Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

39 sonuç · toplam 61 · “inâbe” · 1/2

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

inâbe

Bir mürşide bağlanarak tarikate girme, bir şeyhten el alma.

↗
02
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

İnâbet (Şâbâniyye)

Tâlibin tevbe, bağlılık ve mânevî eğitim talebiyle mürşide başvurması; ardından kelime-i tevhid ve esmâ eğitiminin başlaması.

↗
03
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

İnâbe (inâbet)

Bir büyüğe, evliyâ bir zâta intisab etmek, bağlanmak sûretiyle yapılan tövbe. İnâbetin haklarını ve şartlarını elden geldiği kadar gözetmelidir. Bu işin aslı Ehl-i sünnet vel-cemâate (Peygamber efendimiz ve arkadaşlarına) uymaktır. (İmâm-ı…

↗
04
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

İnabe Almak

Bir şeyhe intisab ile, onun müridi olmak anlamında kullanılan bir tâbir. Buna “el almak”, “filan şeyhten inâbe almak” “filan tarikata inabe etmek” denir. İnâbe kelimesi Osmanlıca’da “inâbet” şeklinde kullanılmıştır.

↗
05
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

İnabe Vermek

Bir mürşidin bağlı olduğu maneviyat yolunu, isteyen kişiye telkin etmesine inâbe vermek denir.Dikkatle bak, üstadın olan hâne haraba Ehlinden al, ister isen eğer almak inâbeİhsan Hamâmîzâde

↗
06
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

hırka-i inâbet

Bir tarikate yeni giren müride giydirilen hırka

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ekmel

( En olgun ve yetkin, tas. Kendisinde ilâhî isim ve sıfatların daha fazla toplandığı, ilâhî isim ve sıfatlara en fazla mazhar olan zat. El almak—El vermek Tarikate girmeye, belli bir şeyhe intisap etmeye ve ondan evrat almaya el almak dendi…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hitap i ar

خطا ب) Flestii bi-Rabbiküm hitabı; Allah'ın ezelde kullarına “Ben sizin | Rabb'iniz değil miyim?” diye seslenmesi. Bezm-i elest. Bkz. Hutbe-i kün, |

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İmtihan

( متحا f) 1, Sinamak, denemek. tas. Hakk'ın denemek için kullarını | birtakım bela ve musibetlere düçar etmesi. Bkz. Mekr. Inabe iar..ع )| نابه) Dönmek, pişman olmak. tas, a Tevbe etme; işlenen günahlar- | dan pismanhk duyup Allah'a dönme.…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İstihsan

Taliplerin yararını ve müritlerin iyiliğini düşünen muta- | savvıfların, bu maksadı gerçekleştirmek için kendi içtihat ve kanaatlariyle ortaya | koydukları, güzel gördükleri için savundukları hususlar. Hırka giydirmek, çile çıkarmak, tekke…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muamele

(al (مما Amel, ibadet ve tâatle ilgili tasavvufi huslar, uygulama ve fiiliyat, Muamele ilmi; ibadet ve tâatle ilgili bilgiler, Muânaka; ar. (معا نقه) 7, Kucaklaşmak, boynuna sarılmak. tas, Süfiler karşılaştıkları zaman kucaklaşır ve öpüşürl…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ney

Kamıştan yapılan nefesli saz. Tasavvuf ve özellikle Mevlevîlikte insan ruhunun aslî vatanından ayrılışını, ilâhî nefesle ses bulmasını ve mürşidin irşadını anlatan güçlü bir semboldür. Ayrılık Kamışlıktan kesilen ney, ruhun mânevî vatanında…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tebettül

Dünyadan kopup kendini bütünüyle ibadete vermek, mâsivâyı tamamıyla terk edip Allah’a yönelmek. “Allah'ın ismini zikret ve kendini tam andamıyla Allah’a ver” (Müzzemmil Suresi, 7), Evlenmeyen kadına betül denir. Bkz. Azap. SS EVSEL Kaynak i…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tar

Sina çölünde Hz. Musa'nın ilâhî hitabı işittiği dag. 2. tas. Nefs; “Tarun sag yanindan ona seslenmistik,” (Meryem Suresi 80) mealindeki ayet “Ona nefs yönünden seslenmiştik,” anlamına gelir. Hz. Musa Allah’a ibadet ederken üzerinde bulunduğ…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Uzri aşk

عزرى عشق) İffet, aşk, gayesi aşk olan aşk; gayesi vuslat olmayan aşk. Ask için aşk. Burada âşık önce sevdiği kadına meftun olur, onu çılgınca sever, aş- | kın verdiği ısdırap ve elem içinde yanar, kavrulur. Sonunda öyle bir noktaya gelir ki…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müşebbihe

Müşebbihe a. (^î. ^) [Ar. ] İslâm gü tarihinde, Allah’ın sıfatlarını inbu sanın sıfatlarına benzeterek inân” san biçimli (antropomorfist) bir an tanrı düşüncesi yaratmaya çahşan bir akım için kullanılan terim. Bu inanca göre Allah’ın eli, n…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

müfredât

müfredât ç. a. [Ar.] Hadis biliminde, isim, takma ad ve lakapları başkalarına benzemeyen veya ender görülen muhaddisler.

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

mn] müşebbihe

mn] müşebbihe a. [Ar.] İslâm gü tarihinde, Allah’ın sıfatlarını inbu sanın sıfatlarına benzeterek inân” san biçimli (antropomorfist) bir an tanrı düşüncesi yaratmaya çahşan bir akım için kullanılan terim. Bu inanca göre Allah’ın eli, n.” ko…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zıhâr

Bir erkeğin eşini kendisine ebediyen evlenmesi haram olan bir kadına benzeterek evlilik ilişkisini yasaklayan söz söylemesi. Kur’ân zıhârı geçerli bir boşama saymaz; bu sözü söyleyen kimsenin eşiyle birliktelikten önce kefaret yerine getirm…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Evbe

1.2.5. Tevbe, İnâbe ve Evbe Mutasavvıfların ekseriyetine göre tevbe ( ةبوتلا), tasavvuftaki makamların ilki olmakla birlikte seyrü sülûkun her aşamasında önemini yitirmeyen bir kavramdır.356 Bazı tasavvuf kaynaklarında tevbe tek başına ele…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İhbât

1.1.4. İhbât İhbât (ت ابخإ لا) Herevî’nin, eserinin “Ebvâb” bölümünde makam olarak ele aldığı bir kavramdır.118 Tuma’nîne kavramı ile yakın anlamlı bir terim olan ihbât, sözlükte “yerden daha alt seviyede olmak, huşû, tevazu göstermek, saki…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abes

Boş, faydasız şey. Namazda abes hareketler mekruhtur. Elbise ile oynamak gibi. Namazda faydalı hareketin meselâ eli ile alnındaki teri silmenin zararı olmaz. Pantolonun tozunu silkmek, mekruhtur. Kaşınmak abes değilse de, bir rüknde, eli üç…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ebced Hesâbı

Her harfi bir rakamı gösteren arabî harflerle yazılı sekiz kelimeden meydana gelen bir hesab sistemi. Hâdiselerin zamânının tesbiti ve hatırda daha kolay kalması için rakamları harf olan târih düşürme sanatı. Ebced hesâbında, harflerin sayı…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ankebût Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin yirmi dokuzuncu sûresi. Ankebût sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Altmış dokuz âyet-i kerîmedir.Sûrede; putlara ve diğer güçsüz varlıklara tapanların hâlleri, onların dünyâlık elde etmek için kurdukları tuzak v…

↗