istemediği özel durumunu merak etme, araştınp soruşturma anlamında bir ahlâk terimi. techîz a. [Ar.] İslâmî inan göre, ölen bir kimsenin yıka masmdan kabre defnedilmes kadar yapılması ger…
emân
Bir İs ] lâm ülkesine girmek veya İslâm eordusuna teslim olmak isteyen e bir gayrimüslime can ve mal r güvencesi sağlayan taahhüdü veya akit belgesi. İslâm’ın yayıl ] dığı dönemlerde Müslüman ore duların kendiliğinden teslim e olan dümanlar…
abd-ı me'sûr
abd-ı me'sûr a. fık. Savaşlarda düşmana esir düşmüş köle.
deccâl (I)
deccâl (I) a. [Ar.] Tek tanrıh dinlerde kıyamet alâmetlerinden sayılan ve insanları doğru yoldan saptırmaya çalışacağı ve olağanüstü güçlere sahip olduğu söylenen kimselere verilen ad. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de doğrudan doğruya geçmemekte…
istîlâd
Bir kimsenin çocuk edinme amacıyla cariyesini hamile bırakması ve cariyenin hürriyetine kavuşm ile sonuçlanan hukukî süreç. istilâm a. [Âr. ] flk. Hac deti sırasında tavaf yapılı “Hacerü’l-esved”in yanına lindiğinde el sürme, onu ö ya da te…
sıvış yılı
sıvış yılı a. Bazı İslâm devletlerinde, özellikle de OsmanlIlar döneminde hicri ve mâlî yıllar arasmdaki eşitliğin korunması için her otuz üç yılda bir defa düşülen hicri sene için kullanılan terim. s
mezâr
kabir gösbir mezârhk a. Ölülerin gömüldüğü yer, “kabir” (bk. bu madde), medfen, makber, makbere. Arapça “mezâr” sözüne “-lık” anyapım ekinin getirilmesi ile ren oluşturulan bu yer adı Türkçede yaygın olarak kullanılmakta; y + önemli din ve…
sabır, -brı
sabır, -brı a. f^) [Ar.] Sözlük anlamı, “Dayanma, dayanıklılık.” sâbık u lâhık 578 olan bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de yetmiş ayette geçmekte (bk. M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “sbr” maddesi) ve başa gelen kötülüklerden şikâyet etmeyen, sızlanmaya…
Müşebbihe
Müşebbihe a. (^î. ^) [Ar. ] İslâm gü tarihinde, Allah’ın sıfatlarını inbu sanın sıfatlarına benzeterek inân” san biçimli (antropomorfist) bir an tanrı düşüncesi yaratmaya çahşan bir akım için kullanılan terim. Bu inanca göre Allah’ın eli, n…