Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-655- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 219
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>veya Kussâs (Ge Les)</p><ol><li>Kıssacı, kıssa anlatan, kıssahan, kıssagü. 2. tas. İlk zahitler döneminden başlayarak camilerde, sohbet toplantılarında ve hatta çarşıda pazarda kıssa anlatan ve bu yolla halkı etkilemeye çalışan vaiz ve zahitler vardır. Bunlardan bir bölümünün tasavvufla ilgisi yoksa da bir bölümü zahitler zümresine girer (İKM; NM 281). Kıssacılara, kıssaları roman tefrika eder gibi tefrika eden ve ayrıntılarıyla anlatan kişi anlamına gelen fassal da denir. Bkz. Kıssa. Kasvet i, ar (5 5-3) 1. Kalp katılığı, duygusuzluk. 2. tas. Kulun işlediği amel ve ibadetleri kendi hüneri bilmesi. Kasvet, abitler hakkında merhametsizlik, arifler hakkında mükemmellikte karar kılma anlamına gelir. Tasavvufa yeni girenler fazla hislenir, fakat bu yolda ileri menzillere ulaşanlar hislerini hiç belli etmezler. Hz. Ebü Bekir Kurân dinlerken ağlayan birini görünce, “Biz de böyleydik, ama kalbimiz kasvetlendi,” demişti (sr; ). Yufka yürekli olmaya rikkat-i kalp denir.</li><li>Kalp katılığı, duygusuzluk. 2. tas. Kulun işlediği amel ve ibadetleri kendi hüneri bilmesi. Kasvet, abitler hakkında merhametsizlik, arifler hakkında mükemmellikte karar kılma anlamına gelir. Tasavvufa yeni girenler fazla hislenir, fakat bu yolda ileri menzillere ulaşanlar hislerini hiç belli etmezler. Hz. Ebü Bekir Kurân dinlerken ağlayan birini görünce, “Biz de böyleydik, ama kalbimiz kasvetlendi,” demişti (sr; ). Yufka yürekli olmaya rikkat-i kalp denir.</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6283- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 219
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>veya Kussâs (Ge Les)</p><ol><li>Kıssacı, kıssa anlatan, kıssahan, kıssagü. 2. tas. İlk zahitler döneminden başlayarak camilerde, sohbet toplantılarında ve hatta çarşıda pazarda kıssa anlatan ve bu yolla halkı etkilemeye çalışan vaiz ve zahitler vardır. Bunlardan bir bölümünün tasavvufla ilgisi yoksa da bir bölümü zahitler zümresine girer (İKM; NM 281). Kıssacılara, kıssaları roman tefrika eder gibi tefrika eden ve ayrıntılarıyla anlatan kişi anlamına gelen fassal da denir. Bkz. Kıssa. Kasvet i, ar (5 5-3) 1. Kalp katılığı, duygusuzluk. 2. tas. Kulun işlediği amel ve ibadetleri kendi hüneri bilmesi. Kasvet, abitler hakkında merhametsizlik, arifler hakkında mükemmellikte karar kılma anlamına gelir. Tasavvufa yeni girenler fazla hislenir, fakat bu yolda ileri menzillere ulaşanlar hislerini hiç belli etmezler. Hz. Ebü Bekir Kurân dinlerken ağlayan birini görünce, “Biz de böyleydik, ama kalbimiz kasvetlendi,” demişti (sr; ). Yufka yürekli olmaya rikkat-i kalp denir.</li><li>Kalp katılığı, duygusuzluk. 2. tas. Kulun işlediği amel ve ibadetleri kendi hüneri bilmesi. Kasvet, abitler hakkında merhametsizlik, arifler hakkında mükemmellikte karar kılma anlamına gelir. Tasavvufa yeni girenler fazla hislenir, fakat bu yolda ileri menzillere ulaşanlar hislerini hiç belli etmezler. Hz. Ebü Bekir Kurân dinlerken ağlayan birini görünce, “Biz de böyleydik, ama kalbimiz kasvetlendi,” demişti (sr; ). Yufka yürekli olmaya rikkat-i kalp denir.</li></ol>
Köken ve kullanım
i. ar.
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
veya Kussâs (Ge Les)
- Kıssacı, kıssa anlatan, kıssahan, kıssagü. 2. tas. İlk zahitler döneminden başlayarak camilerde, sohbet toplantılarında ve hatta çarşıda pazarda kıssa anlatan ve bu yolla halkı etkilemeye çalışan vaiz ve zahitler vardır. Bunlardan bir bölümünün tasavvufla ilgisi yoksa da bir bölümü zahitler zümresine girer (İKM; NM 281). Kıssacılara, kıssaları roman tefrika eder gibi tefrika eden ve ayrıntılarıyla anlatan kişi anlamına gelen fassal da denir. Bkz. Kıssa. Kasvet i, ar (5 5-3) 1. Kalp katılığı, duygusuzluk. 2. tas. Kulun işlediği amel ve ibadetleri kendi hüneri bilmesi. Kasvet, abitler hakkında merhametsizlik, arifler hakkında mükemmellikte karar kılma anlamına gelir. Tasavvufa yeni girenler fazla hislenir, fakat bu yolda ileri menzillere ulaşanlar hislerini hiç belli etmezler. Hz. Ebü Bekir Kurân dinlerken ağlayan birini görünce, “Biz de böyleydik, ama kalbimiz kasvetlendi,” demişti (sr; ). Yufka yürekli olmaya rikkat-i kalp denir.
- Kalp katılığı, duygusuzluk. 2. tas. Kulun işlediği amel ve ibadetleri kendi hüneri bilmesi. Kasvet, abitler hakkında merhametsizlik, arifler hakkında mükemmellikte karar kılma anlamına gelir. Tasavvufa yeni girenler fazla hislenir, fakat bu yolda ileri menzillere ulaşanlar hislerini hiç belli etmezler. Hz. Ebü Bekir Kurân dinlerken ağlayan birini görünce, “Biz de böyleydik, ama kalbimiz kasvetlendi,” demişti (sr; ). Yufka yürekli olmaya rikkat-i kalp denir.