Köken ve kullanım
i. ar.
صو
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Oruç.
Savmaa — Savâmi (a+! صو — dae yo)
- Mabet, ibadethane, rahiplerin ve keşişlerin ibadet ettikleri zaviyeler.
- tas. a Mescit. b Süfilerin ibadet için çekildikleri köşe, zaviye, ibadet için özel olarak ayrılan küçük yer. c Kalbin mâsivâdan ilgiyi kesip bütünüyle Allah’a yönelmesi makamı. Zikir savmaaları: Zikir ehlini, zikredilenin dışında kalan şeylerden koruyan ve bütün himmetini zikredilen (Hak) üzerinde yoğunlaştırmasını sağlayan yerler ve haller.
Savmu'kalp Kalp orucu. Kalbe Hak'tan başkasını koymamak.
لأ يروو OI
Seb'ul-mesâni a
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Çj^») [Ar.] Müslümanlar için farz olan ibadet için kullanılan ve İslâm’ın beş şartından biri olan terim, bk. oruç § tam. savm-ı dâvud a. (jjb ^) Bir gün tutup ertesi gün tutmamak, yani gün aşırı oruç tutmak anlamında bir terim.
Dinî Terimler Sözlüğü
Oruç. Fecrin (tan yerinin) ağarmasının evvelki vaktinden (imsaktan) akşam namazı vakti girinceye kadar, yemeği, içmeği ve cimâ'ı terk etmek. (Bkz. Oruç)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, oruç demektir. Samediyyet sıfatıyla sıfatlanmak üzere, beşerî olarak hoşa gitmeyen şeyleri yapmaktan sakınmak. Bu herkesin gücü yani orucu nisbetinde olur; neticede, o kişide Hak’ın tecellîleri zuhur eder. Bu tür kendini riyazete sokma, ömürde hiç olmazsa bir ay tecrübe edilmelidir. Aslında, bütün bir ömür boyu. bu mânâda oruç tutmak gerek.SAVL–