ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
46 sonuç · toplam 46 · “Avam” · 1/2
01Avam
#) Halk, ahali. tas. a Safi olmayan. b Mevlevilikte tarikat ehli olmayan. Bektaşiler avam yerine zahir, Aleviler ise zahit derler. Bkz. Havas.
Heşt Bihişt, Mir'âtü'l-ahlâk, İrşâdü'l-avâm
Şemseddin Ahmed Sivâsî · Nasihat mesnevileri.
Kavâmi
Köstekler, engeller. tas. Tabiatın, nefsin, hevâ ve hevesin ica- | bına göre insanın hareket etmesine engel olan köstekler. Kavâmi Allah’a doğru | seyreden ve o tarafa yönelen inayet ehline gelen isim imdatlan | ve ilâhî teyitleridir (kn).…
kavâme
Namaz kılarken her rekâtta rükûdan kalkıp “sübhâne Rabbiyelazim” denilecek kadar ayakta durma.
Dâvâ-Mânâ
Arapça, dâ’vâ kelimesinin, iddia, mesele, problem, ülkü vs. gibi mânâları vardır. Mânâ ise, iç, ruh, bâtın, kelime, söz, hareket veya işaretin ifade ettiği, anlattığı şey anlamlarını ihtiva eder. Dâva, bir kulun, kendinde olmayanı ileri sür…
Öğrenciler için Türkçe tercümeler
İmamzâde Mehmed Efendi · Kâfiye, Misbâh ve Avâmil'in başlangıç seviyesine yönelik Türkçe tercümeleri.
Akit
Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağ…
Âlim
¢. Ulema Bilgin; ilim ehli. tas. a Yüce Allah'ın, kendi zatını, sıfatlarını, fiillerini ve isimlerini, yani bunların tecellilerini yakin yolu (ilme1yakin) ile temaşa etme mertebesine çıkardığı kimseler. Söz konusu hususları müşahede yoluyla…
Âmme
Halk, umum, ahali. tas. Yalnızca şeriatı bilen ve bunun dışın- EEE MMZ—ğ—ğ——... <,. F2şŞ—jX)yjYXY)v2 ا An-1 daim Sih Te yu MEAN da başka bir şey bilmeyen, ulema-i rusum, yalnızca şekle ve dış görünüşe ilişkin özellikleri bilen süfiler. Tasa…
Bade
ه) 5) Şarap, içki. 2. tas. a sülûkün başlangıcındaki zayıf aşk; avamda da bulunan ask (11s; ). b İlahi inayet, ilâhî aşk. Bkz. Mey. Saki getir ol badeyi kim dafi-i gamdır Saykal vur mir'ata kim pür-jeng-i elemdir Rühi Ba Huda divâne baş Bâ…
Dam
م) |») 1, Tuzak; damgeh-i vehm u hayal, yani vehim ve hayal tuzağının kurulduğu yer. 2. tas. Dünya, madde âlemi “Âlemde olan her şey vehim ve hayalden başka bir sey değildir” (sr). Âşıkların gönül kuşu düşmez dünya tuzağına Gerçek eren bu d…
Divanegi
يو | نى) 5) Divane, deli mecnun; delilik, cinnet, tas. Âşıkın aşkına mağlup olup kendine hâkim olamaması (ats). Dogal ask Gerek ayni cinsten, gerekse karsi cinsten bir insanı sevmek. Güzelliği ve ondan kaynaklanan aşkı, ilâhî kaynağa bağlam…
havâs
Allah’ı mutlak bir varlık re olarak kabul eden, herkeste bualunmayan birtakım bilgilere, hâllere, yetenek ve ruh temizlin] ğine sahip âlim kimseler için n, kullanılan bir tasavvuf terimi, s.” “avâm” karşıtı, “havâs”, haram ka ve mekruhlarda…
Hatve
(e (خطو Adım. tas. Sâlikin tasavvuf yolunda attığı adım (sr). Havas i ar. س) ١ (خو Mutasavvıflar insanları önce ikiye ayırır: Avam yani halk, havas yani nitelikli kişiler. Genellikle süfi olmayanlar, âlim bile olsalar avam sayılr, Havas ise…
Hürriyet
Özgürlük, azât olmak; kul köle, esir ve mahküm olmamak. tas. başkalarının kulu ve kölesi olmamak, azât olmak, serbest ve hür olmak. a Avam ve halk nefsin arzusuna Hakk'ın iradesinde fani olan aydınlar kendi şahsi iradelerine, nurların nurun…
Kesret-Vahdet
(كثرة - وحد ة) +. Çokluk-Birlik. 2, tas. Bir olan Hakk'ın isim ve sıfatlarıyla tecelli edip çokluk halinde görünmesi kesret, bu çokluğun hakiki | bir varlığı olmadığını kavrayıp var olarak yalnızca Hakk'ı görmeye vahdet denir. | Zehi derya-…
Kevneyn
İki cihan, dünya ve ahiret, Bana sen can gereksin can gerekmez | Seni gerek seni kevneyn gerekmez Eşrefzâde Kıble i ar. (قبله) Kâbe; Kâbe yönü. 2. tas Sevgili, Hak, Hak dostu olan mürşit, | Avamın kıblesi Kâbe, havassın kıblesi gökteki arş,…
Kışr-Lüb
(J — (قشر Kabuk-öz, çekirdek-iç. tas. Bâtın ilmini bozulmaktan koruyan zahir ilmi, kışr; bu ilmin koruduğu bâtın ilmi, lüb'dür (iç, öz). Zahir ve bâtın ayrı iki şey değildir; aynı şeyin biri dışı (kabuk) diğeri içidir. Şeriat, tarikat, haki…
Kilise
كليسا) Hayvani âlem (ms). Kilise ve künişt Kilise ve Havra (veya atesgede); mana ve müşahede âlemi (sr). Kimya-i avam Baki olan uhrevi kazancı, fani olan dünyevi kazançla değişme. Kimya-i havas Var edeni tercih edip, kalbi var olandan arınd…
Müddei
Ehli rüsum, mustasvife, davacı, iddiacı. Samimiyetsiz, sahtekâr. tas. Hal ve hareketleriyle büyük bir ermiş olduğu iddiasında bulunan kişi. Tasavvuf adabında mana ehli davaya girişmez, davalı kişinin, davasını mana ile doğrulaması beklenir.…
Nida
Davet, çağrı, seslenme, avaz. tas. Hakk'ın kullarına nidası | iki çeşittir: alamet nidası avam için olup korkutma ve uyarma niteliğindedir; keramet nidası havas için olup müjdeleme ve şereflendirme niteliğindedir (sr). Münadiler nidâ eyler…
Savm
Oruç. Savmaa — Savâmi (a+! صو — dae yo) Mabet, ibadethane, rahiplerin ve keşişlerin ibadet ettikleri zaviyeler. tas. a Mescit. b Süfilerin ibadet için çekildikleri köşe, zaviye, ibadet için özel olarak ayrılan küçük yer. c Kalbin mâsivâdan…
Setair
+. Perdeler, hicaplar. 2. tas, Maddi şekiller (suver-i ekvân) Bu sekiller, ilâhî isimlerin mazharlandir (x). Setr (=) Örtme, perdeleme. 2, tas. a Sâlikle muradı arasındaki perde, kulla Hak arasındaki perde (hicap), maddi (cismani, kevni) ör…
Tevbe
Pişmanlık, nedamet, dönme. tas. a Kalpteki kötülükte ısrar | düğümünü çözüp Hakk’a dönme ve Rabb'in hukukunu gözetme (cr). b Kötü ve | günah işlere pişman olup Hakk’a yönelme, Küfürden imaia dönmek kâfirlerin, kötü işlerden iyi işlere dönme…