عزرى عشق
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
عزرى عشق) İffet, aşk, gayesi aşk olan aşk; gayesi vuslat olmayan aşk. Ask için aşk. Burada âşık önce sevdiği kadına meftun olur, onu çılgınca sever, aş- | kın verdiği ısdırap ve elem içinde yanar, kavrulur. Sonunda öyle bir noktaya gelir ki, maşukası olan dilberinden çok, aşkından hoşlanmaya ve haz almaya başlar. Artık bir noktada o, ask için maşukasını unutur, onun aşkıyla yaşar, maşukasına kavuşma (vuslat) onun aşkını sona erdireceğinden o vuslatı değil hicranı (fırkatı) tercih eder. Leyla ile Mecnun'un aşkı böyledir. Yâ Rab Bela-yı aşk ile kıl âşinâ beni Bir dem bela-yı aşktan etme cudâ beni diyen Mecnun, Leyla'sına kavuşunca, | Haydliyle tesellidir gönül meyl-i visâl etmez Gönülden taşra bir yar olduğun âşık hayat etmez Fuzüli der. Bkz. Aşk, Azra.