ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
707 sonuç · toplam 3917 · “sa'd” · 6/30
01İhvan
(0! (ا خو Kardeşler. 2. tas. Belli bir tarikate ve şeyhe bağlı olanlar birbirinin kardeşi (ihvan), bunun dışında kalanlar ecnebi, ağyâr; diğerandır (başkaları). Bazı hallerde yabancıların tarikat ayinlerine alınmaları, şeyhin özel sohbetine…
İlim
Çk) r. Bilmek. 2. tas. Marifet, irfan, kendini bilmek, sâlikin kendini bil- İlm-i ledün ——ğ—ğ—— smi ledin mesi; “kendini bilen Rabb'ini bilir.” Bilmek istersen seni can içinde ara canı Geç canından bul onu sen seni bil sen seni Bayram Ilim…
İnâyet
Le) Lütuf, ihsan, kayırma. tas. Allah'ın kulunu kayırması, İnayet-i hak İlahi inayet; Hakk'ın insanı kayırması, koruması ve kollaması, ona İnfisal a e disa destek olması. İki cihan zindan ise gerek bana bostân ola Ayruk bana ne gam gussa, ç…
İnsan-ı kâmil
مل) Sols ( x, Olgun ve yetkin kişi. 2. tas. a Allah'ın yeryüzündeki halifesi olması itibariyle onun bütün isim ve sıfatlarına mazhar olan ve beş hazreti, yani varlığın esas mertebelerini tümüyle kendisinde toplayan insan. Kâmil insan gözbeb…
İspat-Nefy
Olumlulama-olumsuzlama, red—kabul. tas. Kelime-i tevhidin “Lailahe” (ilah yoktur) kısmına nefy, “illallah”, (Ancak Allah vardır) kısmına İstigâse ispat denir. Zikir esnasında bu hususa dikkat etmenin ayrı bir önemi vardır. Bkz.
İstihsan
Taliplerin yararını ve müritlerin iyiliğini düşünen muta- | savvıfların, bu maksadı gerçekleştirmek için kendi içtihat ve kanaatlariyle ortaya | koydukları, güzel gördükleri için savundukları hususlar. Hırka giydirmek, çile çıkarmak, tekke…
İşaret
(5 (اشار 2. Söz aracılığı olmadan maksadı başkasına haber vermek.2. Cok latif oldugu icin ibareyle anlatılamayan husus. 3. | Tasavvuf bir işaret ilmidir Cilmu'Lişâre); ifade edilir hale gelince anlaşılmaz olur |. Süfilerin sözleri işaret, i…
İtikaf
ف) Se (ا Durmak, beklemek. tas. a İbadet maksadıyla belli bir camide veya mescitte belli bir süre durmak, bu süreyi ibadetle geçirmek, bu süre içinde zaruret hali dışında dünya işiyle ilgilenmemek. b Hak'la durmak, lyd mâsivâdan uzak kalmak…
İyd
Bayram, şenlik, ihtifal, 2. tas. a Amellerin tekrarlanmasıyla kalbe tekrar gelen (âdet eden) tecelliler (İFM; KI). b Cem makamı (1s), İzin a zin Bu nice perhiz eyleyip savm-ı visâl etmek nedir İyd-i ekber eyleyip evliyaya vuslattir garaz 1.…
Kanberiye
Hz. Ali'nin Sadık ve vefakâr kölesi Kanber'e nispet edilen, ehl-i beyte bağlılığı, erenlere hizmeti ve mücerretliği simgeleyen, baba tarafından tekbir getirilerek kuşatılan bir kemer (Grp 186), Kandil geceleri tar. يل) 4:3) Bkz. İhya gecele…
Kass
veya Kussâs (Ge Les) Kıssacı, kıssa anlatan, kıssahan, kıssagü. 2. tas. İlk zahitler döneminden başlayarak camilerde, sohbet toplantılarında ve hatta çarşıda pazarda kıssa anlatan ve bu yolla halkı etkilemeye çalışan vaiz ve zahitler vardır…
Kesret-Vahdet
(كثرة - وحد ة) +. Çokluk-Birlik. 2, tas. Bir olan Hakk'ın isim ve sıfatlarıyla tecelli edip çokluk halinde görünmesi kesret, bu çokluğun hakiki | bir varlığı olmadığını kavrayıp var olarak yalnızca Hakk'ı görmeye vahdet denir. | Zehi derya-…
Kurban
( هر با Allah'a yakınlık peyda etmek niyetiyle belli özelliklere sahip hayvanın ibadet maksadıyla kesilmesi. 2. tas. Fena mertebesi, fedakârlık, kulun kendisini (nefsini) Allah yolunda feda etmesi. En büyük kurban kulun nefsini feda etmesid…
Kusüd
قصود) 1, Maksat, gaye. 2. tas. Sâliki faaliyete sevk eden samimi irade, halis niyet, azim. Kasdındaki maksadı (Hakk'ı) gören sâlik kendi kasdını artık göremez. Süfinin kasdı ve maksadı dostu olan Hak'tır.
Mecnun
(9 (مجنو a Deli, divane b Leyla ile yaşadığı aşk dillere destan olan Kays ismindeki âşık. tas. ilâhî âşk ile kendinden geçen ve akli dengesi bozulan Hak âşığı; Bühlül el-mecnun ve Sa'dun el-mecnün gibi (srk 234). Bkz. Behlül, Mecânin-i ukel…
Melamet
Su) Kınama, ayıplama, kötüleme, karalama, tas. Melamet selameti terk etmektir (Hamdun Kassar). Kınayanların kınamasından çekinmeden doğru yolda yürümektir. Allah'ın kanunu öyledir ki, kim halkı hak yola davet et- se herkes onu kınar. Peygam…
Yesevî hikmeti
Yesevî çevresinde tevhid, tövbe, nefis terbiyesi, sünnete bağlılık ve âhiret şuurunu sade Türkçe manzum sözle öğreten irşad metni. Dîvân-ı Hikmet nüshaları farklı dönemlerin ortak hafızasını taşıdığı için her şiir doğrudan Ahmed Yesevî’ye a…
Yesevî asâsı
Yesevî geleneğinde hırkayla birlikte hilâfet alan müride verilen, irşad sorumluluğu ve yol hizmetini simgeleyen işaret.
Miraç
Hz. Peygamber'in Allah'la görüşmesi olayı. 2. tas. Bâyezid Bistâmi'den itibaren süfiler de miraç yaşadıklarını söylemişlerdir. Attâr, Tezkiretu'-evliya'da Bâyezid Bistâmi'nin miracını anlatır (ATE 202). İbn Arabi de benzeri bir miraçtan bah…
Muamele
(al (مما Amel, ibadet ve tâatle ilgili tasavvufi huslar, uygulama ve fiiliyat, Muamele ilmi; ibadet ve tâatle ilgili bilgiler, Muânaka; ar. (معا نقه) 7, Kucaklaşmak, boynuna sarılmak. tas, Süfiler karşılaştıkları zaman kucaklaşır ve öpüşürl…
Muttela
1, Temasa mahalli, seyr yeri. 2. tas. a Bir ayet okunurken, kaynağı bu ayet olan sıfatla tecelli eden mütekkelimi (Hakk) temaşa etme makamı, Cafer-i Sadık, “Allah, kelamında tecelli etmiştir... Bir ayeti okurken onu mütekelliminden dinlerim…
sm
Çil) [Ar. ] Sözlük anlamı, “Geri bırakmak, gecikmek. ” olan bu söz, insanı günaha sokan, işlendiğinde kötüleme, kınama ve cezalandırmayı gerektiren dinen yasaklanmış eylemleri veya davranışları yapma işi için kullanılan bir terimdir. Bu söz…
Müddei
Ehli rüsum, mustasvife, davacı, iddiacı. Samimiyetsiz, sahtekâr. tas. Hal ve hareketleriyle büyük bir ermiş olduğu iddiasında bulunan kişi. Tasavvuf adabında mana ehli davaya girişmez, davalı kişinin, davasını mana ile doğrulaması beklenir.…
Mürüvvet
Adamlık, insanlık, mertlik. tas. a Din ve akıl yönünden öğülmeye değer güzel davranışların ortaya çıkmasını sağlayan nefsin bir kuvveti, ruhi yetenek (cr). b Allah için yapılan işleri gogumsamamak. c Dostların kusurlarını görmezlikten gelme…