Ara
Menü

TASAVVUF SÖZLÜĞÜ

ذ

Kass

Köken ve kullanım

i. ar.

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

veya Kussâs (Ge Les)

  1. Kıssacı, kıssa anlatan, kıssahan, kıssagü. 2. tas. İlk zahitler döneminden başlayarak camilerde, sohbet toplantılarında ve hatta çarşıda pazarda kıssa anlatan ve bu yolla halkı etkilemeye çalışan vaiz ve zahitler vardır. Bunlardan bir bölümünün tasavvufla ilgisi yoksa da bir bölümü zahitler zümresine girer (İKM; NM 281). Kıssacılara, kıssaları roman tefrika eder gibi tefrika eden ve ayrıntılarıyla anlatan kişi anlamına gelen fassal da denir. Bkz. Kıssa. Kasvet i, ar (5 5-3) 1. Kalp katılığı, duygusuzluk. 2. tas. Kulun işlediği amel ve ibadetleri kendi hüneri bilmesi. Kasvet, abitler hakkında merhametsizlik, arifler hakkında mükemmellikte karar kılma anlamına gelir. Tasavvufa yeni girenler fazla hislenir, fakat bu yolda ileri menzillere ulaşanlar hislerini hiç belli etmezler. Hz. Ebü Bekir Kurân dinlerken ağlayan birini görünce, “Biz de böyleydik, ama kalbimiz kasvetlendi,” demişti (sr; ). Yufka yürekli olmaya rikkat-i kalp denir.
  2. Kalp katılığı, duygusuzluk. 2. tas. Kulun işlediği amel ve ibadetleri kendi hüneri bilmesi. Kasvet, abitler hakkında merhametsizlik, arifler hakkında mükemmellikte karar kılma anlamına gelir. Tasavvufa yeni girenler fazla hislenir, fakat bu yolda ileri menzillere ulaşanlar hislerini hiç belli etmezler. Hz. Ebü Bekir Kurân dinlerken ağlayan birini görünce, “Biz de böyleydik, ama kalbimiz kasvetlendi,” demişti (sr; ). Yufka yürekli olmaya rikkat-i kalp denir.
Sözlüğe dön