Ara
Menü
ذ

İtikaf

ف

Köken ve kullanım

i, ar.

ف

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

ف) Se (ا

  1. Durmak, beklemek.
  2. tas. a İbadet maksadıyla belli bir camide veya mescitte belli bir süre durmak, bu süreyi ibadetle geçirmek, bu süre içinde zaruret hali dışında dünya işiyle ilgilenmemek. b Hak'la durmak,
lyd
mâsivâdan uzak kalmak. c Gönül evini kötülüklerden ve pisliklerden temizleyip
burada Hakk'ı beklemek. İtikafta, itikafa girilen yerin temiz olması şarttır. Bunun
gibi manevi itikafta da gönül evinin temiz olması şarttır.

İtiraz 1 اض) مه çe!) Ebü Sehl Sulüki tasavvfu, “İtirazı terk etmektir” diye tarif etmiştir. Müritler şeyhlerine mutlak surette teslimiyet gösterir, onlara hiçbir şekilde, ne dil, ne de kalben itiraz edemezler. Mürit için itiraz öldürücü bir zehirdir.

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

İbadet için kulun kendini bir yere hapsetmesi anlamında Arapça bir kelime. Bakara Suresi 187. âyeti başta olmak üzere bu kelimenin türevleri, Kur’an’da dokuz yerde geçer. Muhyiddin ibn Arabi, itikafı şehvetin kontrol altına alınması için, nefse yaptırılan ekstra bir uygulama olarak değerlendirir. Bunu da, itikafta yeme içme serbestliğinin bulunmasına, buna karşılık cinsel perhizin devam etmesine bağlar. Hz. Peygamber (s) her Ramazanın son on günü, mescid-i şerifde itikafa çekilirdi. Bir keresinde Ramazan itikafına girmemişti. Bunu telafi için, ertesi senenin Ramazanında 20 gün itikaf yapmıştı, itikatlar ise müstehabdır. Hacı Zihni Efendi, fakihlik yönüyle şöhret bulmuş olmasına rağmen, itikafı değerlendirirken şu açıklamayı yapar: “Mu’tekif (itikafa giren kişi) kalbini dünyadan ayırmak ve nefsini Mevlâ’ya teslim etmekle, Kerîm (cömert) olan Allah’ın kapısına mülazim (yapışmış), hâl diliyle, Rabbim beni mağfiret etmedikçe ben bu kapıdan ayrılmam, demiş olur.” Tasavvuftaki halvet (çile) uygulamasının şer’î dayanağı, işte bu itikaf olayıdır.

Sözlüğe dön