Ara
Menü
ذ

Zü'lakl ve'l-ayn

ولمقل وا لعين

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-7143
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
423
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>5)</p><ol><li>Akıl ve göz sahibi. 2. tas, Hakk'ı halkta, halkı Hak'ta gören, bunlardan birini görmesi diğeri için perde teşkil etmeyen; bir olan varlığı bir yönden aynıyla Hak, diğer yönden halk olarak gören; çokluğu görme- -—~“: ا Zünnar ———— si birliği görmesine, birliği görmesi de çokluğu görmesine engel olmayan (kı). Bkz. Zü'lakl. Halkta aynen Hak var, eğer zü'-ayn isen Hakta aynen halk var, eğer zü'-akl isen Eger hem zi'l-akl hem zü'Layn isen | Çeşitli tecellileri olan Bir 'den başkasını görmezsin İbn Arabi Gözü olan, göz sahibi, 2. tas, Hakk'ı zahir, halkı bâtın olarak,1 (ذوا لعين) Zü'ayn görüp Hakk'ın halkın aynası olduğunu idrak eden. Aynadaki suretler dolayısıyla, ayna gizli kaldığı gibi zahir olan Hak sebebiyle de halk gizli kalır (kı). Hakk'ın şaşalı zuhuru sebebiyle halk görünmez hale gelir (cr). Bkz. Zü'l-akl, Zü'lakl ve’l-ayn. Zu'l-cihadeyn Hem nefs hem düşmanla savaşan. Bkz. Cihat. Zülfi fars. (43) 1. Saç. 2. tas. a Hiç kimsenin ulaşamadığı gaybi hüviyet, Hakk'ın zatı ve künhü (1s). Karanlık (siyah saç) nasıl meçhul ise Hakk'ın zatı da öylece meçhuldur. Bkz. Piç-i zülf, Küfr-i zülf, Küfr-i zülfünden beni meneylemek lâyık mıdır Safi insaf eyle imanın gerekmez mi sana Fuzali</li><li>Saç. 2. tas. a Hiç kimsenin ulaşamadığı gaybi hüviyet, Hakk'ın zatı ve künhü (1s). Karanlık (siyah saç) nasıl meçhul ise Hakk'ın zatı da öylece meçhuldur. Bkz. Piç-i zülf, Küfr-i zülf, Küfr-i zülfünden beni meneylemek lâyık mıdır Safi insaf eyle imanın gerekmez mi sana Fuzali</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6980
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
423
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>5)</p><ol><li>Akıl ve göz sahibi. 2. tas, Hakk'ı halkta, halkı Hak'ta gören, bunlardan birini görmesi diğeri için perde teşkil etmeyen; bir olan varlığı bir yönden aynıyla Hak, diğer yönden halk olarak gören; çokluğu görme- -—~“: ا Zünnar ———— si birliği görmesine, birliği görmesi de çokluğu görmesine engel olmayan (kı). Bkz. Zü'lakl. Halkta aynen Hak var, eğer zü'-ayn isen Hakta aynen halk var, eğer zü'-akl isen Eger hem zi'l-akl hem zü'Layn isen | Çeşitli tecellileri olan Bir 'den başkasını görmezsin İbn Arabi Gözü olan, göz sahibi, 2. tas, Hakk'ı zahir, halkı bâtın olarak,1 (ذوا لعين) Zü'ayn görüp Hakk'ın halkın aynası olduğunu idrak eden. Aynadaki suretler dolayısıyla, ayna gizli kaldığı gibi zahir olan Hak sebebiyle de halk gizli kalır (kı). Hakk'ın şaşalı zuhuru sebebiyle halk görünmez hale gelir (cr). Bkz. Zü'l-akl, Zü'lakl ve’l-ayn. Zu'l-cihadeyn Hem nefs hem düşmanla savaşan. Bkz. Cihat. Zülfi fars. (43) 1. Saç. 2. tas. a Hiç kimsenin ulaşamadığı gaybi hüviyet, Hakk'ın zatı ve künhü (1s). Karanlık (siyah saç) nasıl meçhul ise Hakk'ın zatı da öylece meçhuldur. Bkz. Piç-i zülf, Küfr-i zülf, Küfr-i zülfünden beni meneylemek lâyık mıdır Safi insaf eyle imanın gerekmez mi sana Fuzali</li><li>Saç. 2. tas. a Hiç kimsenin ulaşamadığı gaybi hüviyet, Hakk'ın zatı ve künhü (1s). Karanlık (siyah saç) nasıl meçhul ise Hakk'ın zatı da öylece meçhuldur. Bkz. Piç-i zülf, Küfr-i zülf, Küfr-i zülfünden beni meneylemek lâyık mıdır Safi insaf eyle imanın gerekmez mi sana Fuzali</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-13493
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Arapça, akıl ve göz sahibi kişiler için kullanılan bir ifade. Hakk’ı halkda, halkı Hak’da gören kişi, bunlardan biri, diğerine perde oluşturmaz. Bilakis, kendi aynı ile vucud-ı vahidi bir yönden Hak, bir yönden de halk olarak görür. Çokluk sebebiyle vahid-i ehad yönünü görmekten perdelenmez. Zuhurların çokluğunu gördüğünde, onda tecellî eden zât-ı eha-diyeti görmekle sıkıntıya düşmez. Yine, Hak yönünün ehadi sebebiyle yaratılmış olan çokluğu görmekten perdelenmez. Tecellî yerlerinde ortaya çıkan zât-ı ehadiyyeti gördüğünde, çokluğu görmekten sıkıntıya düşmez.</p>

ولمقل وا لعين

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

5)

  1. Akıl ve göz sahibi. 2. tas, Hakk'ı halkta, halkı Hak'ta gören, bunlardan birini görmesi diğeri için perde teşkil etmeyen; bir olan varlığı bir yönden aynıyla Hak, diğer yönden halk olarak gören; çokluğu görme- -—~“: ا Zünnar ———— si birliği görmesine, birliği görmesi de çokluğu görmesine engel olmayan (kı). Bkz. Zü'lakl. Halkta aynen Hak var, eğer zü'-ayn isen Hakta aynen halk var, eğer zü'-akl isen Eger hem zi'l-akl hem zü'Layn isen | Çeşitli tecellileri olan Bir 'den başkasını görmezsin İbn Arabi Gözü olan, göz sahibi, 2. tas, Hakk'ı zahir, halkı bâtın olarak,1 (ذوا لعين) Zü'ayn görüp Hakk'ın halkın aynası olduğunu idrak eden. Aynadaki suretler dolayısıyla, ayna gizli kaldığı gibi zahir olan Hak sebebiyle de halk gizli kalır (kı). Hakk'ın şaşalı zuhuru sebebiyle halk görünmez hale gelir (cr). Bkz. Zü'l-akl, Zü'lakl ve’l-ayn. Zu'l-cihadeyn Hem nefs hem düşmanla savaşan. Bkz. Cihat. Zülfi fars. (43) 1. Saç. 2. tas. a Hiç kimsenin ulaşamadığı gaybi hüviyet, Hakk'ın zatı ve künhü (1s). Karanlık (siyah saç) nasıl meçhul ise Hakk'ın zatı da öylece meçhuldur. Bkz. Piç-i zülf, Küfr-i zülf, Küfr-i zülfünden beni meneylemek lâyık mıdır Safi insaf eyle imanın gerekmez mi sana Fuzali
  2. Saç. 2. tas. a Hiç kimsenin ulaşamadığı gaybi hüviyet, Hakk'ın zatı ve künhü (1s). Karanlık (siyah saç) nasıl meçhul ise Hakk'ın zatı da öylece meçhuldur. Bkz. Piç-i zülf, Küfr-i zülf, Küfr-i zülfünden beni meneylemek lâyık mıdır Safi insaf eyle imanın gerekmez mi sana Fuzali

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, akıl ve göz sahibi kişiler için kullanılan bir ifade. Hakk’ı halkda, halkı Hak’da gören kişi, bunlardan biri, diğerine perde oluşturmaz. Bilakis, kendi aynı ile vucud-ı vahidi bir yönden Hak, bir yönden de halk olarak görür. Çokluk sebebiyle vahid-i ehad yönünü görmekten perdelenmez. Zuhurların çokluğunu gördüğünde, onda tecellî eden zât-ı eha-diyeti görmekle sıkıntıya düşmez. Yine, Hak yönünün ehadi sebebiyle yaratılmış olan çokluğu görmekten perdelenmez. Tecellî yerlerinde ortaya çıkan zât-ı ehadiyyeti gördüğünde, çokluğu görmekten sıkıntıya düşmez.

İlgili maddeler

Sözlüğe dön ←