Köken ve kullanım
s. ar.
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
¢. Varidat
- Gelen, varan, inen.
- tas. Kulun kasdi olmaksizin gaybten (Hak'tan) kalbe gelen manalar. Allah'tan gelen vâride (ilhama, feyze) vârid-i Hak, ilimden (şeriattan) gelen varide varid-i ilim denir. Bazı vâridler neşe ve sevinç, bazıları hüzün ve sıkıntı tesiri yapar. Bunlara da vârid-i surar, varid-i bast, varid-i hüzn, vârid-i kabz gibi isimler verilir. Hak'tan gelen feyz ve ilhama vâridât-ı ilahiye, varidat-1 rabbâniye de denir (xr 44; İFM).
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, gelen demektir. Kul, irade etme-den, kendi katkısı bulunmadan, eğer kalbine bir mana gelirse, buna vârid denir. Allah’tan gelen vârid’e vârid-i Hak, ilimden (şeriattan) gelen vârid’e de vârid-i ilim denir. Gelen vârid, kulu etki altına alır, onu sevindirir ve hüzünlendirir, o zaman gelen bu vâridler, psikolojik olarak çıkardığı duruma göre, vârid-i hüzn, vârid-i sürür gibi isimler alır. Allah’tan gelen feyz veya ilhama, vârid adı verilir.