Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
“Yeminin yerine getirmeyen, ettiği yemin bozan. ” anlamında bir fıkıh te rimi. Allah üzerine yapılan bi yemin bozulmuş ise, yan “hânis” durumuna düşülmüş ise kefaret gerekmektedir.
Bu kefa ret, Kur’ân-ı Kerîm’de “Mâ'ide suresi” nde on yoksu kimseyi doyurmak, köle aza etmek veya üç gün ard arda oruç tutmak olarak ifade edil miştir. e hânkâh a. [Ar.
< F. hân + s gâh] Bazı tarikatlerde dervişleç rin sohbet, zikir, teşbih veya dua e ya da tefsir, fıkıh, akaid ve Kur’ân okumak veya öğrenmek için toplandıkları, bir süre orada r. oturdukları, zaman zaman da l) inzivaya çekildikleri geniş melkân.
OsmanlI döneminde bu yern lere “âsitâne” (bk. bu madde), n “dergâh” (bk. bu madde), “tekke” (bk.
bu madde), “harâbât” ) (bk. bu madde) ya da “zâviye” n (bk. bu madde) de denilmiştir.
l
Dinî Terimler Sözlüğü
Yemîninin gereğini yapmayan.
Bir kimse, semâya çıkacağım veya şu taşı altın yapacağım diye yemîn edince, yapmadığı için, hânis olup yemîn keffâreti verir. (İbn-i Âbidîn)