ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
247 sonuç · toplam 247 · “İ‘tibâr” · 1/11
01İ‘tibâr
İbret ve ders alma. Tasavvufta dünyanın ve içindekilerin geçiciliğini dikkate alarak görünen olaylardan mânevî sonuç çıkarmak, eşyayı yalnız dış yüzüyle değil işaret ettiği hakikat bakımından okumaktır.
İtibârât
Arapça, itibarların (izafi hususların) düşürülmesi. Kaşanî bunu, Zat’ın birliğinin gözönünde tutulması olarak değerlendirmiştir.
Ali el-Aclûnî
Ali el-Aclûnî (ö. 972 veya 973/1564-66), Aclûn’dan Osmanlı ülkesine gelerek Bursa’ya yerleşen; 1546’dan itibaren Ulu Cami imamlığı yapan, on kıraat bilgisi, uzlet hayatı ve Ebüssuûd Efendi’yle ilmî yazışmalarıyla tanınan Hanefî ve Kâdirî me…
Azîzzâde Şeyh Mehmed en-Nakşibendî
Azîzzâde Şeyh Mehmed Efendi (ö. 1649), Emîr Sultan Dergâhı şeyhi Ali Efendi’den inâbe alan; 1611’den itibaren önce dönüşümlü, 1618’den sonra müstakil olarak dergâh postunu sürdüren Bursa Nakşibendî şeyhidir.
Bahâeddin Nakşibend
Bahâeddin Nakşibend (718/1318 – 791/1389), Buhara yakınlarındaki Kasrıârifân'da doğup ölen ve “tarîk-i hâcegân”ın adının kendisiyle Nakşibendiyye 'ye dönüştüğü şeyh; semâ, halvet ve tekkeye itibar etmemiş, hafî zikri esas almıştır.
Ma‘den Dede
Ma‘den Dede (ö. 1131/1719), Karagümrük yakınındaki Ali Paşa-yı Cedîd Medresesi'nde yaşayan; suskunluğu, zihnî hesap kabiliyeti ve halk arasındaki itibarıyla kayda geçen İstanbul meczubudur.
Muhammed Ziyâeddin Efendi
Muhammed Ziyâeddin Efendi (1169-1234/1755-1818), Abdullah Salâhaddîn-i Uşşâkī’nin oğlu; babasının Nakşibendî hilâfet hattını 1197/1782’den itibaren sürdüren şeyhtir.
Şeyh Ahmed Vefâ Efendi
Hasan Sezâî'nin torunu ve Ahmed Müsellem'in oğlu Ahmed Vefâ, 1753'ten itibaren Gülşenî Veli Dede Dergâhı'nda uzun süre irşad etmiş; kırk hadis, tahmis ve şiirleri bulunan Gülşenî şeyhidir.
Şeyh Hâfız Abdurrahmân Efendi
Şeyh Hâfız Abdurrahman Efendi (ö. 1249/1833-34), Hâfız Vahdetî Efendi'nin oğlu; 1215/1800-01'den itibaren otuz dört yıl meşihat hizmeti yürüten şeyhtir.
Şeyh Mehmed Elifî Efendi (Hasîrîzâde)
Şeyh Mehmed Elifî Efendi (d. 1850), Sütlüce Hasîrîzâde Dergâhı şeyhi; Sa‘dî, Şâzelî ve Mevlevî icâzetleri bulunan, 1908’den itibaren Meclis-i Meşâyih reisliği yapan âlim ve müelliftir.
Şeyh Mehmed Gülşen Efendi
Şeyh Mehmed Gülşen Efendi (d. 1866), Aziz Mahmud Hüdâyî Âsitânesi postnişini; 1914’ten itibaren Meclis-i Meşâyih üyeliği ve reisliği yapmış İstanbul şeyhidir.
Şeyh Rızâ Efendi
Şeyh Rızâ Efendi (ö. 1830–31), Cihângîr Dergâhı’nda 1828–29’dan itibaren iki yıl meşihat hizmetinde bulunan Halvetî şeyhidir; Merkez Efendi hazîresinde Niyâzî-i Mısrî’nin kardeşinin kabri yakınına defnedilmiştir.
Türkçe bülbülnâme geleneğindeki halkası
Birrî Mehmed Dede · Manzum ve mensur karışık yazdığı Bülbülnâme, Türk edebiyatında XVI. yüzyıldan itibaren gelişen bülbülnâme-Gül ü Bülbül dizisinin bir halkası olarak anılır.
Otuz eser, yeni yeni basılıyor
Sultan Bâhû · 2009'dan itibaren Lahor neşri.
İbrâhim Edhem destanları
İbrâhim b. Edhem · XIV. yüzyıldan itibaren görülen manzum ve mensur menkıbe metinleri.
Hakkında yazılan ilk kaynaklar
Ahmed er-Rifâî · 1192'den itibaren yazılan menâkıb ve biyografiler.
Eserleri ve metinleri
Merhüm Muallim Hâfız Sırri Efendi · Bir buçuk sene mukaddem nasıl defn olunduysa ter ü taze cesed-i şerifleri zahir oldu. Destfır alarak bi raderimi pederinin ağfışuna tevdi' eyledik." Henüz pek genç iken uffılü fakiri çok müteessir etti.…
Eserleri ve metinleri
Hacı Halil Âkif Efendi · Bunun üzerine 1 305/( 1 887-88) tarihinden i'tibaren gerek hocamdan öğrendiğim, gerek mezkur ed vardan gördüğüm hakayık u dakayık-ı musikıyyeyi yazmak suretiyle, Hayatü'l-Ervah namında bir eser-i musiki te'lif etti…
Eserleri ve metinleri 1
Merhüm Muallim Hâfız Sırri Efendi · Bir buçuk sene mukaddem nasıl defn olunduysa ter ü taze cesed-i şerifleri zahir oldu. Destfır alarak bi raderimi pederinin ağfışuna tevdi' eyledik." Henüz pek genç iken uffılü fakiri çok müteessir etti.…
Âb-ı rûy
Yüz suyu, onur ve itibar. Tasavvufî kullanımda sâlikin gönlüne gayb âleminden gelen ilham için de kullanılan bir mecazdır.
Ahadiyetü'l-cem
Cem ahadiyeti, toplama tekliği. tas. Sıfat ve isimlerin varlığı ve yokluğu (ispatı ve iskatı) söz konusu olmaksızın zatı zat olarak dikkate alma mertebesi. Ahadiyet mertebesinde sıfatlar ve isimler iskat edilir ve dikkate alınmaz; burada is…
Akıl
Mutasavvıflar ilâhî, ezeli ve ebedi gerçeklerin akıl yoluyla kavranamayacağını belirtir, nazari aklı reddeder ve Yeni Platonculugun etkisiyle keşf ve marifet anlayışlarıyla uyuşan farklı bir akıl anlayışı ileri sürerler. Tasavvuf dilinde in…
Akit
Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağ…
Âlim
¢. Ulema Bilgin; ilim ehli. tas. a Yüce Allah'ın, kendi zatını, sıfatlarını, fiillerini ve isimlerini, yani bunların tecellilerini yakin yolu (ilme1yakin) ile temaşa etme mertebesine çıkardığı kimseler. Söz konusu hususları müşahede yoluyla…