ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
17 sonuç · toplam 48 · “inzivâ” · 1/1
01inzivâ
Sözlük anlamı, “Toplum hayatından kaçıp tek başına ya şama.” olan bu söz, “Dış dünya 367 ircâ' i ile bütün bağlarını keserek Allah a ile birleşebilmek için insanın kendi içine kapanması.” anlamında bir terim..]
Celvetî halveti
Mürşid izniyle az yemek, ibadet, tevhid zikri ve tefekkür düzeninde yürütülen sınırlı inziva eğitimi; nihai hedef topluma ve hizmete celvettir.
Halvet
Uzlet, inziva, yalnızlık, tek başına yaşamak topluma karışmamak, ihtilat halinde olmamak. 2. tas. a Ne bir meleğin ne de diğer herhangi bir 1 kimsenin bulunmadığı bir halde ve yerde Hak ile sirren (manen) konuşmak, ruhen sohbet etmek (İFM;…
Halvethane
Sâlikin tek başına ibadet ettiği yer, inzivaya çekildiği köşe, çilehane. Tekkelerin ve bazı mescitlerin çevresinde yapılan kapalı, karanlık ve daracık hücre ve odalar. 2. Velayet makamındaki kemal halleri. Sâlikin Hak'la Hak olduğu makam, s…
İnhina
نحناء) (7, Eğilmek, ser-furü, boyun eğmek, tas. Müridin şeyhini veya halifesini veyahut başka bir müridi eğilerek selamlaması (KM 16. bahis). Bu tür selamı secde sayıp, reddedenler “Ne senden bana rüku ne benden sana kıyam, selamün aleyküm,…
Mescit
Secde edilen, namaz kılınan yer, musalla, namazgâh, küçük | tas. a İlk zahitler ibadet etmek için çekildikleri köşelere (küşe-i inzivaya) mescit derlerdi. b Daha sonra hankah ve tekkelerde namaz kılmak için ayrılan ye- re de mescit denilmiş…
Mihrap
İlk zahit ve süfiler ibadet için çekildikleri inziva köşesine mi'rab derlerdi. Halkın gönüllerinin yöneldiği matlap, maksüt, murat. » Mihriban s. fars. Şefkatli, sevecen. tas. Rububiyet sıfatı.
Riyazet
5) İdman, eğitme, terbiye ve ıslah etme, boyun eğdirme, çekici ama zararlı şeylerden uzak kalmaya, zor ama faydalı şeyleri yapmaya kendini alıştırma. Süfiler az yemeye, az konuşmaya az uyumaya, yalnız kalmaya, sürekli zikr ve tefekkür etmey…
Samt
+. Killet-ı kelâm, Süküt, susmak, hamüş olmak. 2. tas. Tasavvufta süküt etmek ve bir mecburiyet olmadıkça konuşmamak, konuşunca da gerektiği kadar konuşmak esastir. Samt iki türlüdür: zahiri sükat, lisanın konuşmamasıdır; batini süküt, zihn…
Usûl
Yol yöntem, metot, tas, Adap erkân, tasavvufun temelleri, Tasavvufun esası beştir: gündüz oruç tutmak, gece namaz kılmak, ihlaslı olmak, davranışları sürekli olarak denetim altında tutmak. Allah’a tevekkül etmek (Gineyd). Sehl'e göre usül y…
Uzlet
Halka karışmamak, onlardan ayrı yaşamak, inzivaya çekilmek. tas. Günaha girmemek, daha çok ve daha ihlaslı ibadet etmek için toplumdan ayrılıp ıssız ve kimsesiz yerlere çekilmek, tek başına yaşamak. Buna halvet, inziva, vihdet adı da verili…
Vesvese
Kuruntu, iskil. tas. Şeytan'ın ilkâı, kötü bir işin yapılması, iyi bir işin terk edilmesi veya geciktirilmesi veya eksik yapılması için Şeytan'ın insanı kışkırtması, aklını çelmesi, nefsin aşağı arzularına uymaya teşvik etmesi. İnsanın için…
savma'a
Glm^) [Ar.] “İbadet yeri, tekke.” anlamında kullanılan terim. Hristiyan papazlarınm inzivaya çekildikleri özel yapılmış hücre.
Halvetiyye
öz. a. İslâm dünyasmm en yaygın olan ve Şeyh Ebi Abdullah Sıracüddin Ömer el-Halvetî ’ye nipet edilen bir büyük tarikatın adı. İran’ın Geylân bölgesinde 14. yüzyılm ikinci yarısmda oluşum gösteren ve Ömer el-Halvetî’nin Tebriz’e yerleşmesi…
hânis
“Yeminin yerine getirmeyen, ettiği yemin bozan. ” anlamında bir fıkıh te rimi. Allah üzerine yapılan bi yemin bozulmuş ise, yan “hânis” durumuna düşülmüş ise kefaret gerekmektedir. Bu kefa ret, Kur’ân-ı Kerîm’de “Mâ'ide suresi” nde on yoksu…
Vihdet
Arapça, birlik demektir. İnziva, uzlet.
Kutb-İ Medâr
Âlemin nizâmı ile alâkalanan, bolluk-kıtlık, sağlık-hastalık, barış-savaş, rızık, yağmur ve benzeri olaylarla vazîfeli kılınan büyük zât. Kutb-ül-aktâb, Kutb-ül-ebdâl da denir. Kutb-i medâr, her zaman bulunur. Resûlullah sallallahü aleyhi v…