ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
58 sonuç · toplam 140 · “Envar” · 1/3
01Envar
نوا ر) ( 4 Nur x. Nürlar, ışıklar. 2. tas. Envar-ı ezeli. Ulvi âlemin madde âlemindeki ışıltıları. Envar-ı hidayet Hidayet nurları. Gönülleri parlatan gaybın ilhamlan ve tecellileri. Bu nurlar vasıtasıyla insan hakikati bulur.
Envar-ı seba
Yedi nur. tas Halvetiye tarikatine göre, nefsin yedi mertebesinde görülen nurlar mavi, sarı, kırmızı, siyah, yeşil, beyaz, renksizdir (sme 35). Er x. Recul, erkek, mert. tas. Ricalullah ve merdan-i Huda'dan olan zat, Allah adamı, veli, ermi…
nûrü’l-envâr
tas. Tasavvuf inancında Allah için kullanılan terim.
Adem
م) 46) Yokluk, hiç. tas. Mâsivâ, zulmet, şer, bâtl, çirkin. Mutlak adem, adem-i muhal: Bu anlamda adem yoktur, var olması da mümkün değildir. Mutlak adem halis şer ve sırf karanlıktır (zulmet). Nitekim buna karşılık gelen vücut da halis hay…
Bel bağlamak
Şedd-i vast, kuşak bağlamak. tas. a Süfiler özellikle sefere çıkarken bellerine bir kuşak bağlarlar. b Fütüvvet ehli bir törenle, örgütlerine aldıkları üyelerine şet kuşatırlar, Mevlevilerde elifi nemed, Bektaşilerde trygbend kuşanılır. Kuş…
Bi-kâr
ر) Sa) İşsiz. tas. Işi gücü olmayan, tekke çevresinde vakit geçiren, derviş geçinen sünepe ve sürtük, tembel. “Bir merd-i bi-kâr yüz merd-i derkârı kârdan alıkor”. Bkz. Battal. Bila bâdi Badi terimiyle ariflerin kalplerinde zuhur eden halle…
Burcu'l-evliya
= en-i evi i 3 evliya (برج الاوليا) Medfen-i evliya, evliyası ve yatırı çok olan yer. Bürhan-ı Hak (5> le») Hakk’ı ran gi Öpme, Öpücük. 2. as. a Baunda feyz ve cezbe. b Alınan müjde (Sr). Burhan halkın, cezbe ise nebi v ee bans meee e Bilgi…
Bit
لل لل لل ل ل ا ل haz. Dest-bas: Şeyhin elini öpme. Damen-bas: Şeyhin eteğini öpmek, Zemin-büs: Şeyhin önünde yer öpmek, yer öpen. Bkz. Secde.» Güzelsin bi-bedelsin ndz-perversin dilârâsın Değilsin bt-vefa amma ki gayet bt-mahabbasin Ne mânl…
Buy
Koku, nefha. tas. Gönlün ilgi ve bağlantıdan (alâka ve ittisalden) haberdar olması ki, esasen başlangıçta cem makamındayken vardır ve şimdi de tefrika makamında değişik bir halde mevcuttur (us).
Cam- nisti
Yokluk kadehi. tas, Esas niteliği yokluk olan a'yan-1 sâbite (sr), Can i fars. (9 (جا >. Can, ruh. nefs. tas. a İnsan ruhu, ilâhî (rahmani) nefes, Hakk'ın tecellileri. b Mevlevilikte derviş, mürit, Cant cânân dilemiş vermemek olmaz ey dil |…
Fevt
Elden kaçırma, önemli bir fırsatın elden kaçması. 2. tas. Sevgiliden umulan şey, sevgilisiyle birleşen (ittihat) âşığın ondan farklı olduğunu kavraması (İFM). Yahya b. Muaz Râzi, “fevt mevtten (ölüm) daha zordur. Zira fevt Hak'tan, mevt hal…
Gayb
Görünmeyen, örtülü, gizli. tas. a Duyu organları ve akılla bilinmeyen, görülmeyen varlıklar ve bunların bulundukları âleme gayb âlemi, veya
Hayal
ل) >) Masiva, Allah'tan maada. tas. Mutasavvıflar, Hak hariç diğer tüm varlıkların gerçek bir varlığı bulunmadığı, bunların birer hayal, akis ve gölge varlıklar olduğunu söylerler. Özellikle vahdet-i vücut anlayışına bağlı olanlar bu görüşt…
Ika
(8 ( Atma, fırlatma. tas. Kalbe gelen varit ve hitap. Bunların bir kısmı sahih, bir kısım fasittir. Sahih olanlarına ilka-i rabbani, ilka-i ilâhî, ilka-i meleki, ilka-i ruhani denir. Allah'tan olan ilka marifet ve irfanla ilgilidir. Melek v…
Kâf u nün
Nr. Arapçada, külli iradenin sureti kün (ol) emrini oluştu- | ran k ve n harfleri, 2. tas. Ahah yaratmayı dilediği bir şeye “ol” (kün) der, o şey derhal olur. Allah yaratmayı irade ettiği şeyi kün kelimesi aracılığıyla yaratır. Bkz. Kelime,…
Kenz-i mahfi
355) Genci pinhan, gizli hazine, 2, tas. Gaybte gizli olan ahadiyet hüviyeti, Bu hüviyet en gizli şeydir (x1, SM, CT). Bir hadise göre Allah yaratma amacını “Ben bir gizli hazineydim bilinmek istedim, bilineyim diye âlemi yarattım” şeklinde…
Meded-i vücudi
394) Varoluş desteği tas. Bir mümkünün var ol- | ması için muhtaç olduğu her şeyin aralıksız ona yetişmesi ve bu suretle varlığını | sürdürmesini sağlaması: Hak, mümküne rahmani nefesten varlık vererek onu yok olmaktan var olma durumuna geç…
Medyum
Ruhlarla veya görünmeyen varlıklarla iletişim kurduğunu ileri süren kimse. Bazı eski sözlüklerde “meczup”la yakın gösterilse de iki kavram aynı değildir: meczup tasavvufî cezbe hâliyle, medyum ise spiritüalist aracılık iddiasıyla ilişkilidi…
Mir'âta hazreteyn
İki hazretin aynası, tas. Zaruret ve imkân sahaları, yani insan-ı kâmil, Mir'ât-ı hazret-i ilahiye İnsan-ı kâmil. Mir'ât-ı kevn Oluş aynası. Tek olan mutlak varlık; çünkü kevnler (oluşumlar) ve bunların vasıfları ve hükümleri ancak mutlak v…
Sadr
Göğüs, sine. tas. Ruh (sr). Kalbin mertebelerinden biri. Safa—Safvet i. ar. صفوة) — lie) 1. Temizlik, duruluk, anhk, zevk, keyf. 2. tas. Hiçbir şey süfiyi kederlendirmez (bulandırmaz); her şey onunla safa bulur, durulur (KR 127, SL 296). Sa…
zâhir
fık. Yalnızca işitilmek suretiyle algılanan lafızlarm kendisiyle kastedilen anlamı açık biçimde ifade eden sözler. tas. Sufî inancına göre zâ varlığın sıfatlarmdandır ve evrende görünen her şey Allah’ın tezahürüdür. Çünkü ondan başka hiçbir…
Sultan
Kuvvet, kudret, zor, delil, padişah. tas. Velilere öteden beri Sultan ve şah unvanlarını vermek âdet olmuştur. Sultan Halil (Nakşi), Sultan Ahmed (Yesevi), Sultan Veled (Mevlevi), Emir Sultan (Bursa'da) Karaca Ahmed Sultan (İstanbul'da). So…
Teferrüc
Seyretmek ve temaşa etmek. Tasavvufta sâlikin mânen yükselerek maddî ve mânevî âlemlerdeki işaretleri ibret gözüyle seyretmesini anlatır. Bir teferrüc eyleyip baktım cihânın yüzüne Her neye baktımsa ibret görünür hep gözüme Teferrüc, yalnız…
Varid
¢. Varidat Gelen, varan, inen. tas. Kulun kasdi olmaksizin gaybten (Hak'tan) kalbe gelen manalar. Allah'tan gelen vâride (ilhama, feyze) vârid-i Hak, ilimden (şeriattan) gelen varide varid-i ilim denir. Bazı vâridler neşe ve sevinç, bazılar…