Ara
Menü
ذ

hânis

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-2107
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
294
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>“Yeminin yerine getirmeyen, ettiği yemin bozan. ” anlamında bir fıkıh te rimi. Allah üzerine yapılan bi yemin bozulmuş ise, yan “hânis” durumuna düşülmüş ise kefaret gerekmektedir.</p><p>Bu kefa ret, Kur’ân-ı Kerîm’de “Mâ'ide suresi” nde on yoksu kimseyi doyurmak, köle aza etmek veya üç gün ard arda oruç tutmak olarak ifade edil miştir. e hânkâh a. [Ar.</p><p>&amp;lt; F. hân + s gâh] Bazı tarikatlerde dervişleç rin sohbet, zikir, teşbih veya dua e ya da tefsir, fıkıh, akaid ve Kur’ân okumak veya öğrenmek için toplandıkları, bir süre orada r. oturdukları, zaman zaman da l) inzivaya çekildikleri geniş melkân.</p><p>OsmanlI döneminde bu yern lere “âsitâne” (bk. bu madde), n “dergâh” (bk. bu madde), “tekke” (bk.</p><p>bu madde), “harâbât” ) (bk. bu madde) ya da “zâviye” n (bk. bu madde) de denilmiştir.</p><p>l</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-963
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
294
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>“Yeminin yerine getirmeyen, ettiği yemin bozan. ” anlamında bir fıkıh te rimi. Allah üzerine yapılan bi yemin bozulmuş ise, yan “hânis” durumuna düşülmüş ise kefaret gerekmektedir.</p><p>Bu kefa ret, Kur’ân-ı Kerîm’de “Mâ'ide suresi” nde on yoksu kimseyi doyurmak, köle aza etmek veya üç gün ard arda oruç tutmak olarak ifade edil miştir. e hânkâh a. [Ar.</p><p>&amp;lt; F. hân + s gâh] Bazı tarikatlerde dervişleç rin sohbet, zikir, teşbih veya dua e ya da tefsir, fıkıh, akaid ve Kur’ân okumak veya öğrenmek için toplandıkları, bir süre orada r. oturdukları, zaman zaman da l) inzivaya çekildikleri geniş melkân.</p><p>OsmanlI döneminde bu yern lere “âsitâne” (bk. bu madde), n “dergâh” (bk. bu madde), “tekke” (bk.</p><p>bu madde), “harâbât” ) (bk. bu madde) ya da “zâviye” n (bk. bu madde) de denilmiştir.</p><p>l</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-10034
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Yemîninin gereğini yapmayan.</p><p>Bir kimse, semâya çıkacağım veya şu taşı altın yapacağım diye yemîn edince, yapmadığı için, hânis olup yemîn keffâreti verir. (İbn-i Âbidîn)</p>

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

“Yeminin yerine getirmeyen, ettiği yemin bozan. ” anlamında bir fıkıh te rimi. Allah üzerine yapılan bi yemin bozulmuş ise, yan “hânis” durumuna düşülmüş ise kefaret gerekmektedir.

Bu kefa ret, Kur’ân-ı Kerîm’de “Mâ'ide suresi” nde on yoksu kimseyi doyurmak, köle aza etmek veya üç gün ard arda oruç tutmak olarak ifade edil miştir. e hânkâh a. [Ar.

&lt; F. hân + s gâh] Bazı tarikatlerde dervişleç rin sohbet, zikir, teşbih veya dua e ya da tefsir, fıkıh, akaid ve Kur’ân okumak veya öğrenmek için toplandıkları, bir süre orada r. oturdukları, zaman zaman da l) inzivaya çekildikleri geniş melkân.

OsmanlI döneminde bu yern lere “âsitâne” (bk. bu madde), n “dergâh” (bk. bu madde), “tekke” (bk.

bu madde), “harâbât” ) (bk. bu madde) ya da “zâviye” n (bk. bu madde) de denilmiştir.

l

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Yemîninin gereğini yapmayan.

Bir kimse, semâya çıkacağım veya şu taşı altın yapacağım diye yemîn edince, yapmadığı için, hânis olup yemîn keffâreti verir. (İbn-i Âbidîn)

Sözlüğe dön ←